HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Uzun zamandır şöyle güzel bir macera oyunu çıksa da oynasam diyordum. Aslında iyi bir macera oyunu oynamayalı benim için epey oldu, tamam Telltale Games'in macera oyunlarını oynadım ve oldukça sevdim ama The Longest Journey oynadığımdan beri onun kalitesine yaklaşan bir oyun ne yazık ki bulamadım ve göremedim. Geçtiğimiz gün ise karşıma Runaway Serisi ve The Next Big Thing oyunları ile oyunculardan tam not alan Pendulo Studios'un yeni oyunu Yesterday piyasaya sürüldü. Tabii macera oyunu aşkıyla yanıp tutuşan ben ise oyunu incelemek için hemen atılıverdim. Hazırsanız John Yesterday'in inişli ve çıkışlı olan hikayesine hep birlikte göz atalım.
Yesterday, all my troubles seemed so far away!
Tıkla ve ilerle (Point & Click) tarzında bir macera oyunu olan Yesterday'in öncelikle hikayesini sizlere anlatayım, ne de olsa bir macera oyununda hikaye çok ama çok önemlidir. 2011 yılında New York'ta evsiz insanlar nedensiz yere ortalıktan kaybolmaya başlarlar, daha sonra ise cansız bedenleri bulunur. Aynı zamanda alakasız kişilerin avuçlarının içinde "Y" şeklinde bir yara çıkmaya başlar. Bir yardım vakfının varisi Henry White ve arkadaşı Cooper ise bu olayları araştırmaya başlarlar ve yolları ise kısa zaman içinde hafızasını kaybetmiş olan John Yesterday ile kesişir. Acaba John Yesterday'in aslında kim olduğunu öğrenebilecekler midir? İşte bu sorunun cevabını oyunun hikayesinde göreceksiniz. Daha fazla hikaye konusuna girmiyorum zira zevkiniz kaçabilir ne de olsa bu bir macera oyunu değil mi? Hikayeyi anlatmayacağım ancak hikaye akışı konusunda bilgilendirme yapacağım bir kaç nokta var; oyunun hikayesi oldukça kopuk olarak ilerliyor ve bazı kesimler atlanmış nedense hikayede bu da insanı oyundan soğutuyor. Siz ne olup bittiğini anlamadan oradan oraya ve alakasız yerlere gidiyorsunuz. Hikaye akışını bu nedenle pek beğenmedim, her ne kadar oyunun hikayesi ilk başta göze hoş gelse de oynadıkça yaşanan bu kesintiler oyundan aldığınız zevki baltalıyor. Oyunun oynanışı ise diğer tıkla ve ilerle türü macera oyunlarına ve eski Pendulo Studios oyunlarına fazlasıyla benziyor. Yesterday'in kullanıcı arayüzünü ve envanter ekranını oldukça beğendim, çok sade yapılmış ve göze hoş geliyor. Ancak eşya kullanımı ilk başta insanı biraz zorluyor. Eşyaları fareye tıklayarak almak yerine sürükleyerek almak zorundasınız, bu da alışıncaya kadar insana zor geliyor.
İşte karşınızda Henry the Red, pardon Henry White.
Geldik oyunun bulmacalarına; yine macera oyunlarında hikaye kadar bulmacalar da çok önemlidir, Yesterday'de de bulmacalar son derece önemli bir yer tutuyor. Oyundaki çoğu bulmaca oldukça mantıklı olarak hazırlanmış ve biraz düşününce rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Tabii zaman zaman ne kadar düşünseniz de bulamayacağınız bazı bulmacalar da Yesterday'de bulunuyor. Bunun böyle olduğunu düşünen Pendulo Studios ise oyuna bir adet yardım tuşu eklemiş. Bu tuşa bastığınız zaman size ne yapmanız gerektiği hakkında bilgi veriliyor ve bir yerde takılırsanız rahatlıkla geçebiliyorsunuz. Bu tuş oyun için hem iyi hem de kötü olmuş diyebilirim. Neden iyi olmuş derseniz, takıldığınızda çok işe yarıyor ve sıkılmadan rahatlıkla geçebiliyorsunuz takıldığınız yeri. Neden kötü olmuş derseniz ise, bu bir macera oyunu ve tabii ki bulmacalarda takılacaksınız. Asıl bu tür oyunlarda anlamlı olan saatlerce bir yerde takıldıktan sonra bulmacayı çözüp ilerlemektir ve bunu yapınca da inanılmaz bir zevk alırsınız. İşte bu aldığınız zevki bu tuş baltalıyor. Tamam bu tuşu kullanmam ben diyebilirsiniz ama o tuşu orada görünce kullanmanız işten bile değil. Hatta kolay bulmacalarda bile zaman zaman o tuşa tıklamak isteyebiliyorsunuz ki bu bir macera oyunu için hiç de iyi değil.
