- Katılım
- 8 Haz 2010
- Konular
- 38
- Mesajlar
- 374
- Reaksiyon Skoru
- 12
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 12 Gün
- Başarım Puanı
- 72
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Tarihten 36 padişah'ın kısa kısa yaptıklarını yazmamız istendi. 1 sayfa sürecek sayfada padişah resmi aile bilgileri (saltanat süresi, annesi, babası, zevcesi, çocukları) sizden istediğim padişahların kısa yaptıkları lütfen yardım...!!!
TEŞEKKÜRLER...
TEŞEKKÜRLER...
En Çok Reaksiyon Alan Mesajlar
SULTAN DÖRDÜNCÜ MEHMED
1648 - 1687
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi: Sultan I. Ibrahim
Annesi: Turhan Hatice Sultan
Dogumu: 02 Ocak 1642
Ölümü: 06 Ocak 1693
Saltanati: 08 Agustos 1648-1687
HAYATI
Sultan Dördüncü Mehmed 2 Ocak 1642'de istanbul'da dogdu. Babasi Sultan Birinci ibrahim, annesi Turhan Hatice Sultan'dir.
Annesi Rusdur. Sultan Dördüncü Mehmed orta boylu, beyaz tenli ve yanik çehreliydi. Ata çok bindigi için vücudu öne egikti.
Annesi onu çok iyi yetistirdi. iyi bir ilim tahsili gördü. Babasi Sultan ibrahim'in öldürülmesi üzerine 8 Agustos 1648 günü, henüz yedi yasinda iken padisah oldu. Ava ve edebiyata çok merakliydi. Ava olan meraki yüzünden tarihte Avci Mehmed olarak anilir.
Bes vakit namazi cemaatle kilardi. içkiyi siddetle yasaklayip, içki imalathanelerini kapattirdi. Sadrazamligi, Köprülü ailesine vermekle çok isabetli bir karar aldi. Sultan Dördüncü Mehmed zamaninda Osmanli Devleti en genis sinirlarina kavustu.
Hayatinin büyük bir kismi saray entrikalariyla geçti. ikinci Viyana bozgunundan sonra, ordunun ve devlet erkaninin oybirligi ile 8 Kasim 1687 günü tahttan indirildi. Bundan sonraki ömrü, saraydaki bir odada yanina konulan iki cariye ile tam bir hapis hayati seklinde sürdü. 6 Aralik 1693'de Edirne'de vefat etti. Cenazesi istanbul'a gönderildi ve Yeni Cami'deki Türbesine, annesi Turhan Sultanin yanina defnedildi.
Erkek Çocuklari : ikinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Bayezid.
Kiz çocuklari : Hatice Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan.
KÖSEM SULTAN'IN ÖLDÜRÜLMESI
Sultan Dördüncü Mehmed, tahta çiktiginda Çanakkale Bogazi Venediklilerin ablukasi altinda bulunuyordu. Saray içindeki çekismeler yeniçeri ve Celali isyanlari devam ediyordu.
Dört padisahin saltanati süresince Kösem Sultan devlet ve harem hakimiyetini ele geçirmisti. Yaptigi entrikalara bir yenisini eklemeye çalisan Kösem Sultan ve yakin çevresi, padisahi zehirleyip yerine sehzade Süleyman'i geçirmeyi planladilar. Ancak Turhan Sultan, durumu son anda haber alip Kösem Sultani bogdurttu (3 Eylül 1651).
TARHUNCU AHMED PASA
Sultan Dördüncü Mehmed döneminde sadrazamliga getirilen Tarhuncu Ahmed Pasa, Girit'i fethetmek, donanmayi yeniden kurmak ve devlet bütçesini düzenlemek için çalismalar yapti. 1652 yilinda sadrazam olan Tarhuncu Ahmed Pasa, bütçeyi denklestirmek için verilen gereksiz hediye ve bahsisleri sinirlandirdi.
Saray harcamalarini azaltmaya çalisan, ilk kez mali yil bütçesini önceden hazirlayan Tarhuncu Ahmed Pasa, çikarlari elden gidenlerin yalan ve dedikodulari sonucu idam edildi (1653). Tarhuncu Ahmed Pasa'nin öldürülmesinden sonra ülkede siyasi istikrar kalmadi.
Yeteneksiz kisiler yönetime hakim oldu. Yeniçeri ve sipahi ayaklanmalari, Celali hareketleri durmadi. Kitlik sonucu köylülerin arazilerini terk etmeleri, sehirlerde nüfus artisina yol açti ve issizlik boy gösterdi.
KÖPRÜLÜLER DEVRI
Sik sik meydana gelen sadrazam degisiklikleri, Osmanli imparatorlugu'ndaki kötü gidise son verilmesine engel oluyordu. Bu siralarda gerek halk, gerekse devletin ileri gelenleri arasinda Köprülü Mehmed Pasa'nin sadrazam olmasi ile bütün islerin düzelecegi yolunda bir inanç dogmustu. Sadrazam olmasi için teklif götürülen Köprülü Mehmed Pasa, bazi sartlar ileri sürdü.
Osmanli tarihinde ilk kez bir kisi sadrazam olmak için bazi sartlar ileri sürüyordu. Saray devlet islerine karismayacak, istedigi atamalari yapacak, hakkinda bir sikayet olursa savunmasi alinmadan bir islem yapilmayacakti. Bu sartlari kabul eden Sultan Dördüncü Mehmed, 15 Eylül 1656 tarihinde Köprülü Mehmed Pasa'yi sadrazamliga getirdi.
Mali konularda bir çok düzenleme yapan Köprülü Mehmed Pasa, ulema arasinda mevcut olan dini tartismayi da sona erdirdi.
Venedikliler tarafindan isgal edilen Limni (15 Kasim 1657), Bozcaada ve imroz geri alindi.
Konotop zaferiyle Rus Ordusu yenilgiye ugratildi (12 Temmuz 1659) ve Erdel Beyi Rakoçi'nin isyani bastirildi (12 Kasim 1659).
Anadolu'da bagimsiz yasamaya baslamis beyler üzerine kuvvetler gönderdi ve istikrari sagladi. Köprülü Mehmed Pasa, Sultan Dördüncü Murad ve Kuyucu Murad Pasa gibi siddet yoluyla, ülkede asayisi saglamaya çalisti. Bes yillik sadrazamligi sirasinda 35.000 kisiyi öldürttügü söylenir.
Sadrazam Köprülü Mehmed Pasa'nin 30 Ekim 1661 tarihinde vefati üzerine, oglu Köprülü Fazil Ahmed Pasa sadrazamliga tayin edildi.
Bu sirada Erdel Beyligi yüzünden Osmanli-Avusturya savaslari devam ediyordu. Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Avusturya üzerine sefere çikti. Uyvar (24 Eylül 1663), Novigrad (4 Kasim 1663) kalelerinin fethedilmesi üzerine Avusturya baris istedi.
Yapilan Vasvar antlasmasiyla (10 Agustos 1664), Erdel Beyligi Osmanli Devleti'ne bagli kalacak, Uyvar ve Novigrad kaleleri Osmanlilara birakilacak ve Avusturya savas tazminati verecekti.
Venediklilerin Girit için vergi vermeyi teklif etmesini kabul etmeyen Köprülü Fazil Ahmed Pasa, donanmayla sefere çikti. Selanik limanlarindan Girit adasina silah ve cephane nakledildi. Benefse üzerinden Girit'e gelip, Hanya'dan karaya çikan Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Kandiye kalesini kusatti. Yirmi alti ay süren bir kusatmadan ve siddetli çarpismalardan sonra, Kandiye 5 Eylül 1669'da teslim olunca Girit'in fethi tamamlandi.
BUÇAS ANTLASMASI
Hotin antlasmasindan sonra, Lehistan ve Osmanli Devleti arasinda elli yil süren bir baris süreci yasanmisti. Osmanli himayesindeki Ukrayna Kazaklarina saldiran Lehliler, barisi bozdular. Sultan Dördüncü Mehmed ve Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Ukrayna kazaklarinin yardim istemesi üzerine, Lehistan seferine çiktilar. Osmanli ordusunun ard arda kazandigi basarilardan sonra, Lehistan baris istedi. imzalanan Bucas antlasmasiyla (18 Ekim 1672), Podolya Osmanlilara geçti. Lehistan Kirim Hanina vergi ödemeye devam edecekti. Ayrica Lehistan her yil Osmanli Devleti'ne 22.000 altin ödemeyi kabul ediyordu.
Lehistan meclisinin, bu antlasmadaki para maddesini kabul etmemesi üzerine, 4 yil süren ikinci Lehistan seferine çikildi. Bazi kalelerin fethedilmesi üzerine, Lehistan elçisi, Podolya ve Ukrayna'nin iadesi sartiyla antlasma istediyse de bu kabul edilmedi. Bu arada Köprülü Fazil Ahmed Pasa'nin hastalanmasi üzerine, 1675 yilinda Lehistan serdarligina ibrahim Pasa tayin edildi. Sultan Dördüncü Mehmed, Köprülü Fazil Ahmed Pasa ile birlikte Edirne'ye döndü.
Ibrahim Pasa, kisa sürede 48 kale ve palangayi fethedince, Lehistan tekrar antlasma istedi. 27 Ekim 1676'da Zarawno'da imzalanan antlasma ile 22.000 altindan vazgeçilmek sartiyla, daha önce Köprülü Fazil Ahmed Pasa tarafindan imzalan Buças antlasmasinin maddeleri aynen kabul edildi. Sadrazam Köprülü Fazil Ahmed Pasa antlasmanin imzalandigi haberini aldiktan bir süre sonra 3 Kasim 1676 tarihinde vefat etti.
II. VIYANA KUSATMASI
Köprülü Fazil Ahmed Pasa'nin vefati üzerine, 5 Kasim 1676 tarihinde Merzifonlu Kara Mustafa Pasa sadrazamliga getirildi. Rusya seferinin, yapilan baris antlasmasiyla bitmesinden sonra, Macaristan'da Avusturya'ya karsi isyan edip tekrar Osmanli Devleti himayesini isteyen Tökeli imre (Emeric Thökely), Merzifonlu Kara Mustafa Pasa tarafindan Orta Macaristan Krali ilan edildi.
Macarlarin lideri konumuna gelen Tökeli imre, Avusturya krali I. Leopold'a karsi direnise geçti. Tökeli'nin Osmanlilardan yardim istemesi üzerine, bunu firsat bilen Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Viyana'yi kusatti(14 Temmuz 1683).
60 gün süren kusatma sirasinda Viyana'ya 18 büyük yürüyüs gerçeklestirildi. Ancak büyük ve son saldiri için Merzifonlu Kara Mustafa Pasa sürekli bekliyordu. Bu arada Papanin çagrisi üzerine Lehistan Krali Jan Sobiyeski Viyana'nin yardimina yetisti.
Düsmana 80 bin kisilik ordusuyla büyük moral ve güç kazandiran Lehistan Kralinin gelmesiyle, Osmanli Ordusu iki ordu arasinda sikisti. Kirim kuvvetlerinin yeterli gayreti ve mücadeleyi göstermemesi üzerine, Osmanli ordusu dagildi ve büyük bir bozguna ugradi; ordu hizli ve düzensiz sekilde Belgrad'a dogru geri çekildi.
Ikinci Viyana Kusatmasi'ndaki basarisizlik Sultan Dördüncü Mehmed'in Merzifonlu Kara Mustafa Pasaya olan güvenini sarsmadiysa da, düsmanlari sadrazami basarisizligin tek sorumlusu olarak gösterdiler. Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Belgrad'da idam edildi. Yerine Kara ibrahim Pasa sadrazamliga getirildi.
Viyana önlerinde bozguna ugrayan Osmanli Ordusu geri çekilince düsman kuvvetleri Macaristan girdi. Sirasiyla Visgrad (18 Haziran 1684), Uyvar (19 Agustos 1685), Budin (2 Eylül 1686) kaleleri Avusturyalilarin eline geçti. Diger taraftan Venedik, Avusturya ile anlasarak Osmanli Devleti'ne karsi cephe açti ve adalarin bazilarini ele geçirdi. Venedik Yunanistan'da Patras, Korent, inebahti, Mizistre gibi önemli kalelere ve son olarak Atina'yi ele geçirdi (25 Eylül 1687).
Ikinci Viyana Kusatmasi'nin Osmanli tarihinde önemi büyüktür. simdiye kadar bu denli büyük bir yenilgiye ugramayan Osmanli Devleti artik gerilemeye basliyordu. ikinci Viyana Kusatmasi'ndan sonra Avrupa Devletleri Türkleri Avrupa'dan çikarma umuduna kapilip kutsal ittifaki kurdular.
Avusturya ve Venedik'e karsi alinan maglubiyetler ve önemli kalelerin kaybedilmesi Osmanli Devleti'nde büyük yanki uyandirmisti.
Ordu da isyanlar basladi. Askerler basarisizliginin sebebi olarak Sultan Dördüncü Mehmed'i suçluyorlardi. Askerlerin istegi ile sadrazam olan Siyavus Pasa, bütün devlet adamlarinin hazir bulundugu bir toplantida Sultan Dördüncü Mehmed'in tahttan indirilerek yerine sehzade Süleyman'in tahta geçirilmesine dair bir karar aldi. Sultan Dördüncü Mehmed 8 Kasim 1687 tarihinde tahttan indirildi.
MIMARI ESERLER
Sultan Dördüncü Mehmed, 39 yil gibi uzun sayilabilecek bir süre Osmanli tahtinda kaldi. Osmanli Devleti'nin en genis sinirlarina ulastigi bu devir boyunca mimari alanda da bir çok faaliyet gerçeklestirildi. 60 yil önce yarim kalan Yeni Camii ve Külliyesi tamamlandi.
1658-60 yillari arasinda Rumeli ve Anadolu hisarlari tamir edildi.
Misir Çarsisi,
Hünkar Kasri,
Divanyolu Köprülü Külliyesi,
Safranbolu Köprülü Mehmed Pasa Camii,
Vezirköprü Fazil Ahmed Pasa Külliyesi,
incesu Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Camii ve
Kervansarayi insa edildi.
Sultan Ikinci Süleyman
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Sultan Ibrahim
Annesi . Saliha Dilâsub Sultan
Dogumu : 15 Nisan 1642
Vefati . 22 Haziran 1691
Saltanati : 1687 - 1691 (4) sene
Ikinci Süleyman, Istanbul'da dogdu. Annesi tarafindan titizlikle yetistirildi. Orta boylu,kir sakalli, sisman ve halim selim bir padisahti.
Padisah oldugu sirada askeri zorbalarin ortali karistirmasi üzerine büyük temizli giristi. Asayisi kismen de olsa temin etti. Devleti çok kötü sartlar içinde iken teslim aldi.Dördüncü Mehmed devrinde Almanlarin eline geçen birçok yerleri geri aldi. Cesur, dindar,vatansever, merhametli ve nazikti. Rüsvet ve sefahata son derece düsmandi.Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi büyük muhalefetlere ragmen sadrazam tayin etti. Devrinde Lehistan, Rusya, Almanya ve Venedik'le ayni anda savasildi. Lehliler ve Ruslara karsi kesin zafer elde edildi. Venedikliler durduruldu. Almanlardan Belgrad, Sirbistan'in tamami,Nis, Vidin ve Semendire tekrar alindi. (1690)
lkinci Süleyman, Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi bu basarilarindan sonra Istanbul'a döndügü zaman sevincinden agliyarak karsiladi. Bizzat kendi hirkasini çikarip ona giydirdi. 1691'de Macaristan fethedilmek üzere yeniden sefere çikildi. Ikinci Süleyman, 3 yil yedi ay 4 gün padisahlik yapti. 49 yasini geçiyordu ki, tutulmus oldugu bir hastaliktan öldü. Ölüm hastasi iken Islâm ordusunu Avrupa seferine ugurluyordu.Cenazesi Istanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Debbagzade Mehmed Efendi, Haci Feyzullah Efendi, Feyzullah Fevzi Efendi gibi kiymetli sahsiyetler devrinde Seyhülislâmlik yapmisIardir. Meshur hattat Hafiz Osman Efendi, Bestekâr Dede Efendi ve Itri Efendi gibi dehâlarda devrinde yasamislardir.Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Seyh Seyfüddin Arif (k.s.) Hazretleri (H. 1098), Atpazarli Seyh Osman Fazli (H. 1102) bu devirde vefat etmislerdir.
Çocuklarinin isimleri bilinmiyor.
Sultan Ikinci Ahmet
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Sultan Ibrahim
Annesi . Hatice Muazzez Sultan
Dogumu : 25 subat 1643
Vefati . 6 subat 1695
Saltanati : 1691 - 1695 (4) sene
Ikinci Ahmed. Istanbul'da dogdu. Annesi onun terbiyesi ve tahsili ile sIkI bir sekilde mesgul oldu. Son derece faal ve her isi bizzat idare etmek isteyen biriydi. Yazi .yazma kabiliyeti çok üstündü. Kendisi bir çok Kur'an-i Kerim yazmistir. Arapça ve Farsça lisanlarina vakifti. Devlet islerini çok yakindan takip eder,hasta bile olsa divan toplantilarina katilirdi.
Sairlere ve Siirlere düskündü. Fazil Mustafa Pasayi Sadrazamlikta birakti.
Salankamen Meydan Muharebesinde, Köprülü Fazil Mustafa Pasa sehid düstü. (1691) Venediklilerle Hanya'da Siddetli çarpismalar yapildi ve Hanya Zaferi elde edildi. (Agustos 1692)1693 senesinde Istanbul'da iki yangin oldu ve 5000 tane bina yandi.Almanlar ayni sene Belgrad'i muhasara ettiler ve 10.000 ölü vererek çekildiler.21 Eylül'de Sakiz düstü.Ikinci Ahmed 6 Subat 1695 senesinde Edirne'de vefat etti. Cenazesi, agabeyi Ikinci Süleyman gibi Istanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.)
Seyh Selami Ali Efendi, Seyh Muhammed Niyazi-i Misri (H. 1105) bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Ibrahim, Selim.
Kiz çocuklari : Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan.
Sultan Ikinci Mustafa
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi : Dördüncü Mehmed
Annesi : Emetullah Rabia Gülnüs Sultan
Dogumu : 5 Haziran 1664
Vefati : 29 Ocak 1704
Saltanati : 1695 - 1703 (8) sene
Ikinci Mustafa, Istanbul'da dünyaya geldi. Kuvvetli bir ilim tahsili yapti. Tahta geçtiginin üçüncü günü yapacagi isleri anlatan bir yazi nesretti. Yazisinda : "Zevk, sefa ve rahati kendimize haram eylemisizdir." diyordu.
Yine vezirlerinden birine yazmis oldugu yazi söyledir :"Bana agirlik ve hazine lâzim degil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din ugruna harcarim. Sikintinin her çesidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadikça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim."
Devrinde Sakiz Adasi yeniden alindi. Çok kiymetli deniz zaferleri kazanildi. 1695'de Lugos Zaferi kazanildi. Rus Çari Büyük Petro Azak'ta hezimete ugratildi. Fakat bir sene sonra Azak düstü. 1696'da Azak Kalesindeki 500 asker 100.000'lik Rus Ordusuna iki ay dayandi. Almanlara karsi Olas Zaferi kazanildi. Lehistan, Alman ve Venedik cephelerinde büyük ve kesin basarilar kazanildi. Fakat Zenta Bozgunu diye tarihe geçen ve 30.000 Türk askerinin sehadetiyle neticelenen elim hadise bu devirde meydana geldi.1699'da Karlofça Anlasmasi yapildi.
1703'te Istanbul'da isyan oldu. Isyan büyüdü ve Ikinci Mustafa tahttan indirildi. 4 ay sonra da vefat etti. Vefatinda 39 yasinda idi. Istanbul'da Yeni Cami yanindaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.) Maruf ve meshur Hattat Hafiz Osman Efendi (H. 1110), Emirler Seyhi Seyyid Mehmed Efendi bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman.
Kiz çocuklan : Ümmügülsüm, Ayse, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye. Zahide, Atike,Fatma, Zeyneb, Zahide.
Sultan Üçüncü Ahmed
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi : Dördüncü Mehmed
Annesi : Emetullah Rabia Gülnüs Sultan
Dogumu : 31 Aralik 1673
Vefati : 1 Temmuz 1736
Saltanati : 1703 - 1730 (27) sene
Üçüncü Ahmed, uzun boylu, kara gözlü,dogan burunlu ve bugday benizli idi. Hattat ve sâirdi. Necib mahlasiyle siirler yazmistir. Musikiden de fevkalade anlardi.
Devrinde Oran Sehri Ispanyollardan alindi. 1711 senesinde Prut seferine çikildi. Prut Ovasinda Rus Ordusu feci sekilde kistirildi ve Rusya ile anlasma yapildi. Isveç Kralinin 4 senelik misafirligi de bu devire rastlamistir.
Azak Ruslardan geri alindi. 1715'de Mora seferi yapildi ve Mora Venediklilerden geri alindi. 1718'de Almanya ve Venedikle Pasorofça sulhü yapildi. Lâle Devri denilen meshur devir bu tarihten sonra basladi.1722'de Dagistan Türk tabiiyetine girdi.Ancak 1723'de lran Savasi basladi. Iran'in bes büyük eyaleti isgal edildi. Hemedan Anlasmasi 1727'de yapildi. Sonradan Iranlilar isgal edilen yerlerin bir kismini geri aldilar. Yine 1727'de ilk Türk Matbaasi açildi.
28 Eylül 1730'da Patrona Halil Isyani oldu. Üçüncü Ahmed durumun vehametini anladi ve yegeni Birinci Mahmud'u padisahliga oturttu.
Bir müddet sonra da 62 yasinda oldugu halde vefat etti. (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Seyh Muhammed Nüru'I - Bedvani (k.s.) Hazretleri .(H. 1135), Üsküdarli Seyh Mehmed Nasühi Efendi, Ruhul Beyan sahibi Bursa'li Seyh Ismail Hakki Celveti Hazretleri (H. 1137) Üçüncü Ahmed devrinde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Birinci Abdülhamid, Üçüncü Mustafa, Süleyman, Bayezid, Mehmed, Ibrahim, Numan, Selim, Ali, Isa, Murad, Seyfeddin, Abdülmecid, Abdülmelik.
Kiz çocuklari : Emine, Rabia, Habibe, Zeyneb, Zübeyde, Esma, Hatice, Rukiye, Saliha, Atike, Reyhan, Esime, Ferdane, Nazife, Naile, Ayse, Fatma, Emetullah, Ümmüselma, Emine, Rukiye, Zeyneb, Sabiha.
Sultan Birinci Mahmud
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Ikinci Mustafa
Annesi . Saliha Valide Sultan
Dogumu : 2 Agustos 1696
Vefati . 13 Aralik 1754
Saltanati : 1730 - 1754 (24) sene
Birinci Mahmud küçük yastan itibaren çok kiymetli hocalardan ilim tahsil etmeye basladi.Çok azimkâr ve sebatkâr bir padisahti. Devrindeki en degerli kimseleri seçip is basina getirdi. Padisah olduktan sonra ilk önce Patrona Halil ve maiyetindekileri ortadan kaldirdi.Üstün karakterli bir Sahsiyetti. "Sebkâti" mahlasiyla siirleri ve ayni zamanda büyük kiymete haiz besteleri vardi.Devrinde pek çok sadrazam degismeleri olmustur. 1750 senesinde Istanbul'da hem büyük bir yangin ve hem de zelzele oldu. Istanbul'un büyük camileri hasar gördü ve derhal tamir ettirdi. Yanginda dükkân ve evleri yananlarin zararlarini kendisi karsiladi. Ev ve dükkânlari yeniden yaptirip sahiplerine teslim etti.1737'de Almanya ile savasa baslandi.1739'da Belgrad Anlasmasi yapildi ve Belgrad alindi. Iran kesin bir yenilgiye ugratildi. 1736 senesinde Iran'la Istanbul Anlasmasi yapildi.Anlasmadan sonra Iran'lilar bir çok yerleri geri aldilar. Nihayet savas 1746 senesinde sulh yapilarak neticelendi. Iran'lilar aldiklari yerleri geri verdiler. Caferi Mezhebinin Besinci mezheb olmasi teklifi bu devirde Osmanli Devleti tarafindan katiyetle reddedildi.Birinci Mahmud devrinde Osmanli Impa ratorlugu'nun topraklarinin genisligi 15.538.000 km. kare idi.Büyük alim ve Mektübat-i Serife'nin mütercimi Müstakiymzade Süleyman Saadeddin Efendi, Tokatli Emin Efendi ve Ressam Levni bu devirde yasamis büyüklerdir.Birinci Mahmud 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti ve Yeni Camii yanindaki babasinin türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Seyh Abdül Gani Nablusi (H. 1144), Hattat Seyyid Abdullah Efendi, Reisü'I - Kurra ve Imam Fil Hadis Yusuf Efendi Zâde bu devirde vefat etmis zatlardir. Çocugu yoktu.
Sultan Üçüncü Osman
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Ikinci Mustafa
Annesi . Sehsuvar Valide Sultan
Dogumu : 2 Ocak 1699
Vefati . 30 Ekim 1757
Saltanatr : 1754 - 1757 (3) sene
Üçüncü Osman Istanbul'da dogdu. Terbiyesi ile çok dindar olan annesi mesgul oldu.Çok cömert birisi idi. Fakirlere son derece sefkat gösterirdi. Hattatliga çalisti ve çok güzel yazilar yazdi. Hazreti Peygamberimizin Kademi Seriflerini tersim ederek, yanino bir de tugra yaptiktan sonro, Eyüp Sultan Türbesine hediye etti.Üçüncü Osman sert. asabi ve tez hüküm veren bir mizaca sahipti. Kadinlara karsi çok dikkatliydi. Sarayda gezinirken, ökçeleri çivili ayakkabi giyer, gezdikçe ayak. tikirdilarini duyan kadinlar odalarina kaçarlardi.Tahta çiktiginda 56 yasina yaklasiyordu.Zamanindaki mühim hadiseler sunlardir : 1755'te Haliç dondu. Ayni sene Istanbul'un yaridan çogunun zarar gördügü bir yangin oldu. Bir sene sonra ikinci bir yanginda da 4000'e yakin ev yandi. Birinci Mahmud'un yaptirdigi Nuruosmaniye Camii bu devirde (1755'te) ibadete açildi.Devrinin Seyhülislâmlari : Feyzullah Zâde Murtaza Efendi, Vassaf Abdullah Efendi, Damadzâde Feyzullah Efendi, Dürrizâde Mustafa Efendilerdir. Üçüncü Osman 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti. Cenazesi Yeni Camii yanindaki Sultan Mahmud Han'in yanina defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Reisül - Hattatiyn Egrikapili Hoca Mehmed Rasim Efendi (H. 1169), Seyh Ekici Mehmed Efendi, Uçüncü Osman zamaninda vefat etmislerdir. Çocugu yoktu.
Sultan Üçüncü Mustafa
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Üçüncü Ahmed
Annesi . Mihrimah Sultan
Dogumu : 28 Ocak 1717
Vefati . 21 Ocak 1774
Saltanati : 1757 - 1774 (17) sene
Üçüncü' Mustafa orta boylu, iri gözlü, yassi burunlu ve siyah sakalli idi. Heybetli ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Çok iyi bir tahsil yapti. Çok çaliskan ve cömert bir insandi. Bilhassa siirde büyük kabiliyeti vardi. (Cihangir) mahlasiyla yazdigi siirler pek maruftur. Meshur Siirlerinden birisi ,sudur :
Yikilipdur bu cihan sanmaki bizde düzele,
Devlet-i çerh-i deni verdi kâmu müptezele.
Simdi ebvab-i saadetle gezen hep hezele,
Isimiz kaldi hemân merhamet-i Lem Yezel'e.
Astronomi ile mesgul oldu. Islâm ve Osmanli tarihlerini gayet genis olarak tetkik etti.Memleketine en büyük felâketin Rusya'dan gelecegini çok iyi bildiginden, müdafaa için geceli gündüzlü çalisarak, her türlü hazirligi yapti. Muharebelerde sarfedilmek üzere iç ve dis hazineyi altin ile doldurmustu.Tahta çiktiginda 40 yasinda idi. Devletin büyük bir islahata ihtiyaci oldugunu Çok iyi bilen ve bu hususta mühim hamleler yapan bir hükümdardi. Süveys Kanali'ni bile açtirmayi düsünüyordu. Fakat is basina getirecek kiymetli kimseleri bulamamanin üzüntüsü içindeydi.1766 senesinde olan zelzelede yikilan Fatih ve Eyyüb Sultan Camilerini ve bütün Istanbul'u adeta yeniden imar etmistir. Kara ve Deniz Mühendishaneleri onun zamaninda kurulmustur. (1764) 1768'de Rusya ile savas basladi ve 1774 senesinde bitti. Savas neticesinde Kaynarca Anlasmasi yapildi. Büyük ve önemli ölçüde toprak kaybi oldu. Devletin esas gerileme devri de bundan sonra basladi Rus savasinda üzüntüsunden hastalanmis ve vefat etmistir. Vefatinda 57 yasina yaklasiyordu. (Allah rahmet eylesin.)Lâleli Camii 4 sene içinde bu devirde insa edildi. Seyh Abdullah Kaskari bu devirde vefat etmistir ve Eyüp'de medfundur.
Erkek çocuklari : Üçüncü Selim, Mehmed.
Kiz Cocuklari : Sah Sultan, Fatma Sultan,Bekhan Sultan, Fatma Sultan, Hibetullah
Sultan Birinci Abdülhamid
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Üçüncü Ahmed
Annesi . Rabia sermi Sultan
Dogumu : 20 Mart 1725
Vefati . 7 Nisan 1789
Saltanati : 1774 - 1789 (15) sene
Birinci Abdülhamid Istanbul'da dogdu. Annesi ona kuvvetli bir tahsil yaptirdi. Zamanindaki mevcut tarihlerin,hepsini gözden geçirdi.Hat sanati ile de mesgul oldu. Çok hassas ve nazik bir insandi. Zamaninda bir çok islahat ve imar hareketlerinde bulunmustur.Osmanli Devleti'nin gerilemeye basladigi bir zamanda padisahlik yapmasi onun sahsiyetine gölge düsürmemistir. Tahta çiktiginda geleneklerin disina çikarak cülus bahsisi dagitmadi.Devrindeki bazi mühim hadiseler :1775'de Iran savasi basladi ve 1779'da bitti. Taraflarin kan akitmaktan baska hiç bir menfati olmadi.1787'de Almanya ile savas basladi. Almanlar çok ümitlerle girdikleri bu savasi kaybettiler.
1779'da Aynalikavak Anlasmasi yapildi.1783'de Kirim Hanligi sona erdi.
1787'de Rusya ile yeniden savasa girildi.1788'de Almanya'ya karsi Sebes Zaferi elde edildi. Bu zaferden sonra Birinci Abdülhamid'e Gazi ünvani verildi.Alman harbinde düsen, Özi faciasi meydana geldi ki, bu kaleyi ellerine geçiren AImanlar tek fert birakmadan sivil ve asker bütün halki öldürdüler. 25.000 nüfusu olan Özi halkini tamamen imha ederek ellerine geçirdiler. Birinci Abdülhamid'e bu haber gelince üzüntüsünden felç oldu. Kisa bir zaman sonra da vefat etti. Vefatinda 64 yasini henüz bitirmisti. Cenazesi Bahçekapisindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Semssüddin Habibullah (k.s.) Hazretleri (H. 1195)bu devirde vefat etmistir.
Erkek çocuklari : Dördüncü Mustafa, Ikinci Mahmud, Murad, Nusret, Mehmed, Ahmed, Süleyman.
Kiz çocuklari : Esma,Emine,Rabia Alimsah, Dürrüsehvar,Hibetullah, Fatma, Meliksah.
Sultan Üçüncü Selim
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Üçüncü Mustafa
Annesi . Mihrisah Sultan
Dogumu : 24 Aralik 1761
Vefati . 28 Temmuz 1808
Saltanati : 1789 - 1807 (18) sene
Üçüncü Selim Istanbul'da dogdu. Sarayda çok güzel bir Sekilde yetistirildi. Edebiyata ve güzel yazi yazmaya çok merakli idi. Yazmis oldugu hat ve levhalardan bazilari cami ve türbelerde asilmistir.Arapça ve Farsça lisanlarina fevkalade vakifti. Çok merhametli ve nazik tabiatli idi.Devrinde olan mühim hadiseler :1791'de Awsturya ile Zistovi, 1792'de de Rusya ile Yas anlasmâsi yapildi.1793'de Nizam-i Cedid askeri teskilâti kuruldu.1798'de Napolyon'un Misir'a saldirmasiyla, Fransa ile savas basladi. 1799'da Rusya ve Ingiltere ile ittifak yapildi.Napolyon'a karsi meshur Akka müdafaasi yapildi. Cezzar Ahmed Pasa Misir'da Fransizlara boyun egdirdi. Bazi iddialara göre Napolyon bu devirde müslüman oldu.1801'de Fransizlar Misir'i mecburen bosalttilar. 1802'de Fransa ile Paris Anlasmasi yapildi.Ayni senelerde Arabistan'da (Vehhabilik)isimli bâtil mezhebin faaliyetleri görüldü. Vehhabiler üç ay müddetle Mekke'yi ve Medine'yi isgal ettiler. Bütün mübarek sahsiyetlerin kabirlerine hakarette bulundular, yakip yiktilar.1806'da Sirp ihtilâli oldu ve Ruslarla savas basladi.1807'de Kabakçi ihtilâli oldu. Bu ihtilâlle Üçüncü Selim tahttan indirildi. Bir sene sonra da 46 yasinda iken sehid edildi. (Allah rahmet eylesin.)
