HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Olimpiakos Antrenörü Duşan Ivkoviç, NTV Spor`dan İsmail Şenol ve Sine Büyüka`nın sorularını yanıtladı. Takımların bütçelerine göre değerlendirilemeyeceğini söyleyen tecrübeli koç, tribünlerin eskiden olduğu gibi yarı yarıya dağıtıldığı günleri özlediğini söyledi.
İşte NTVSpor.net'e özel röportaj:
Önce herkesin merak ettiği soruyla başlamak istiyoruz. Bu sezon bütçeniz çok düştü. Geçen yılki kadrodan Miloş Teodosiç, Theo Papaloukas, Rasho Nesteroviç ve Yannis Bourousis gibi önemli yıldızları kaybetmenize rağmen Final Four`dasınız. Bu nasıl oldu?
Takımlar arasında karşılaştırmayı bütçelerine göre yapamayız. Evet, bu seneki bütçemiz daha düşük, sezon boyunca çok fazla zorluk yaşadık. Fakat Yunanistan`daki insanlar ne dediğimi biliyor. “Evet, bu genç bir takım. Umarım oyunumuzdan keyif alırsınız. Ancak önümüze büyük hedefler koymayın.“ dedim sene başında. Final Four takımı adım adım oluşur. Biz lige çok kötü başladık. Örneğin Bilbao`ya yenildik. Çok kötüydük. TOP 16`ya kalırsak çok güzel olur diye düşünüyorduk. Sonra TOP 16`ya kaldık. Efes, Galatasaray ve CSKA arasından playoff`a kalmak büyük başarı olur dedik. Ve onu da başardık. Büyük bir başarıydı. Adım adım…
Geçen sezon Siena`yı 48 sayı farkla yendikten sonra üst üste üç maç kaybederek elendiniz. Bu sezon yine Siena`yla eşleştiniz ve daha genç bir takıma sahip olmanıza karşın Final Four`a kaldınız. İki Siena eşleşmesini karşılaştırır mısınız?
Çok daha farklı bir seriydi. Geçen sezon Siena`ya karşı ev sahibi avantajına sahip olan taraf bizdik. Geçen yılki takımla bu yılki takım arasındaki farkı sorarsanız, geçen sezon çok iyi oyunculara sahiptik. Tüm oyuncularla muhteşem bir ilişkim vardı. Ancak tüm kritik anlarda oyuncularımdan birçoğu kendi egosunu takımın önüne koydu. Bugünkü kadro ise kısa bir sürede takım haline geldi ve tam bir takım gibi hareket etmeye başladı. Geçen seneyle bu sene arasında hem maçlar, hem takımlar arasındaki en büyük fark bu.
Oyun sisteminizde Vassilis Spanoulis`in yeri nedir?
Spanoulis bu takımın lideri. Çok büyük bir karakter. Kariyerim boyunca çalıştığım en profesyonel oyunculardan biri. Maçlarda ve idmanlarda her zaman maksimum performansını sahaya yansıtır. Panathinaikos`ta da böyleydi. Tabii ki bu tarz bir oyuncuya sahip olduğumuz için çok mutluyum. Özellikle takımda değişen bir nesil olduğunu düşünürsek… Olimpiakos`un iki sene önce Paris`te oynadığı Final Four`dan hiçbir oyuncu kalmadı takımda. Bu da Spanoulis`in yeni ve genç takımdaki liderliğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Olimpiakos-Panathinaikos rekabetinin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bakın bu rekabet bence taraftarın yürüttüğü bir rekabet. Bence artık rakibi düşman olarak görmemenin zamanı geldi. Ben eski günleri saygıyla hatırlıyorum. Eskiden maçlarda bir yanda Olimpiakos taraftarı, diğer yanda Panathinaikos taraftarı olurdu. Belki bunu gerçekleştirmek için biraz erken. Ancak taraftar grupları kendi takımını desteklemek için yarışmalı, olay çıkarmak için değil…
Zeljko Obradobiç sizi ağabeyi gibi gördüğünü söyledi. Ne kadar yakınsınız?
Obradoviç beni ağabeyi olarak görür, evet. İlişkimizi şöyle açıklayayım; onun oğlu George`nin adını ben koydum, kızı Anya`nın adını da eşim koydu. Sayın Obradoviç`le harika bir ilişkimiz var. Onu ilk kez Yugoslavya Milli Takımı`na seçtiğim için çok mutluyum. O daha 28 yaşındaydı ama çok yetenekliydi. Yardımcı antrenörlüğümü yaptı. Bu ilişkiyi koruduğumuz için mutluyum. Şimdi de Avrupa`nın en iyi antrenörlerinden biri.
AEK`te görev yaptığınız esnada bir Türk oyuncuyu, İbrahim Kutluay`ı transfer ettiniz. Bu hikâyeyi anlatır mısınız?
İbrahim Kutluay benim çok yakın bir arkadaşım. Ailece iyi bir ilişkimiz var. Tüm ailesini tanırım. Babası benim yakın arkadaşım. Aslında her şey 1999 yılında başladı. Onu daha önce de biliyordum ama Yunanistan`a gelme kararı verdiğinde onu destekledim. O zamanlar çok garipti bu durum. Herkes “Nasıl bir Türk oyuncu Yunan Ligi`nde oynar?“ diye düşünüyordu. Hatta AEK yönetim kurulu bile bu fikre sıcak bakmıyordu. Neyse ki sonunda başkan bu transferin sadece sportif bir amaç güttüğüne ikna oldu. Bence bu Türk ve Yunan vatandaşlarının bir araya gelmesi için önemli adımlardan biriydi. Depremden sonra insanların birbirine yardım ettiğini biliyoruz. Şimdi durum biraz daha farklı. Two Nations Cup`ı hatırlarsanız orada da konuşmuştum. Şimdi ülkeleri değiştirmiş birçok Yunan veya Türk şarkıcı var… Yunanistan televizyonlarında Türk dizileri çok popüler. Şimdi her şey farklı.
İstanbul`u çok ziyaret ettiğinizi biliyoruz. Bu şehir hakkında neler düşünüyorsunuz?
İstanbul`u çok seviyorum. Şehri seviyorum, orada arkadaşlarım var, onları seviyorum. Türkiye`yi seviyorum. Türkiye ve İstanbul gidip görülmesi gereken harika bir yer. Geçen yıl Anadolu`daydım, Kayseri`ye gittim. Türkiye`nin başka yerlerini de gördüm. Tebrik ediyorum.