Yesterday'in grafikleri sanki dünden kalma gibi gözüküyor
Yesterday'ın grafikleri için kısaca eski Pendulo Studios oyunlarında olduğu gibi 2 boyutlu ve 3 boyutlu grafiklerin bir karışımı diyebiliriz. Oyunu oynarken grafikler 2 boyutlu oluyor ama ne zaman ara sahneler girse o zaman oyun 3 boyutlu hale geliyor. Bu grafikler oyuna oldukça yakışmış ve şık olmuş. Çevre grafikleri genellikle el çizimi ve çok güzel gözüküyorlar, karakterler ise 2 boyutlu olarak oldukça güzel gözükseler de 3 boyutlu ara sahnelerde çok sırıtıyorlar. O yüzden oyunun grafikleri ortalamada seyrediyor diyebiliriz, çok fazla bir şey beklemenizi önermiyorum. Ses ve müzikler konusunda ise Pendulo Studios'a bir kaç lafım olacak. Ses efektleri ve müzikler her ne kadar iyi olsalar da seslendirmeler tam bir felaket. Oyunu seslendiren abilerimiz ve ablalarımız tamamiyle duygu yoksunular ve bırakın atmosfere katkı sağlamayı sizi oyundan uzaklaştırmaya çalışıyorlar belli ki. Bunun haricinde ne yazık ki araştırma yaparkenki durumlarda (bir cismin üzerine tıklayınca yapılan konuşma) oyunda seslendirme bulunmuyor. Bu oldukça kötü bir durum ve Pendulo Studios'un neden böyle bir şeyi es geçtiğini anlamak mümkün değil.
Yesterday, tarz sahibi grafiklere sahip.
Yesterday'in hafızasını kaybettiği gibi siz de bu oyunu unutun
Evet, incelemeden de anlayacağınız üzere Yesterday büyük umutlarla yola çıkılarak hazırlanmış ancak piyasaya sürüldüğünde karşımıza çıkan ürün ortalama bir oyun olmaktan öteye gidememiş. Eğer sadece macera türü oyunları oynarım başka da bir şey oynamam diyorsanız Yesterday'e göz atabilirsiniz ancak macera türü sizin için pek önemli değilse ve sadece en iyi macera oyunlarını oynarım diyorsanız Yesterday çıkmamış gibi de hareket edebilirsiniz. The Longest Journey'den daha iyi olan bir oyun ne zaman çıkar bilemem ama o zaman gelene kadar yeni çıkan her macera oyununa atlamayacağım konusunda size garanti verebilirim. Herkese iyi oyunlar.
Yesterday, all my troubles seemed so far away!
Tıkla ve ilerle (Point & Click) tarzında bir macera oyunu olan Yesterday'in öncelikle hikayesini sizlere anlatayım, ne de olsa bir macera oyununda hikaye çok ama çok önemlidir. 2011 yılında New York'ta evsiz insanlar nedensiz yere ortalıktan kaybolmaya başlarlar, daha sonra ise cansız bedenleri bulunur. Aynı zamanda alakasız kişilerin avuçlarının içinde "Y" şeklinde bir yara çıkmaya başlar. Bir yardım vakfının varisi Henry White ve arkadaşı Cooper ise bu olayları araştırmaya başlarlar ve yolları ise kısa zaman içinde hafızasını kaybetmiş olan John Yesterday ile kesişir. Acaba John Yesterday'in aslında kim olduğunu öğrenebilecekler midir? İşte bu sorunun cevabını oyunun hikayesinde göreceksiniz. Daha fazla hikaye konusuna girmiyorum zira zevkiniz kaçabilir ne de olsa bu bir macera oyunu değil mi? Hikayeyi anlatmayacağım ancak hikaye akışı konusunda bilgilendirme yapacağım bir kaç nokta var; oyunun hikayesi oldukça kopuk olarak ilerliyor ve bazı kesimler atlanmış nedense hikayede bu da insanı oyundan soğutuyor. Siz ne olup bittiğini anlamadan oradan oraya ve alakasız yerlere gidiyorsunuz. Hikaye akışını bu nedenle pek beğenmedim, her ne kadar oyunun hikayesi ilk başta göze hoş gelse de oynadıkça yaşanan bu kesintiler oyundan aldığınız zevki baltalıyor. Oyunun oynanışı ise diğer tıkla ve ilerle türü macera oyunlarına ve eski Pendulo Studios oyunlarına fazlasıyla benziyor. Yesterday'in kullanıcı arayüzünü ve envanter ekranını oldukça beğendim, çok sade yapılmış ve göze hoş geliyor. Ancak eşya kullanımı ilk başta insanı biraz zorluyor. Eşyaları fareye tıklayarak almak yerine sürükleyerek almak zorundasınız, bu da alışıncaya kadar insana zor geliyor.