Dini, vatani ve milletine çok düskün olan Üçüncü Selim, ayni zamanda sairdi. Kirim'in Ruslarin eline geçtiginde su içli misralari söylemistir :
Kalalim mi kiliç altinda öyle
Oturmak dinimizde var mi böyle
Esir etmis nice tatari bir bir
Kirim Rusya'da kalsin mi söyle
OI Moskof'tan varip öcüm alayim
Ya düsman içre helâk olam söyle.
Telgraf ve Litografya bu devirde icad edilmistir. Çocugu yoktu.
Sultan Dördüncü Mustafa
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi : Birinci Abdülhamid
Annesi : Ayse Saniye Perver Sultan
Dogumu : 8 Eylül 1779
Vefati . 16 Kasim 1808
Saltanati : 1807 - 1808 (1) sene
Dördüncü Mustafa Istanbul'da dogdu. Yetismesi ile annesi mesgul oldu. lyi bir tahsil yaptirdi. Diger padisahlar gibi o da hattatliga çalisti. Gayet güzel yazilari vardir. Osmanogullari içinde Besinci Murad'dan sonra en az padisahlik yapanlardan birisidir.Kabakçi Mustafa, Üçüncü Selim'in yenilesme hareketlerine karsi koyup mani olmak maksadi ile Üçüncü Selim'in de merhametinden istifade edince, Üçüncü Selim'i tahttan indirmisti Bunun üzerine âsiler tarafindan Dördüncü Mustafa padisah yapildi. Âsiler pek çok mühim mevkileri ellerine geçirdiler. ÜCüncü Selim tarafindan kurulmus olan Nizam-i Cedid'in ileri gelenleri Ruscuk'ta bulunan Alemdar Mustafa Pasa'nin yaninda toplandilar. Alemdar Mustafa Pasa büyük bir kuvvet halinde Istanbul'a gelerek âsileri temizledi ki, Üçüncü Selim'in sehid edildigi ögrenildi. Bunun üzerine Ikinci Mahmud'u tahta çikardi.Dördüncü Mustafa zamaninda Ruslarla savasa devam edildi.
Dördüncü Mustafa bir yil iki ay saltanatta kaldi. Ikinci Mahmud tahta çikinca Topkapi Sarayinin bir dairesinde oturmaya mecbur edildi. Bazi kimselerin Ikinci Mahmud'u indirip,Dördüncü Mustafa'yi tahta çikarmayi tasarlamalari üzerine, ulemadan fetva alinarak öldürüldü. Cenazesi babasi Birinci Abdülhamid'in Bahçekapisindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin)
Vapurun icadi bu zamanda olmustur.Emine Sultan isminde bir kiz çocugu vardi.
Sultan Ikinci Mahmud
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi : Birinci Abdülhamid
Annesi : Naksidil Valide Sultan
Dogumu : 20 Temmuz 1785
Vefatl : 30 Haziran 1839
Saltanati : 1808 - 1839 (31 ) sene
Ikinci Mahmud istanbul'da dogdu. Diger padisahlar gibi kuvvetli bir tahsil gördü. Tahta çiktiginda 23 yasinda idi. Üçüncü Selim'in, ögrenimine bizzat önem vererek yetistirdigi kiymetli bir sahsiyetti. Hattat, bestekâr ve sairdi.(Adli) mahlasayla siirler yazmistir. Cesur, temkinli, sabirli ve azimli bir tabiata sahipti.Dagilan Nizam-a Cedid askerinin yerine Sekbân-a Cedid askeri teskilâtini kurdu. Çok geçmeden âsiler ayaklaninca, bu ocaga kendiliginden dagitti.
1808'de ayaklanan âsiler, Alemdar Mustafa Pasa'yi öldürdüler. 1812'de Ruslarla Bükres Antlasmasi yapildi.1813 senesinde, Mekke ve Medine'de mukaddes yerlere hakaretlerde bulunan Vehhabiler temizlendiler. Osmanla Imparatorlugu yakilincaya kadar bir daha huzursuzluk çikaramayacak hale getirildiler.1821'de Yunan Ihtilâli oldu. Binlerce sivil halk öldürüldü.1826'da Yunan Ihtilâli bastirildi. Yeniçeri Ocagi, Seyhülislâmin fetvasi, ulemâ sinifi, asker ve halkin ayaklanmasi ile tamamen ortadan kaldirildi Bu olaya tarihçiler Vak'ay-i Hayriye diye isim verdiler. 1827'de Rus savasi yeniden basladi. 1829'da Edirne Anlasmasi yapildl. 1831 ve 1839'da Misir isyanlari oldu. 1839 senesinin Temmuz ayanda Ikinci Mahmud vefat etti. Hayati boyunca ugrasmas oldugu elim hadiselerin tesiriyle üzüntüden verem olmus ve bu hastaliktan vefat etmisti. Cenazesi Divanyolundaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin)Ikinci Mahmud her sahada çok genis çalismalarda bulundu. Bir çok yeni mektepler açti. Büyük binalar insa ettirdi. Istanbul'daki bütün büyük camilerin tamirini yaptirdi. Un kapani Köprüsü de onun zamaninda yapildi.Mekke-i Mükerreme'de bir medrese yaptirdi ve Mescid-i Aksa'yi da tamir ettirdi.Sümbülzâde Vehbi ve Keçecizâde Izzet Molla Efendi bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Abdülmecid, Abdülaziz,dört adet Ahmed isimli sehzade, Bayezid, Abdülhamid, Süleyman, Mehmed, Murad, Nizameddin, Mehmed, Abdullah; Osman.
Kiz çocuklari : Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Sali Sultan, Saliha Sultan,Ayse Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan,Adile Sultan.
Sultan Birinci Abdülmecid
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi . Ikinci Mahmud
Annesi . Bezmiâlem Valide Sultan
Dogumu : 25 Nisan 1823
Vefati . 25 Haziran 1861
Saltanati : 1839 - 1861 (21) sene
Abdülmecid Istanbul'da dünyaya geldi. Babasi ona iyi bir tahsil yaptirmak için çok titiz davrandi. Kendisi biraz zayifça idi. Çok zeki,terbiyeli, merhamet ve sefkatli bir kimseydi.Tâhta çiktiginda 16 yasindaydi. Yeni gelismeleri çok siki bir sekilde takip eder ve hemen Devlet-i Aliyyede tatbik edilmesini isterdi. Devrinde olan önemli olaylar :1839 senesinde Gülhane Hatti Hümayunu okundu. 1846'da Mustafa Resid Pasa Sadrazam oldu. Maarif alaninda pek çok ilerlemeler oldu. Bir çok meslek okullari açildi. 1848'de Macar isyani dolayisiyla Macaristan'dan çok sayida ilticalar oldu. Eflak ve Bogdan'da ihtiIali oldu. Mübarek yerler meselesi ortaya çikti.1853'de Rusya harbi basladi. Sinop baskini oldu. 1854'de Ruslar karada büyük kayiplar verdiler. Meshur Silistre müdafaasi yapildi 've Ruslar bozuldu. Yerköyü Muharebesi kazanildi. Fransa ve Ingiltere de Türkiye yaninda yer aldilar ve Kirim'a çikarma yapildi.1855'de Sivastopol alindi. Telgraf ve demiryolu hatlari yapildi. 1856'da Paris Anlasmasi yapildi. Ruslara karsi büyük menfaatler sagIandi.Abdülmecid Dolmabahçe Sarayi'ni yaptirdi
ve Ortaköy'deki Mecidiye Camiini insa ettirdi.25 Haziran 1861'de babasi gibi verem hastaligina tutularak vefat etti. Öldügünde 38 yasindaydi. Fatih'teki Sultan Selim Camii avlusundaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Hâfiz Ebü Said Sâhib (k.s.) Hazretleri bu devirde vefat etmistir.
Erkek çocuklari : Ahmed, Mehmed Burhaneddin, Bahaddin, Rüstü Mehmed, Seyfüddin, Osman, Ziyaeddin Mehmed, Abid Mehmed ,Abdüssamed Mehmed, Fuad Mehmed, Nureddin, Vamuk Mehmed, Abdülhamid, Mehmed Vahidüddin, Süleyman, Kemaleddin, Nizameddin,Mehmed Resad.
Kizlari : Bedihe, Behice, Samiye, Mediha, Refia, Sehime, Sabiha, Aliye, Fatma, Cemile, Seniha, Fehime, Mühibe, Mukbile, Münire, Naime, Neyyire, Behiye.
Sultan Abdulaziz Han
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Otuz ikinci Osmanli padisahidir. Babasi Sultan II. Mahmud, annesi buyuk hayir ve hasenatlar sahibi Pertevniyal Sultandir.
1861 yilinda tahta geçti. Saltanat muddeti 14 senedir. Zeki ve hamleli bir padisahdi. Kendisine kuçuk yastan itibaren gayet itinali bir tahsil yaptirilmisti.
Onun saltanatina tekaddum eden gunlerde "Tanzimat Fermani" ile bati taklidçiligi yolu açilmis ve bu istikamette atilan adimlar, halkin ruhunda devlete karsi ilk kuskunluk tohumlarini filizlendirmeye baslamisti. Sultan II. Mahmud ve halefi Sultan Abdulmecid, bu yolda yurumus, ananevi ordu seklimiz olan yeniçeriligin ilgasindan cenazelerin bando-mizikayla kaldirilmasina kadar çesitli inkilab hareketleriyle devletin tebasina yabancilasmasi ve ahkam-i seriyyeden uzaklasmaya baslamasi çigirini açmislardi. Halk kuskun; rical, bati aleminin kaydettigi terakki karsisinda saskin ve mutereddiddi. Islamin dusmanlari ise, bati ile aramizda husule gelen mesafenin vebalini, muazzez Islama yuklemek için sinsi bir propaganda faaliyetine girismis bulunuyordu. O derecede ki, daha sonra sair Ziya Pasa bu keyfiyeti, su beyti ile en guzel bir surette ifade edecekti:
"Islam imis devlete pabend-i terakki,
Evvel yog idi isbu rivayet yeni çikti!.."
Halbuki Avrupadaki terakki, hiristiyanligin veya ona dayanan usul, erkan ve kulturun mahsulu degildi. Bu keyfiyet, Amerikanin kesfi ve buradan buyuk bir bakir servet elde edilmesi, buharli geminin icadiyla Afrikanin guneyindeki Umidburnundan dolasilmasi ve bu suretle baharat, ipekli kumaslar gibi uzak sark mallarinin batiya intikaliyle ticaret yollarinin degismis bulunmasi ve bunun neticesinde Avrupada bir "sanayi inkilab"i vucuda gelmesi gibi busbutun baska ve sirf iktisadi olan sebeplerin eseriydi. Hal boyleyken, dusmanlarimiz iki alem arasindaki farki, yanlis bir tevil, tefsir ve telkin ile bizi kendi orijinal (nevi sahsina munhasir) dunya gorusumuzden, ictimai nizamimizdan ve pur-islami olan hayat uslubumuzdan uzaklastirmaya basladilar. Bu yanlis yolu, bize kasden dogru gosterip terakki için yegane çare imis gibi telkin ettiler. Bu telkin, basta devrin pasalari olmak uzere padisahlari bile tesiri altina alacak bir sumul kazandi.
Diger taraftan 1826 yilinda yeniçeriligin ilgasiyla ananevi ordu nizami bozuldugundan iki yil sonra Ruslarin onbes bin kisi gibi cuzi bir kuvvetle Edirneye sarkabilmeleri, 1829 yilinda Yunanistanin kurulusu emr-i vakisi ile karsilasilmasi, 1832de bir Osmanli valisi Kavalali Mehmed Ali Pasanin ordusunun Kutahyaya kadar gelebilmesi ve asirlardan beri maglubiyet gormemis bir devletin bu durum karsisinda Rusyadan yardim istemek mecburiyetinde kalmasi, milli gururu rencide etmis, vicdanlar rahatsiz olmustu.
II. Mahmud, devrinin gailelerinden teessure kapilmis, verem olmustu. Ciliz, hastalikli ve bati kasisinda aciz bir padisahdi. Halefi Sultan Abdulmecid de ayni bati taklidçiligi yolunda yurumustu. Bunlarin arkasindan gelen Sultan Abdulaziz ise, cesur, hamleli, fikren ve ruhen saglam bir padisah olarak halkin ruhunda birikmis olan melali (huznu), kisa zamanda surura çevirmis, eski futuhat devirlerinin avdet edecegi umidlerinin belirmesine sebep olmustu. Pehlivan yapili vucudu da bu hissi takviye ediyordu. Gerçekten guresi tesvik eden, dusmanlarina karsi harbi goze almaktan çekinmeyen, bu maksadla ordu ve donanmayi dunyanin en ileri seviyesine çikarmaya çalisan Sultan Abdulazizin devri, Tanzimatla baslayan yilginliktan milletçe silkinip dogrulma temayullerinin bir baslangici olmustu. Onun faaliyetlerinin ana hedefi Tanzimatla açilmis bulunan batililasma hareketlerini akamete ugratarak, kendi milli ve dini huviyetine sadik kalmak ve bu yolda ilerlemekti. Lakin kendisine tekaddum eden yillarda bu kendinden kaçis, o hadde vasil olmustu ki, Napolyon Code-civili (Kod Sivil) denilen Fransiz medeni kanunu aynen tercume edilip alinarak, musluman tebaya tatbik edilmesi gibi temayuller belirmisti. Sultan Abdulaziz, bu cinayet derecesinde vahim olan hareketi, devrinin buyuk alimi olan Ahmed Cevdet Pasa ile elele vererek Islam hukukundan yapilmis bir medeni kanun demek olan Mecelle-yi Ahkam-i Adliyyeyi kisaca "Mecelle" denilen buyuk kanun metnini ortaya çikararak onlemistir. Zamaninin butun silahlarini en iyi bir sekilde kullanmayi ogrenmis olan Sultan Abdulaziz, dedesi Yavuz Sultan Selim Han gibi olmaya çalisiyordu.
Sultan Abdulmecid Hanin olumu uzerine 1861de tahta çikmisti. Osmanli Devletinin durumu son derece karisik idi. Mali sikinti son haddindeydi. Karadagda çikan isyan, Sirplarla savasa yol açabilecek durumda idi. Avrupa devletleri bu hali firsat bilerek, aracilik tekliflerini arttiriyorlardi. Zira Sultanin Tanzimattan vaz geçmesinden endise duyuyorlardi.
Bu durumu fark eden Sultan, hemen bir hatt-i humayun çikardi. Fermanda soyle deniyordu:
"Devletin maddi gucunun artirilmasi ve halkin hayat seviyesinin yukseltilmesinden baska maksadimiz yoktur. Devlet malinin telef edilmemesi ve israfdan korunmasi sarttir. Muslim ve gayr-i muslim ayird etmeksizin memleketimizde yasayan herkes, dinimizin emirleri çerçevesinde adaletle yonetilecek ve hepsi adalet onunde esit muamele gorecektir.
Yuce devletimizin istiklalinin devam etmesi ve halkin refah içinde yasamasi, en buyuk gayemizdir. Cenab-i Hakk, Peyygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- hurmetine cumlemizi muvaffak eylesin!"
Bu fermanla birlikte mevcud hukumetin de yerinde birakilmasi, batili devletlerin Tanzimatla alakali endiselerini nisbeten ortadan kaldirdi.
Sultan, israfa karsi, kendinden ve saraydan baslayarak tedbirler aldi. Devletin mali durumunu duzeltmeye basladi.
Sultan Abdulaziz, butun dunyanin alakasini celbetmis bulunuyordu. Bundan dolayi, Fransa ve Ingiltereye davet edildi. 1867de Dolmabahçe onunden Sultaniye yatina binerek yola çikti. Boylece Osmanli tarihinde yabanci ulkelere seyahat eden ilk padisah oldu.
Koca Sultan, Pariste buyuk bir torenle III. Napolyon tarafindan karsilandi. Serefine verilen yemekte yanina oturan III. Napolyonun:
"Ekselans Hazretleri! Girit için en guzel çozum yolu olarak, adanin Yunanistana terkini dusunseniz!.." demesi uzerine Sultan celallendi. O diplomatik munasebetlerde zaaf gosterecek bir padisah degildi. Bundan dolayi, bu kendisini yoklama mahiyetindeki suale su cevabi verdi:
"Ekselans! Osmanli Devleti, yirmiyedi sene Girit için kan doktu. Her karis topragini sehid kanlari ile suladi. Ordumda tek bir asker, donanmamda tek bir sandal kalana kadar ecdad mirasini korumak mecburiyetindeyim..."
Beklenmiyen bu siddet karsisinda III. Napolyon, ozur dilemek zorunda kaldi.
Sultan, Ingiltere ve Fransa seyahatinden Istanbula muhtesem ve gayet basarili diplomatik zaferlerle donmustu.
Istanbulda da halkin coskun tezahurati ile karsilandi. Zira millet, Onda yukselis devri padisahlarinin temayul ve dirayetini goruyor ve yeni zaferlerle devletin, bir kere daha silkinip sahlanacagini umuyordu.
Sultan Abdulaziz, ecdadin devri ile kendi devri arasindaki kudret ve ihtisam farkini su sozleri ile ne guzel ifade etmistir:
"Atalarimiz batiya at sirtinda futuhat için giderlerdi. Bizler ise, simdi tren ve vapurla, ancak diplomatik seyahat için gidebiliyoruz!"
Abdulaziz Han, gayet dindarane ve intizamli bir hayat suren durust bir insandi. Hayati boyunca su yerine zemzem içecek kadar takva sahibi idi. Hatta Avrupaya seyahate gittigi zaman, abdest suyunu beraberinde goturdugu rivayet edilir. Muntazaman namaz kilar ve çok çok Kuran-i Kerim okurdu. Caniyane bir surette katledildigi zaman odasindaki kuçuk masanin uzerinde "Sure-i Yusuf" açik oldugu halde bir Kuran-i Kerim bulunmustu. Onun mubarek kanlarinin bulastigi bu Kuran-i Kerim, elan Topkapi Sarayinda muhafaza edilmektedir.
Birgun hasta yataginda baygin ve sararmis bir vaziyette yatarken Sultan Abdulazize:
"Medine-i Munevvere mucavirlerinden bir dilekçe var!" denildiginde yaverlerine:
"Derhal beni ayaga kaldiriniz! Harameynden gelen talebleri ayakta dinleyeyim! Allah Rasulune komsu olanlarin talebleri, boyle ayak uzatilarak edebe mugayir bir sekilde dinlenmez!.." diyerek Medineye ve Hazret-i Peygambere olan muhabbetini guzel bir surette izhar etmistir.
Her Medine-i Munevvere postasi geldiginde abdest tazeler, mektuplari «Bunlarda Medine-i Munevverenin tozu var!» diye opup alnina goturur, ondan sonra baskatibe uzatir ve «Aç, oku!» derdi.
Yukarida arzedildigi gibi Abdulaziz Han tahta çiktigi zaman, batililarca adeta buyulenmis ve onlarin siyasi emellerine tabi bir hale gelmis bulunan ve kendilerine Jon Turk (Genç Turk) denilen insanlar elinde devletin içten çokertilme faaliyetinin had safhaya ulasdigi bir devredir. Bunlar -ekseriyetle- Fransada tahsil gormus ve orada hususi bir sekilde misyonerler tarafindan sinsice yetistirilmis, Istanbula kalbleri Fransiz, uniformalari Osmanli olarak donmus kimselerdi. Sanki devletin içinde garbin yeniçerileri olmuslardi. Memleket, disdan maddi istilaya ugrarken, içten de manevi bir tahribata maruzdu. Tanzimat Fermani ile misyonerlik faaliyetleri artmis, basta Ermeniler olmak uzere hiristiyan azinliklar ustundeki tahrikler çogalmisti. Mesela Harput bolgesinde altmisiki misyoner merkezi açilmis, yirmibir kilise yapilmisti. Kadin misyoner Maria A. West, "Romance of Mission"adli kitabinda:
"Ermenilerin ruhuna girdik.. Hayatlarinda ihtilal yaptik!.." demektedir.
Lisan ogretmek gayesi ile Anadolunun her tarafinda, aslinda birer misyonerlik karargahi olan birçok mektebler açilmisti. Bu faaliyetlerin en yogun goruldugu yabanci okullar arasinda Gaziantepdeki Antep, Merzifondaki Anadolu ve Istanbuldaki Robert Koleji basta gelir. Bazilarina ise, hiç Turk talebe alinmamistir. Okul muduriyetlerine papazlar tayin edilmistir.
Memleket bir kultur erozyonu ile karsi karsiya gelmisti. Abdulmecid Han devrinden kalan bu çokuntu, Abdulaziz Hanin direnmeleri ile asgariye inmis, neticede bu mukavemet, Onun sehadet kanlarina burunmesine vesile olmustur.
Sultan Abdulaziz Han, gayet ileri goruslu bir padisahdi. Belgrad, Istanbul, Bagdad ve Kahireyi elimizde bulundurmadikça cihan siyasetinde buyuk bir rol oynayamayacagimizi soylerdi. Bu gorus, bilahare Almanlarin emperyalist temayullerinin uyandigi sirada getirdikleri "yedi B" formulune benzemektedir. Almanlar, buyuk devlet olabilmek için Berlinden Bombaya kadar "B" harfi ile baslayan yedi buyuk merkezin ele geçirilmesi luzumundan bahsetmislerdir.
Sultan Abdulaziz Hanin siyasi emelleri içinde Turkistan bile vardi. Oraya el atmis, Iran ve Turkistanda Turk unsurlar için Turkçe egitim yapan mekteblerin açilmasina amil olmustur.
Donanmasinin Kizildenizdeki bolumu, Endonezyayi tenkile (ezmeye) giden Ingiliz donanmasinin onunu kesmis, Onu geri donmeye mecbur birakmisti. Gerçekten de denizcilige o kadar ehemmiyet vermisti ki, Onun zamaninda Fransiz gemilerinin Haliç tersanesinde muvaffakiyetle tamirinden dolayi III. Napolyon bir tesekkur mektubu gondermisti.
Bu durum, Osmanlinin hasta adam diye ifadelendirildigi bir devirde bile gosterdigi kudret ve muvaffakiyetin sahane bir misalidir. O boylece hala "devlet-i ebed-muddet" diye yad olunmaya layik bir devlet oldugunu gostermisti.
Sultan Abdulazizin saltanat yillarinda, otuz sene muddetle Ruslara karsi sanli bir mucadele vermis ve nihayet teslim olmak zorunda kalmis bulunan Seyh Samil Hazretleri, hacc için Çardan izin almis ve Istanbulu ziyarete gelmisti. Sultan, sarayda birçok hazirliklar yaptirmis, butun Istanbulu buyuk bir sevinç kaplamisti. Herkes sahile toplanmisti. Rus vapuru Dolmabahçe onunde demirlediginde, Sultan Abdulazizin saltanat kayiklari, Imam Samili ve aile efradini saraya getirdiler. Abdulaziz Han, Onu sarayin kapisinda karsiladi ve buyuk bir hurmetle:
"Babam kabrinden kalksaydi, ancak bu kadar sevinebilirdim!" diyerek bir çok iltifatlarda bulundu.
HAINANE BIR SUIKAST
Çesitli vesilelerle su-i halleri gorulmus, once azledilmis, sonra tekrar kendilerine mevki verilmis olan dort kisi; Huseyin Avni Pasa, Mithat Pasa, Mutercim Rusdu Pasa ile Hayrullah Efendi, padisaha ihtilal hazirligi yapiyorlardi.
Huseyin Avni Pasa, 1871de gorevinden azledilip rutbeleri sokulerek Ispartaya gonderilmisti. Daha sonra da Mahmud Nedim Pasa tarafindan seraskerlikten de azledilmisti. Yapmak istediklerini «Kinim dinimdir!» diyerek ifade eden Huseyin Avni Pasa, Sultanin hal edilmesi yaninda Onu oldurmegi de dusunuyordu.
Mithat Pasa ise, siyasi ve din kulturunden mahrum olarak yetismisti. Yanlis kararlarindan ve yolsuzluklarindan oturu sadrazamliktan azledilmisti. Hayal-perest olan Mithat Pasanin, birgun içki masasinda Osmanli hanedanini ortadan kaldirip sultan olacagini iddia ederek:
"Bunda ne var ki?! Al-i Osman olacagina biraz da Al-i Mithat olsun!.." dedigi rivayet olunmaktadir.
Mutercim Rusdu Pasa, iki sefer sadarete, uç defa da seraskerlige getirilmesine ragmen su-i halinden dolayi azledilmisti. O da menfaatinin kesilmesi sebebi ile padisaha kin baglamisti.
Hayrullah Efendiye gelince, Rusdu Pasanin himayesi ile getirildigi Seyhulislamlik makamindan bir ay gibi kisa bir zamanda azledilmesi, onun da padisaha karsi kin baglamasina sebeb olmustu.
Bu dortlu çete grubu, talebeleri kiskirtarak numayis yaptilar. Padisah, kan dokulmemesi için yine bunlari is basina geçirdi. Boylece ihtilalciler, istedikleri yere ulastilar. Is padisahi hal etmege kaldi.
Ihtilal sabahi, Darus-seade Agasi Cevher Aga, padisahi uyandirmaga cesaret edemedi. Pertevniyal Valide Sultani uyandirdi. O da Sultan Abdulaziz Hani uyandirdi. Yeni padisahin culus toplari atiliyordu. Abdulaziz Han annesine:
"Bunlar beni III. Selime mi dondurecekler? Ben bunu kimlerin yaptigini biliyorum..." diyerek ihtilalcileri saydi. Sonra dilinden:
"Ben bu felaketi, otuz-kirk defa ruyamda gordum.. Takdir-i ilahi boyle imis!" ifadeleri dokuldu.
Sultan Abdulaziz Han, sagnak yagmuru altinda kayiklarla Topkapi Sarayina goturuldu. Sahsi serveti, hanimlarin kulaklarindaki kupelere kadar ihtilalciler tarafindan yagmalandi. III. Selimin odasina goturuldu. Abdulaziz Han:
"Beni amcam gibi burada bitirmek istiyorlar!" dedi.
Uç gun kuru tahta uzerinde aç ve susuz olarak birakildi. Islak elbiselerinin degistirilmesine dahi izin verilmedi.
Daha sonra kendisi için ayrilan odaya geçirildi. Fakat Sultan Abdulaziz, V. Murada mektup yazarak Besiktastaki Feriyye Sarayina naklini istedi. Arzusu yerine getirilerek Feriyye Sarayina nakledildi.
Huseyin Avni Pasa, pehlivanlardan uç kisiyi Feriyye Sarayinda mahsus bahçivanlikla vazifelendirdi. 4 Haziran 1876 sabah sularinda odasina girdiler. Abdulaziz Han, bir muddet onlara karsi koydu. Cinayete intihar susu vermek için Onun bileklerinin damarlarini kesen zorbalar, hiçbir sey yokmus gibi gizlice islerinin basina donduler.
Valide Sultan, oglunun kanlar içinde yerde yattigini gorunce aglamaya basladi. Tertipledigi katlin neticesini almak için Huseyin Avni Pasa, saraya geldi. Yarali Sultani saray karakolunun kahve ocagina goturulmesini emretti. Henuz can çekisen Sultana doktor mudahelesini geciktirdi. Mazlum Sultan, caniler çetesi Huseyin Avni, Mithat ve Rusdu Pasalarin gozleri onunde sehiden vefat etti.. Rahmetullahi Aleyh!..
Sultan Abdulaziz Hanin hunharca katli uzerine kizkardesi Adile Sultanin yureginden su izdirapli misralar dokulmustur:
Cihan matem tutup kan aglasin Abdulaziz Hana
Meded Allah, mubarek cismi boyandi kizil kana!..
Nasil hemsiresi bu Adile yanmaz o hakana,
Ki kiydi bunca zalimler karindas-i cihan-bana...
Hazret-i Peygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz:
"Halis insan, buyuk bir tehlike uzerindedir!" buyurmuslardir.
Sultan Abdulazizin feci bir surette ortadan kaldirilmasi da, bu hadis-i serifte isaret edilen tehlike sebebiyle olmustur. Ancak bu olus, Onun sahsindan ziyade milletin kaderiyle alakali bir ilahi takdirden baska turlu izah olunamaz. Zira Sultan Abdulazizin feci katli, milli tarihimizin en onemli bir donum noktasi olmustur.
Gerçekten Ondan sonra felaketlerin onu alinamamis, çokus, Sultan Abdulhamidin dirayetli siyasetiyle bir muddet geciktirilmisse de, nihayet bu azametli devletin yikilmasi ve ulkemizde Islamin gariblik doneminin baslamasi onlenememistir.
Besinci Sultan Murad
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi : sevk efzâ Kadin Efendi
Dogumu : 21 Eylül 1840
Vefoti . 29 Agustos 1904
Saltanati : 1876'da (93) gün
Besinci Murad da Istanbul'da dogdu. Degerli âlimler tarafindan yetistirildi. Siir ve Nesir üzerinde çalismalar yapti.Tahta çiktiginda 35 yasinda idi. Sultan Abdülaziz'i tahttan indirenler onu padisah yaptilar. Tahta çiktigi zaman akli muvazenesi tamamen bozuldu. Dünyanin en mütehassis doktorlarina teslim edilmesine ragmen iyilesemedi. Zamaninda Osmanli Tarihinin en büyük cinayeti islenmistir. Hüseyin Avni Pasa, Mithat Pasa ve kafadarlari, bir baska ihtilâl olur da Sultan Abdülazizi tekrar tahta çikarirlar korkusu ile Sultani hapsettikleri Feriye Sarayinda hunharca sehid ettiler.Bu hadiseden 11 gün sonra, Binbasi Çerkez Hasan Olayi oldu. Bir kabine toplantisinda Sultan Abdülaziz'in kayinbiraderi olan Binbasi Hasan Bey, Hüseyin Avni'yi, Hariciye Naziri Rasit Pasa'yi ve bir de subayi öldürdü.Böylece Hüseyin Avni'den enistesinin intikamini almis oldu.Devlet bu devrede Rüstü Pasa tarafindan idare edilmekteydi. Bu sirada ise devletin en büyük felâketi olan Osmanli - Rus Harbi basamak üzereydi. Besinci Murad Abdülaziz ile beraber Avrupa seyahatine çikmis ve bilhassa Fransa'yi yakindan tanir hale gelmisti. Mükemmel bir Fransizca biliyordu. Müsikisinasti. Fakat bütün bu meziyetleri tahta çiktiginda bir ise yaramadi. Akli muvazenesi bozuldugu için, devletin ileri gelenleri onu tahttan indirmek mecburiyetinde kaldilar. Hayatinin sonuna kadar Çiragan Sarayinda oturdu. Bir müddet sonra akli tamamen düzeldi. Hayati çiragan Sarayinda geçti. Yine bu sarayda 64 yasinda iken vefat etti. Yeni Camii yanindaki türbeye gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Erkek Cocuklari : Mehmed Selahaddin.
Kiz Cocuklari: Fehime Sultan, Fatma Sultan, Hadice Sultan.
I. ABDULHAMID HAN
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
II. Abdülhamid (Osmanlıca: عبد الحميد ثانی `Abdül-Hamīd-i sânî- d. 21 Eylül 1842 ö. 10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesidir.
Sultan Abdülmecid'in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan ölünce, bakımını Abdülmecid'in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi, Abdülhamid'i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamid'in eğitimiyle de yakından ilgilendi. 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamid'i de beraberinde götürdü.
Amcası Abdülaziz'in 1876'da tahttan indirilmesi ve şüpheli koşullarda ölümü, ağabeyi V. Murat'ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı'na hapsedilmesi olaylarına tanık oldu. 31 Ağustos 1876'da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü Eyüp'te kılıç kuşandı.Ağabeyinin yerine tahta geçirildikten sonra, her iki saltanat değişiminin mimarı olan Mithat Paşa'yı sadrazam yaptı.
33 yıl padişahlık yaptıktan sonra 27 Nisan 1909'da tahttan indirildi. 3 yıl Selanik'teki Alatini Köşkü'nde ev hapsinde tutulduktan sonra 1912'de İstanbul'daki Beylerbeyi Sarayı'na getirildi. 10 Şubat 1918'de İstanbul'da vefat etti. Mezarı, büyük babası için Divanyolu'nda yaptırılmış Sultan II. Mahmut Türbesi'nde bulunmaktadır.
Sultan Mehmed Resad
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi : Gülcemal Kadin Efendi
Dogumu : 2 Kasim 1844
Vefati : 3 Temmuz 1918
Saltanati : 1909 - 1918 (9) sene
Besinci Mehmed Resad Istanbul'da dogdu.Orta boylu, mavi gözlü ve beyaz tenli idi. Siirle de mesgul oldu. Fakirlere ve hastalara çok yardim ederdi. Tarih kitaplarini okumaktan zevk alirdi. Çok kuvvetli bir hafizaya sahipti.Babasi onun tahsiline cok ehemmiyet verdi.Daha ziyade sark ilimleri ile mesgul oldu.Sultan Devrinde idareye hiç tesiri olmuyordu.Daha ziyade devlet pasalarin ellerindeydi. Mesrutiyet ilân edilmis ve Meclis-i Mebusan karari müessir olarak bulunuyordu.Bu devirde 1910 senesinde Arnavutluk isyani bastirildi. 1912'de Balkan Harbi basladi.1914'de Almanlarin safinda, Birinci Dünya Savasina girildi. 1915'de Müttefikler hemen bütün taarruzlari durdurdu. Ingilizler ve Fransizlar Çanakkale'de 130.000 ölü verdiler.1916'da Çanakkale'yi geçemiyeceklerini anlayan Ingiliz ve Fransiz kuvvetleri çekildiler.1917'de yapdan antlasma ile Rusya, Kars,Batum ve Ardahan'dan çekildi. 1918 senesinin Temmuz ayinda Besinci Mehmed Resad vefat etti. Vefatinda 73 yasini geçiyordu. Eyüp Sultan'daki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Erkek çocuklan : Mehmed Necmeddin,Mehmed Ziyaeddin, Ömer Hilmi.
Kiz çocugu olmamistir.
Sultan Mehmed Vahiduddin (Vahdettin)
Öğeyi görmek için üye olmalısınız.
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülistü Kadin Efendi
Dogumu : 2 Subat 1861
Vefati : 15 Mays 1926
Saltanati : 1918 - 1922 (4) sene
Mehmed Vahidüddin de Istanbul'da dogmustur. Orta boylu, zayü fakat kuvvetli bir vücudu vardi. Kiymetli ulema tarafindan iyi bir tahsil yaptirildi.Tahta çiktiginda Osmanli Devleti en kötü günlerini yasiyordu. Birinci Dünya Savasinda kendi cephelerimizde gâlip gelmemize ragmen yenik çikmistik. En agir sartlari ihtiva eden Mondros ve Sevr anlasmalari yapildi. Devletin tamamen elden çiktigini gören padisahin yüksek seviyede bir gizli toplanti yaparak zamaninin kabiliyetli subaylarina, Anadolu'ya geçip milleti istilâcilara karsi ayaklandirip teslim olmamalarini tavsiye ettigi söylenir. Anadolu'da Milli kiyam harekâti oldu. Milli Meclis tesekkül etti. Yeni meclis Padisahligi kaldirarak, Cumhuriyet idaresini kabul etti. Zaten Istanbul isgal altinda idi.Padisahin elinde ne bir kuvvet ve ne de bir selâhiyet vardi. Padisahligin kaldirilmasi ve Osmanli Hanedanina yapilan tenkitlerin son hadde varmasiyla Istanbul'dan, dolayisiyle Türkiye'den ayrildi. 641 senelik Osmanli Hanedaninin son üyesi, son padisahi ve müslümanlarin yüzüncü halifesinin bu ayrilisinda sene 1922 idi. Avrupa'nin bir çok yerlerine ugradi. Pek çok yerden oturma teklifi aldi. Fakat hiç kimsenin gizli gayesine alet olmadi. Nihayet Italya'nin San Remo sehrinde oturmaya karar verdi. Vefatina kadar orada kaldi. Hayati maddi sikintilar içinde geçti. 15 Mayis 1926 tarihinde vefat etti. Cenazesi Türkiye'den istenmedigi için Türkiye'ye getirilemedi. Borçlari bulundugundan tabutuna haciz kondu. Suriye Devlet Baskani cenazeye sahip çikti ve tabutu Suriye'ye getirtti. Sam'da Sultan Selim Camii avlusuna defnedildi. Vefatinda 65 yasinda idi. Defnedildigi mezarlik 1965 senesinde park haline getirildi. Simdi mezarinin da kat'i olarak nerede oldugu belli degildir. (Allah rahmet eylesin). Son padisahin Seyhülislamlari: Musa Kazim Efendi, Dagistanli Ömer Hulusi Efendi, Hayderi Zâde ibrahim Efendi, Mustafa Sabri Efendi, Dürri Zade Abdullah Efendi, Medeni Mehmed Nuri Efendi.
Sadrazamlari : Talat Pasa, Izzet Pasa, Ahmed Tevfik Pasa,Damad Ferid Pasa, Ali Riza Pasa, Hulusi Salih Pasa ve Tevfik Pasa.
Erkek çocuklari: Mehmed Ertugrul Efendi.
Kiz çocuklari: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan,Fatma Ulviye Sultan.
- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
Tarihten 36 padişah'ın kısa kısa yaptıklarını yazmamız istendi. 1 sayfa sürecek sayfada padişah resmi aile bilgileri (saltanat süresi, annesi, babası, zevcesi, çocukları) sizden istediğim padişahların kısa yaptıkları lütfen yardım...!!!
TEŞEKKÜRLER...
Gerekli düzenlemeleri yaparak gerekli olan özeti verdiğim bilgilerden çıkarabilirsiniz
Adı : Osman Gazi
Doğum tarihi : 1258
Doğum yeri : Söğüt
Babası : Ertuğrul
Annesi : Türk
Aşiret olduğu tarih : 1281
Uç reisi olduğu tarih : 1299
Saltanatının sonu : 1326
Tahttan ayrılma sebebi : Oğlu Orhan lehine feragat-ölüm (?)
Saltanatının süresi : 27 yıl
Ölüm tarihi : 1326
Ölüm sebebi : Felç (?)-nikris (gut)
Öldüğü yer : Söğüt-Bursa (?)
Gömülü olduğu yer : Bursa, Hisar içinde Osmaniye meydanında Gümüşlü Kümbet'te.
Devri : Kuruluş devri
Dönemin olayları
Osman Gazi, bağımsızlığını ilân ederek Osmanlı Beyliğini kurdu.-1299
Yenişehir kalesi fethedildi ve komuta merkezi buraya taşındı.-1301
Koyunhisar Savaşı: Osman Bey, Gemlikin güneyindeki Koyunhisarda (Baphaon) yapılan savaşta Bizans ve müttefiklerinden oluşan orduyu bozguna uğrattı.-1302
Dinbaz zaferi: Kestel ve Ulubat kaleleri fethedildi.-1306
İznik kuşatması başladı.-1307
Ulubat gölü üzerindeki Alyos adası, Aygut Alpin oğlu Kara Ali tarafından barış yoluyla teslim alındı.-1308
İznik-İzmit yolu üzerinde yer alan İznikin ileri karakollarından Karahisar (Trikokiya) fethedildi.-1308
Osman Gazinin sadık dostu Harmankaya Tekfuru Köse Mihal, İslâm dinini kabul etti; kalesi ve adamlarıyla Osmanlılara katıldı.-1313
Lefke (Osmaneli), Mekece, Akhisar, Geyve ve gölpınarı yakınındaki Leblebici (Löblüce) kaleleri fethedildi.-1314
Bursa kuşatması başladı.-1314
Orhan Bey ve Nilüfer Hatunun büyük oğlu, geleceğin Rumeli Fatihi Şehzade Süleyman dünyaya geldi.-1316
Osman Gazinin rahatsızlığı nedeniyle oğlu Orhan Bey yönetimi ele aldı.-1320
Orhan Bey, Mudanyayı fethetti.-1321
Küçük bir Türk Beyliği olan Umur-Han Beyliği elindeki Akyazı fethedildi.-1324
İzmit yakınlarındaki Karamürsel, Kara Mürsel Bey tarafından fethedildi.-1324
Bursanın ele geçirilmesini engelleyen önemli kalelerden Orhaneli (Atranos)ele geçirildi.-1325
Şeyh Edebâli öldü.-1326
Orhan Beyin ikinci oğlu Murat Hüdavendigâr doğdu.-1326
On yılı aşkın bir süredir kuşatılan Bursa fethedildi (6 Nisan).-1326
Osmanlı Devletinin kurucusu ve birinci hükümdarı Osman Gazi öldü.-1326
Orhan Bey
Dönemin olayları
2. Osmanlı Padişahı Orhan Bey tahta çıktı.-1326
İstanbul Kartal yakınlarındaki Samandıra (Semendire) ve Aydos fethedildi.-1326
Orhan Gazi adına akçe, gümüş sikke olarak basıldı.-1327
Pelekanon Savaşı: Osmanlılara karşı harekete geçen Bizans İmparatoru Andronikos kumandasındaki Bizans kuvvetleri Pelekanonda (bugünkü Darıca ve Eskihisar arası) Osmanlı ordusuna yenildi.-1329
Uzun süre kuşatma altında olan ve Bizanstan yardım alma umudu kalmayan İznik (Nikea) Osmanlı kuvvetlerine teslim oldu.-1329
Osmanlılar tarafından ele geçirilen İznikteki Büyük Kilise (Ayasofya), camiye dönüştürüldü.-1329
Tasavvuf şairi Âşık Paşa, Kırşehirde öldü.-1332
Taraklı, Mudurnu ve Göynük Türk kasabaları, küçük derebeylerin elinden alınarak Osmanlı topraklarına katıldı.-1333
Gemlik fethedildi.-1334
İznikte Orhan Bey tarafından yaptırılan Hacı Özbek Camiinin yapımı tamamlandı.-1334
İzmit, Hereke, Yalova ve Armutlu çevresi fethedildi.-1337
Karesi Beyliği üzerine yapılan seferde Balıkesir, Manyas, Edincik, Kapıdağ ve çevresi Osmanlı topraklarına katıldı.-1345
Orhan Bey, Bizans İmparatoru VI. Kantakuzenosun kızı Theodora ile evlendi.-1346
Orhan Gazi ile kayınpederi İmparator VI. Kantakuzenos, Üsküdarda bir görüşme yaptı. Bu buluşmada imparator, kendisini batıdan tehdit eden Sırp kralına karşı Türklerden 20.000 kişilik bir yardım sağladı. Türklerde, Rumeli topraklarına geçme fikri bu tarihten sonra yerleşti.-1347
Kadıköy ve Üsküdar fethedildi.-1352
Gerede Türk beyliği toprakları Osmanlı ülkesine bağlandı.-1352
Bolayır yakınlarındaki Çimpe Kalesi, Orhan Beyden yardım isteyen Kantakuzenos tarafından Osmanlılara askerî bir üs olarak verildi. Orhan Gazinin büyük oğlu Şehzade Süleyman Paşa büyük bir orduyla Çanakkale Boğazından Rumeliye geçti. Böylece Balkan fetihlerine başlanmış oldu.-1353
Orhan Beyin oğlu Süleyman Paşa, Ankarayı zaptetti.-1354
Rumeliye geçen Türkler ilk hamlede Gelibolu, Bolayır, Tekirdağ, Keşan ve Malkarayı ele geçirdi. Orhan Beyin oğlu Süleyman Paşa, avlanırken bir kaza sonucu öldü.-1358
Mevlevilîkle ilgili Menakıbul-Arifin adlı eseriyle tanınan mutasavvıf-bilgin Ahmet Eflâkî, Konyada öldü.-1360
Osmanlı Devletinin ikinci padişahı ve Osmanlı devlet teşkilâtının kurucusu Orhan Bey öldü.Ölüm tarihi bazı tarihçilerce 1360 yılı olarak belirtilirse de yapılan son araştırmalar 1362de öldüğünü ortaya koymuştur.-1362
Adı : Murad Hüdavendigar(I. Murad)
Doğum tarihi : 1326
Doğum yeri : Bursa
Babası : Orhan
Annesi : Nilüfer Hatun (Rum)
Tahta çıktığı tarih : 1362
Tahta çıktığında yaşı : 36
Saltanatının sonu : 1389
Tahttan ayrılma sebebi : Ölüm
Saltanatının süresi : 27 yıl
Ölüm tarihi : 1389
Ölüm sebebi : Şehit edildi
Öldüğü yer : Kosova
Gömülü olduğu yer : Bursa, Çekirge, I. Murat Camii ve imareti karşısındaki türbesinde (iç uzuvları, şehit edildiği yerde gömülüdür:Meşhed-i Hüdavendigâr).
Valilikleri : İzmit (1329), Sultanönü (1330), Bursa, Gelibolu (1359)
Devri : Kuruluş devri
Dönemin olayları
3.Osmanlı Padişahı I.Murat tahta geçti.Babası Orhan Beyin sağlığında ağabeyi Süleyman Paşa ile birlikte Trakyanın fethinde görev alan I.Murat,Bursaya giderek idareyi ele aldı.-1362
I.Murat,Karamanoğullarının teşvikiyle isyan edip Ankarayı ele geçiren Ahiler üzerine yürüyerek Ankarayı geri aldı.-1362
Rumeliye geçen I.Murat,Bizanslılar tarafından geri alınan Çorlu ve çevresini ikinci kez ele geçirdi.-1362
Pencik Kanunu ile Yeniçeri Ocağının temeli atıldı.-1362
Babaeski ve Pınarhisar arasındaki Sazlıdere bölgesinde Rum ve Bulgar kuvvetleriyle yapılan meydan savaşı sonunda Edirne zaptedildi.-1363
İpsala,Dedeağaç,Dimetoka,Lüleburgaz,Pınarhisar ve Babaeski fethedildi.-1363
Bursadaki Hüdavendigâr Camii adıyla anılan I.Murat Camiinin yapımı tamamlandı.-1363
Filibe,Lala Şahin Paşa kuvvetlerince ele geçirildi.-1364
Gümülcine ve çevresi Evrenos Bey tarafından fethedildi.-1364
Sırpsındığı Savaşı.-1364
Korsan gemileriyle Osmanlıları tehdit eden Katalanların elindeki Biga fethedildi.-1365
Devlet merkezi,Bursadan Edirneye nakledildi.-1365
Bulgarların elindeki Yanbolu (Diampolis),Kızılağaç ve İhtiman fethedildi.-1367
Hayrabolu,Vize ve Kırkkilise (Kırklareli) fethedildi.-1369
Bulgar Kralı Yuvan Şişman ve Makedonya Sırp kuvvetleriyle savaşan Lala Şahin Paşa,Sofyanın güneyindeki Samakovu fethetti.-1371
Çirmen Savaşı.-1372
Köstendil kuşatıldı.Sırp kralı,Osmanlı devletine vergi ve savaşlarda yardımcı kuvvet vermeyi kabul etti.-1372
Vizeyi almaya çalışan Bizans İmparatoru üzerine yürüyen Osmanlılar İnceğiz,Çatalburgaz ve Ferecik kalelerini ele geçirdi.Yenilgiye uğrayan Bizanslılar barış antlaşması istedi.-1373
Rumelide savaşa son veren I.Murat tarafından Anadoluda tımar ve zeamet teşkilatı kuruldu ve bazı askerî ıslahatlar yapıldı.-1376
I.Muratın büyük oğlu Şehzade Bayezid(geleceğin Yıldırım Bayezidi) Germiyanoğlu Süleyman Şahın kızı Devlet Hatunla evlendi.Süleyman Şah,kızının çeyizi olarak Kütahya,Simav ve Tavşanlıyı Osmanlılara bıraktı.-1378
Sadrazam Çandarlı Halil Hayrettin Paşa tarafından İznikte yaptırılan Yeşil Cami inşaatına başlandı. Mimar Hacı Musaya yaptırılan ve asıl adı Halil Hayrettin Paşa Camii olan bu eser, minaresindeki yeşil çinileri yüzünden Yeşil Camii adı ile tanındı.-1378
Arnavutlukta İştip fethedildi.-1380
Manastır ve Pirlepe, Timurtaş Paşa kuvvetlerince fethedildi.-1382
Uzun süredir kuşatma altında olan Sofya teslim olarak Osmanlı ülkesine katıldı.-1385
Arnavutluktaki Ohri, Çandarlı Halil Paşa ve Evrenos Bey tarafından fethedildi.-1385
Niş, Yahşi Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetlerince fethedildi.-1386
Karaman tahtına oturan Alâeddin Ali Beyin Osmanlı topraklarına saldırısı üzerine Osmanlı-Karaman savaşı başladı. Konya önlerine kadar gelen I. Murat, Karamanlıların sulh teklifini kabul ederek geri çekildi.-1386
Vezir Çandarlı Halil Paşa öldü, yerine oğlu Çandarlı Ali Paşa getirildi.-1387
Osmanlı hâkimiyetini kabul etmiş bulunan Sırp Kralı Lazarla Boşnak, Hırvat ve Arnavut prensleri, Türklere karşı birleşerek harekete geçtiler. Akıncı kumandanlarından Şahin paşa kumandasındaki Türk kuvvetleri Ploşnikte pusuya düşürüldü.-1387
Balkanlardaki ittifakı önlemek üzere harekete geçen I. Murat ve Çandarlı Ali Paşa idaresindeki Osmanlı ordusu, Bulgaristanın önemli kentlerinden Tırnovayı zaptetti. Kayıtsız şartsız teslim olan Bulgaristan Kralı Yuvan Şişman affedilerek vergiye bağlandı.-1388
I. Kosova Savaşı.-1389
Adı : Yıldırım Bayezid (I.Bayezid)
Doğum tarihi : 1360
Doğum yeri : Edirne
Babası : I. Murat
Annesi : Gülçiçek Hatun (Rum)
Tahta çıktığı tarih : Haziran 1389
Tahta çıktığında yaşı : 29
Saltanatının sonu : 28 Temmuz 1402
Tahttan ayrılma sebebi : Tutsaklık
Saltanatının süresi : 13 yıl 1 ay
Ölüm tarihi : 9 Mart 1403
Ölüm sebebi : İntihar
Öldüğü yer : Akşehir
Gömülü olduğu yer : Bursa, Yıldırım Bayezid Camii yanındaki türbesinde.
Devri : Kuruluş devri
Dönemin olayları
Şehzade Yıldırım Bayezid (I. Bayezid), devlet erkânı tarafından savaş meydanında Osmanlı hükümdarı ilân edildi.-1389
Yıldırım Bayezidin ağabeyi Şehzade Yakup, bir saltanat kavgasını önlemek amacıyla Kosovada idam edildi.-1389
Yıldırım Bayezidin en küçük oğlu Çelebi Sultan Mehmet (I. Mehmet) doğdu.-1389
Sırbistan, Osmanlı Devletine bağlandı; Kosova zaferinden sonra Sırp Kralı Lazarın oğlu Etiyen (Stefan), Yıldırım Bayezid tarafından Sırbistan tahtına oturtuldu ve dostluk anlaşması imzalandı. Kral Etiyen, kız kardeşini padişaha eş olarak takdim etti.-1389
Bulgaristan ve Bosna toprakları fethedildi.-1389
Yıldırım Bayezidin ilk Anadolu seferi: Osmanlılara karşı ittifak kuran Saruhan, Aydın, Germiyan, Menteşe, Hamit ve Teke beylikleri, Osmanlı hâkimiyetine alındı.-1390
Anadoluda tek Bizans kenti olarak kalan Alaşehir fethedildi.-1390
Yıldırım Bayezid, Sırp prensesi Olivera ile evlendi.-1390
Çanakkaledeki Gelibolu kalesi yeniden yapılmaya ve çevreye askerî tesisler kurulmaya başlandı.-1390
İstanbul, Osmanlılar tarafından ilk kez kuşatıldı: Bizans a gözdağı vermek için yapılan ve yedi ay süren kuşatma sonunda Bizanslılardan bazı imtiyazlar elde edildi.-1391
Mora yarımadası ve Macaristan çevrelerine çeşitli akınlar yapıldı.-1391
Karaman seferi.-1391
Bizans İmparatoru V.Yuanisin ölümü üzerine,Yıldırım Bayezidin elinde rehine olarak bulunan oğlu II.Manuel Paleologos,Bursadan İstanbula kaçarak Bizans tahtına oturdu.-1391
Kastamonu beyliği fethedildi.-1392
Merkezi Sinop olan Candaroğulları Beyliği,Osmanlı hakimiyeti altına girdi.-1392
Antalya alınarak Hamitoğulları Beyliğine son verildi.-1392
Bulgaristan topraklarına hücum eden Macarlar,Niğbolu ve çevresini ele geçirdi.Yıldırım Bayezidin buraya büyük bir kuvvet göndermesi üzerine Sigismund yönetimindeki Macarlar her şeyi bırakarak kaçtı.-1392
Yıldırım Bayezid komutasındaki Osmanlı ordusu ile Sivas yöresini elinde tutan Kadı Burhanettin komutasındaki ordu arasında Çorum yakınlarında yapılan savaşta Osmanlı ordusu yenildi. Yıldırım Bayezidin oğlu Ertuğrul çatışmada öldü.-1392
Arnavutluktaki İşkodra kenti işgal edildi.-1392
Şehzade Çelebi Mehmet komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Amasyayı işgal etti.-1393
Türklerin egemenliği altındaki Bulgar krallığının başkenti olan Tırnova kalesi ele geçirildi. Böylece siyasi anlamda devam eden Bulgar krallığı tümüyle kaldırılarak Bulgaristanın tamamı ele geçirildi.-1393
İstanbul kuşatması sırasında Bizanslılara yardım eden Avrupa ülkeleri gemilerinin Selânikte demirlemesi üzerine Yıldırım Bayezid, Selâniki kuşattı. Kuşatma sonunda Selânik ele geçirildi.-1394
Selânikten sonra Kuzey Yunanistandaki Yenişehir (Larisa) ve çevresi ele geçirildi.-1394
İşkodranın güney bölgelerine hücum eden Osmanlı kuvvetleri, Arnavutluktaki birçok bölgeyi ele geçirdi.-1394
Yıldırım Bayezid, uzun süre abluka altında tuttuğu İstanbulu ikinci kez kuşattı. Kış mevsiminin yaklaşması üzerine kuşatmaya son verildi.-1395
Yıldırım Bayezid, Mısırdaki Abbasî halifesine elçiler göndererek kendisine sultan unvanının verilmesini istedi.-1395
Niğbolu Zaferi: Niğboluda Haçlılarla karşılaşan Yıldırım Bayezid komutasındaki Osmanlı ordusu, Haçlı ordusunu mağlûp etti.-1396
Niğbolu Zaferi üzerine Mısırdaki Abbasî Halifesi I. Mütevekkil tarafından Yıldırım Bayezide Sultan-ı İklim-i Rum unvanı verildi.-1396
Arnavutluk topraklarına yapılan yeni akınlarda İşkodra çevresi, Kesriye, Draç ve Berat gibi kentler ele geçirildi.-1396
Karadeniz Boğazı girişindeki Şile ele geçirildi.-1396
Boğziçinde Göksu deresi ağzında Anadolu Hisarının yapımına başlandı.-1396
İstanbul üçüncü kez kuşatıldı.-1396
Yunanistan üzerine yapılan sefer sonunda Atina ve çevresi ele geçirildi.-1397
Yunanistan topraklarında ilerleyen Osmanlı kuvvetleri, Mora üzerine yaptığı akınlardan üçüncüsünde Argos kalesini ele geçirdi.-1397
Karaman hükümdarı Alâeddin Ali Beyin yeniden Osmanlı topraklarına saldırması üzerine savaş açan Yıldırım Bayezid, bu savaşı kazandı ve Alâeddin Ali Beyi idam ettirerek Karamanoğulları topraklarını ele geçirdi.-1397
Karadeniz bölgesindeki Samsun, Ordu, Giresun, Çarşamba, Merzifon ve Havzadaki küçük Türk beylikleri ve ellerindeki topraklar Osmanlı yönetimine girdi.-1398
Sivas ve çevresini egemenliğinde bulunduran Kadı Burhanettin Ahmet, Karayülük diye tanınan Akkoyunlu hükümdarı Kara Osman Beyle yaptığı savaşta öldürüldü. Yardım isteyen Sivaslıların çağrısı üzerine Akkoyunlu hükümdarını mağlûp eden Osmanlılar, tüm Sivas çevresini ele geçirdi.-1398
Memlûklere ait olan Malatya, Kâhta, Divriği ve Dulkadiroğulları egemenliğindeki Elbistan, Osmanlı kuvvetlerince ele geçirildi. Böylece Osmanlı toprakları, Fırat boylarına kadar yayılmış oldu.-1399
Bizans İmparatoru II. Manuel Paleologos, Türklere karşı yeni bir Haçlı seferi hazırlamak amacıyla İtalya, Fransa ve İngiltereye gitti.-1399
Irak ve Azerbaycanı işgal ederek Osmanlı Devletiyle komşu olan Timur ile Yıldırım Bayezid arasında, Timurdan kaçarak Osmanlılara sığınan hükümdarlar nedeniyle ortaya çıkan anlaşmazlık giderek düşmanlığa dönüştü.-1399
Bursada Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan Ulu Camii inşaatı bitti.-1400
Dördüncü İstanbul kuşatması:Bizans imparatorunun Avrupa ülkelerini yeni bir Haçlı seferi için örgütlemeye çalışması üzerine Yıldırım Bayezid, İstanbulu dördüncü kez işgal etti.Timurun Anadoluya girmesi üzerine kuşatma kaldırıldı.-1400
Timurun Anadoluya ilk hücumu: Sivas kalesini kuşatan Timur, şehri ele geçirdikten sonra yaptığı katliamda binlerce Osmanlı askerini öldürerek Sivas kalesini yerle bir etti.-1400
Sivas katliamı üzerine, Timurun himayesindeki Erzincana yürüyen Yıldırım Bayezid, Erzincan beyliğini ele geçirdi ve Kemah Kalesini aldı.-1401
Yıldırım Bayezid ile Timur arasında yapılan Ankara Meydan Savaşında Osmanlı ordusunu yenen Timur, Yıldırım Bayezidi esir aldı.-1402
Adı : Çelebi Mehmet (I.Mehmed)
Doğum tarihi : 1379
Doğum yeri : Edirne
Babası : I. Bayezid
Annesi : Devletşah Valide Sultan
Amasya'da hükümdarlığını ilân ettiği tarih : Ağustos, 1402
Amasya ve Bursa'da hükümdarlığını ilân ettiği tarih : 1404 (806)
Edirne'de tahta çıktığı tarih (Fetret devrinin sonu) : 5 Temmuz 1413
Tahta çıktığında yaşı : 26
Saltanatının sonu : 26 Mayıs 1421
Tahttan ayrılma sebebi : Ölüm
Saltanatının süresi : 7 yıl, 11 ay
Ölüm tarihi : 26 Mayıs 1421
Ölüm sebebi : Dizanteri-zehir (?)-felç (?)
Öldüğü yer : Edirne
Gömülü olduğu yer : Bursa, Yeşil türbe
Valilikleri : Amasya (1393-?)
Devri : Fetret devri
Dönemin olayları
Yıldırım Bayezidin oğullarından Şehzade Süleyman Çelebi Edirnede; Mehmet Çelebi Amasyada ve İsa Çelebi Balıkesir ve Bursa yöresinde padişahlığını ilân etti. Böylece Osmanlı toprakları üç hükümetli bir idare altına girmiş oldu.-1402
Timur kuvvetleri, ele geçirdiği Bursa ve İzniki yağma ederek ateşe verdi ve buradaki halkın büyük bir kısmını kılıçtan geçirdi.-1402
Timur, Osmanlıların ele geçirdiği Anadolu beyliklerinin topraklarını eski sahiplerine ve vârislerine iade etti.-1402
Rodos şövalyelerinin elinde bulunan İzmir kalesi ve limanı Timur tarafından fethedilerek Aydınoğullarına verildi.-1402
Timur tarafından tutsak edilen Yıldırım Bayezid, Akşehirde öldü.-1403
Timur ve ordusu, her yeri yağmalayarak ve yakıp yıkarak Anadoludan çekildi.-1403
Amasyada hükümdar olan Yıldırım Bayezidin küçük oğlu Mehmet Çelebi, yönetimleri Timur tarafından Türkmen beylerine bırakılan Niksar, Tokat, Şarkîkarahisar ve Sivası kendi topraklarına kattı.-1403
Edirnede hükümdarlığını ilan eden Süleyman Çelebi (Emir Süleyman) ile Bizans İmparatoru Manuel Paleologos arasında İstanbul Antlaşması imzalandı. Buna göre; İstanbul önlerinden Selânike kadar uzanan Ege sahil bölgesi ile Varnaya kadar uzanan Karadeniz sahil bölgesi, Bizans İmparatoruna bırakıldı. Amasyada hükümdarlığını ilan etmiş bulunan Mehmet Çelebi, Sivas yöresini ele geçirdikten sonra Bursa, Balıkesir ve çevresini kendi topraklarına kattı.-1403
Mehmet Çelebi, kendisine hücum eden büyük kardeşi İsa Çelebiyi Ulubatta yapılan savaşta mağlûp edip öldürttü.-1405
Saruhan ve çevresi Mehmet Çelebi tarafından ele geçirildi.-1405
Timurlenk öldü.-1405
Edirnede hükümdarlığını ilan eden Süleyman Çelebi, kuvvetleriyle birlikte Bursaya geldi ve şehri ele geçirdi. Bursaya sahip olan, ancak ağabeyinin ordusuna karşı koyacak gücü olmayan Mehmet Çelebi, Bursayı terk ederek şehri ve hükümdarlığı büyük kardeşi Süleyman çelebiye bıraktı.-1406
Süleyman Çelebinin sadrazamı Çandarlı Ali Paşa öldü. Babası Çandarlı Hayrettin Paşanın 1387de ölümünden sonra I. Murat, Yıldırım Bayezid ve Fetret Devrinde Süleyman Çelebiye sadrazamlık yapan Çandarlı Ali Paşa, İznike gömüldü.-1406
Osmanlı tahtını ele geçirmek için mücadele eden Musa çelebi, Rumeliye geçti. Süleyman Çelebide bu harekâtı önlemek amacıyla Bursada Edirneye geldi.-1406
Süleyman Çelebi tarafından Bursada inşa ettirilen Yıldırım Bayezid Türbesinin yapımı tamamlandı.-1407
Süleyman Çelebi ile Venedik Cumhuriyeti arasında dostluk antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre; Venedik Cumhuriyetinin, Arnavutluk sahilindeki topraklarının emniyeti karşılığı olarak Osmanlı padişahına yıllık 1600 duka haraç vermesi kararlaştırıldı.-1408
Dönemin büyük şairi Süleyman Çelebi, Bursada, günümüzde de okutulmakta olan dinî edebiyatımızın Mevlid manzumesini tamamladı.-1409
Emir Süleyman (Süleyman Çelebi) vefat etti.-1410
Rumelide Osmanlı tahtına Musa Çelebi çıktı.-1411
Simavna Kadısı oğlu Şeyh Bedrettin kadıaskerliğe tayin edildi.-1411
Musa Çelebinin, Bizans İmparatoru Manuele bir elçi göndererek 1402den beri verilmemiş haraçları istemesi üzerine Bizans ile Emir Süleyman Çelebi zamanında imzalanan antlaşma bozuldu.-1411
Mehmet Çelebi ile Bizans imparatoru arasında ittifak antlaşması imzalandı.İmparator, Mehmet Çelebi kuvvetlerini İstanbul Boğazından Rumeliye geçirmeyi taahhüt etti.-1411
İstanbulu kuşatan Musa Çelebi, Mehmet Çelebinin Rumeliye geçmesi üzerine kuşatmayı kaldırdı.-1412
Kardeşini tahtan indirmek üzere Rumeliye geçen Mehmet Çelebi kuvvetleriyle Musa Çelebi kuvvetleri, Çamurluova bölgesinde karşılaştı. Yapılan savaşta mağlûp olan Musa Çelebi öldürüldü. Çelebi Mehmetin yönetimi ele geçirmesiyle 11 yıl süren Fetret Devri sona erdi. Böylece Mehmet Çelebi, Anadolu ve Rumelideki bütün Osmanlı topraklarını egemenliği altına aldı.-1413
Divan şairlerinden Ahmedî öldü.-1413
İktidar mücadelesini kazanan Mehmet Çelebi (I. Mehmet), Edirnede tahta çıktı.-1413
Büyük bir alim olmasına rağmen fikirleri ile Anadoludaki Türk ve Müslüman camiası için tehlikeli görülen kadıasker Simavnalı Şeyh Bedrettin Mahmut azledildi ve İznikte sürgün olarak oturmaya mahkûm edildi.-1413
Karamanoğlu Mehmet Bey, Bursayı kuşattı. İvaz Paşa tarafından savunulan kenti ele geçiremeyen Karamanoğlu Mehmet Bey, şehrin kenar mahallelerini yıkarak geri çekildi.-1414
Karamanoğlu tarafından kışkırtılan Aydınoğlu Cüneyt Bey isyan etti. Çelebi Sultan Mehmet, üzerine asker gönderince aman dileyip affedildi. Böylece İzmir kenti dışında bütün İzmir ve Aydın bölgesi Osmanlı topraklarına katılmış oldu.-1414
Çelebi Sultan Mehmet, Karaman seferine çıktı. Konya ele geçirildi ve esir düşen Karamanoğlu Mehmet Beyle oğlu Mustafa Bey affedildi. Yapılan antlaşmayla Akşehir ve Ilgın, Karamanoğullarından alınarak Çelebi Sultan Mehmetin dostu ve müttefiki Germiyanoğlu Yakup Beyin topraklarına katıldı.-1415
Karamanoğlu Mehmet Bey, Çelebi Mehmetin Rumelide Musa Çelebi ile savaşmasını fırsat bilerek, Osmanlı topraklarına saldırmıştı. Çelebi Mehmet, Rumelide duruma hâkim olduktan sonra Anadoluya geçti. Cüneytoğullarından İzmiri aldıktan sonra, Karamanoğulları üzerine yürüdü. Akşehir, Beyşehir ve Seydişehir alındı. Karamanoğlu Mehmet, yaptığı üç savaşı da kaybettikten sonra barış istedi.-1415
Osmanlılarla Venedikliler arasında ilk deniz savaşı: Geliboluda yapılan bu savaş sonunda Osmanlıların 27 gemisi Venediklilerin eline geçti.-1416
Çelebi Sultan Mehmetin Eflâk Seferi.-1416
Aydınoğlu Cüneyt Bey, Niğbolu beyliğine atandı.-1416
Çankırı, Tosya ve Kalecik dolayları Candaroğullarından alındı.-1416
Arnavutluktaki Avlonya kenti feshedildi.-1417
Çelebi Sultan Mehmet, 14 yaşındaki büyük oğlu Şehzade Muratı (geleceğin II. Muratı) Amasya valiliğine tayin etti.-1417
Samsun Seferi:Bir kısmı Ceneviz kolonisinin bir kısmı da İsfendiyaroğlu Hızır Beyin elinde olan Samsun, Osmanlı topraklarına katıldı.-1418
Bursada Yeşil Cami adıyla anılan Çelebi Sultan Mehmet Camiinin yapımı tamamlandı.-1419
Timurun saldırıları sırasında Bizanslılar tarafından ele geçirilen Darıca, Hereke, Gebze, Pendik ve Kartal gibi sahil kasaba ve kaleleri ikinci defa fethedildi.-1419
Düzmece Mustafa olayı.-1419
Şeyh Bedrettinin önderliğinde Börklüce Mustafa ile Torlak Kemal kuvvetleri, toprak ve vergi düzeninin bozukluğu sebebiyle ayaklandı. Anadoludaki ilk toplumsal içerikli bu ayaklanma güçlükle bastırılabildi ve Şeyh Bedrettin, Serezde asıldı.-1420
Edirnede katıldığı bir av sırasında kalp krizi geçiren Çelebi Sultan Mehmet öldü.Çelebi Sultan Mehmetin ölümü, halk ve asker arasında karışıklık çıkmaması için duyurulmadı. Şehzade Muratın Amasyadan gelmesine değin yaklaşık 40 gün ölümü herkesten gizlendi.-1421
Adı : II. Murad
Doğum tarihi : 1404
Doğum yeri : Amasya
Babası : I. Mehmet
Annesi : Emine Hatun (Dulkadirli)
Tahta çıktığı tarih : 5 Temmuz 1421
Tahta çıktığında yaşı : 17 yaş, 1 ay
Saltanatının sonu : 1 Aralık 1444
Tahttan ayrılma sebebi : II. Mehmet lehine feragat
Saltanatının süresi : 23 yıl, 5 ay
İkinci defa tahta çıktığı tarih : 1446
Tahta çıktığında yaşı : 42 yaş, 3 ay
Saltanatının sonu : 3 Şubat 1451
Tahttan ayrılma sebebi : Ölüm
Saltanat süresi : 4 yıl, 5 ay
Ölüm tarihi : 3 Şubat 1451
Ölüm sebebi : Felç
Öldüğü yer : Edirne
Gömülü olduğu yer : Bursa, Muradiye Camii yanında kubbesinin üzeri açık olan türbesinde.