İşte karşınızda Henry the Red, pardon Henry White.
Geldik oyunun bulmacalarına; yine macera oyunlarında hikaye kadar bulmacalar da çok önemlidir, Yesterday'de de bulmacalar son derece önemli bir yer tutuyor. Oyundaki çoğu bulmaca oldukça mantıklı olarak hazırlanmış ve biraz düşününce rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Tabii zaman zaman ne kadar düşünseniz de bulamayacağınız bazı bulmacalar da Yesterday'de bulunuyor. Bunun böyle olduğunu düşünen Pendulo Studios ise oyuna bir adet yardım tuşu eklemiş. Bu tuşa bastığınız zaman size ne yapmanız gerektiği hakkında bilgi veriliyor ve bir yerde takılırsanız rahatlıkla geçebiliyorsunuz. Bu tuş oyun için hem iyi hem de kötü olmuş diyebilirim. Neden iyi olmuş derseniz, takıldığınızda çok işe yarıyor ve sıkılmadan rahatlıkla geçebiliyorsunuz takıldığınız yeri. Neden kötü olmuş derseniz ise, bu bir macera oyunu ve tabii ki bulmacalarda takılacaksınız. Asıl bu tür oyunlarda anlamlı olan saatlerce bir yerde takıldıktan sonra bulmacayı çözüp ilerlemektir ve bunu yapınca da inanılmaz bir zevk alırsınız. İşte bu aldığınız zevki bu tuş baltalıyor. Tamam bu tuşu kullanmam ben diyebilirsiniz ama o tuşu orada görünce kullanmanız işten bile değil. Hatta kolay bulmacalarda bile zaman zaman o tuşa tıklamak isteyebiliyorsunuz ki bu bir macera oyunu için hiç de iyi değil.
Yesterday'in grafikleri sanki dünden kalma gibi gözüküyor
Yesterday'ın grafikleri için kısaca eski Pendulo Studios oyunlarında olduğu gibi 2 boyutlu ve 3 boyutlu grafiklerin bir karışımı diyebiliriz. Oyunu oynarken grafikler 2 boyutlu oluyor ama ne zaman ara sahneler girse o zaman oyun 3 boyutlu hale geliyor. Bu grafikler oyuna oldukça yakışmış ve şık olmuş. Çevre grafikleri genellikle el çizimi ve çok güzel gözüküyorlar, karakterler ise 2 boyutlu olarak oldukça güzel gözükseler de 3 boyutlu ara sahnelerde çok sırıtıyorlar. O yüzden oyunun grafikleri ortalamada seyrediyor diyebiliriz, çok fazla bir şey beklemenizi önermiyorum. Ses ve müzikler konusunda ise Pendulo Studios'a bir kaç lafım olacak. Ses efektleri ve müzikler her ne kadar iyi olsalar da seslendirmeler tam bir felaket. Oyunu seslendiren abilerimiz ve ablalarımız tamamiyle duygu yoksunular ve bırakın atmosfere katkı sağlamayı sizi oyundan uzaklaştırmaya çalışıyorlar belli ki. Bunun haricinde ne yazık ki araştırma yaparkenki durumlarda (bir cismin üzerine tıklayınca yapılan konuşma) oyunda seslendirme bulunmuyor. Bu oldukça kötü bir durum ve Pendulo Studios'un neden böyle bir şeyi es geçtiğini anlamak mümkün değil.
Yesterday, tarz sahibi grafiklere sahip.
Yesterday'in hafızasını kaybettiği gibi siz de bu oyunu unutun
Evet, incelemeden de anlayacağınız üzere Yesterday büyük umutlarla yola çıkılarak hazırlanmış ancak piyasaya sürüldüğünde karşımıza çıkan ürün ortalama bir oyun olmaktan öteye gidememiş. Eğer sadece macera türü oyunları oynarım başka da bir şey oynamam diyorsanız Yesterday'e göz atabilirsiniz ancak macera türü sizin için pek önemli değilse ve sadece en iyi macera oyunlarını oynarım diyorsanız Yesterday çıkmamış gibi de hareket edebilirsiniz. The Longest Journey'den daha iyi olan bir oyun ne zaman çıkar bilemem ama o zaman gelene kadar yeni çıkan her macera oyununa atlamayacağım konusunda size garanti verebilirim. Herkese iyi oyunlar.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 44
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 63