Valilikleri : Amasya
Devri : Kuruluş devri
Dönemin olayları
İkinci Murat, Bursada tahta çıktı.-1421
Şehzade Mustafa Çelebi olayı.-1421
II. Muratla amcası Şehzade Mustafa Çelebi arasındaki Ulubat savaşı.-1422
İstanbul kuşatması.-1422
Dinî edebiyatımızım şaheserlerinden Mevlid manzumesinin yazarı Süleyman Çelebi, Bursada öldü.-1422
Osmanlı topraklarına akınlar yapan ve çeşitli huzursuzlukların kaynağı haline gelen Eflâk, Arnavutluk ve Mora üzerine seferler düzenlendi.-1423
Candaroğlu İsfendiyar Beyin Osmanlı hâkimiyetini kabulü.-1424
Almanya ve Macaristanla iki yıl için mütareke imzalandı. 1411de Almanya imparatorluğuna seçilen Macar Kralı Sigismund, on dört yıl sonra tebrik edildi.Kendisine hediye olarak kıymetli Türk halıları ve kumaşları gönderildi; imparator da altın kabzalı bir kılıç, atlar ve kumaşlar yolladı.-1425
Aydınoğlu Cüneyt Bey yakalandı ve idam edildi.-1425
II. Murat tarafından varlığına son verilen Menteşe Beyliği toprakları Osmanlı hâkimiyetine geçti.-1425
Teke Beyliği işgal edildi.-1426
Germiyanoğlu beyi II. Yakup öldü. Bıraktığı vasiyetname gereği, ülke toprakları, varis olarak gösterdiği II. Murata verilerek Osmanlı hakimiyetine girdi.-1427
Bayramîliğin kurucusu Mutasavvıf Hacı Bayram Veli, Ankarada öldü.-1429
Sadrazam Çandarlı İbrahim Paşa öldü.-1429
Din alimlerinden Mutasavvıf Emir Sultan, Bursada öldü.-1429
Venediklilerin eline geçmiş bulunan Selânik, üçüncü kez ele geçirildi.-1430
Divan edebiyatının önemli şairlerinden Şeyhî öldü.-1431
İtalyan beylerinin hâkimiyeti altındaki Yahya halkı, II. Murata başvurarak özgürlüklerine dokunulmaması koşuluyla kenti Osmanlı idaresine teslim ettiler.-1431
Geleceğin İstanbul Fatihi Şehzade Mehmet (Fatih Sultan Mehmet), Edirnede doğdu.-1432
Osmanlılar aleyhine Macaristan ve Eflâk hükümetleriyle işbirliği yapan ve Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğlu İbrahim Bey, Konyada mağlûp edildi.Yenilen İbrahim Bey, İçelin dağlık bölgelerine kaçtı.-1435
Sırp Kralı Yorgi Brankoviç, güzelliğiyle meşhur kızı Prenses Marayı II. Murata eş olarak sundu ve Sırp Krallığı, Osmanlı Devletine bağlandı.-1435
Edirnede Muradiye Camii yapıldı.-1436
Evrenosoğlu Ali Beyin kumandasında Macaristana bir akın düzenleyen Türk akıncıları, Trasilvanyaya kadar ilerlediler.-1437
II. Murat, Macar kralı ile ittifak yapan Sırp Kralı Jorj Brankoviçin oturduğu başkent Semendireyi fethetti. Kızı Marayı II. Murata vererek akraba olan Brankoviç ise yenilgi üzerine Macaristana kaçtı.-1439
Belgrad kuşatması:Osmanlı ordusu ile Sırp ordusu arasında yapılan savaşlarda bir netice alınamadı ve altı ay süren kuşatma, bir sonuç alınamadan kaldırıldı.-1441
Transilvanya prensi ve Macar ordusu Başkumandanı Jan Hunyat (Hunyadi Yanoş), Mezid Bey kumandasında Transilvanyaya giren Türk akıncılarını Hermanstad (Erdel) önünde mağlûp etti. Mezid Bey ve oğluyla birlikte 20.000 Türk akıncısı öldürüldü.-1442
Jan Hunyat (Hunyadi Yanoş), Hermanstad (Erdel) yenilgisinin intikamını almak için sefer düzenleyen Hadım Lala Şahabettin Şahin Paşa komutasındaki 40.000 kişilik Osmanlı ordusunu Vegasda yapılan savaşta ikinci kez mağlûp etti.-1442
Karamanoğlu Seferi.-1443
Avrupa ülkelerini harekete geçirip Türklere karşı yeni bir Haçlı seferi düzenleyen Jan Hunyat (Hunyadi Yanoş), Sofya yakınlarındaki İzladi Derbendi ve Niş yakınlarındaki Morovada yapılan savaşlarda Osmanlı ordusunu mağlûp etti.-1444
Edirne-Segedin Antlaşması.-1444
II. Murat padişahlıktan çekildi.-1444
Varna Savaşı kazanıldı (10 Kasım 1444).-1444
Yeniçerilerin başlattığı Buçuktepe İsyanı üzerine II. Mehmet tahttan çekildi ve babası II. Murat yeniden tahta çıktı.-1445
İkinci kez tahta çıkan II. Murat, Mora şehirlerini geri alan Prens Constaniosa karşı Mora seferine çıktı. Savaşta yenilen Mora despotu haraca bağlandı ve Mora kentleri tekrar Osmanlı egemenliğini altına girdi.-1446
II. Murat, Arnavutluk kraliyet ailesinden İskender Beyin isyan etmesi üzerine Arnavutluka bir sefer düzenledi. Kroya (Akçahisar) Kalesi kuşatıldı ve yeni bir Haçlı seferi tehlikesi üzerine kuşatma yarım bırakıldı.-1447
İkinci Kosova Savaşı.-1448
Arnavutlukta isyan eden İskender Beye karşı ikinci bir Arnavut seferi düzenlendi. Berat kenti ele geçirildi. Kroya (Akçahisar) Kalesi ikinci kez kuşatıldıysa da alınamadı.-1450
Bir felç geçiren II. Murat, Edirnede öldü. Bursaya nakledilen cenazesi, kendisinin yaptırdığı Büyük Caminin yanındaki türbesine defnedildi.-1450
Adı : Fatih Sultan Mehmet
Doğum tarihi : 30 Mart 1432
Doğum yeri : Edirne
Babası : II. Murat
Annesi : Hümâ Hatun
Aşiret olduğu tarih : 1 Aralık 1444
Birinci kez tahta çıktığı tarih : 1 Aralık 1444
Tahta çıktığında yaşı : 12 yaş, 8 ay
Tahttan ayrılma sebebi : Babası lehine terk
Saltanatının süresi : 1 yıl, 9 ay
İkinci kez tahta çıktığı tarih : 18 Şubat 1451
Tahta çıktığında yaşı : 18 yaş, 11 ay
Tahttan ayrılma sebebi : Oğlu Orhan lehine feragat-ölüm (?)
Saltanatının sonu : 3 Mayıs 1481
Tahttan ayrılma sebebi : Ölüm
Saltanat süresi : 30 yıl, 3 ay
Ölüm tarihi : 3 Mayıs 1481
Ölüm sebebi : Nikris-şeker-zehir (?)
Öldüğü yer : Gebze-Hünkâr çayırı
Gömülü olduğu yer : İstanbul, Fatih Camii mihrabı önündeki türbesinde.
Valilikleri : Amasya (1437-1439); Manisa (1439-1444, 1446-1451)
Devri : Kuruluş devri
Dönemin olayları
Geleceğin Fatih Sultan Mehmeti II. Mehmet, babası II. Muratın ölümü üzerine Edirnede tahta çıktı.-1451
II. Muratın cenazesi Bursaya nakledilerek kendisinin yaptırdığı Muradiye Camiinin yanındaki türbesine gömüldü.-1451
II. Mehmetin çok küçük yaştaki kardeşi Şehzade Ahmet, Nizam-ı Âlem için boğularak öldürüldü. Bu tarihten sonra Kanunname-i Âl-i Osmana, şehzadelerin saltanat kavgalarına son vermek amacıyla öldürülmesinin yasalara uygun olduğunu belirten bir madde kondu.-1451
Dinî edebiyatın Mevlid gibi bestelenerek okunan eserlerinden biri olan Muhammediye yazarı Yazıcıoğlu Mehmet Efendi, Geliboluda öldü.-1451
Karamanoğlu İbrahim Beyin Osmanlı topraklarına saldırması üzerine II. Mehmet, Karaman seferine çıktı. Barış isteyen Karamanoğlu İbrahim Beyin teklifi kabul edildi.-1451
II. Mehmet, Bizansa gelecek yardımları önlemek ve İstanbulu kuşatmada üst olarak kullanacağı Rumeli Hisarının yapımına başladı.-1452
Rumeli Hisarının yapımına engel olamayan Bizans İmparatoru, Osmanlı Devletine savaş ilan etti ve sur kapılarını ördürerek kapattı.-1452
2 Nisan: II. Mehmetin, Edirnede döktürdüğü ve Şubat ayında yola çıkan Şahi adı verilen büyük top İstanbul önlerine getirildi.-1453
5 Nisan: Bizanslılar, gemilerin girmesini önlemek amacıyla İstanbul halicine zincir gerdiler.-1453
6 Nisan: İstanbul kuşatması başladı.-1453
12 Nisan: Osmanlı donanması Dolmabahçe önlerine demirledi.-1453
18 Nisan: İstanbul çevresindeki adalar fethedildi.-1453
20 Nisan: Bizansın yardımına gelen 5 gemi Osmanlı donanmasından kurtulup Haliçe girdi.-1453
22 Nisan: Osmanlı donanmasına ait gemiler karadan taşınarak Haliçe indirildi.-1453
23 Nisan: Osmanlı askerleri Haliçte köprü kurdu. Bizans imparatoru, II. Mehmete barış teklifinde bulundu.-1453
18 Mayıs: Kuşatmada önemli rol oynayan tekerlekli kule, surların önünde kullanıldı.-1453
28 Mayıs: II. Mehmet, genel saldırıdan önce Bizans imparatoruna, teslim olması teklifinde bulundu.-1453
29 Mayıs: Genel saldırıya geçen Türk kuvvetleri, sabah saatlerinde İstanbulu fethetti. Fethi gerçekleştiren ve bundan böyle Fatih Sultan Mehmet olarak anılacak olan II. Mehmet, İstanbula girdi. İstanbul başkent oldu.-1453
1 Haziran:Bizansın en önemli eserlerinden Ayasofya Kilisesi, camiye dönüştürüldü. Bizanslılarla anlaştığı öne sürülerek azledilen Sadrazam Çandarlı Halil Paşa idam edildi.Yerine Mahmut Paşa getirildi.-1453
Fatih Sultan Mehmet, yeni bir Rum Ortodoks patrik tayin etti.-1453
İstanbul Beyazıtta şimdiki üniversite binasının bulunduğu yerdeki Eski Sarayın yapımı tamamlandı.-1454
Birinci Sırbistan seferi.-1454
İkinci Sırbistan seferi.-1455
Arnavutlukta Berat zaferi.-1455
Üçüncü Sırbistan Seferi ve Belgrad Kuşatması.-1456
Belgrad kuşatmasında yaralanan Sırp Hükümdarı Hunyadi Yunoş öldü (11 Ağustos).-1456
Cenevizlilere ait olan Enez ve Ege adalarından Semadirek ve Taşoz fethedildi.-1456
Birinci Mora Seferi ve Atinanın fethi.-1458
Sırbistanda çıkan karışıklıklar üzerine bu ülkeye sefer yapıldı ve Semendire kuşatıldıysa da alınamadı.-1458
İstanbul surlarının Yedikule kısmında iki yeni sur ve kulelerin inşaatı tamamlandı.-1458
Semendire Savaşı.-1459
Eyüp Camii ve türbesinin inşaatı tamamlandı.-1459
Din bilgini ve Fatih Sultan Mehmetin hocası Akşemsettin öldü.-1459
İkinci Mora Seferi.-1460
Cenevizlilerin egemenliğindeki Amasra fethedildi.-1461
Sinop ve çevresine egemen olan İsfendiyaroğulları Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı.-1461
Trabzon Rum İmparatorluğu fethedildi.-1461
Midilli Adası fethedildi.-1462
Eflâk prensliği, Osmanlılara bağlı bir eyalet haline getirildi.-1462
İstanbuldaki Fatih Camiinin inşaatına başlandı.-1463
Bosna ve Hersek krallığı fethedildi.-1463
Karada ve denizde 16 yıl sürecek Osmanlı-Venedik savaşı başladı.-1463
Karamanoğlu İbrahim Beyin ölmesi üzerine çocukları arasında taht mücadelesi başladı.-1464
Arnavutluk üzerine sefere çıkan Fatih Sultan Mehmet, Elbasan kalesini yaptırdı ve Akçahisar hariç tüm Arnavutluku ele geçirdi.-1466
Karamanoğlu toprakları Osmanlılara katıldı.-1466
Sadrazam Mahmut Paşa azledildi ve yerine Mehmet Paşa sadrazam oldu.-1466
Arnavutluk hükümdarı İskender Kastriyoti öldü.-1468
Fatih Sultan Mehmetin 9 yaşındaki oğlu Şehzade Cem, Kastamonu valiliğine tayin edildi.-1468
Karamanoğullarının İçeldeki kuvvetlerine karşı sefere çıkan Rum Mehmet Paşa , Ermenek, Aksaray ve İçeli aldıktan sonra Silifke civarında yenilgiye uğrayınca sadrazamlıktan azledildi. Yerine İshak Paşa getirildi.-1469
Venediklilerin egemenliğindeki Eğriboz adası fethedildi.-1470
Fatih Camii inşaatı tamamlandı.-1470
Sadrazam İshak Paşa, Karamanoğulları beyliğine karşı sefere çıktı. Niğde, Üçhisar ve Ortahisar kaleleri ele geçirildi.-1470
Gedik Ahmet Paşa kumandasındaki Osmanlı kuvvetlerince kuşatılan Alâiyye (Alanya) beyliği ele geçirildi.-1471
Venediklilerle yaptığı anlaşmaya güvenen Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan, yeğeni Yusufça Mirza komutasındaki askerleriyle Karamanoğlu topraklarını eski sahiplerine geri vermek amacıyla Osmanlı ordusuna saldırdı. Yapılan savaşta Gedik Ahmet Paşa kuvvetleri yenildi.-1472
Fatih Sultan Mehmet, Konyada valilik yapan Şehzade Mustafayı Yusufça Mirza kuvvetleri üzerine göndererek yenilginin öcünü almasını istedi.Beyşehir Gölü yakınlarındaki Kırelide yapılan savaşta Osmanlı ordusu, Yusufça Mirzayı yendi ve esir aldı.-1472
Topkapı Sarayının (o zamanki adıyla Yeni Saray) yapımına başlandı.-1472
Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Topkapı Sarayı çevresindeki Çinili Köşk inşaatı bitti.-1472
Murat Paşa tarafından yaptırılan İstanbul Aksaraydaki Murat Paşa Camii ve külliyesi inşaatı tamamlandı.-1472
Otlukbeli Savaşı (11 Ağustos).-1473
Akkoyunlularla ittifak yapan Venedik, Papalık ve Rodos şövalyelerinin gemilerinden oluşan bir donanmayla Antalya, İzmir ve Midilli limanlarına saldırarak her tarafı yakıp yıktılar.-1473
Kastamonu valiliği yapmakta olan Şehzade Cem, Şehzade Mustafanın ölümü nedeniyle boşalan Karaman (Konya) valiliğine tayin edildi.-1474
Osmanlı ordusu, Venediklilerin elinde bulunan İşkodrayı kuşattı.Üç buçuk ay süren kuşatma sonunda çok kayıp verildiği için kent ele geçirilemedi ve kuşatma kaldırıldı.-1474
Otlukbeli Savaşından sonra azledilen Sadrazam Mehmet Paşa idam edildi, yerine Gedik Ahmet Paşa tekrar sadrazam oldu.-1474
Fatih Döneminin ünlü astronomu ve matematikçisi bilgin Ali Kuşçu, İstanbulda öldü (16 Aralık).-1474
Sadrazam Mahmut Paşa tarafından yaptırılan İstanbul Mahmutpaşa semtindeki Mahmut Paşa Camii ve külliyesinin yapımı tamalandı.-1474
Osmanlıların Boğdan adını verdikleri Romanyadaki Moldova prensliğine hücum eden Osmanlı ordusu yenilgiye uğradı ve büyük kayıplar verdi.-1475
Kırımdaki karışıklıklar üzerine gönderilen Osmanlı donanması buradaki Kefe kalesini ve çevresini ele geçirdi. Böylece Kırım Hanlığı, Osmanlı yönetimi altına girmiş oldu. Kırım Hanlığına da Mengi Giray getirildi.-1475
Fatih Sultan Mehmetin Boğdan seferi.-1476
Arnavutluk üzerine sefer yapmaktan kaçınan Arnavut asıllı sadrazam Gedik Ahmet Paşa, azledildi ve hapse atıldı. Yerine Karamanî Mehmet Paşa getirildi.-1477
Venediklilerin elinde olan Kuzey Yunanistandaki İnebahtı (Leponto) kalesi kuşatıldıysa da ele geçirilemedi.-1477
Arnavutluktaki Akçahisar (Kroya) kalesi, on üç aylık bir kuşatma sonunda fethedildi (16 Haziran).-1478
Fatih Sultan Mehmet, Akçahisardan sonra İşkodrayı kuşattı. Üç ay süren kuşatma sırasında çevredeki kaleler fethedildiyse de kışın yaklaşması nedeniyle çevrede bir kuvvet bırakılarak kuşatmaya son verildi.-1478
Tutuklanarak Rumeli Hisarına hapsedilen eski sadrazam Gedik Ahmet Paşa affedilerek Selânike tayin edildi.-1478
Osmanlı-Venedik barışı.-1479
Yunanistanın batı sahilindeki Levkas (Aya Mavri), Kefalonya ve Zenta adaları Gedik Ahmet Paşa yönetimindeki Osmanlı donanması tarafından zaptedildi.-1479
Fatih Sultan Mehmetin Venedikten bir ressam gönderilmesini istemesi üzerine seçilen İtalyan ressam Gentile Bellini İstanbula geldi.-1479
İtalya seferi ve Otranto limanının fethi.-1480
Rodos kuşatması.-1480
Osmanlı Devletinde adalet işlerine bakan kazaskerlik makamı, Anadolu ve Rumeli kazaskerliği adıyla ikiye ayrıldı.-1480
Doğuya Doğru bir sefere çıkan Fatih Sultan Mehmet, Maltepe yakınlarındaki Hünkâr çayırında hastalanarak öldü (3 Mayıs).-1481
Adı : II. Beyazid
Doğum tarihi : Ocak 1448
Doğum yeri : İstanbul
Babası : II. Mehmet
Annesi : Gülbahar Valide Sultan (Dulkadirli)
Tahta çıktığı tarih : 4 Mayıs 1481
Tahta çıktığında yaşı : 33 yaş 4 ay
Saltanatının Sonu : 24 Nisan 1512
Tahttan ayrılma sebebi : Ölüm
Saltanatının süresi : 22 yıl
Ölüm tarihi : 26 Mayıs 1512
Ölüm sebebi : İntihar (rivayet)
Öldüğü yer : Çorlu dolayında, Dimetoka'ya giderken
Gömülü olduğu yer : İstanbul, Bayezid Camii mihrabı önündeki türbesi
Devri : Yükselme devri
Dönemin olayları
Fatih Sultan Mehmetin ölümü üzerine oğulları II. Bayezid ve Cem Sultan arasında iktidar mücadelesi başladı.-1481
II. Bayezid, valilik yapmakta olduğu Amasyadan İstanbula gelip tahta çıktı (21 Mayıs).-1481
II. Bayezid kuvvetlerini Bursada yenen Şehzade Cemde Bursada tahta çıktı (28 Mayıs).-1481
II. Bayezid komutasındaki Osmanlı ordusu ile Şehzade Cemin kuvvetleri arasında Bursa yakınlarındaki Yenişehirde yapılan savaşta yenilen Cem Sultan önce Konyaya, ardından da Mısıra kaçtı.-1481
İtalya topraklarından Otrantoyu işgal eden Gedik Ahmet Paşanın, Fatihin ölümü üzerine İstanbula çağrılmasından sonra bir saldırı düzenleyen İtalyanlar kaleyi geri aldı.-1481
Kahirede Memlûklere sığınan Cem Sultan, Karamanoğullarının daveti üzerine Anadoluya geçti ve Konyada Osmanlı ordusuyla yaptığı savaşlarda mağlûp oldu ve önce Rodosa, ardından da Fransaya gitti.-1482
II. Bayezid, Cem Sultanla mücadelesinde kendi yanında olan, ancak Cemden yana olduğundan kuşkulandığı Sadrazam Gedik Ahmet Paşayı idam ettirdi (18 Kasım).-1482
Osmanlı-Venedik barış antlaşması yenilendi.-1482
II. Bayezid Morova seferine çıktı.-1483
Cem Sultan olayları nedeniyle ihmal edilen Hersekte başlayan karışıklıklar üzerine Hersek yeniden işgal edildi.-1483
Karamanoğlu Kasım Beyin ölümü üzerine yönetimindeki İçel Beyliğine Mahmut Bey getirildi.-1483
II. Bayezid, Boğdan (Moldova) üzerine sefere çıktı.Tuna üzerindeki Kilya (Kili) kalesi ve Akkerman kaleleri fethedildi. Bu seferde Kırım ordusu, Osmanlı ordusu yanında yer aldı.Boğdanın fethi ile Karadenizin kuzeybatı ve güney kıyıları Osmanlı hakimiyeti altına girmiş oldu.-1484
Osmanlı Devleti ile Mısırdaki Memlûkler arasındaki altı yıl sürecek olan savaş başladı.-1485
İstanbuldaki Davut Paşa Külliyesinin yapımı tamamlandı.-1485
Osmanlılar ile Memlûkler arasında Adanada yapılan savaşta Osmanlı ordusu yenildi. Komutan Hersekzade Ahmet Paşa esir alınarak Kahireye götürüldü.Tarsus ve Adana, Memlûklerin eline geçti.-1486
Tanrısal aşkı dile getiren Tazarruname yazarı, matematikçi, bilgin ve sadrazam Sinan Paşa öldü.-1486
II. Bayezid tarafından Amasyada yaptırılan II. Bayezid Camii inşaatı tamamlandı.-1486
İstanbul Yedikuledeki Studios Manastırının bir parçası olan Ayios loannes Prodromos (Vaftizci Yahya) Kilisesi, kiliseden camiye çevrilerek İmrahor Camii adıyla ibadete açıldı.-1486
II. Bayezid tarafından Edirnede yaptırılan II. Bayezid Camii ve külliyesi inşaatı tamamlandı.-1487
Memlûk kuvvetleriyle Osmanlı ordusunun Tarsus-Adana arasındaki Ağaçayırında yaptıkları savaşta Osmanlı ordusu mağlûp oldu.-1488
Rodos şövalyeleri tarafından Papalık makamına satılan Cem Sultan, Fransadan Romaya gönderildi.-1488
Osmanlı şeyhülislâmlarından, Fatihin hocası Molla Gürani İstanbulda öldü.-1488
İstanbuldaki ilk büyük şiddetli depremde birçok ev yıkıldı (16 Ocak).-1489
Memlûkler tarafından kuşatılan Adana teslim oldu.-1489
II. Bayezid tarafından Çorum-Osmancık arasında yaptırılan II. Bayezid köprüsü inşaatı tamamlandı.-1489
Osmanlı Devleti ile Lehistan (Polonya) arasında barış antlaşması imzalandı.-1490
Dulkadiroğlu Beyliğinin de Memlûkler yanına geçmesiyle oluşan ordu ile Osmanlı kuvvetleri arasında Kayseride yapılan savaşta Osmanlı ordusu mağlûp oldu.-1490
II. Bayezidin hazinedarbaşısı tarafından İstanbul Divanyolunda yaptırılan Firuzağa Camii inşaatı tamamlandı.-1490
Osmanlı Devleti ile Mısırdaki Memlûk Devleti arasında altı yıl devam eden savaş, Kahirede yapılan barış antlaşmasıyla son buldu. Her iki taraf için de büyük kayıplara neden olan bu savaşlar, Tunus beyinin aracılığı ile sona erdi. Osmanlılar, bu savaşlarda ele geçirmiş oldukları Çukurova yöresini (Mekke ve Medine evkafına ait olması nedeniyle) Memlûklere bıraktılar.-1491
İstanbul Tünelde Galip Dede Dergâhı olarak da anılan Galata Mevlevihanesi inşaatı bitti.-1491
Macaristan seferi ve Belgrad kuşatması.-1492
Bosna Beylerbeyi Yakup Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Hırvatistanın Kırbova (Adbina) bölgesinde Macarlarla yaptığı savaşta Macar ordusunu mağlûp etti ve büyük kayıp verdirdi.-1493
Napoliye getirilirken hastalanan Cem Sultan öldü (25 Şubat).-1495
İlk Rus elçisi İstanbula geldi.Ancak Mihail Pleçsef adındaki bu elçi, görgü kurallarını bilmeyen kaba bir adam olduğu gerekçesiyle padişah tarafından kabul edilmeden ülkesine geri gönderildi.-1495
Venediklilere bağlı bulunan Karadağ Beyliği, Osmanlı koruması altına alındı.-1497
XV. Yüzyılın en önemli divan şairlerinden Ahmet Paşa, Bursada öldü.-1497
II. Bayezide 15 yıl sadrazamlık yapan Davut Paşa azledildi. İstanbulun bir semtine de adı verilen Davut Paşa, cami, medrese ve birçok çeşme yaptırmıştı.-1497
Azledilen Davut Paşanın yerine Hersekzade Ahmet Paşa getirildi.-1497
Lehistan (Polonya) Kralı Jean Arbertin, Boğdana saldırması üzerine Silistre Sancakbeyi Bali Bey komutasındaki Türk akıncıları Lehistandaki birçok kaleyi ele geçirip Varşova yakınlarına kadar sokuldular ve pek çok ganimet ele geçirdiler.-1498
Sadrazam Hersekzade Ahmet Paşa azledildi, yerine Çandarlı İbrahim Paşa tayin edildi.-1498
II. Bayezidin Yunan Seferi.-1499
Burak Reisin Sapienza Zaferi (28 Temmuz).-1499
Cem Sultanın İtalyadan getirilen cenazesi Bursadaki Muradiye türbesine gömüldü.-1499
Karadan ve denizden kuşatılan İnebahtı fethedildi (30 Ağustos).-1499
Venediklilere ait olan Mora yarımadasının güneyindeki Modon kenti, II. Bayezid tarafından fethedildi. Donanmanın da denizden saldırması ile Modondan başka Koron ve Navarin kentleri de Osmanlıların eline geçti.-1500
İstanbuldaki Bayezid Camiinin temel atma töreni yapıldı.-1501
Midilli adasını ele geçiren Fransız donanmasına karşı saldırıya geçen Osmanlı kuvvetleri Fransızları mağlûp etti.Yenilen Fransız donanması kaçtı. Arnavutluk kıyısındaki Dıraç limanı ve kenti fethedildi.-1501
Arnavutluk kıyısındaki Dıraç limanı ve kenti fethedildi.-1501
Avarız vergisi alınmaya başlandı: Avrupadaki Hıristiyan ittifakına karşı açılan seferlerin masraflarını karşılamak amacıyla her evden 10 akçe alınmasıyla başlayan bu vergi Tanzimat dönemine kadar devam etti.-1501
Osmanlı-Venedik Barışı imzalandı.-1502
Osmanlılarla Macarlar arasında barış anlaşması yapıldı.-1503
Sadrazam Hadem Halil Paşa azledildi; yerine ise tekrar Hersekzade Ahmet Paşa getirildi.-1503
1501 yılında temeli atılan Bayezid Camiinin yapımı tamamlandı.-1505
İkinci kez sadrazam olan Hersekzade Ahmet Paşa azledildi ve yerine tekrar Hadım Ali Paşa tayin edildi.-1506
Divan şairlerinden Mihri Hatun, Amasyada öldü.-1506
Bayezid Camii külliyesine bağlı olan Bayezid Medresesi açıldı.-1507
Divan şairi Necati öldü.-1508
Yusuf ile Züleyha yazarı divan şairi Hamdullah Çelebi öldü.-1508
Şehzade Korkut, Manisaya tayin isteğinin kabul edilmemesi üzerine Mısıra iltica etti.-1509
İstanbulda deprem: Küçük Kıyamet adı verilen deprem sonunda İstanbul yerle bir oldu (22 Ağustos)-1509
Deprem sonucu yıkılan İstanbul; Anadolu ve Rumeliden getirilen seksen bin kişiyle yeniden inşa edildi-1510
Rumeli sancaklarından birine naklini isteyen geleceğin Yavuz Sultan Selimi Şehzade Selim, bu isteği reddedilince, kardeşi Şehzade Ahmetin padişah olmaması için Edirneye gelerek saltanatını ilan etti. 40 bin kişilik bir orduya sahip olan Şehzade Selim, Çorluda babası II. Bayezid ile yaptığı savaşta mağlûp oldu ve Kefeye kaçtı.-1511
İstanbul hükümeti tarafından tahta çağrılan Şehzade Ahmetin yola çıkması üzerine Selim taraftarı yeniçeriler isyan etti.-1511
Saray önünde toplanan yeniçerilerin, Şehzade Selimin başa geçmesini istemeleri üzerine Selim, tahta çağrıldı ve İstanbulda büyük bir merasimle karşılandı.-1512
Şehzade Selimin ve yeniçerilerin baskılarına dayanamayan II. Bayezid, tahttan çekildi ve yerine, gelecekte Yavuz Sultan Selim olarak anılacak I. Selim tahta çıktı.-1512
Yavuz Sultan Selim Halepe girdi (28 Ağustos).-1516
Adı : Yavuz Sultan Selim
Doğum tarihi : 1470
Doğum yeri : Amasya
Babası : II. Bayezid
Annesi : Ayşe Hatun (Dulkadirli)
Tahta çıktığı tarih : 24 Nisan 1512
Tahta çıktığında yaşı : 42 yaş
Saltanatının sonu : 22 Eylül 1520
Tahttan ayrılma sebebi : Ölüm
Saltanatının süresi : 8 yıl, 5 ay
Ölüm tarihi : 22 Eylül 1520
Ölüm sebebi : Kanser
Öldüğü yer : Çorlu
Gömülü olduğu yer : İstanbul, Sultan Selim Camii mihrabı önündeki türbesinde.
Valilikleri : Trabzon (1494-1510), Semendire (1511)
Devri : Yükselme devri
Dönemin olayları
II. Bayezidin tahtı bırakmak zorunda kalarak ayrılması üzerine başa geçen Şehzade I. Selim (Yavuz Sultan Selim) İstanbulda tahta çıktı.-1512
II. Bayezidin ölümü.-1512
Anadoluda isyan edan Şehzade Ahmet, Amasyaya saldırdı ve kenti ele geçirerek padişahlığını ilan etti.-1512
Sadrazam Koca Mustafa Paşa idam edildi.-1512
Yavuz Sultan Selim, babaları daha önce ölmüş olan 5 yeğenini idam ettirdi.-1512
Yavuz Sultan Selim, yeniden iktidar mücadelesine başlayacağını haber aldığı kardeşi Manisa Valisi Şehzade Korkutu idam ettirdi.-1513
Yavuz Sultan Selime karşı taht mücadelesine başlayan öteki kardeşi Şehzade Ahmet, Mudanyada yapılan savaşta yenildi ve idam edilerek öldürüldü.-1513
Yavuz Sultan Selim, İran seferine çıktı (26 Mayıs)-1514
Çaldıran Savaşı: İran Hükümdarı Şah İsmail kuvvetleriyle Van Gölünün kuzeyindeki Çaldıranda karşılaşan Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail kuvvetlerini mağlûp etti.-1514
Kışı Amasyada geçiren ve tekrar İrana yürümek isteyen Yavuz Sultan Selime karşı çıkan yeniçeriler isyan etti.Yavuz Sultan Selim, askeri bu isyana teşvik eden Sadrazam Ahmet Paşayı idam ettirdi.-1515
Amasyadan Kemah üzerine yürüyen Yavuz Sultan Selim, Kemah ve tüm Dulkadiroğulları ülkesini Osmanlı topraklarına kattı.-1515
İran seferini tamamlayan Yavuz Sultan Selim, İstanbula döndü ve İran seferinde askeri kışkırtmakla suçladığı kazasker ve tarihçi Tacızade Cafer Çelebi ile Sekbanbaşı Balyemez Osman Ağayı idam ettirdi.-1515
Yavuz Sultan Selimin İstanbula dönmesini fırsat bilen Şah İsmail yanlısı Kara Han kuvvetleri Diyarbakırı ele geçirdi. Bunun üzerine bu kente büyük kuvvetler gönderilmesi kararlaştırıldı. Bıyıklı Mehmet Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu, durumun kötüye gittiğini gören Kara Hanın kaçmasıyla Diyarbakırı olaysız ele geçirdi.-1515
Diyarbakırı ele geçiren Bıyıklı Mehmet Paşa, Mardin yakınlarındaki Koçhisarda yaptığı savaşta Şah İsmail kuvvetlerini yendi.Böylece Güneydoğu Anadolu toprakları Osmanlı Devletine geçti ve Mısırın fethi yolu açılmış oldu (26 Nisan).-1516
Yavuz Sultan Selimin Mısır Seferi ve Mercidabık Savaşı.-1516
Şama doğru harekete geçen Yavuz Sultan Selim, teslim olan Hama kentine girdi (19 Eylül).-1516
Yavuz Sultan Selim, Şam kentine girdi (27 Eylül).-1516
Sadrazam Sinan Paşa, Memlûk komutanı Canberdi Gazali komutasındaki orduyu Gazze yakınlarındaki Han Yunusta mağlûp etti (21 Aralık).-1516
Yavuz Sultan Selim, Kudüse girdi (30 Aralık).-1516
Yavuz Sultan Selim, Gazzeye girdi (2 Ocak).-1517
Mısır seferine karşı çıkan ve orduyu Sina çölünden geçirmenin imkansız olduğunu ileri süren Sadrazam Hüseyin Paşa idam edildi.-1517
Ridaniye Savaşı (22 Ocak).-1517
Kahirenin fethi (29 Ocak).-1517
Osmanlı topraklarına katılan Hicazdaki Kutsal Emanetler Yavuz Sultana teslim edildi.-1517
Osmanlı donanması İstanbula döndü.-1517
Yavuz Sultan Selim, Mısırdan ayrılarak Suriyeye geçti.-1517
Mısır seferine ve fethedilen Mısıra Çerkez Hayır Beyin tayin edilmesine sitem eden Sadrazam Yunus Paşanın idam edilmesi üzerine sadrazamlığa Piri Mehmet Paşa getirildi.-1518
İki yıla aşkın bir süredir devam eden Mısır seferini başarıyla bitiren Yavuz Sultan Selim, İstanbula döndü. Bir süre İstanbulda kalan padişah daha sonra Edirneye gitti.-1518
Anadoluda ilk Celâli İsyanı.-1519
Cezayir beyi Barbaros Hayrettin, Yavuz Sultan Selime başvurarak Osmanlılara bağlanmak istediğini bildirdi. Teklifi kabul edilen Barbaros Hayrettine Cezayir Beylerbeyliği verildi.-1519
Yavuz Sultan Selim, büyük bir donanma yapımına kara verdi ve görevlendirdiği Piri Mehmet Paşadan, Haliçte yeni bir tersane yapılmasını istedi.-1519
İstanbuldan Edirneye gitmek üzere yola çıkan Yavuz Sultan Selim, sırtında çıkan çıbandan dolayı oluşan hastalığı nedeniyle Çorlu yakınlarında öldü.-1520
Babasi . Yavuz Sultan Selim
Annesi . Hafsa Hatun
Dogumu : 27 Nisan 1495
&127; etati . 7 Eylül 1566
Saltanati : 1520 - 1566 (46) sene
Kanüni Sultan Süleyman, Trabzon'da dünyaya geldi. O sirada babasi orada vali idi. Babasi O'nu küçük yastan itibaren çok titiz bir sekilde yetistirmeye basladi ve emsali görülmeyen bir terbiye ve tahsil ile yetistirildi. 26 yasinda padisah oldu. Çok ciddi ve vakurdu. Teenni ile hareket ederdi. Yapacagi isler hakkinda hiç acele etmez, gayet genis düsünür ve verdigi emirden geri dönmezdi. Is basina getirecegi adamlarin kabiliyet derecelerine göre vazife verirdi. Kanüni'nin yüzü yuvarlak, gözleri elâ, kaslari arasi biraz açik, dogan burunlu, uzun boylu ve seyrek sakalli idi. Azim ve irade sahibiydi. Devri Türk hakimiyetinin kemale ulastigi bir devir olmustur.Kendisine Kanüni denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden degil, mevcut kanunlari yazdirtip çok siki bir sekilde tatbik etmesinden dolayidir. Zamaninda Ingiltere Krali . Vlll. Henri,Istanbul'a bir heyet gönderip, adalet mekanizmasinin nasil isledigini tetkik ettirerek kendi memleketine örnek almistir.Avrupâ tarihçilerinin Muhtesem Süleyman dedikleri büyük hükümdar, büyük dedesi Fatih gibi sayisiz seferlere bizzat kendisi istirak etmistir.Zamaninda cereyan eden mühim hadiselerden bazilari sunlardir :1522 senesinde Rodos'u aldi. Fransa KraIinin yardim istegini kabul ederek Alman Imparatoruna bir mektup yazdi ve Alman Imparatoru, Birinci François'i serbest birakti.1526'da Mohaç Muharebesi ile Macaristann ortadan kaldirdi. Budapeste'yi fethetti.1529'da Viyana'yi kusatti. 1532'de Avusturya seferine çikti. 1533'te Almanya ile anlasma imzalandi. 1537'de Otranto fethedildi. Ancak, Venedik Savasi sebebiyle daha sonra ordu Otranto'dan çekildi. 1543'de Estergon, Istoini ve Belgrad'i fethetti.Barbaros kardesler Akdeniz'de yenmedik donanma birakmadilar ve Kuzey Afrika'yi alarak Osmanli topraklarina bagladilar. Kirim Hanlari, Moskova'ya kadar ilerlediler.Hint Okyanusu'na donanma gönderilerek oradaki müslümanlara yardimlarda bulunuldu.Sudan ve Habesistan'da fetihler yapildi.1548'de Tebriz dördüncü defa alindi.Osmanlilarin en büyüklerinden birisi olan Muhtesem Padisah 7 Eylül 1566 günü savas meydaninda iken ahiret âlemine irtihal etti. Oanda Zigetvar kusatmasini idare ediyordu. Vefatinda 71 yasini 4 ay 10 gün geçiyordu. 46 sene padisahlik yapti. Büyük bir devlet adami ve ünlü bir sairdi. Meshur siirlerinden birisi sudur:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sihhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihân kavgasidir.
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.
Babasindan 6.557.000 km. kare olarak devraldigi Imparatorlugun topraklarini, 14.893.000 km. kareye çikarmisti.Cenaze namazini Seyhülislâm Ebussuud Efendi ve Nakibü'I - Esraf Taskentli Muhterem Efendi kildirmistir. Süleymaniye Camii avlusundaki türbesinde gömülüdür. (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadâd'tan Hâce Muhammed Zâhid Bedahsi (k.s.) Hazretleri, Seyh Sünbül Sinan, Ibrahim Gülseni, Seyh Hamidullah'in oglu Hattat Mustafa'Dede, Kara Davud, Beyzavi'ye hasiye yazan Seyhzade, Humayünnâme sahibi Alâaddin, Mülteka sahibi Ibrahim Halebi, Sahidi Ibrahim Dede, Ahteri sahibi Mustafa Efendi,Lügat sahibi Nimetullah Efendi, Seyh Merkez Efendi, Kirklardan Hizir Efendi ve Isbah müellifi Ibni Neciym, Kanüni devrinde yasamis ve yine o devirde vefat etmis büyüklerdir.
Erkek çocuklari : Ikinci Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed, Mahmud, Cihangir, Mustafa.
Kiz çocuklari : Mihrimah Sultan, Raziye Sultan.
Sultan Ikinci Selim
Babasi . Kanuni Sultan Süleyman
Annesi . Hürrem Sultan
Dogumu : 28 Mays 1524
Vefati . 15 Aralik 1574
Saltanati : (1566-1574) (8) sene
Ikinci Selim, orta boylu, alni açik, mavi gözlü, ince kasli ve sarisin bir padisahti. Zamaninda cereyan eden mühim hadiselerden bazilari sunlardir :Komsu devletlerle sulh anlasmalari yapildi. Indonezya'ya denizden sefere Çikildi. Hindistan ve civarindaki müslüman hükümdarlara istekleri üzerine yardimlarda bulunuldu. Bir Türk gölü haline gelen Akdeniz'deki Kibris korsanlari, devamli devletin donanmasina ve ticaret gemilerine zarar verdiginden Kibris'in fethine karar verildi. Lala Mustafa Pasa tarafindan Kibris birbuçuk sene içinde tamamen fetholundu. Kibris'in imdadina gelen haçli donanmasi Inebahti'daki Türk donanmasini yakinca, padisah üzüntüsünden günlerce uyuyamadi. Çok kisa bir zaman sonra eski donanmadan kat kat üstün yeni bir donanma yapilip yine Akdeniz'e açildi. Bir sene içinde tam 158 gemi ile yeni donanma denize açilinca,Venedikliler sanki galip degil de maglüb bir devletmiscesine bir anlasma imzalamak mecburiyetinde kaldilar.Ayasofya Camii yeniden onarildi. Selimiye Camii o devrede insa edildi. Kirim Hanligina,Rusya seferine Çikma izni verildi ve Rusya vergiye baglandi.Tunus sehri fethedildi ve bütün Tunus, Osmanli topraklarina katildi.Ikinci Selim de babasi gibi sairdi. Saheser bir beyti :
Biz bülbül-i muhrik-i dem-i sekvayi firâkiz
Ates kesilir geçse sabâ gülsenimizden.
Son devrin ünlü sairlerinden Yahya Kemal, Ikinci Selim'in bu beyti için, Selimiye kadar güzel bir Siir, demistir.Babasindan 14.892.000 km. kare olarak devraldigi Imparatorluk topraklarini, 15.162.000 km. kare olarak birakmistir. 15 Aralik 1574 günü vefat etmis, dedesi Yavuz gibi ancak sekiz sene padisahlik yapmistir. Ayasofya'daki türbesine gömülmüstür. (Allah rahmet eylesin.)
Ebussuud Efendi, Seyh,Mehmed Âsik Efendi, Kastamonulu Seyh Saban Efendi, Birgili Mehmed Efendi, Sakâik'a zeyl yazan Âsik Çelebi ve Kinalizade Ali Efendi, Sokollu Mehmed Pasa, Ikinci Selim devrinde vefat eden büyüklerdir.
Erkek Çocuklari : Üçüncü Murad, AbdulIah, Osman, Mustafa, Süleyman, Mehmed,. Mahmud, Cihangir.
Kiz çocuklari : Fatma Sultan, Sah .Sultan,Cevherhan Sultan, Esma Sultan.
Sultan Üçüncü Murad
Babasi . Ikinci Selim
Annesi . Nurbânu Sultan
Documu : 4 Temmuz 1546
Vefati . 16 Ocak 1595
Saltanati : 1574 - 1595 (21 ) sene
Üçüncü Murad, orta boylu, degirmi yüzlü,kumral sakalli, elâ gözlü ve beyaz tenli bir padisahti. Çok cömertti, herkese yardim etmeyi severdi.Zamaninda cereyan eden mühim olaylar :Venedik'le anlasma yenilendi. Portekiz'le Vâdisseyl muharebesi yapildi ve Portekizliler kesin bir sekilde maglüb edildi. Ispanya'ya karsi Ingiltere'ye yardimlar yapildi. Lehistan kraIinin tayininde çikan mücadele kazanildi ve 1577'de Lehistan devleti de Osmanlilara tâbi oldu.1511'de Osmanli tabiiyetinde bulunan Kirim Hanligi Rusya'ya harb ilân etti. Moskova'ya kadar ilerleyerek Rusya'yi vergiye bagladi.1578'de Iran'la savaslar basladi. çildir Zaferi elde edildi, Tiflis ve Sirvan fethedildi. Hazar Denizine kadar Osmanli hakimiyetine alindi. Tarihte meshur Tiflis müdafaasi yapildi.Kaledeki bir avuç asker kedi ve köpeklere varincaya kadar yiyerek kaleyi teslim etmediler.27 günde Kars Kalesi yapildi 1583'de Mesâleler Zaferi kazanildi ve Revan fethedildi.
1585'de Tebriz dördüncü defa fethedildi.Gence sehri alindi.1590'da Iran'la sulh yapildi. 1593'de Almanya'ya harb ilân edildi.1594'de Yanikkale fethedildi.
Bu devirde Osmanli topraklarinin genisligi 19.902.000 km. kareye yükseldi. Osmanli Imparatorlugu en genis topraga bu zamanda sahib bulunuyordu.Üçüncü Murad 16 Ocak 1595'de 49 yasinda iken vefat etti. Ayasofya Camii avlusuna gömüldü. (Allah rahmet eylesin.)Besiktas'taki Yahya Efendi Türbesini O yaptirmisti. Fethiye Camiini de kiliseden camiye o çevirmisti.Beyzavi Tefsirine Hâsiye yazan Sinan Efendi (H. 986), Seyh Üftâde Hazretleri (H.989), Ahi Çelebi, Uryani Mehmed Dede ve Sakâik'a zeyl yazan Lütfi Mustafa Efendi, Molla Cami'ye serh yazan Muharrem Efendi, Gülistan'a serh yazan Sam'i Efendi, Vankulu Lügatinin sahibi Mehmed Vani Efendi (H. 1000) bu devirde vefat eden büyüklerdir.
Erkek çocuklari : Üçüncü Mehmed, Selim,Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah,Abdurrahman, Abdullah, Hasan, Ahmed, Yakub, Alemsah, Yusuf, Hüseyin, Korkud, Ali,Ishak, Ömer, Alaüddin, Davud.
Kiz çocuklari : Ayse Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Fahriye Sultan.
Sultan Üçüncü Mehmed
Babasi .Üçüncü Murad
Annesi . Safiye Hatun
Dogumu : 26 Mays 1566
Vefati . 21 Aralik 1603
Saltanati : 1595 - 1603 (8) sene
Üçüncü Mehmed, Manisa'da dogdu. Cok kuvvetli bir ilim tahsili yapti. Orta boylu, kumral saçli ve güzel yüzlü idi. Dinine çok bagliydi ve tasavvufa da çok meraki vardi. Hz. Peygamberimizin mübarek ismi anilinca, saygi için derhal ayaga kaikardi.Ismini Fatih'e benzemesi için dedesi Kanuni, "Mehmed" koymustur. Üçüncü Mehmed devri, Osmanli Imparatorlugunun duraklama devrine rastlar. Nitekim Avrupa topraklarinda, Devleti Aliyye, birçok kalelerini Avrupalilara teslim eder. Sadrazam Koca Sinan Pasa'nin basarisizligini gören Üçüncü Mehmed, bizzat sefere çikmis, Haçova Meydan Savayi Avrupalilara karsi kazanmis ve Egri Kalesini fethetmistir. Tarihte Egri Fatihi diye anilir. Bu devirde Türkiye Iran yeniden savasa baslamistir. Vezirlerin ve ulema sinifindan bazi kimselerin, adam kayirmalari, ehliyetsiz olduklari halde bir çok kimseleri ehliyetli ve üstün kabiliyetli olarak padisaha tavsiyede bulunmak Için, padisahi ve Devleti Aliyyeyi güç durumlarda birakmistir.Üçüncü Mehmed, zamaninda çikan iç isyanlarla (Celâli Isyanlari ile) ugrasmis, disarida ise topraklar kaybedilmistir. Meshur Kanije Kalesi müdafaasi, Tiryaki Hasan Pasa tarafindan bu devirde yapilmistir. Üçüncü Mehmed genç yasinda iken 1603 senesinde vefat etmistir. (Allah rahmet eylesin.)Üçüncü Mehmed de sâirdi ve Adli mahlasiyla siirler yazmistir. Siirlerinden birisi de söyledir :
Yokdurur zulme rizamiz, adle biz mâilleriz.
Gözleriz Hakkin rizasini emrine kaailleriz.
Arifiz, âyine-i âlem - nümadir gönlümüz.
Rüzgârin cünbüsünden sanmayin gaafilleriz.
Püse-i ask içre Adli kaal ezelden kalbimiz,
Gill-ü gisdan hâliyiz, âlemde sâfi dilleriz.
Silsile-i Saadâd'tan Mevlânâ Muhammed Hâcegi Emkengi (H. 1008) ve Mühammed Bâki Billah Hazretleri (H. 1013), Sâir Bâki (H. 1008),Hasimi Osman Efendi (H. 1004), Tezkire sahibi Hasan Çelebi Efendi (H. 1013) Üçüncü Mehmed devrinde vefat eden büyüklerdir.
Erkek çocuklari : Birinci Ahmed, Birinci Mustafa, 5elim, Mahmud.
Kizlarinin isimleri bilinmiyor.
Sultan Birinci Ahmed
Babasi . Üçüncü Mehmed
Annesi . Handan Sultan
Dogumu : 18 Nisan 1590
Vefati . 22 Kasim 1617
Saltanati : 1603 1617 (14) sene
Birinci Ahmed, Kanuni'den sonra devlet isleri ile bizzat kendisi ugrasan çok gayretli bir padisahti. Çok sade giyinirdi. Çocuk denecek yaslarinda bile almis oldugu kararlar mükemmeldi. Daima ilim ve irfan sahibi büyük zatlarla istisare eder, onlara akil danisirdi.Birinci Ahmed, 14 yasinda padisah oldu.14 sene padisahlik yapti ve ondördüncü Osmanli padisahidir. Çok mükemmel bir tahsil görmüstür. Ayni zamanda iyi bir sâirdi. Bahti mahlasiyla yazdigi siirlerinden tesekkül eden bir divani vardir.
Dinine çok bagli bir müslüman hatta büyük bir veli idi. Alti büyük minareli ve 16 serefeli Sultanahmed Camiini bina ettirdi. Peygamberimiz Hz. Muhammed Efendimize (s.a.v.)bagliligi o kadar ileri idi ki, Efendimiz Hazretlerinin mübarek ayak izlerinin resmi içine bir siir yazmis ve o siiri kavugunda ölünceye kadar tasimistir. O siir ise sudur :
N'ola tâcim gibi basimda götürsem dâim
Kadem-i resmini ol Hazreti sâhi Rusülün.
Gül-i Gülzâri Nübüvvet, o kadem sahibidir.
Ahmedâ durma yüzün sür kademine ol gülün.
1. Ahmed döneminde Osmanli haritasi
Kâbe'nin örtüleri bu devirde Istanbul'dan gitmeye basladi. Bu zamana kadar ise Misir'dan gönderiliyordu.Sultan Ahmed tahta çiktiginda, Osmanli Devleti, içte Celâli isyanlari, doguda Iran ve batida Almanya ve müttefikleri ile savas halinde idi. Almanya fena sekilde hirpalandi ve sulh istedi. Zitvatorok Antlasmasi imzalandi.1611 senesinde Celâli isyanlari tamamen bastirildi. Sira üçüncü gaile olan Iran'a geldi. Nihayet Iran ile de antlasma yapildi.
Akdeniz'de çok mühim deniz muharebeleri kazanildi.1605'de Estergon ve Uyvar fethedildi. Ayni sene son derece basarili bir Avusturya seferi yapildi. Macaristan Kralina taç giydirildi.Denizlerde Malta seferi yapildi.Sultan Ahmed 1617 senesinde vefat etti.Sultanahmed Camii yanindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet Eylesin.)
Tesâniyi sahibi Mevlânâ Aliyyül Kaari (H.1014), Mugnillebib sârihi Seyh Ebü Abdullah Muhammed (H. 1018), Hattat Hasan Çelebi Üsküdari (H. 1023) ve Karaca Ahmed (H. 1024)Sultan Ahmed devrinde vefat etmis büyük zatlardir.
Erkek çocuklari : Ikinci Osman, Dördüncü Murad, Sultan Ibrahim, Bayezid, Süleyman, Kasim, Mehmed, Hasan, Selim, Hanzâde, Ubeyde.
Kiz çocuklari : Gevherhan Sultan, Ayse Sultan, Fatma Sultan, Atike Sultan.
Sultan Birinci Mustafa
Babasi: Üçüncü Murad
Annesi: Handan Hanim
Dogumu:1592
Vefati: 20 Ocak 1639
Saltanati:1617-1623 (5) Sene
Birinci Mustafa güzel yüzlü seyrek sakalli ,sari benizli ve iri gözlü bir padisah idi.Akli muvazenesi bozuk oldugu halde tahta çikarildi. Fakat saltanati üç ayi henüz geçmisti ki, Seyhülislâmin fetvasi üzerine tahttan indirildi. Yerine Ikinci Osman (Genç Osman) tahta çikti.1622 senesinde yine bir entrika ile tahtan indirilen Genç Osmanin yerine tekrar (Mustafa I) geçti.Yedikule'de sehid edilen Genç Osman'in yerine ikinci defa tahta Cikarildi.Halbuki akli muvazenesi yine yerinde degildi.Zamaninda tarihteki meshur Sultanahmed vakasi meydana geldi. Halktan bir yigit "Sultan Osman'i niçin öldürdünüz?" diye askerlerin üzerine yürüdü. Çesitli manevralarla tam 80 kisinin ölmesine sebep oldu. Bir müddet sonra Kapukulu sipahileri ayaklandi. Genç Osman'i öldürdügü bilinen Davut Pasa idam edildi.Handan Sultan 8 Ocak 1623 tarihinde devlet erkânini toplanarak karar verip aklen yetersiz olan Ikinci 20 Ocak 1639 Mustafa'yi tahttan indirdiler. Seyhülislâm Es'ad Efendi nin, tahttan indirilmesine vermis oldugu
Fetvasinda :Akli dengesi bozuk olanin Hilafeti Caiz olmaz dedi.
Vefatinda 47 yasinda idi.
Çocugu yoktu.
Ikinci Sultan Osman
Babasi . Birinci Ahmed
Annesi . Mahfiruz Haseki Sultan
Dogumu : 3 Kasim 1604
Vefati . 10 Mayis 1622
Saltanati : 1617 - 1622 (5) sene
Genç Osman istanbul'da dünyaya geldi.Annesi onun yetismesi için çok titiz davrandi.lyi bir terbiye ve tahsil yaptirdi. Genç Osman.zeki ve enerjik bir padisahti. Biyiklari henüz terlememis olan Ikinci Osman sima itibari iIe çok güzeldi.26 Subat 1618 senesinde, amcasi Birinci Mustafa akli yetersizligi sebebiyle ve ulemanin fetvasi üzerine tahttan indirilince padisah oldu. Çocuk yasta olmasina ragmen mükemmel ve muazzam plânlari vardi. Büyük Lehistan seferine bizzat katilarak baskomutanlik yapti. Atilgan, cesur ve gözü pek olan bu padisah yasasaydi ikinci bir fatih olurdu diyenler vardir. Ayni zamanda hattat ve sâirdi. Bir beyti de sudur:
Niyetim hizmet idi saltanat ve devletime,
Çalisir hasid ü bedhah aceb nekbetime.
Çok büyük emeller ve plânlar üzerinde duran genç padisaha hasedcilerin hasedi kabardi. Kendisine plânlarini tatbik etmesinde yardim edecek bir vezir veya bir sadrazam bulamadi. Tarihte esine az rastlanir bir fecaatle tahttan indirilerek Yedikule Zindanlarinda bogdurularak ,sehid edildi.Ayni sene içinde Istanbul Bogazi donmus,Istanbul'dan Üsküdar'a yaya olarak geçilmisti. Yine ayni sene günes tutulma hadisesi, vâki olmustu. Babasi Birinci Ahmed'in, Sultan Ahmed Camii yanindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)
Sâir Nevi, onun vefati üzerine sunlari yazdi :
Bir sâh-i âlisan iken, sâh-i cihâna kiydilar.
Gayretli,genç aslan iken, sâh-i cihanda kiydilar.
Gazai bahadir Hân idi, ali nesli sultân idi.
Namiyla Osman Hân idi, sâh-i cihâna kiydilar.
Molla Gânim Bagdâdi ve Seyh Ebu'I Gays bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Ömer, Mustafa.
Kiz çocugu : Zeyneb Sultan.
Sultan Dördüncü Murat
Babasi . Birinci Ahmed
Annesi . Kösem Sultan
Dogumu : 27 Temmuz 1612
Vefati . 9 Subat 1640
Saltanati : 1623 - 1640 (17) sene
Dördüncü Murad Istanbul'da dogdu. Iyi bir tahsil gördü. Çok kuvvetli bir vücuda sahipti.200 okkalik gürzleri rahatça kaldirabiliyordu.En kuvvetli yaylar çeker, çok uzaklara cirit atardi. Attigi oklar ile kalkanlari bile delebiliyordu.
Çok küçük yasta padisah oldu. Bir müddet devlet islerine bakamadi. Devrinde 1624 ve 1625 senelerinde Anadolu'ya iki sefer yapildi.Celâli isyanlari bastirildi. Çok degerli bir sâir olan padisahin. daha çocuk yasta iken Bagdati muhasara eden ve padisahtan yardim isteyen sadrazama verdigi manzum cevap çok meshurdur :
Hâfizâ Bagdat'a imdad etmeye er yok mu dur?
Bizden istimdad edersin sende asker yok mudur?
Genç Osman zamanindakinin bir benzeri olan ayaklanmayi çok büyük bir ustalikla bastirdi ve tesirsiz hale getirdi. Çok tesirli bir nutukla âsilere bile kendi lehinde tezahürat yaptirdi. Sonradan da bu entrikalari çevirenleri birer ikiser yakalatip idam ettirdi.1633 senesinde tütün yasagi koydu. 1634'de içkiyi yasakladi. Devlete bagliligi olmayan herkesi idam ettirdi. Düzenledigi bir dogu seferinde Bagdati fethetti ve 1638'de Bagdat Fatihi ünvanini aldi.Istanbul'da ve devletin her kesiminde bütün kabadayilari temizledi. Çok genis bir haber alma teskilâti kurarak, Imparatorlugun her tarafindaki zorbalari ismen tesbit ettirdi ve sefere çiktiginda geçtigi yerlerdekileri ismen çagirip boyunlarini vurdurdu. Kâbe-i Muazzama'yi yeniden bina ettirdi.Muradi ve Sah Murad mahlasiyla siirler
yazdi. Ayni zamanda büyük bir bestekârdi. Devlet islerine tam hâkimdi. Her seyden haberi olurdu. Seferlerinde askerle ayni Sartlar içinde bulunur, uykusunu bile atinin üzerinde yapardi. Tahta çiktiginda devlet hazinesi bombostu. Tahti biraktiginda ise dopdolu idi. Üstün meziyetleri genis tarih kitaplarinda yeterince anlatilmaktadir.1640 senesinde hastalandi. Kendisinden ümidini kesti fakat iyi oldu. Sonra yeniden hasta düstü. 8 Subat 1640'da 28 yasinda iken vefat etti, (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadât'tan Imam-i Rabbâni Ahmed Fârüki Serhendi (k.s.) Hazretleri (H. 1034),Alti Parmak Mehmed Efendi, Ganizâde Nâdir Efendi, Veys Efendi, Seyh Aziz Mahmud Hüdâi (H. 1038), Seyh Abdurrahman Karabas Veli, Seyh Ismâil Ankaravi Dördüncü Murad devrinde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Süleyman, Mehmed, Alâüddin, Ahmed.
Kiz çocuklar! : Safiye Sultan, Gevherhan Sultan, Kaya Ismihan Sultan, Rükiye Sultan,Zeyneb Sultan, Rükiye Sultan.
Sultan Ibrahim
Babasi . Birinci Ahmed
Annesi . Kösem Sultan
Dogumu : 5 Kasim 1616
Vefati . 18 Agustos 1648
Saltanati : 1640 - 1648 (8) sene
Sultan Ibrahim Istanbul'da dogdu. Uzun boylu, kuvvetli vücutlu ve kumral sakalli idi.Annesi onun iyi yetismesi için çok gayret göstermisti.Devrinde yasayan bazi kindar yazarlarin dedigi gibi deli degildi. Kardesi Dördüncü Murad'in vefati üzerine tahta çikmis ve tahta çikisinda söyle demisti : "Elhamdülillah Ya Rabbi! Benim gibi zaif kulunu bu makama lâyik gördün. Ya Rab! Saltanat günlerimde milletimin halini hos eyle ve birbirimizden hosnut kil."Sultan Ibrahim tahta çiktiginda Osmanlilarin hayatta kalan tek erkek ferdi idi. Bir sene sonra ancak Dördüncü Mehmed ve digerleri dünyaya geldiler. Böylece Hanedân kesilmekten kurtuldu. Ilk zamanlarinda yeniçeri zorbaIariyla ugrasti. Fakat zaman geçtikçe dalkavuk vezirlerin tesiri altinda kalmaktan kendini kurtaramadi. Hakkindaki çirkin iftiralar ise,padisahi sehid edenler tarafindan kendilerini hakli görmeleri için uydurulmus yalanlardi.Sultan Ibrahim çok siddetli bir basagrisina mübtela idi. Meshur tarihçi Peçevi ve Evliya Çelebi son senelerini Sultan Ibrahim devrinde tamamlamislardir.1645 senesinde Venediklilerle Girit savasi basladi. Ayni sene Hanya ve Resmo fethedildi.1646'da Kandiye kalesi muhasara edildi. 1648'de Kandiye teslim oldu. Bu senede Istanbul'da yeni bir ihtilâl daha patlak verdi ve Sultan lbrahim tahtindan indirilerek sehid edildi. (Allah rahmet eylesin.)
Sâir Ruhi-i Bagdâdi, Fusus Sarihi Abdullah Sinobi bu devirde vefat etmis zatlardir.
Erkek çocuklari : Dördüncü Mehmed, Ikinci Süleyman, Ikinci Ahmed, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad.
Kiz Cocuklari : Ümmü Gülsüm Sultan, Peykân Sultan, Atike Sultan, AySe Sultan,
Gevherhan Suttan.
Son düzenleme:
- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
SULTAN DÖRDÜNCÜ MEHMED
1648 - 1687
Babasi: Sultan I. Ibrahim
Annesi: Turhan Hatice Sultan
Dogumu: 02 Ocak 1642
Ölümü: 06 Ocak 1693
Saltanati: 08 Agustos 1648-1687
HAYATI
Sultan Dördüncü Mehmed 2 Ocak 1642'de istanbul'da dogdu. Babasi Sultan Birinci ibrahim, annesi Turhan Hatice Sultan'dir.
Annesi Rusdur. Sultan Dördüncü Mehmed orta boylu, beyaz tenli ve yanik çehreliydi. Ata çok bindigi için vücudu öne egikti.
Annesi onu çok iyi yetistirdi. iyi bir ilim tahsili gördü. Babasi Sultan ibrahim'in öldürülmesi üzerine 8 Agustos 1648 günü, henüz yedi yasinda iken padisah oldu. Ava ve edebiyata çok merakliydi. Ava olan meraki yüzünden tarihte Avci Mehmed olarak anilir.
Bes vakit namazi cemaatle kilardi. içkiyi siddetle yasaklayip, içki imalathanelerini kapattirdi. Sadrazamligi, Köprülü ailesine vermekle çok isabetli bir karar aldi. Sultan Dördüncü Mehmed zamaninda Osmanli Devleti en genis sinirlarina kavustu.
Hayatinin büyük bir kismi saray entrikalariyla geçti. ikinci Viyana bozgunundan sonra, ordunun ve devlet erkaninin oybirligi ile 8 Kasim 1687 günü tahttan indirildi. Bundan sonraki ömrü, saraydaki bir odada yanina konulan iki cariye ile tam bir hapis hayati seklinde sürdü. 6 Aralik 1693'de Edirne'de vefat etti. Cenazesi istanbul'a gönderildi ve Yeni Cami'deki Türbesine, annesi Turhan Sultanin yanina defnedildi.
Erkek Çocuklari : ikinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Bayezid.
Kiz çocuklari : Hatice Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan.
KÖSEM SULTAN'IN ÖLDÜRÜLMESI
Sultan Dördüncü Mehmed, tahta çiktiginda Çanakkale Bogazi Venediklilerin ablukasi altinda bulunuyordu. Saray içindeki çekismeler yeniçeri ve Celali isyanlari devam ediyordu.
Dört padisahin saltanati süresince Kösem Sultan devlet ve harem hakimiyetini ele geçirmisti. Yaptigi entrikalara bir yenisini eklemeye çalisan Kösem Sultan ve yakin çevresi, padisahi zehirleyip yerine sehzade Süleyman'i geçirmeyi planladilar. Ancak Turhan Sultan, durumu son anda haber alip Kösem Sultani bogdurttu (3 Eylül 1651).
TARHUNCU AHMED PASA
Sultan Dördüncü Mehmed döneminde sadrazamliga getirilen Tarhuncu Ahmed Pasa, Girit'i fethetmek, donanmayi yeniden kurmak ve devlet bütçesini düzenlemek için çalismalar yapti. 1652 yilinda sadrazam olan Tarhuncu Ahmed Pasa, bütçeyi denklestirmek için verilen gereksiz hediye ve bahsisleri sinirlandirdi.
Saray harcamalarini azaltmaya çalisan, ilk kez mali yil bütçesini önceden hazirlayan Tarhuncu Ahmed Pasa, çikarlari elden gidenlerin yalan ve dedikodulari sonucu idam edildi (1653). Tarhuncu Ahmed Pasa'nin öldürülmesinden sonra ülkede siyasi istikrar kalmadi.
Yeteneksiz kisiler yönetime hakim oldu. Yeniçeri ve sipahi ayaklanmalari, Celali hareketleri durmadi. Kitlik sonucu köylülerin arazilerini terk etmeleri, sehirlerde nüfus artisina yol açti ve issizlik boy gösterdi.
KÖPRÜLÜLER DEVRI
Sik sik meydana gelen sadrazam degisiklikleri, Osmanli imparatorlugu'ndaki kötü gidise son verilmesine engel oluyordu. Bu siralarda gerek halk, gerekse devletin ileri gelenleri arasinda Köprülü Mehmed Pasa'nin sadrazam olmasi ile bütün islerin düzelecegi yolunda bir inanç dogmustu. Sadrazam olmasi için teklif götürülen Köprülü Mehmed Pasa, bazi sartlar ileri sürdü.
Osmanli tarihinde ilk kez bir kisi sadrazam olmak için bazi sartlar ileri sürüyordu. Saray devlet islerine karismayacak, istedigi atamalari yapacak, hakkinda bir sikayet olursa savunmasi alinmadan bir islem yapilmayacakti. Bu sartlari kabul eden Sultan Dördüncü Mehmed, 15 Eylül 1656 tarihinde Köprülü Mehmed Pasa'yi sadrazamliga getirdi.
Mali konularda bir çok düzenleme yapan Köprülü Mehmed Pasa, ulema arasinda mevcut olan dini tartismayi da sona erdirdi.
Venedikliler tarafindan isgal edilen Limni (15 Kasim 1657), Bozcaada ve imroz geri alindi.
Konotop zaferiyle Rus Ordusu yenilgiye ugratildi (12 Temmuz 1659) ve Erdel Beyi Rakoçi'nin isyani bastirildi (12 Kasim 1659).
Anadolu'da bagimsiz yasamaya baslamis beyler üzerine kuvvetler gönderdi ve istikrari sagladi. Köprülü Mehmed Pasa, Sultan Dördüncü Murad ve Kuyucu Murad Pasa gibi siddet yoluyla, ülkede asayisi saglamaya çalisti. Bes yillik sadrazamligi sirasinda 35.000 kisiyi öldürttügü söylenir.
Sadrazam Köprülü Mehmed Pasa'nin 30 Ekim 1661 tarihinde vefati üzerine, oglu Köprülü Fazil Ahmed Pasa sadrazamliga tayin edildi.
Bu sirada Erdel Beyligi yüzünden Osmanli-Avusturya savaslari devam ediyordu. Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Avusturya üzerine sefere çikti. Uyvar (24 Eylül 1663), Novigrad (4 Kasim 1663) kalelerinin fethedilmesi üzerine Avusturya baris istedi.
Yapilan Vasvar antlasmasiyla (10 Agustos 1664), Erdel Beyligi Osmanli Devleti'ne bagli kalacak, Uyvar ve Novigrad kaleleri Osmanlilara birakilacak ve Avusturya savas tazminati verecekti.
Venediklilerin Girit için vergi vermeyi teklif etmesini kabul etmeyen Köprülü Fazil Ahmed Pasa, donanmayla sefere çikti. Selanik limanlarindan Girit adasina silah ve cephane nakledildi. Benefse üzerinden Girit'e gelip, Hanya'dan karaya çikan Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Kandiye kalesini kusatti. Yirmi alti ay süren bir kusatmadan ve siddetli çarpismalardan sonra, Kandiye 5 Eylül 1669'da teslim olunca Girit'in fethi tamamlandi.
BUÇAS ANTLASMASI
Hotin antlasmasindan sonra, Lehistan ve Osmanli Devleti arasinda elli yil süren bir baris süreci yasanmisti. Osmanli himayesindeki Ukrayna Kazaklarina saldiran Lehliler, barisi bozdular. Sultan Dördüncü Mehmed ve Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Ukrayna kazaklarinin yardim istemesi üzerine, Lehistan seferine çiktilar. Osmanli ordusunun ard arda kazandigi basarilardan sonra, Lehistan baris istedi. imzalanan Bucas antlasmasiyla (18 Ekim 1672), Podolya Osmanlilara geçti. Lehistan Kirim Hanina vergi ödemeye devam edecekti. Ayrica Lehistan her yil Osmanli Devleti'ne 22.000 altin ödemeyi kabul ediyordu.
Lehistan meclisinin, bu antlasmadaki para maddesini kabul etmemesi üzerine, 4 yil süren ikinci Lehistan seferine çikildi. Bazi kalelerin fethedilmesi üzerine, Lehistan elçisi, Podolya ve Ukrayna'nin iadesi sartiyla antlasma istediyse de bu kabul edilmedi. Bu arada Köprülü Fazil Ahmed Pasa'nin hastalanmasi üzerine, 1675 yilinda Lehistan serdarligina ibrahim Pasa tayin edildi. Sultan Dördüncü Mehmed, Köprülü Fazil Ahmed Pasa ile birlikte Edirne'ye döndü.
Ibrahim Pasa, kisa sürede 48 kale ve palangayi fethedince, Lehistan tekrar antlasma istedi. 27 Ekim 1676'da Zarawno'da imzalanan antlasma ile 22.000 altindan vazgeçilmek sartiyla, daha önce Köprülü Fazil Ahmed Pasa tarafindan imzalan Buças antlasmasinin maddeleri aynen kabul edildi. Sadrazam Köprülü Fazil Ahmed Pasa antlasmanin imzalandigi haberini aldiktan bir süre sonra 3 Kasim 1676 tarihinde vefat etti.
II. VIYANA KUSATMASI
Köprülü Fazil Ahmed Pasa'nin vefati üzerine, 5 Kasim 1676 tarihinde Merzifonlu Kara Mustafa Pasa sadrazamliga getirildi. Rusya seferinin, yapilan baris antlasmasiyla bitmesinden sonra, Macaristan'da Avusturya'ya karsi isyan edip tekrar Osmanli Devleti himayesini isteyen Tökeli imre (Emeric Thökely), Merzifonlu Kara Mustafa Pasa tarafindan Orta Macaristan Krali ilan edildi.
Macarlarin lideri konumuna gelen Tökeli imre, Avusturya krali I. Leopold'a karsi direnise geçti. Tökeli'nin Osmanlilardan yardim istemesi üzerine, bunu firsat bilen Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Viyana'yi kusatti(14 Temmuz 1683).
60 gün süren kusatma sirasinda Viyana'ya 18 büyük yürüyüs gerçeklestirildi. Ancak büyük ve son saldiri için Merzifonlu Kara Mustafa Pasa sürekli bekliyordu. Bu arada Papanin çagrisi üzerine Lehistan Krali Jan Sobiyeski Viyana'nin yardimina yetisti.
Düsmana 80 bin kisilik ordusuyla büyük moral ve güç kazandiran Lehistan Kralinin gelmesiyle, Osmanli Ordusu iki ordu arasinda sikisti. Kirim kuvvetlerinin yeterli gayreti ve mücadeleyi göstermemesi üzerine, Osmanli ordusu dagildi ve büyük bir bozguna ugradi; ordu hizli ve düzensiz sekilde Belgrad'a dogru geri çekildi.
Ikinci Viyana Kusatmasi'ndaki basarisizlik Sultan Dördüncü Mehmed'in Merzifonlu Kara Mustafa Pasaya olan güvenini sarsmadiysa da, düsmanlari sadrazami basarisizligin tek sorumlusu olarak gösterdiler. Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Belgrad'da idam edildi. Yerine Kara ibrahim Pasa sadrazamliga getirildi.
Viyana önlerinde bozguna ugrayan Osmanli Ordusu geri çekilince düsman kuvvetleri Macaristan girdi. Sirasiyla Visgrad (18 Haziran 1684), Uyvar (19 Agustos 1685), Budin (2 Eylül 1686) kaleleri Avusturyalilarin eline geçti. Diger taraftan Venedik, Avusturya ile anlasarak Osmanli Devleti'ne karsi cephe açti ve adalarin bazilarini ele geçirdi. Venedik Yunanistan'da Patras, Korent, inebahti, Mizistre gibi önemli kalelere ve son olarak Atina'yi ele geçirdi (25 Eylül 1687).
Ikinci Viyana Kusatmasi'nin Osmanli tarihinde önemi büyüktür. simdiye kadar bu denli büyük bir yenilgiye ugramayan Osmanli Devleti artik gerilemeye basliyordu. ikinci Viyana Kusatmasi'ndan sonra Avrupa Devletleri Türkleri Avrupa'dan çikarma umuduna kapilip kutsal ittifaki kurdular.
Avusturya ve Venedik'e karsi alinan maglubiyetler ve önemli kalelerin kaybedilmesi Osmanli Devleti'nde büyük yanki uyandirmisti.
Ordu da isyanlar basladi. Askerler basarisizliginin sebebi olarak Sultan Dördüncü Mehmed'i suçluyorlardi. Askerlerin istegi ile sadrazam olan Siyavus Pasa, bütün devlet adamlarinin hazir bulundugu bir toplantida Sultan Dördüncü Mehmed'in tahttan indirilerek yerine sehzade Süleyman'in tahta geçirilmesine dair bir karar aldi. Sultan Dördüncü Mehmed 8 Kasim 1687 tarihinde tahttan indirildi.
MIMARI ESERLER
Sultan Dördüncü Mehmed, 39 yil gibi uzun sayilabilecek bir süre Osmanli tahtinda kaldi. Osmanli Devleti'nin en genis sinirlarina ulastigi bu devir boyunca mimari alanda da bir çok faaliyet gerçeklestirildi. 60 yil önce yarim kalan Yeni Camii ve Külliyesi tamamlandi.
1658-60 yillari arasinda Rumeli ve Anadolu hisarlari tamir edildi.
Misir Çarsisi,
Hünkar Kasri,
Divanyolu Köprülü Külliyesi,
Safranbolu Köprülü Mehmed Pasa Camii,
Vezirköprü Fazil Ahmed Pasa Külliyesi,
incesu Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Camii ve
Kervansarayi insa edildi.
Sultan Ikinci Süleyman
Babasi . Sultan Ibrahim
Annesi . Saliha Dilâsub Sultan
Dogumu : 15 Nisan 1642
Vefati . 22 Haziran 1691
Saltanati : 1687 - 1691 (4) sene
Ikinci Süleyman, Istanbul'da dogdu. Annesi tarafindan titizlikle yetistirildi. Orta boylu,kir sakalli, sisman ve halim selim bir padisahti.
Padisah oldugu sirada askeri zorbalarin ortali karistirmasi üzerine büyük temizli giristi. Asayisi kismen de olsa temin etti. Devleti çok kötü sartlar içinde iken teslim aldi.Dördüncü Mehmed devrinde Almanlarin eline geçen birçok yerleri geri aldi. Cesur, dindar,vatansever, merhametli ve nazikti. Rüsvet ve sefahata son derece düsmandi.Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi büyük muhalefetlere ragmen sadrazam tayin etti. Devrinde Lehistan, Rusya, Almanya ve Venedik'le ayni anda savasildi. Lehliler ve Ruslara karsi kesin zafer elde edildi. Venedikliler durduruldu. Almanlardan Belgrad, Sirbistan'in tamami,Nis, Vidin ve Semendire tekrar alindi. (1690)
lkinci Süleyman, Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi bu basarilarindan sonra Istanbul'a döndügü zaman sevincinden agliyarak karsiladi. Bizzat kendi hirkasini çikarip ona giydirdi. 1691'de Macaristan fethedilmek üzere yeniden sefere çikildi. Ikinci Süleyman, 3 yil yedi ay 4 gün padisahlik yapti. 49 yasini geçiyordu ki, tutulmus oldugu bir hastaliktan öldü. Ölüm hastasi iken Islâm ordusunu Avrupa seferine ugurluyordu.Cenazesi Istanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Debbagzade Mehmed Efendi, Haci Feyzullah Efendi, Feyzullah Fevzi Efendi gibi kiymetli sahsiyetler devrinde Seyhülislâmlik yapmisIardir. Meshur hattat Hafiz Osman Efendi, Bestekâr Dede Efendi ve Itri Efendi gibi dehâlarda devrinde yasamislardir.Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Seyh Seyfüddin Arif (k.s.) Hazretleri (H. 1098), Atpazarli Seyh Osman Fazli (H. 1102) bu devirde vefat etmislerdir.
Çocuklarinin isimleri bilinmiyor.
Sultan Ikinci Ahmet
Babasi . Sultan Ibrahim
Annesi . Hatice Muazzez Sultan
Dogumu : 25 subat 1643
Vefati . 6 subat 1695
Saltanati : 1691 - 1695 (4) sene
Ikinci Ahmed. Istanbul'da dogdu. Annesi onun terbiyesi ve tahsili ile sIkI bir sekilde mesgul oldu. Son derece faal ve her isi bizzat idare etmek isteyen biriydi. Yazi .yazma kabiliyeti çok üstündü. Kendisi bir çok Kur'an-i Kerim yazmistir. Arapça ve Farsça lisanlarina vakifti. Devlet islerini çok yakindan takip eder,hasta bile olsa divan toplantilarina katilirdi.
Sairlere ve Siirlere düskündü. Fazil Mustafa Pasayi Sadrazamlikta birakti.
Salankamen Meydan Muharebesinde, Köprülü Fazil Mustafa Pasa sehid düstü. (1691) Venediklilerle Hanya'da Siddetli çarpismalar yapildi ve Hanya Zaferi elde edildi. (Agustos 1692)1693 senesinde Istanbul'da iki yangin oldu ve 5000 tane bina yandi.Almanlar ayni sene Belgrad'i muhasara ettiler ve 10.000 ölü vererek çekildiler.21 Eylül'de Sakiz düstü.Ikinci Ahmed 6 Subat 1695 senesinde Edirne'de vefat etti. Cenazesi, agabeyi Ikinci Süleyman gibi Istanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.)
Seyh Selami Ali Efendi, Seyh Muhammed Niyazi-i Misri (H. 1105) bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Ibrahim, Selim.
Kiz çocuklari : Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan.
Sultan Ikinci Mustafa
Babasi : Dördüncü Mehmed
Annesi : Emetullah Rabia Gülnüs Sultan
Dogumu : 5 Haziran 1664
Vefati : 29 Ocak 1704
Saltanati : 1695 - 1703 (8) sene
Ikinci Mustafa, Istanbul'da dünyaya geldi. Kuvvetli bir ilim tahsili yapti. Tahta geçtiginin üçüncü günü yapacagi isleri anlatan bir yazi nesretti. Yazisinda : "Zevk, sefa ve rahati kendimize haram eylemisizdir." diyordu.
Yine vezirlerinden birine yazmis oldugu yazi söyledir :"Bana agirlik ve hazine lâzim degil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din ugruna harcarim. Sikintinin her çesidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadikça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim."
Devrinde Sakiz Adasi yeniden alindi. Çok kiymetli deniz zaferleri kazanildi. 1695'de Lugos Zaferi kazanildi. Rus Çari Büyük Petro Azak'ta hezimete ugratildi. Fakat bir sene sonra Azak düstü. 1696'da Azak Kalesindeki 500 asker 100.000'lik Rus Ordusuna iki ay dayandi. Almanlara karsi Olas Zaferi kazanildi. Lehistan, Alman ve Venedik cephelerinde büyük ve kesin basarilar kazanildi. Fakat Zenta Bozgunu diye tarihe geçen ve 30.000 Türk askerinin sehadetiyle neticelenen elim hadise bu devirde meydana geldi.1699'da Karlofça Anlasmasi yapildi.
1703'te Istanbul'da isyan oldu. Isyan büyüdü ve Ikinci Mustafa tahttan indirildi. 4 ay sonra da vefat etti. Vefatinda 39 yasinda idi. Istanbul'da Yeni Cami yanindaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.) Maruf ve meshur Hattat Hafiz Osman Efendi (H. 1110), Emirler Seyhi Seyyid Mehmed Efendi bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman.
Kiz çocuklan : Ümmügülsüm, Ayse, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye. Zahide, Atike,Fatma, Zeyneb, Zahide.
Sultan Üçüncü Ahmed
Babasi : Dördüncü Mehmed
Annesi : Emetullah Rabia Gülnüs Sultan
Dogumu : 31 Aralik 1673
Vefati : 1 Temmuz 1736
Saltanati : 1703 - 1730 (27) sene
Üçüncü Ahmed, uzun boylu, kara gözlü,dogan burunlu ve bugday benizli idi. Hattat ve sâirdi. Necib mahlasiyle siirler yazmistir. Musikiden de fevkalade anlardi.
Devrinde Oran Sehri Ispanyollardan alindi. 1711 senesinde Prut seferine çikildi. Prut Ovasinda Rus Ordusu feci sekilde kistirildi ve Rusya ile anlasma yapildi. Isveç Kralinin 4 senelik misafirligi de bu devire rastlamistir.
Azak Ruslardan geri alindi. 1715'de Mora seferi yapildi ve Mora Venediklilerden geri alindi. 1718'de Almanya ve Venedikle Pasorofça sulhü yapildi. Lâle Devri denilen meshur devir bu tarihten sonra basladi.1722'de Dagistan Türk tabiiyetine girdi.Ancak 1723'de lran Savasi basladi. Iran'in bes büyük eyaleti isgal edildi. Hemedan Anlasmasi 1727'de yapildi. Sonradan Iranlilar isgal edilen yerlerin bir kismini geri aldilar. Yine 1727'de ilk Türk Matbaasi açildi.
28 Eylül 1730'da Patrona Halil Isyani oldu. Üçüncü Ahmed durumun vehametini anladi ve yegeni Birinci Mahmud'u padisahliga oturttu.
Bir müddet sonra da 62 yasinda oldugu halde vefat etti. (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Seyh Muhammed Nüru'I - Bedvani (k.s.) Hazretleri .(H. 1135), Üsküdarli Seyh Mehmed Nasühi Efendi, Ruhul Beyan sahibi Bursa'li Seyh Ismail Hakki Celveti Hazretleri (H. 1137) Üçüncü Ahmed devrinde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Birinci Abdülhamid, Üçüncü Mustafa, Süleyman, Bayezid, Mehmed, Ibrahim, Numan, Selim, Ali, Isa, Murad, Seyfeddin, Abdülmecid, Abdülmelik.
Kiz çocuklari : Emine, Rabia, Habibe, Zeyneb, Zübeyde, Esma, Hatice, Rukiye, Saliha, Atike, Reyhan, Esime, Ferdane, Nazife, Naile, Ayse, Fatma, Emetullah, Ümmüselma, Emine, Rukiye, Zeyneb, Sabiha.
Sultan Birinci Mahmud
Babasi . Ikinci Mustafa
Annesi . Saliha Valide Sultan
Dogumu : 2 Agustos 1696
Vefati . 13 Aralik 1754
Saltanati : 1730 - 1754 (24) sene
Birinci Mahmud küçük yastan itibaren çok kiymetli hocalardan ilim tahsil etmeye basladi.Çok azimkâr ve sebatkâr bir padisahti. Devrindeki en degerli kimseleri seçip is basina getirdi. Padisah olduktan sonra ilk önce Patrona Halil ve maiyetindekileri ortadan kaldirdi.Üstün karakterli bir Sahsiyetti. "Sebkâti" mahlasiyla siirleri ve ayni zamanda büyük kiymete haiz besteleri vardi.Devrinde pek çok sadrazam degismeleri olmustur. 1750 senesinde Istanbul'da hem büyük bir yangin ve hem de zelzele oldu. Istanbul'un büyük camileri hasar gördü ve derhal tamir ettirdi. Yanginda dükkân ve evleri yananlarin zararlarini kendisi karsiladi. Ev ve dükkânlari yeniden yaptirip sahiplerine teslim etti.1737'de Almanya ile savasa baslandi.1739'da Belgrad Anlasmasi yapildi ve Belgrad alindi. Iran kesin bir yenilgiye ugratildi. 1736 senesinde Iran'la Istanbul Anlasmasi yapildi.Anlasmadan sonra Iran'lilar bir çok yerleri geri aldilar. Nihayet savas 1746 senesinde sulh yapilarak neticelendi. Iran'lilar aldiklari yerleri geri verdiler. Caferi Mezhebinin Besinci mezheb olmasi teklifi bu devirde Osmanli Devleti tarafindan katiyetle reddedildi.Birinci Mahmud devrinde Osmanli Impa ratorlugu'nun topraklarinin genisligi 15.538.000 km. kare idi.Büyük alim ve Mektübat-i Serife'nin mütercimi Müstakiymzade Süleyman Saadeddin Efendi, Tokatli Emin Efendi ve Ressam Levni bu devirde yasamis büyüklerdir.Birinci Mahmud 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti ve Yeni Camii yanindaki babasinin türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Seyh Abdül Gani Nablusi (H. 1144), Hattat Seyyid Abdullah Efendi, Reisü'I - Kurra ve Imam Fil Hadis Yusuf Efendi Zâde bu devirde vefat etmis zatlardir. Çocugu yoktu.
Sultan Üçüncü Osman
Babasi . Ikinci Mustafa
Annesi . Sehsuvar Valide Sultan
Dogumu : 2 Ocak 1699
Vefati . 30 Ekim 1757
Saltanatr : 1754 - 1757 (3) sene
Üçüncü Osman Istanbul'da dogdu. Terbiyesi ile çok dindar olan annesi mesgul oldu.Çok cömert birisi idi. Fakirlere son derece sefkat gösterirdi. Hattatliga çalisti ve çok güzel yazilar yazdi. Hazreti Peygamberimizin Kademi Seriflerini tersim ederek, yanino bir de tugra yaptiktan sonro, Eyüp Sultan Türbesine hediye etti.Üçüncü Osman sert. asabi ve tez hüküm veren bir mizaca sahipti. Kadinlara karsi çok dikkatliydi. Sarayda gezinirken, ökçeleri çivili ayakkabi giyer, gezdikçe ayak. tikirdilarini duyan kadinlar odalarina kaçarlardi.Tahta çiktiginda 56 yasina yaklasiyordu.Zamanindaki mühim hadiseler sunlardir : 1755'te Haliç dondu. Ayni sene Istanbul'un yaridan çogunun zarar gördügü bir yangin oldu. Bir sene sonra ikinci bir yanginda da 4000'e yakin ev yandi. Birinci Mahmud'un yaptirdigi Nuruosmaniye Camii bu devirde (1755'te) ibadete açildi.Devrinin Seyhülislâmlari : Feyzullah Zâde Murtaza Efendi, Vassaf Abdullah Efendi, Damadzâde Feyzullah Efendi, Dürrizâde Mustafa Efendilerdir. Üçüncü Osman 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti. Cenazesi Yeni Camii yanindaki Sultan Mahmud Han'in yanina defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Reisül - Hattatiyn Egrikapili Hoca Mehmed Rasim Efendi (H. 1169), Seyh Ekici Mehmed Efendi, Uçüncü Osman zamaninda vefat etmislerdir. Çocugu yoktu.
Sultan Üçüncü Mustafa
Babasi . Üçüncü Ahmed
Annesi . Mihrimah Sultan
Dogumu : 28 Ocak 1717
Vefati . 21 Ocak 1774
Saltanati : 1757 - 1774 (17) sene
Üçüncü' Mustafa orta boylu, iri gözlü, yassi burunlu ve siyah sakalli idi. Heybetli ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Çok iyi bir tahsil yapti. Çok çaliskan ve cömert bir insandi. Bilhassa siirde büyük kabiliyeti vardi. (Cihangir) mahlasiyla yazdigi siirler pek maruftur. Meshur Siirlerinden birisi ,sudur :
Yikilipdur bu cihan sanmaki bizde düzele,
Devlet-i çerh-i deni verdi kâmu müptezele.
Simdi ebvab-i saadetle gezen hep hezele,
Isimiz kaldi hemân merhamet-i Lem Yezel'e.
Astronomi ile mesgul oldu. Islâm ve Osmanli tarihlerini gayet genis olarak tetkik etti.Memleketine en büyük felâketin Rusya'dan gelecegini çok iyi bildiginden, müdafaa için geceli gündüzlü çalisarak, her türlü hazirligi yapti. Muharebelerde sarfedilmek üzere iç ve dis hazineyi altin ile doldurmustu.Tahta çiktiginda 40 yasinda idi. Devletin büyük bir islahata ihtiyaci oldugunu Çok iyi bilen ve bu hususta mühim hamleler yapan bir hükümdardi. Süveys Kanali'ni bile açtirmayi düsünüyordu. Fakat is basina getirecek kiymetli kimseleri bulamamanin üzüntüsü içindeydi.1766 senesinde olan zelzelede yikilan Fatih ve Eyyüb Sultan Camilerini ve bütün Istanbul'u adeta yeniden imar etmistir. Kara ve Deniz Mühendishaneleri onun zamaninda kurulmustur. (1764) 1768'de Rusya ile savas basladi ve 1774 senesinde bitti. Savas neticesinde Kaynarca Anlasmasi yapildi. Büyük ve önemli ölçüde toprak kaybi oldu. Devletin esas gerileme devri de bundan sonra basladi Rus savasinda üzüntüsunden hastalanmis ve vefat etmistir. Vefatinda 57 yasina yaklasiyordu. (Allah rahmet eylesin.)Lâleli Camii 4 sene içinde bu devirde insa edildi. Seyh Abdullah Kaskari bu devirde vefat etmistir ve Eyüp'de medfundur.
Erkek çocuklari : Üçüncü Selim, Mehmed.
Kiz Cocuklari : Sah Sultan, Fatma Sultan,Bekhan Sultan, Fatma Sultan, Hibetullah
Sultan Birinci Abdülhamid
Babasi . Üçüncü Ahmed
Annesi . Rabia sermi Sultan
Dogumu : 20 Mart 1725
Vefati . 7 Nisan 1789
Saltanati : 1774 - 1789 (15) sene
Birinci Abdülhamid Istanbul'da dogdu. Annesi ona kuvvetli bir tahsil yaptirdi. Zamanindaki mevcut tarihlerin,hepsini gözden geçirdi.Hat sanati ile de mesgul oldu. Çok hassas ve nazik bir insandi. Zamaninda bir çok islahat ve imar hareketlerinde bulunmustur.Osmanli Devleti'nin gerilemeye basladigi bir zamanda padisahlik yapmasi onun sahsiyetine gölge düsürmemistir. Tahta çiktiginda geleneklerin disina çikarak cülus bahsisi dagitmadi.Devrindeki bazi mühim hadiseler :1775'de Iran savasi basladi ve 1779'da bitti. Taraflarin kan akitmaktan baska hiç bir menfati olmadi.1787'de Almanya ile savas basladi. Almanlar çok ümitlerle girdikleri bu savasi kaybettiler.
1779'da Aynalikavak Anlasmasi yapildi.1783'de Kirim Hanligi sona erdi.
1787'de Rusya ile yeniden savasa girildi.1788'de Almanya'ya karsi Sebes Zaferi elde edildi. Bu zaferden sonra Birinci Abdülhamid'e Gazi ünvani verildi.Alman harbinde düsen, Özi faciasi meydana geldi ki, bu kaleyi ellerine geçiren AImanlar tek fert birakmadan sivil ve asker bütün halki öldürdüler. 25.000 nüfusu olan Özi halkini tamamen imha ederek ellerine geçirdiler. Birinci Abdülhamid'e bu haber gelince üzüntüsünden felç oldu. Kisa bir zaman sonra da vefat etti. Vefatinda 64 yasini henüz bitirmisti. Cenazesi Bahçekapisindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Semssüddin Habibullah (k.s.) Hazretleri (H. 1195)bu devirde vefat etmistir.
Erkek çocuklari : Dördüncü Mustafa, Ikinci Mahmud, Murad, Nusret, Mehmed, Ahmed, Süleyman.
Kiz çocuklari : Esma,Emine,Rabia Alimsah, Dürrüsehvar,Hibetullah, Fatma, Meliksah.
Sultan Üçüncü Selim
Babasi . Üçüncü Mustafa
Annesi . Mihrisah Sultan
Dogumu : 24 Aralik 1761
Vefati . 28 Temmuz 1808
Saltanati : 1789 - 1807 (18) sene
Üçüncü Selim Istanbul'da dogdu. Sarayda çok güzel bir Sekilde yetistirildi. Edebiyata ve güzel yazi yazmaya çok merakli idi. Yazmis oldugu hat ve levhalardan bazilari cami ve türbelerde asilmistir.Arapça ve Farsça lisanlarina fevkalade vakifti. Çok merhametli ve nazik tabiatli idi.Devrinde olan mühim hadiseler :1791'de Awsturya ile Zistovi, 1792'de de Rusya ile Yas anlasmâsi yapildi.1793'de Nizam-i Cedid askeri teskilâti kuruldu.1798'de Napolyon'un Misir'a saldirmasiyla, Fransa ile savas basladi. 1799'da Rusya ve Ingiltere ile ittifak yapildi.Napolyon'a karsi meshur Akka müdafaasi yapildi. Cezzar Ahmed Pasa Misir'da Fransizlara boyun egdirdi. Bazi iddialara göre Napolyon bu devirde müslüman oldu.1801'de Fransizlar Misir'i mecburen bosalttilar. 1802'de Fransa ile Paris Anlasmasi yapildi.Ayni senelerde Arabistan'da (Vehhabilik)isimli bâtil mezhebin faaliyetleri görüldü. Vehhabiler üç ay müddetle Mekke'yi ve Medine'yi isgal ettiler. Bütün mübarek sahsiyetlerin kabirlerine hakarette bulundular, yakip yiktilar.1806'da Sirp ihtilâli oldu ve Ruslarla savas basladi.1807'de Kabakçi ihtilâli oldu. Bu ihtilâlle Üçüncü Selim tahttan indirildi. Bir sene sonra da 46 yasinda iken sehid edildi. (Allah rahmet eylesin.)
Dini, vatani ve milletine çok düskün olan Üçüncü Selim, ayni zamanda sairdi. Kirim'in Ruslarin eline geçtiginde su içli misralari söylemistir :
Kalalim mi kiliç altinda öyle
Oturmak dinimizde var mi böyle
Esir etmis nice tatari bir bir
Kirim Rusya'da kalsin mi söyle
OI Moskof'tan varip öcüm alayim
Ya düsman içre helâk olam söyle.
Telgraf ve Litografya bu devirde icad edilmistir. Çocugu yoktu.
Sultan Dördüncü Mustafa
Babasi : Birinci Abdülhamid
Annesi : Ayse Saniye Perver Sultan
Dogumu : 8 Eylül 1779
Vefati . 16 Kasim 1808
Saltanati : 1807 - 1808 (1) sene
Dördüncü Mustafa Istanbul'da dogdu. Yetismesi ile annesi mesgul oldu. lyi bir tahsil yaptirdi. Diger padisahlar gibi o da hattatliga çalisti. Gayet güzel yazilari vardir. Osmanogullari içinde Besinci Murad'dan sonra en az padisahlik yapanlardan birisidir.Kabakçi Mustafa, Üçüncü Selim'in yenilesme hareketlerine karsi koyup mani olmak maksadi ile Üçüncü Selim'in de merhametinden istifade edince, Üçüncü Selim'i tahttan indirmisti Bunun üzerine âsiler tarafindan Dördüncü Mustafa padisah yapildi. Âsiler pek çok mühim mevkileri ellerine geçirdiler. ÜCüncü Selim tarafindan kurulmus olan Nizam-i Cedid'in ileri gelenleri Ruscuk'ta bulunan Alemdar Mustafa Pasa'nin yaninda toplandilar. Alemdar Mustafa Pasa büyük bir kuvvet halinde Istanbul'a gelerek âsileri temizledi ki, Üçüncü Selim'in sehid edildigi ögrenildi. Bunun üzerine Ikinci Mahmud'u tahta çikardi.Dördüncü Mustafa zamaninda Ruslarla savasa devam edildi.
Dördüncü Mustafa bir yil iki ay saltanatta kaldi. Ikinci Mahmud tahta çikinca Topkapi Sarayinin bir dairesinde oturmaya mecbur edildi. Bazi kimselerin Ikinci Mahmud'u indirip,Dördüncü Mustafa'yi tahta çikarmayi tasarlamalari üzerine, ulemadan fetva alinarak öldürüldü. Cenazesi babasi Birinci Abdülhamid'in Bahçekapisindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin)
Vapurun icadi bu zamanda olmustur.Emine Sultan isminde bir kiz çocugu vardi.
Sultan Ikinci Mahmud
Babasi : Birinci Abdülhamid
Annesi : Naksidil Valide Sultan
Dogumu : 20 Temmuz 1785
Vefatl : 30 Haziran 1839
Saltanati : 1808 - 1839 (31 ) sene
Ikinci Mahmud istanbul'da dogdu. Diger padisahlar gibi kuvvetli bir tahsil gördü. Tahta çiktiginda 23 yasinda idi. Üçüncü Selim'in, ögrenimine bizzat önem vererek yetistirdigi kiymetli bir sahsiyetti. Hattat, bestekâr ve sairdi.(Adli) mahlasayla siirler yazmistir. Cesur, temkinli, sabirli ve azimli bir tabiata sahipti.Dagilan Nizam-a Cedid askerinin yerine Sekbân-a Cedid askeri teskilâtini kurdu. Çok geçmeden âsiler ayaklaninca, bu ocaga kendiliginden dagitti.
1808'de ayaklanan âsiler, Alemdar Mustafa Pasa'yi öldürdüler. 1812'de Ruslarla Bükres Antlasmasi yapildi.1813 senesinde, Mekke ve Medine'de mukaddes yerlere hakaretlerde bulunan Vehhabiler temizlendiler. Osmanla Imparatorlugu yakilincaya kadar bir daha huzursuzluk çikaramayacak hale getirildiler.1821'de Yunan Ihtilâli oldu. Binlerce sivil halk öldürüldü.1826'da Yunan Ihtilâli bastirildi. Yeniçeri Ocagi, Seyhülislâmin fetvasi, ulemâ sinifi, asker ve halkin ayaklanmasi ile tamamen ortadan kaldirildi Bu olaya tarihçiler Vak'ay-i Hayriye diye isim verdiler. 1827'de Rus savasi yeniden basladi. 1829'da Edirne Anlasmasi yapildl. 1831 ve 1839'da Misir isyanlari oldu. 1839 senesinin Temmuz ayanda Ikinci Mahmud vefat etti. Hayati boyunca ugrasmas oldugu elim hadiselerin tesiriyle üzüntüden verem olmus ve bu hastaliktan vefat etmisti. Cenazesi Divanyolundaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin)Ikinci Mahmud her sahada çok genis çalismalarda bulundu. Bir çok yeni mektepler açti. Büyük binalar insa ettirdi. Istanbul'daki bütün büyük camilerin tamirini yaptirdi. Un kapani Köprüsü de onun zamaninda yapildi.Mekke-i Mükerreme'de bir medrese yaptirdi ve Mescid-i Aksa'yi da tamir ettirdi.Sümbülzâde Vehbi ve Keçecizâde Izzet Molla Efendi bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Abdülmecid, Abdülaziz,dört adet Ahmed isimli sehzade, Bayezid, Abdülhamid, Süleyman, Mehmed, Murad, Nizameddin, Mehmed, Abdullah; Osman.
Kiz çocuklari : Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Sali Sultan, Saliha Sultan,Ayse Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan,Adile Sultan.
Sultan Birinci Abdülmecid
Babasi . Ikinci Mahmud
Annesi . Bezmiâlem Valide Sultan
Dogumu : 25 Nisan 1823
Vefati . 25 Haziran 1861
Saltanati : 1839 - 1861 (21) sene
Abdülmecid Istanbul'da dünyaya geldi. Babasi ona iyi bir tahsil yaptirmak için çok titiz davrandi. Kendisi biraz zayifça idi. Çok zeki,terbiyeli, merhamet ve sefkatli bir kimseydi.Tâhta çiktiginda 16 yasindaydi. Yeni gelismeleri çok siki bir sekilde takip eder ve hemen Devlet-i Aliyyede tatbik edilmesini isterdi. Devrinde olan önemli olaylar :1839 senesinde Gülhane Hatti Hümayunu okundu. 1846'da Mustafa Resid Pasa Sadrazam oldu. Maarif alaninda pek çok ilerlemeler oldu. Bir çok meslek okullari açildi. 1848'de Macar isyani dolayisiyla Macaristan'dan çok sayida ilticalar oldu. Eflak ve Bogdan'da ihtiIali oldu. Mübarek yerler meselesi ortaya çikti.1853'de Rusya harbi basladi. Sinop baskini oldu. 1854'de Ruslar karada büyük kayiplar verdiler. Meshur Silistre müdafaasi yapildi 've Ruslar bozuldu. Yerköyü Muharebesi kazanildi. Fransa ve Ingiltere de Türkiye yaninda yer aldilar ve Kirim'a çikarma yapildi.1855'de Sivastopol alindi. Telgraf ve demiryolu hatlari yapildi. 1856'da Paris Anlasmasi yapildi. Ruslara karsi büyük menfaatler sagIandi.Abdülmecid Dolmabahçe Sarayi'ni yaptirdi
ve Ortaköy'deki Mecidiye Camiini insa ettirdi.25 Haziran 1861'de babasi gibi verem hastaligina tutularak vefat etti. Öldügünde 38 yasindaydi. Fatih'teki Sultan Selim Camii avlusundaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Hâfiz Ebü Said Sâhib (k.s.) Hazretleri bu devirde vefat etmistir.
Erkek çocuklari : Ahmed, Mehmed Burhaneddin, Bahaddin, Rüstü Mehmed, Seyfüddin, Osman, Ziyaeddin Mehmed, Abid Mehmed ,Abdüssamed Mehmed, Fuad Mehmed, Nureddin, Vamuk Mehmed, Abdülhamid, Mehmed Vahidüddin, Süleyman, Kemaleddin, Nizameddin,Mehmed Resad.
Kizlari : Bedihe, Behice, Samiye, Mediha, Refia, Sehime, Sabiha, Aliye, Fatma, Cemile, Seniha, Fehime, Mühibe, Mukbile, Münire, Naime, Neyyire, Behiye.
Sultan Abdulaziz Han
Otuz ikinci Osmanli padisahidir. Babasi Sultan II. Mahmud, annesi buyuk hayir ve hasenatlar sahibi Pertevniyal Sultandir.
1861 yilinda tahta geçti. Saltanat muddeti 14 senedir. Zeki ve hamleli bir padisahdi. Kendisine kuçuk yastan itibaren gayet itinali bir tahsil yaptirilmisti.
Onun saltanatina tekaddum eden gunlerde "Tanzimat Fermani" ile bati taklidçiligi yolu açilmis ve bu istikamette atilan adimlar, halkin ruhunda devlete karsi ilk kuskunluk tohumlarini filizlendirmeye baslamisti. Sultan II. Mahmud ve halefi Sultan Abdulmecid, bu yolda yurumus, ananevi ordu seklimiz olan yeniçeriligin ilgasindan cenazelerin bando-mizikayla kaldirilmasina kadar çesitli inkilab hareketleriyle devletin tebasina yabancilasmasi ve ahkam-i seriyyeden uzaklasmaya baslamasi çigirini açmislardi. Halk kuskun; rical, bati aleminin kaydettigi terakki karsisinda saskin ve mutereddiddi. Islamin dusmanlari ise, bati ile aramizda husule gelen mesafenin vebalini, muazzez Islama yuklemek için sinsi bir propaganda faaliyetine girismis bulunuyordu. O derecede ki, daha sonra sair Ziya Pasa bu keyfiyeti, su beyti ile en guzel bir surette ifade edecekti:
"Islam imis devlete pabend-i terakki,
Evvel yog idi isbu rivayet yeni çikti!.."
Halbuki Avrupadaki terakki, hiristiyanligin veya ona dayanan usul, erkan ve kulturun mahsulu degildi. Bu keyfiyet, Amerikanin kesfi ve buradan buyuk bir bakir servet elde edilmesi, buharli geminin icadiyla Afrikanin guneyindeki Umidburnundan dolasilmasi ve bu suretle baharat, ipekli kumaslar gibi uzak sark mallarinin batiya intikaliyle ticaret yollarinin degismis bulunmasi ve bunun neticesinde Avrupada bir "sanayi inkilab"i vucuda gelmesi gibi busbutun baska ve sirf iktisadi olan sebeplerin eseriydi. Hal boyleyken, dusmanlarimiz iki alem arasindaki farki, yanlis bir tevil, tefsir ve telkin ile bizi kendi orijinal (nevi sahsina munhasir) dunya gorusumuzden, ictimai nizamimizdan ve pur-islami olan hayat uslubumuzdan uzaklastirmaya basladilar. Bu yanlis yolu, bize kasden dogru gosterip terakki için yegane çare imis gibi telkin ettiler. Bu telkin, basta devrin pasalari olmak uzere padisahlari bile tesiri altina alacak bir sumul kazandi.
Diger taraftan 1826 yilinda yeniçeriligin ilgasiyla ananevi ordu nizami bozuldugundan iki yil sonra Ruslarin onbes bin kisi gibi cuzi bir kuvvetle Edirneye sarkabilmeleri, 1829 yilinda Yunanistanin kurulusu emr-i vakisi ile karsilasilmasi, 1832de bir Osmanli valisi Kavalali Mehmed Ali Pasanin ordusunun Kutahyaya kadar gelebilmesi ve asirlardan beri maglubiyet gormemis bir devletin bu durum karsisinda Rusyadan yardim istemek mecburiyetinde kalmasi, milli gururu rencide etmis, vicdanlar rahatsiz olmustu.
II. Mahmud, devrinin gailelerinden teessure kapilmis, verem olmustu. Ciliz, hastalikli ve bati kasisinda aciz bir padisahdi. Halefi Sultan Abdulmecid de ayni bati taklidçiligi yolunda yurumustu. Bunlarin arkasindan gelen Sultan Abdulaziz ise, cesur, hamleli, fikren ve ruhen saglam bir padisah olarak halkin ruhunda birikmis olan melali (huznu), kisa zamanda surura çevirmis, eski futuhat devirlerinin avdet edecegi umidlerinin belirmesine sebep olmustu. Pehlivan yapili vucudu da bu hissi takviye ediyordu. Gerçekten guresi tesvik eden, dusmanlarina karsi harbi goze almaktan çekinmeyen, bu maksadla ordu ve donanmayi dunyanin en ileri seviyesine çikarmaya çalisan Sultan Abdulazizin devri, Tanzimatla baslayan yilginliktan milletçe silkinip dogrulma temayullerinin bir baslangici olmustu. Onun faaliyetlerinin ana hedefi Tanzimatla açilmis bulunan batililasma hareketlerini akamete ugratarak, kendi milli ve dini huviyetine sadik kalmak ve bu yolda ilerlemekti. Lakin kendisine tekaddum eden yillarda bu kendinden kaçis, o hadde vasil olmustu ki, Napolyon Code-civili (Kod Sivil) denilen Fransiz medeni kanunu aynen tercume edilip alinarak, musluman tebaya tatbik edilmesi gibi temayuller belirmisti. Sultan Abdulaziz, bu cinayet derecesinde vahim olan hareketi, devrinin buyuk alimi olan Ahmed Cevdet Pasa ile elele vererek Islam hukukundan yapilmis bir medeni kanun demek olan Mecelle-yi Ahkam-i Adliyyeyi kisaca "Mecelle" denilen buyuk kanun metnini ortaya çikararak onlemistir. Zamaninin butun silahlarini en iyi bir sekilde kullanmayi ogrenmis olan Sultan Abdulaziz, dedesi Yavuz Sultan Selim Han gibi olmaya çalisiyordu.
Sultan Abdulmecid Hanin olumu uzerine 1861de tahta çikmisti. Osmanli Devletinin durumu son derece karisik idi. Mali sikinti son haddindeydi. Karadagda çikan isyan, Sirplarla savasa yol açabilecek durumda idi. Avrupa devletleri bu hali firsat bilerek, aracilik tekliflerini arttiriyorlardi. Zira Sultanin Tanzimattan vaz geçmesinden endise duyuyorlardi.
Bu durumu fark eden Sultan, hemen bir hatt-i humayun çikardi. Fermanda soyle deniyordu:
"Devletin maddi gucunun artirilmasi ve halkin hayat seviyesinin yukseltilmesinden baska maksadimiz yoktur. Devlet malinin telef edilmemesi ve israfdan korunmasi sarttir. Muslim ve gayr-i muslim ayird etmeksizin memleketimizde yasayan herkes, dinimizin emirleri çerçevesinde adaletle yonetilecek ve hepsi adalet onunde esit muamele gorecektir.
Yuce devletimizin istiklalinin devam etmesi ve halkin refah içinde yasamasi, en buyuk gayemizdir. Cenab-i Hakk, Peyygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- hurmetine cumlemizi muvaffak eylesin!"
Bu fermanla birlikte mevcud hukumetin de yerinde birakilmasi, batili devletlerin Tanzimatla alakali endiselerini nisbeten ortadan kaldirdi.
Sultan, israfa karsi, kendinden ve saraydan baslayarak tedbirler aldi. Devletin mali durumunu duzeltmeye basladi.
Sultan Abdulaziz, butun dunyanin alakasini celbetmis bulunuyordu. Bundan dolayi, Fransa ve Ingiltereye davet edildi. 1867de Dolmabahçe onunden Sultaniye yatina binerek yola çikti. Boylece Osmanli tarihinde yabanci ulkelere seyahat eden ilk padisah oldu.
Koca Sultan, Pariste buyuk bir torenle III. Napolyon tarafindan karsilandi. Serefine verilen yemekte yanina oturan III. Napolyonun:
"Ekselans Hazretleri! Girit için en guzel çozum yolu olarak, adanin Yunanistana terkini dusunseniz!.." demesi uzerine Sultan celallendi. O diplomatik munasebetlerde zaaf gosterecek bir padisah degildi. Bundan dolayi, bu kendisini yoklama mahiyetindeki suale su cevabi verdi:
"Ekselans! Osmanli Devleti, yirmiyedi sene Girit için kan doktu. Her karis topragini sehid kanlari ile suladi. Ordumda tek bir asker, donanmamda tek bir sandal kalana kadar ecdad mirasini korumak mecburiyetindeyim..."
Beklenmiyen bu siddet karsisinda III. Napolyon, ozur dilemek zorunda kaldi.
Sultan, Ingiltere ve Fransa seyahatinden Istanbula muhtesem ve gayet basarili diplomatik zaferlerle donmustu.
Istanbulda da halkin coskun tezahurati ile karsilandi. Zira millet, Onda yukselis devri padisahlarinin temayul ve dirayetini goruyor ve yeni zaferlerle devletin, bir kere daha silkinip sahlanacagini umuyordu.
Sultan Abdulaziz, ecdadin devri ile kendi devri arasindaki kudret ve ihtisam farkini su sozleri ile ne guzel ifade etmistir:
"Atalarimiz batiya at sirtinda futuhat için giderlerdi. Bizler ise, simdi tren ve vapurla, ancak diplomatik seyahat için gidebiliyoruz!"
Abdulaziz Han, gayet dindarane ve intizamli bir hayat suren durust bir insandi. Hayati boyunca su yerine zemzem içecek kadar takva sahibi idi. Hatta Avrupaya seyahate gittigi zaman, abdest suyunu beraberinde goturdugu rivayet edilir. Muntazaman namaz kilar ve çok çok Kuran-i Kerim okurdu. Caniyane bir surette katledildigi zaman odasindaki kuçuk masanin uzerinde "Sure-i Yusuf" açik oldugu halde bir Kuran-i Kerim bulunmustu. Onun mubarek kanlarinin bulastigi bu Kuran-i Kerim, elan Topkapi Sarayinda muhafaza edilmektedir.
Birgun hasta yataginda baygin ve sararmis bir vaziyette yatarken Sultan Abdulazize:
"Medine-i Munevvere mucavirlerinden bir dilekçe var!" denildiginde yaverlerine:
"Derhal beni ayaga kaldiriniz! Harameynden gelen talebleri ayakta dinleyeyim! Allah Rasulune komsu olanlarin talebleri, boyle ayak uzatilarak edebe mugayir bir sekilde dinlenmez!.." diyerek Medineye ve Hazret-i Peygambere olan muhabbetini guzel bir surette izhar etmistir.
Her Medine-i Munevvere postasi geldiginde abdest tazeler, mektuplari «Bunlarda Medine-i Munevverenin tozu var!» diye opup alnina goturur, ondan sonra baskatibe uzatir ve «Aç, oku!» derdi.
Yukarida arzedildigi gibi Abdulaziz Han tahta çiktigi zaman, batililarca adeta buyulenmis ve onlarin siyasi emellerine tabi bir hale gelmis bulunan ve kendilerine Jon Turk (Genç Turk) denilen insanlar elinde devletin içten çokertilme faaliyetinin had safhaya ulasdigi bir devredir. Bunlar -ekseriyetle- Fransada tahsil gormus ve orada hususi bir sekilde misyonerler tarafindan sinsice yetistirilmis, Istanbula kalbleri Fransiz, uniformalari Osmanli olarak donmus kimselerdi. Sanki devletin içinde garbin yeniçerileri olmuslardi. Memleket, disdan maddi istilaya ugrarken, içten de manevi bir tahribata maruzdu. Tanzimat Fermani ile misyonerlik faaliyetleri artmis, basta Ermeniler olmak uzere hiristiyan azinliklar ustundeki tahrikler çogalmisti. Mesela Harput bolgesinde altmisiki misyoner merkezi açilmis, yirmibir kilise yapilmisti. Kadin misyoner Maria A. West, "Romance of Mission"adli kitabinda:
"Ermenilerin ruhuna girdik.. Hayatlarinda ihtilal yaptik!.." demektedir.
Lisan ogretmek gayesi ile Anadolunun her tarafinda, aslinda birer misyonerlik karargahi olan birçok mektebler açilmisti. Bu faaliyetlerin en yogun goruldugu yabanci okullar arasinda Gaziantepdeki Antep, Merzifondaki Anadolu ve Istanbuldaki Robert Koleji basta gelir. Bazilarina ise, hiç Turk talebe alinmamistir. Okul muduriyetlerine papazlar tayin edilmistir.
Memleket bir kultur erozyonu ile karsi karsiya gelmisti. Abdulmecid Han devrinden kalan bu çokuntu, Abdulaziz Hanin direnmeleri ile asgariye inmis, neticede bu mukavemet, Onun sehadet kanlarina burunmesine vesile olmustur.
Sultan Abdulaziz Han, gayet ileri goruslu bir padisahdi. Belgrad, Istanbul, Bagdad ve Kahireyi elimizde bulundurmadikça cihan siyasetinde buyuk bir rol oynayamayacagimizi soylerdi. Bu gorus, bilahare Almanlarin emperyalist temayullerinin uyandigi sirada getirdikleri "yedi B" formulune benzemektedir. Almanlar, buyuk devlet olabilmek için Berlinden Bombaya kadar "B" harfi ile baslayan yedi buyuk merkezin ele geçirilmesi luzumundan bahsetmislerdir.
Sultan Abdulaziz Hanin siyasi emelleri içinde Turkistan bile vardi. Oraya el atmis, Iran ve Turkistanda Turk unsurlar için Turkçe egitim yapan mekteblerin açilmasina amil olmustur.
Donanmasinin Kizildenizdeki bolumu, Endonezyayi tenkile (ezmeye) giden Ingiliz donanmasinin onunu kesmis, Onu geri donmeye mecbur birakmisti. Gerçekten de denizcilige o kadar ehemmiyet vermisti ki, Onun zamaninda Fransiz gemilerinin Haliç tersanesinde muvaffakiyetle tamirinden dolayi III. Napolyon bir tesekkur mektubu gondermisti.
Bu durum, Osmanlinin hasta adam diye ifadelendirildigi bir devirde bile gosterdigi kudret ve muvaffakiyetin sahane bir misalidir. O boylece hala "devlet-i ebed-muddet" diye yad olunmaya layik bir devlet oldugunu gostermisti.
Sultan Abdulazizin saltanat yillarinda, otuz sene muddetle Ruslara karsi sanli bir mucadele vermis ve nihayet teslim olmak zorunda kalmis bulunan Seyh Samil Hazretleri, hacc için Çardan izin almis ve Istanbulu ziyarete gelmisti. Sultan, sarayda birçok hazirliklar yaptirmis, butun Istanbulu buyuk bir sevinç kaplamisti. Herkes sahile toplanmisti. Rus vapuru Dolmabahçe onunde demirlediginde, Sultan Abdulazizin saltanat kayiklari, Imam Samili ve aile efradini saraya getirdiler. Abdulaziz Han, Onu sarayin kapisinda karsiladi ve buyuk bir hurmetle:
"Babam kabrinden kalksaydi, ancak bu kadar sevinebilirdim!" diyerek bir çok iltifatlarda bulundu.
HAINANE BIR SUIKAST
Çesitli vesilelerle su-i halleri gorulmus, once azledilmis, sonra tekrar kendilerine mevki verilmis olan dort kisi; Huseyin Avni Pasa, Mithat Pasa, Mutercim Rusdu Pasa ile Hayrullah Efendi, padisaha ihtilal hazirligi yapiyorlardi.
Huseyin Avni Pasa, 1871de gorevinden azledilip rutbeleri sokulerek Ispartaya gonderilmisti. Daha sonra da Mahmud Nedim Pasa tarafindan seraskerlikten de azledilmisti. Yapmak istediklerini «Kinim dinimdir!» diyerek ifade eden Huseyin Avni Pasa, Sultanin hal edilmesi yaninda Onu oldurmegi de dusunuyordu.
Mithat Pasa ise, siyasi ve din kulturunden mahrum olarak yetismisti. Yanlis kararlarindan ve yolsuzluklarindan oturu sadrazamliktan azledilmisti. Hayal-perest olan Mithat Pasanin, birgun içki masasinda Osmanli hanedanini ortadan kaldirip sultan olacagini iddia ederek:
"Bunda ne var ki?! Al-i Osman olacagina biraz da Al-i Mithat olsun!.." dedigi rivayet olunmaktadir.
Mutercim Rusdu Pasa, iki sefer sadarete, uç defa da seraskerlige getirilmesine ragmen su-i halinden dolayi azledilmisti. O da menfaatinin kesilmesi sebebi ile padisaha kin baglamisti.
Hayrullah Efendiye gelince, Rusdu Pasanin himayesi ile getirildigi Seyhulislamlik makamindan bir ay gibi kisa bir zamanda azledilmesi, onun da padisaha karsi kin baglamasina sebeb olmustu.
Bu dortlu çete grubu, talebeleri kiskirtarak numayis yaptilar. Padisah, kan dokulmemesi için yine bunlari is basina geçirdi. Boylece ihtilalciler, istedikleri yere ulastilar. Is padisahi hal etmege kaldi.
Ihtilal sabahi, Darus-seade Agasi Cevher Aga, padisahi uyandirmaga cesaret edemedi. Pertevniyal Valide Sultani uyandirdi. O da Sultan Abdulaziz Hani uyandirdi. Yeni padisahin culus toplari atiliyordu. Abdulaziz Han annesine:
"Bunlar beni III. Selime mi dondurecekler? Ben bunu kimlerin yaptigini biliyorum..." diyerek ihtilalcileri saydi. Sonra dilinden:
"Ben bu felaketi, otuz-kirk defa ruyamda gordum.. Takdir-i ilahi boyle imis!" ifadeleri dokuldu.
Sultan Abdulaziz Han, sagnak yagmuru altinda kayiklarla Topkapi Sarayina goturuldu. Sahsi serveti, hanimlarin kulaklarindaki kupelere kadar ihtilalciler tarafindan yagmalandi. III. Selimin odasina goturuldu. Abdulaziz Han:
"Beni amcam gibi burada bitirmek istiyorlar!" dedi.
Uç gun kuru tahta uzerinde aç ve susuz olarak birakildi. Islak elbiselerinin degistirilmesine dahi izin verilmedi.
Daha sonra kendisi için ayrilan odaya geçirildi. Fakat Sultan Abdulaziz, V. Murada mektup yazarak Besiktastaki Feriyye Sarayina naklini istedi. Arzusu yerine getirilerek Feriyye Sarayina nakledildi.
Huseyin Avni Pasa, pehlivanlardan uç kisiyi Feriyye Sarayinda mahsus bahçivanlikla vazifelendirdi. 4 Haziran 1876 sabah sularinda odasina girdiler. Abdulaziz Han, bir muddet onlara karsi koydu. Cinayete intihar susu vermek için Onun bileklerinin damarlarini kesen zorbalar, hiçbir sey yokmus gibi gizlice islerinin basina donduler.
Valide Sultan, oglunun kanlar içinde yerde yattigini gorunce aglamaya basladi. Tertipledigi katlin neticesini almak için Huseyin Avni Pasa, saraya geldi. Yarali Sultani saray karakolunun kahve ocagina goturulmesini emretti. Henuz can çekisen Sultana doktor mudahelesini geciktirdi. Mazlum Sultan, caniler çetesi Huseyin Avni, Mithat ve Rusdu Pasalarin gozleri onunde sehiden vefat etti.. Rahmetullahi Aleyh!..
Sultan Abdulaziz Hanin hunharca katli uzerine kizkardesi Adile Sultanin yureginden su izdirapli misralar dokulmustur:
Cihan matem tutup kan aglasin Abdulaziz Hana
Meded Allah, mubarek cismi boyandi kizil kana!..
Nasil hemsiresi bu Adile yanmaz o hakana,
Ki kiydi bunca zalimler karindas-i cihan-bana...
Hazret-i Peygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz:
"Halis insan, buyuk bir tehlike uzerindedir!" buyurmuslardir.
Sultan Abdulazizin feci bir surette ortadan kaldirilmasi da, bu hadis-i serifte isaret edilen tehlike sebebiyle olmustur. Ancak bu olus, Onun sahsindan ziyade milletin kaderiyle alakali bir ilahi takdirden baska turlu izah olunamaz. Zira Sultan Abdulazizin feci katli, milli tarihimizin en onemli bir donum noktasi olmustur.
Gerçekten Ondan sonra felaketlerin onu alinamamis, çokus, Sultan Abdulhamidin dirayetli siyasetiyle bir muddet geciktirilmisse de, nihayet bu azametli devletin yikilmasi ve ulkemizde Islamin gariblik doneminin baslamasi onlenememistir.
Besinci Sultan Murad
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi : sevk efzâ Kadin Efendi
Dogumu : 21 Eylül 1840
Vefoti . 29 Agustos 1904
Saltanati : 1876'da (93) gün
Besinci Murad da Istanbul'da dogdu. Degerli âlimler tarafindan yetistirildi. Siir ve Nesir üzerinde çalismalar yapti.Tahta çiktiginda 35 yasinda idi. Sultan Abdülaziz'i tahttan indirenler onu padisah yaptilar. Tahta çiktigi zaman akli muvazenesi tamamen bozuldu. Dünyanin en mütehassis doktorlarina teslim edilmesine ragmen iyilesemedi. Zamaninda Osmanli Tarihinin en büyük cinayeti islenmistir. Hüseyin Avni Pasa, Mithat Pasa ve kafadarlari, bir baska ihtilâl olur da Sultan Abdülazizi tekrar tahta çikarirlar korkusu ile Sultani hapsettikleri Feriye Sarayinda hunharca sehid ettiler.Bu hadiseden 11 gün sonra, Binbasi Çerkez Hasan Olayi oldu. Bir kabine toplantisinda Sultan Abdülaziz'in kayinbiraderi olan Binbasi Hasan Bey, Hüseyin Avni'yi, Hariciye Naziri Rasit Pasa'yi ve bir de subayi öldürdü.Böylece Hüseyin Avni'den enistesinin intikamini almis oldu.Devlet bu devrede Rüstü Pasa tarafindan idare edilmekteydi. Bu sirada ise devletin en büyük felâketi olan Osmanli - Rus Harbi basamak üzereydi. Besinci Murad Abdülaziz ile beraber Avrupa seyahatine çikmis ve bilhassa Fransa'yi yakindan tanir hale gelmisti. Mükemmel bir Fransizca biliyordu. Müsikisinasti. Fakat bütün bu meziyetleri tahta çiktiginda bir ise yaramadi. Akli muvazenesi bozuldugu için, devletin ileri gelenleri onu tahttan indirmek mecburiyetinde kaldilar. Hayatinin sonuna kadar Çiragan Sarayinda oturdu. Bir müddet sonra akli tamamen düzeldi. Hayati çiragan Sarayinda geçti. Yine bu sarayda 64 yasinda iken vefat etti. Yeni Camii yanindaki türbeye gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Erkek Cocuklari : Mehmed Selahaddin.
Kiz Cocuklari: Fehime Sultan, Fatma Sultan, Hadice Sultan.
I. ABDULHAMID HAN
II. Abdülhamid (Osmanlıca: عبد الحميد ثانی `Abdül-Hamīd-i sânî- d. 21 Eylül 1842 ö. 10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesidir.
Sultan Abdülmecid'in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan ölünce, bakımını Abdülmecid'in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi, Abdülhamid'i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamid'in eğitimiyle de yakından ilgilendi. 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamid'i de beraberinde götürdü.
Amcası Abdülaziz'in 1876'da tahttan indirilmesi ve şüpheli koşullarda ölümü, ağabeyi V. Murat'ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı'na hapsedilmesi olaylarına tanık oldu. 31 Ağustos 1876'da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü Eyüp'te kılıç kuşandı.Ağabeyinin yerine tahta geçirildikten sonra, her iki saltanat değişiminin mimarı olan Mithat Paşa'yı sadrazam yaptı.
33 yıl padişahlık yaptıktan sonra 27 Nisan 1909'da tahttan indirildi. 3 yıl Selanik'teki Alatini Köşkü'nde ev hapsinde tutulduktan sonra 1912'de İstanbul'daki Beylerbeyi Sarayı'na getirildi. 10 Şubat 1918'de İstanbul'da vefat etti. Mezarı, büyük babası için Divanyolu'nda yaptırılmış Sultan II. Mahmut Türbesi'nde bulunmaktadır.
Sultan Mehmed Resad
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi : Gülcemal Kadin Efendi
Dogumu : 2 Kasim 1844
Vefati : 3 Temmuz 1918
Saltanati : 1909 - 1918 (9) sene
Besinci Mehmed Resad Istanbul'da dogdu.Orta boylu, mavi gözlü ve beyaz tenli idi. Siirle de mesgul oldu. Fakirlere ve hastalara çok yardim ederdi. Tarih kitaplarini okumaktan zevk alirdi. Çok kuvvetli bir hafizaya sahipti.Babasi onun tahsiline cok ehemmiyet verdi.Daha ziyade sark ilimleri ile mesgul oldu.Sultan Devrinde idareye hiç tesiri olmuyordu.Daha ziyade devlet pasalarin ellerindeydi. Mesrutiyet ilân edilmis ve Meclis-i Mebusan karari müessir olarak bulunuyordu.Bu devirde 1910 senesinde Arnavutluk isyani bastirildi. 1912'de Balkan Harbi basladi.1914'de Almanlarin safinda, Birinci Dünya Savasina girildi. 1915'de Müttefikler hemen bütün taarruzlari durdurdu. Ingilizler ve Fransizlar Çanakkale'de 130.000 ölü verdiler.1916'da Çanakkale'yi geçemiyeceklerini anlayan Ingiliz ve Fransiz kuvvetleri çekildiler.1917'de yapdan antlasma ile Rusya, Kars,Batum ve Ardahan'dan çekildi. 1918 senesinin Temmuz ayinda Besinci Mehmed Resad vefat etti. Vefatinda 73 yasini geçiyordu. Eyüp Sultan'daki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Erkek çocuklan : Mehmed Necmeddin,Mehmed Ziyaeddin, Ömer Hilmi.
Kiz çocugu olmamistir.
Sultan Mehmed Vahiduddin (Vahdettin)
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülistü Kadin Efendi
Dogumu : 2 Subat 1861
Vefati : 15 Mays 1926
Saltanati : 1918 - 1922 (4) sene
Mehmed Vahidüddin de Istanbul'da dogmustur. Orta boylu, zayü fakat kuvvetli bir vücudu vardi. Kiymetli ulema tarafindan iyi bir tahsil yaptirildi.Tahta çiktiginda Osmanli Devleti en kötü günlerini yasiyordu. Birinci Dünya Savasinda kendi cephelerimizde gâlip gelmemize ragmen yenik çikmistik. En agir sartlari ihtiva eden Mondros ve Sevr anlasmalari yapildi. Devletin tamamen elden çiktigini gören padisahin yüksek seviyede bir gizli toplanti yaparak zamaninin kabiliyetli subaylarina, Anadolu'ya geçip milleti istilâcilara karsi ayaklandirip teslim olmamalarini tavsiye ettigi söylenir. Anadolu'da Milli kiyam harekâti oldu. Milli Meclis tesekkül etti. Yeni meclis Padisahligi kaldirarak, Cumhuriyet idaresini kabul etti. Zaten Istanbul isgal altinda idi.Padisahin elinde ne bir kuvvet ve ne de bir selâhiyet vardi. Padisahligin kaldirilmasi ve Osmanli Hanedanina yapilan tenkitlerin son hadde varmasiyla Istanbul'dan, dolayisiyle Türkiye'den ayrildi. 641 senelik Osmanli Hanedaninin son üyesi, son padisahi ve müslümanlarin yüzüncü halifesinin bu ayrilisinda sene 1922 idi. Avrupa'nin bir çok yerlerine ugradi. Pek çok yerden oturma teklifi aldi. Fakat hiç kimsenin gizli gayesine alet olmadi. Nihayet Italya'nin San Remo sehrinde oturmaya karar verdi. Vefatina kadar orada kaldi. Hayati maddi sikintilar içinde geçti. 15 Mayis 1926 tarihinde vefat etti. Cenazesi Türkiye'den istenmedigi için Türkiye'ye getirilemedi. Borçlari bulundugundan tabutuna haciz kondu. Suriye Devlet Baskani cenazeye sahip çikti ve tabutu Suriye'ye getirtti. Sam'da Sultan Selim Camii avlusuna defnedildi. Vefatinda 65 yasinda idi. Defnedildigi mezarlik 1965 senesinde park haline getirildi. Simdi mezarinin da kat'i olarak nerede oldugu belli degildir. (Allah rahmet eylesin). Son padisahin Seyhülislamlari: Musa Kazim Efendi, Dagistanli Ömer Hulusi Efendi, Hayderi Zâde ibrahim Efendi, Mustafa Sabri Efendi, Dürri Zade Abdullah Efendi, Medeni Mehmed Nuri Efendi.
Sadrazamlari : Talat Pasa, Izzet Pasa, Ahmed Tevfik Pasa,Damad Ferid Pasa, Ali Riza Pasa, Hulusi Salih Pasa ve Tevfik Pasa.
Erkek çocuklari: Mehmed Ertugrul Efendi.
Kiz çocuklari: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan,Fatma Ulviye Sultan.
1648 - 1687
Babasi: Sultan I. Ibrahim
Annesi: Turhan Hatice Sultan
Dogumu: 02 Ocak 1642
Ölümü: 06 Ocak 1693
Saltanati: 08 Agustos 1648-1687
HAYATI
Sultan Dördüncü Mehmed 2 Ocak 1642'de istanbul'da dogdu. Babasi Sultan Birinci ibrahim, annesi Turhan Hatice Sultan'dir.
Annesi Rusdur. Sultan Dördüncü Mehmed orta boylu, beyaz tenli ve yanik çehreliydi. Ata çok bindigi için vücudu öne egikti.
Annesi onu çok iyi yetistirdi. iyi bir ilim tahsili gördü. Babasi Sultan ibrahim'in öldürülmesi üzerine 8 Agustos 1648 günü, henüz yedi yasinda iken padisah oldu. Ava ve edebiyata çok merakliydi. Ava olan meraki yüzünden tarihte Avci Mehmed olarak anilir.
Bes vakit namazi cemaatle kilardi. içkiyi siddetle yasaklayip, içki imalathanelerini kapattirdi. Sadrazamligi, Köprülü ailesine vermekle çok isabetli bir karar aldi. Sultan Dördüncü Mehmed zamaninda Osmanli Devleti en genis sinirlarina kavustu.
Hayatinin büyük bir kismi saray entrikalariyla geçti. ikinci Viyana bozgunundan sonra, ordunun ve devlet erkaninin oybirligi ile 8 Kasim 1687 günü tahttan indirildi. Bundan sonraki ömrü, saraydaki bir odada yanina konulan iki cariye ile tam bir hapis hayati seklinde sürdü. 6 Aralik 1693'de Edirne'de vefat etti. Cenazesi istanbul'a gönderildi ve Yeni Cami'deki Türbesine, annesi Turhan Sultanin yanina defnedildi.
Erkek Çocuklari : ikinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Bayezid.
Kiz çocuklari : Hatice Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan.
KÖSEM SULTAN'IN ÖLDÜRÜLMESI
Sultan Dördüncü Mehmed, tahta çiktiginda Çanakkale Bogazi Venediklilerin ablukasi altinda bulunuyordu. Saray içindeki çekismeler yeniçeri ve Celali isyanlari devam ediyordu.
Dört padisahin saltanati süresince Kösem Sultan devlet ve harem hakimiyetini ele geçirmisti. Yaptigi entrikalara bir yenisini eklemeye çalisan Kösem Sultan ve yakin çevresi, padisahi zehirleyip yerine sehzade Süleyman'i geçirmeyi planladilar. Ancak Turhan Sultan, durumu son anda haber alip Kösem Sultani bogdurttu (3 Eylül 1651).
TARHUNCU AHMED PASA
Sultan Dördüncü Mehmed döneminde sadrazamliga getirilen Tarhuncu Ahmed Pasa, Girit'i fethetmek, donanmayi yeniden kurmak ve devlet bütçesini düzenlemek için çalismalar yapti. 1652 yilinda sadrazam olan Tarhuncu Ahmed Pasa, bütçeyi denklestirmek için verilen gereksiz hediye ve bahsisleri sinirlandirdi.
Saray harcamalarini azaltmaya çalisan, ilk kez mali yil bütçesini önceden hazirlayan Tarhuncu Ahmed Pasa, çikarlari elden gidenlerin yalan ve dedikodulari sonucu idam edildi (1653). Tarhuncu Ahmed Pasa'nin öldürülmesinden sonra ülkede siyasi istikrar kalmadi.
Yeteneksiz kisiler yönetime hakim oldu. Yeniçeri ve sipahi ayaklanmalari, Celali hareketleri durmadi. Kitlik sonucu köylülerin arazilerini terk etmeleri, sehirlerde nüfus artisina yol açti ve issizlik boy gösterdi.
KÖPRÜLÜLER DEVRI
Sik sik meydana gelen sadrazam degisiklikleri, Osmanli imparatorlugu'ndaki kötü gidise son verilmesine engel oluyordu. Bu siralarda gerek halk, gerekse devletin ileri gelenleri arasinda Köprülü Mehmed Pasa'nin sadrazam olmasi ile bütün islerin düzelecegi yolunda bir inanç dogmustu. Sadrazam olmasi için teklif götürülen Köprülü Mehmed Pasa, bazi sartlar ileri sürdü.
Osmanli tarihinde ilk kez bir kisi sadrazam olmak için bazi sartlar ileri sürüyordu. Saray devlet islerine karismayacak, istedigi atamalari yapacak, hakkinda bir sikayet olursa savunmasi alinmadan bir islem yapilmayacakti. Bu sartlari kabul eden Sultan Dördüncü Mehmed, 15 Eylül 1656 tarihinde Köprülü Mehmed Pasa'yi sadrazamliga getirdi.
Mali konularda bir çok düzenleme yapan Köprülü Mehmed Pasa, ulema arasinda mevcut olan dini tartismayi da sona erdirdi.
Venedikliler tarafindan isgal edilen Limni (15 Kasim 1657), Bozcaada ve imroz geri alindi.
Konotop zaferiyle Rus Ordusu yenilgiye ugratildi (12 Temmuz 1659) ve Erdel Beyi Rakoçi'nin isyani bastirildi (12 Kasim 1659).
Anadolu'da bagimsiz yasamaya baslamis beyler üzerine kuvvetler gönderdi ve istikrari sagladi. Köprülü Mehmed Pasa, Sultan Dördüncü Murad ve Kuyucu Murad Pasa gibi siddet yoluyla, ülkede asayisi saglamaya çalisti. Bes yillik sadrazamligi sirasinda 35.000 kisiyi öldürttügü söylenir.
Sadrazam Köprülü Mehmed Pasa'nin 30 Ekim 1661 tarihinde vefati üzerine, oglu Köprülü Fazil Ahmed Pasa sadrazamliga tayin edildi.
Bu sirada Erdel Beyligi yüzünden Osmanli-Avusturya savaslari devam ediyordu. Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Avusturya üzerine sefere çikti. Uyvar (24 Eylül 1663), Novigrad (4 Kasim 1663) kalelerinin fethedilmesi üzerine Avusturya baris istedi.
Yapilan Vasvar antlasmasiyla (10 Agustos 1664), Erdel Beyligi Osmanli Devleti'ne bagli kalacak, Uyvar ve Novigrad kaleleri Osmanlilara birakilacak ve Avusturya savas tazminati verecekti.
Venediklilerin Girit için vergi vermeyi teklif etmesini kabul etmeyen Köprülü Fazil Ahmed Pasa, donanmayla sefere çikti. Selanik limanlarindan Girit adasina silah ve cephane nakledildi. Benefse üzerinden Girit'e gelip, Hanya'dan karaya çikan Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Kandiye kalesini kusatti. Yirmi alti ay süren bir kusatmadan ve siddetli çarpismalardan sonra, Kandiye 5 Eylül 1669'da teslim olunca Girit'in fethi tamamlandi.
BUÇAS ANTLASMASI
Hotin antlasmasindan sonra, Lehistan ve Osmanli Devleti arasinda elli yil süren bir baris süreci yasanmisti. Osmanli himayesindeki Ukrayna Kazaklarina saldiran Lehliler, barisi bozdular. Sultan Dördüncü Mehmed ve Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Ukrayna kazaklarinin yardim istemesi üzerine, Lehistan seferine çiktilar. Osmanli ordusunun ard arda kazandigi basarilardan sonra, Lehistan baris istedi. imzalanan Bucas antlasmasiyla (18 Ekim 1672), Podolya Osmanlilara geçti. Lehistan Kirim Hanina vergi ödemeye devam edecekti. Ayrica Lehistan her yil Osmanli Devleti'ne 22.000 altin ödemeyi kabul ediyordu.
Lehistan meclisinin, bu antlasmadaki para maddesini kabul etmemesi üzerine, 4 yil süren ikinci Lehistan seferine çikildi. Bazi kalelerin fethedilmesi üzerine, Lehistan elçisi, Podolya ve Ukrayna'nin iadesi sartiyla antlasma istediyse de bu kabul edilmedi. Bu arada Köprülü Fazil Ahmed Pasa'nin hastalanmasi üzerine, 1675 yilinda Lehistan serdarligina ibrahim Pasa tayin edildi. Sultan Dördüncü Mehmed, Köprülü Fazil Ahmed Pasa ile birlikte Edirne'ye döndü.
Ibrahim Pasa, kisa sürede 48 kale ve palangayi fethedince, Lehistan tekrar antlasma istedi. 27 Ekim 1676'da Zarawno'da imzalanan antlasma ile 22.000 altindan vazgeçilmek sartiyla, daha önce Köprülü Fazil Ahmed Pasa tarafindan imzalan Buças antlasmasinin maddeleri aynen kabul edildi. Sadrazam Köprülü Fazil Ahmed Pasa antlasmanin imzalandigi haberini aldiktan bir süre sonra 3 Kasim 1676 tarihinde vefat etti.
II. VIYANA KUSATMASI
Köprülü Fazil Ahmed Pasa'nin vefati üzerine, 5 Kasim 1676 tarihinde Merzifonlu Kara Mustafa Pasa sadrazamliga getirildi. Rusya seferinin, yapilan baris antlasmasiyla bitmesinden sonra, Macaristan'da Avusturya'ya karsi isyan edip tekrar Osmanli Devleti himayesini isteyen Tökeli imre (Emeric Thökely), Merzifonlu Kara Mustafa Pasa tarafindan Orta Macaristan Krali ilan edildi.
Macarlarin lideri konumuna gelen Tökeli imre, Avusturya krali I. Leopold'a karsi direnise geçti. Tökeli'nin Osmanlilardan yardim istemesi üzerine, bunu firsat bilen Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Viyana'yi kusatti(14 Temmuz 1683).
60 gün süren kusatma sirasinda Viyana'ya 18 büyük yürüyüs gerçeklestirildi. Ancak büyük ve son saldiri için Merzifonlu Kara Mustafa Pasa sürekli bekliyordu. Bu arada Papanin çagrisi üzerine Lehistan Krali Jan Sobiyeski Viyana'nin yardimina yetisti.
Düsmana 80 bin kisilik ordusuyla büyük moral ve güç kazandiran Lehistan Kralinin gelmesiyle, Osmanli Ordusu iki ordu arasinda sikisti. Kirim kuvvetlerinin yeterli gayreti ve mücadeleyi göstermemesi üzerine, Osmanli ordusu dagildi ve büyük bir bozguna ugradi; ordu hizli ve düzensiz sekilde Belgrad'a dogru geri çekildi.
Ikinci Viyana Kusatmasi'ndaki basarisizlik Sultan Dördüncü Mehmed'in Merzifonlu Kara Mustafa Pasaya olan güvenini sarsmadiysa da, düsmanlari sadrazami basarisizligin tek sorumlusu olarak gösterdiler. Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Belgrad'da idam edildi. Yerine Kara ibrahim Pasa sadrazamliga getirildi.
Viyana önlerinde bozguna ugrayan Osmanli Ordusu geri çekilince düsman kuvvetleri Macaristan girdi. Sirasiyla Visgrad (18 Haziran 1684), Uyvar (19 Agustos 1685), Budin (2 Eylül 1686) kaleleri Avusturyalilarin eline geçti. Diger taraftan Venedik, Avusturya ile anlasarak Osmanli Devleti'ne karsi cephe açti ve adalarin bazilarini ele geçirdi. Venedik Yunanistan'da Patras, Korent, inebahti, Mizistre gibi önemli kalelere ve son olarak Atina'yi ele geçirdi (25 Eylül 1687).
Ikinci Viyana Kusatmasi'nin Osmanli tarihinde önemi büyüktür. simdiye kadar bu denli büyük bir yenilgiye ugramayan Osmanli Devleti artik gerilemeye basliyordu. ikinci Viyana Kusatmasi'ndan sonra Avrupa Devletleri Türkleri Avrupa'dan çikarma umuduna kapilip kutsal ittifaki kurdular.
Avusturya ve Venedik'e karsi alinan maglubiyetler ve önemli kalelerin kaybedilmesi Osmanli Devleti'nde büyük yanki uyandirmisti.
Ordu da isyanlar basladi. Askerler basarisizliginin sebebi olarak Sultan Dördüncü Mehmed'i suçluyorlardi. Askerlerin istegi ile sadrazam olan Siyavus Pasa, bütün devlet adamlarinin hazir bulundugu bir toplantida Sultan Dördüncü Mehmed'in tahttan indirilerek yerine sehzade Süleyman'in tahta geçirilmesine dair bir karar aldi. Sultan Dördüncü Mehmed 8 Kasim 1687 tarihinde tahttan indirildi.
MIMARI ESERLER
Sultan Dördüncü Mehmed, 39 yil gibi uzun sayilabilecek bir süre Osmanli tahtinda kaldi. Osmanli Devleti'nin en genis sinirlarina ulastigi bu devir boyunca mimari alanda da bir çok faaliyet gerçeklestirildi. 60 yil önce yarim kalan Yeni Camii ve Külliyesi tamamlandi.
1658-60 yillari arasinda Rumeli ve Anadolu hisarlari tamir edildi.
Misir Çarsisi,
Hünkar Kasri,
Divanyolu Köprülü Külliyesi,
Safranbolu Köprülü Mehmed Pasa Camii,
Vezirköprü Fazil Ahmed Pasa Külliyesi,
incesu Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Camii ve
Kervansarayi insa edildi.
Sultan Ikinci Süleyman
Babasi . Sultan Ibrahim
Annesi . Saliha Dilâsub Sultan
Dogumu : 15 Nisan 1642
Vefati . 22 Haziran 1691
Saltanati : 1687 - 1691 (4) sene
Ikinci Süleyman, Istanbul'da dogdu. Annesi tarafindan titizlikle yetistirildi. Orta boylu,kir sakalli, sisman ve halim selim bir padisahti.
Padisah oldugu sirada askeri zorbalarin ortali karistirmasi üzerine büyük temizli giristi. Asayisi kismen de olsa temin etti. Devleti çok kötü sartlar içinde iken teslim aldi.Dördüncü Mehmed devrinde Almanlarin eline geçen birçok yerleri geri aldi. Cesur, dindar,vatansever, merhametli ve nazikti. Rüsvet ve sefahata son derece düsmandi.Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi büyük muhalefetlere ragmen sadrazam tayin etti. Devrinde Lehistan, Rusya, Almanya ve Venedik'le ayni anda savasildi. Lehliler ve Ruslara karsi kesin zafer elde edildi. Venedikliler durduruldu. Almanlardan Belgrad, Sirbistan'in tamami,Nis, Vidin ve Semendire tekrar alindi. (1690)
lkinci Süleyman, Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi bu basarilarindan sonra Istanbul'a döndügü zaman sevincinden agliyarak karsiladi. Bizzat kendi hirkasini çikarip ona giydirdi. 1691'de Macaristan fethedilmek üzere yeniden sefere çikildi. Ikinci Süleyman, 3 yil yedi ay 4 gün padisahlik yapti. 49 yasini geçiyordu ki, tutulmus oldugu bir hastaliktan öldü. Ölüm hastasi iken Islâm ordusunu Avrupa seferine ugurluyordu.Cenazesi Istanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Debbagzade Mehmed Efendi, Haci Feyzullah Efendi, Feyzullah Fevzi Efendi gibi kiymetli sahsiyetler devrinde Seyhülislâmlik yapmisIardir. Meshur hattat Hafiz Osman Efendi, Bestekâr Dede Efendi ve Itri Efendi gibi dehâlarda devrinde yasamislardir.Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Seyh Seyfüddin Arif (k.s.) Hazretleri (H. 1098), Atpazarli Seyh Osman Fazli (H. 1102) bu devirde vefat etmislerdir.
Çocuklarinin isimleri bilinmiyor.
Sultan Ikinci Ahmet
Babasi . Sultan Ibrahim
Annesi . Hatice Muazzez Sultan
Dogumu : 25 subat 1643
Vefati . 6 subat 1695
Saltanati : 1691 - 1695 (4) sene
Ikinci Ahmed. Istanbul'da dogdu. Annesi onun terbiyesi ve tahsili ile sIkI bir sekilde mesgul oldu. Son derece faal ve her isi bizzat idare etmek isteyen biriydi. Yazi .yazma kabiliyeti çok üstündü. Kendisi bir çok Kur'an-i Kerim yazmistir. Arapça ve Farsça lisanlarina vakifti. Devlet islerini çok yakindan takip eder,hasta bile olsa divan toplantilarina katilirdi.
Sairlere ve Siirlere düskündü. Fazil Mustafa Pasayi Sadrazamlikta birakti.
Salankamen Meydan Muharebesinde, Köprülü Fazil Mustafa Pasa sehid düstü. (1691) Venediklilerle Hanya'da Siddetli çarpismalar yapildi ve Hanya Zaferi elde edildi. (Agustos 1692)1693 senesinde Istanbul'da iki yangin oldu ve 5000 tane bina yandi.Almanlar ayni sene Belgrad'i muhasara ettiler ve 10.000 ölü vererek çekildiler.21 Eylül'de Sakiz düstü.Ikinci Ahmed 6 Subat 1695 senesinde Edirne'de vefat etti. Cenazesi, agabeyi Ikinci Süleyman gibi Istanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.)
Seyh Selami Ali Efendi, Seyh Muhammed Niyazi-i Misri (H. 1105) bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Ibrahim, Selim.
Kiz çocuklari : Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan.
Sultan Ikinci Mustafa
Babasi : Dördüncü Mehmed
Annesi : Emetullah Rabia Gülnüs Sultan
Dogumu : 5 Haziran 1664
Vefati : 29 Ocak 1704
Saltanati : 1695 - 1703 (8) sene
Ikinci Mustafa, Istanbul'da dünyaya geldi. Kuvvetli bir ilim tahsili yapti. Tahta geçtiginin üçüncü günü yapacagi isleri anlatan bir yazi nesretti. Yazisinda : "Zevk, sefa ve rahati kendimize haram eylemisizdir." diyordu.
Yine vezirlerinden birine yazmis oldugu yazi söyledir :"Bana agirlik ve hazine lâzim degil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din ugruna harcarim. Sikintinin her çesidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadikça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim."
Devrinde Sakiz Adasi yeniden alindi. Çok kiymetli deniz zaferleri kazanildi. 1695'de Lugos Zaferi kazanildi. Rus Çari Büyük Petro Azak'ta hezimete ugratildi. Fakat bir sene sonra Azak düstü. 1696'da Azak Kalesindeki 500 asker 100.000'lik Rus Ordusuna iki ay dayandi. Almanlara karsi Olas Zaferi kazanildi. Lehistan, Alman ve Venedik cephelerinde büyük ve kesin basarilar kazanildi. Fakat Zenta Bozgunu diye tarihe geçen ve 30.000 Türk askerinin sehadetiyle neticelenen elim hadise bu devirde meydana geldi.1699'da Karlofça Anlasmasi yapildi.
1703'te Istanbul'da isyan oldu. Isyan büyüdü ve Ikinci Mustafa tahttan indirildi. 4 ay sonra da vefat etti. Vefatinda 39 yasinda idi. Istanbul'da Yeni Cami yanindaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.) Maruf ve meshur Hattat Hafiz Osman Efendi (H. 1110), Emirler Seyhi Seyyid Mehmed Efendi bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman.
Kiz çocuklan : Ümmügülsüm, Ayse, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye. Zahide, Atike,Fatma, Zeyneb, Zahide.
Sultan Üçüncü Ahmed
Babasi : Dördüncü Mehmed
Annesi : Emetullah Rabia Gülnüs Sultan
Dogumu : 31 Aralik 1673
Vefati : 1 Temmuz 1736
Saltanati : 1703 - 1730 (27) sene
Üçüncü Ahmed, uzun boylu, kara gözlü,dogan burunlu ve bugday benizli idi. Hattat ve sâirdi. Necib mahlasiyle siirler yazmistir. Musikiden de fevkalade anlardi.
Devrinde Oran Sehri Ispanyollardan alindi. 1711 senesinde Prut seferine çikildi. Prut Ovasinda Rus Ordusu feci sekilde kistirildi ve Rusya ile anlasma yapildi. Isveç Kralinin 4 senelik misafirligi de bu devire rastlamistir.
Azak Ruslardan geri alindi. 1715'de Mora seferi yapildi ve Mora Venediklilerden geri alindi. 1718'de Almanya ve Venedikle Pasorofça sulhü yapildi. Lâle Devri denilen meshur devir bu tarihten sonra basladi.1722'de Dagistan Türk tabiiyetine girdi.Ancak 1723'de lran Savasi basladi. Iran'in bes büyük eyaleti isgal edildi. Hemedan Anlasmasi 1727'de yapildi. Sonradan Iranlilar isgal edilen yerlerin bir kismini geri aldilar. Yine 1727'de ilk Türk Matbaasi açildi.
28 Eylül 1730'da Patrona Halil Isyani oldu. Üçüncü Ahmed durumun vehametini anladi ve yegeni Birinci Mahmud'u padisahliga oturttu.
Bir müddet sonra da 62 yasinda oldugu halde vefat etti. (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Seyh Muhammed Nüru'I - Bedvani (k.s.) Hazretleri .(H. 1135), Üsküdarli Seyh Mehmed Nasühi Efendi, Ruhul Beyan sahibi Bursa'li Seyh Ismail Hakki Celveti Hazretleri (H. 1137) Üçüncü Ahmed devrinde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Birinci Abdülhamid, Üçüncü Mustafa, Süleyman, Bayezid, Mehmed, Ibrahim, Numan, Selim, Ali, Isa, Murad, Seyfeddin, Abdülmecid, Abdülmelik.
Kiz çocuklari : Emine, Rabia, Habibe, Zeyneb, Zübeyde, Esma, Hatice, Rukiye, Saliha, Atike, Reyhan, Esime, Ferdane, Nazife, Naile, Ayse, Fatma, Emetullah, Ümmüselma, Emine, Rukiye, Zeyneb, Sabiha.
Sultan Birinci Mahmud
Babasi . Ikinci Mustafa
Annesi . Saliha Valide Sultan
Dogumu : 2 Agustos 1696
Vefati . 13 Aralik 1754
Saltanati : 1730 - 1754 (24) sene
Birinci Mahmud küçük yastan itibaren çok kiymetli hocalardan ilim tahsil etmeye basladi.Çok azimkâr ve sebatkâr bir padisahti. Devrindeki en degerli kimseleri seçip is basina getirdi. Padisah olduktan sonra ilk önce Patrona Halil ve maiyetindekileri ortadan kaldirdi.Üstün karakterli bir Sahsiyetti. "Sebkâti" mahlasiyla siirleri ve ayni zamanda büyük kiymete haiz besteleri vardi.Devrinde pek çok sadrazam degismeleri olmustur. 1750 senesinde Istanbul'da hem büyük bir yangin ve hem de zelzele oldu. Istanbul'un büyük camileri hasar gördü ve derhal tamir ettirdi. Yanginda dükkân ve evleri yananlarin zararlarini kendisi karsiladi. Ev ve dükkânlari yeniden yaptirip sahiplerine teslim etti.1737'de Almanya ile savasa baslandi.1739'da Belgrad Anlasmasi yapildi ve Belgrad alindi. Iran kesin bir yenilgiye ugratildi. 1736 senesinde Iran'la Istanbul Anlasmasi yapildi.Anlasmadan sonra Iran'lilar bir çok yerleri geri aldilar. Nihayet savas 1746 senesinde sulh yapilarak neticelendi. Iran'lilar aldiklari yerleri geri verdiler. Caferi Mezhebinin Besinci mezheb olmasi teklifi bu devirde Osmanli Devleti tarafindan katiyetle reddedildi.Birinci Mahmud devrinde Osmanli Impa ratorlugu'nun topraklarinin genisligi 15.538.000 km. kare idi.Büyük alim ve Mektübat-i Serife'nin mütercimi Müstakiymzade Süleyman Saadeddin Efendi, Tokatli Emin Efendi ve Ressam Levni bu devirde yasamis büyüklerdir.Birinci Mahmud 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti ve Yeni Camii yanindaki babasinin türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Seyh Abdül Gani Nablusi (H. 1144), Hattat Seyyid Abdullah Efendi, Reisü'I - Kurra ve Imam Fil Hadis Yusuf Efendi Zâde bu devirde vefat etmis zatlardir. Çocugu yoktu.
Sultan Üçüncü Osman
Babasi . Ikinci Mustafa
Annesi . Sehsuvar Valide Sultan
Dogumu : 2 Ocak 1699
Vefati . 30 Ekim 1757
Saltanatr : 1754 - 1757 (3) sene
Üçüncü Osman Istanbul'da dogdu. Terbiyesi ile çok dindar olan annesi mesgul oldu.Çok cömert birisi idi. Fakirlere son derece sefkat gösterirdi. Hattatliga çalisti ve çok güzel yazilar yazdi. Hazreti Peygamberimizin Kademi Seriflerini tersim ederek, yanino bir de tugra yaptiktan sonro, Eyüp Sultan Türbesine hediye etti.Üçüncü Osman sert. asabi ve tez hüküm veren bir mizaca sahipti. Kadinlara karsi çok dikkatliydi. Sarayda gezinirken, ökçeleri çivili ayakkabi giyer, gezdikçe ayak. tikirdilarini duyan kadinlar odalarina kaçarlardi.Tahta çiktiginda 56 yasina yaklasiyordu.Zamanindaki mühim hadiseler sunlardir : 1755'te Haliç dondu. Ayni sene Istanbul'un yaridan çogunun zarar gördügü bir yangin oldu. Bir sene sonra ikinci bir yanginda da 4000'e yakin ev yandi. Birinci Mahmud'un yaptirdigi Nuruosmaniye Camii bu devirde (1755'te) ibadete açildi.Devrinin Seyhülislâmlari : Feyzullah Zâde Murtaza Efendi, Vassaf Abdullah Efendi, Damadzâde Feyzullah Efendi, Dürrizâde Mustafa Efendilerdir. Üçüncü Osman 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti. Cenazesi Yeni Camii yanindaki Sultan Mahmud Han'in yanina defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Reisül - Hattatiyn Egrikapili Hoca Mehmed Rasim Efendi (H. 1169), Seyh Ekici Mehmed Efendi, Uçüncü Osman zamaninda vefat etmislerdir. Çocugu yoktu.
Sultan Üçüncü Mustafa
Babasi . Üçüncü Ahmed
Annesi . Mihrimah Sultan
Dogumu : 28 Ocak 1717
Vefati . 21 Ocak 1774
Saltanati : 1757 - 1774 (17) sene
Üçüncü' Mustafa orta boylu, iri gözlü, yassi burunlu ve siyah sakalli idi. Heybetli ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Çok iyi bir tahsil yapti. Çok çaliskan ve cömert bir insandi. Bilhassa siirde büyük kabiliyeti vardi. (Cihangir) mahlasiyla yazdigi siirler pek maruftur. Meshur Siirlerinden birisi ,sudur :
Yikilipdur bu cihan sanmaki bizde düzele,
Devlet-i çerh-i deni verdi kâmu müptezele.
Simdi ebvab-i saadetle gezen hep hezele,
Isimiz kaldi hemân merhamet-i Lem Yezel'e.
Astronomi ile mesgul oldu. Islâm ve Osmanli tarihlerini gayet genis olarak tetkik etti.Memleketine en büyük felâketin Rusya'dan gelecegini çok iyi bildiginden, müdafaa için geceli gündüzlü çalisarak, her türlü hazirligi yapti. Muharebelerde sarfedilmek üzere iç ve dis hazineyi altin ile doldurmustu.Tahta çiktiginda 40 yasinda idi. Devletin büyük bir islahata ihtiyaci oldugunu Çok iyi bilen ve bu hususta mühim hamleler yapan bir hükümdardi. Süveys Kanali'ni bile açtirmayi düsünüyordu. Fakat is basina getirecek kiymetli kimseleri bulamamanin üzüntüsü içindeydi.1766 senesinde olan zelzelede yikilan Fatih ve Eyyüb Sultan Camilerini ve bütün Istanbul'u adeta yeniden imar etmistir. Kara ve Deniz Mühendishaneleri onun zamaninda kurulmustur. (1764) 1768'de Rusya ile savas basladi ve 1774 senesinde bitti. Savas neticesinde Kaynarca Anlasmasi yapildi. Büyük ve önemli ölçüde toprak kaybi oldu. Devletin esas gerileme devri de bundan sonra basladi Rus savasinda üzüntüsunden hastalanmis ve vefat etmistir. Vefatinda 57 yasina yaklasiyordu. (Allah rahmet eylesin.)Lâleli Camii 4 sene içinde bu devirde insa edildi. Seyh Abdullah Kaskari bu devirde vefat etmistir ve Eyüp'de medfundur.
Erkek çocuklari : Üçüncü Selim, Mehmed.
Kiz Cocuklari : Sah Sultan, Fatma Sultan,Bekhan Sultan, Fatma Sultan, Hibetullah
Sultan Birinci Abdülhamid
Babasi . Üçüncü Ahmed
Annesi . Rabia sermi Sultan
Dogumu : 20 Mart 1725
Vefati . 7 Nisan 1789
Saltanati : 1774 - 1789 (15) sene
Birinci Abdülhamid Istanbul'da dogdu. Annesi ona kuvvetli bir tahsil yaptirdi. Zamanindaki mevcut tarihlerin,hepsini gözden geçirdi.Hat sanati ile de mesgul oldu. Çok hassas ve nazik bir insandi. Zamaninda bir çok islahat ve imar hareketlerinde bulunmustur.Osmanli Devleti'nin gerilemeye basladigi bir zamanda padisahlik yapmasi onun sahsiyetine gölge düsürmemistir. Tahta çiktiginda geleneklerin disina çikarak cülus bahsisi dagitmadi.Devrindeki bazi mühim hadiseler :1775'de Iran savasi basladi ve 1779'da bitti. Taraflarin kan akitmaktan baska hiç bir menfati olmadi.1787'de Almanya ile savas basladi. Almanlar çok ümitlerle girdikleri bu savasi kaybettiler.
1779'da Aynalikavak Anlasmasi yapildi.1783'de Kirim Hanligi sona erdi.
1787'de Rusya ile yeniden savasa girildi.1788'de Almanya'ya karsi Sebes Zaferi elde edildi. Bu zaferden sonra Birinci Abdülhamid'e Gazi ünvani verildi.Alman harbinde düsen, Özi faciasi meydana geldi ki, bu kaleyi ellerine geçiren AImanlar tek fert birakmadan sivil ve asker bütün halki öldürdüler. 25.000 nüfusu olan Özi halkini tamamen imha ederek ellerine geçirdiler. Birinci Abdülhamid'e bu haber gelince üzüntüsünden felç oldu. Kisa bir zaman sonra da vefat etti. Vefatinda 64 yasini henüz bitirmisti. Cenazesi Bahçekapisindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Semssüddin Habibullah (k.s.) Hazretleri (H. 1195)bu devirde vefat etmistir.
Erkek çocuklari : Dördüncü Mustafa, Ikinci Mahmud, Murad, Nusret, Mehmed, Ahmed, Süleyman.
Kiz çocuklari : Esma,Emine,Rabia Alimsah, Dürrüsehvar,Hibetullah, Fatma, Meliksah.
Sultan Üçüncü Selim
Babasi . Üçüncü Mustafa
Annesi . Mihrisah Sultan
Dogumu : 24 Aralik 1761
Vefati . 28 Temmuz 1808
Saltanati : 1789 - 1807 (18) sene
Üçüncü Selim Istanbul'da dogdu. Sarayda çok güzel bir Sekilde yetistirildi. Edebiyata ve güzel yazi yazmaya çok merakli idi. Yazmis oldugu hat ve levhalardan bazilari cami ve türbelerde asilmistir.Arapça ve Farsça lisanlarina fevkalade vakifti. Çok merhametli ve nazik tabiatli idi.Devrinde olan mühim hadiseler :1791'de Awsturya ile Zistovi, 1792'de de Rusya ile Yas anlasmâsi yapildi.1793'de Nizam-i Cedid askeri teskilâti kuruldu.1798'de Napolyon'un Misir'a saldirmasiyla, Fransa ile savas basladi. 1799'da Rusya ve Ingiltere ile ittifak yapildi.Napolyon'a karsi meshur Akka müdafaasi yapildi. Cezzar Ahmed Pasa Misir'da Fransizlara boyun egdirdi. Bazi iddialara göre Napolyon bu devirde müslüman oldu.1801'de Fransizlar Misir'i mecburen bosalttilar. 1802'de Fransa ile Paris Anlasmasi yapildi.Ayni senelerde Arabistan'da (Vehhabilik)isimli bâtil mezhebin faaliyetleri görüldü. Vehhabiler üç ay müddetle Mekke'yi ve Medine'yi isgal ettiler. Bütün mübarek sahsiyetlerin kabirlerine hakarette bulundular, yakip yiktilar.1806'da Sirp ihtilâli oldu ve Ruslarla savas basladi.1807'de Kabakçi ihtilâli oldu. Bu ihtilâlle Üçüncü Selim tahttan indirildi. Bir sene sonra da 46 yasinda iken sehid edildi. (Allah rahmet eylesin.)
Dini, vatani ve milletine çok düskün olan Üçüncü Selim, ayni zamanda sairdi. Kirim'in Ruslarin eline geçtiginde su içli misralari söylemistir :
Kalalim mi kiliç altinda öyle
Oturmak dinimizde var mi böyle
Esir etmis nice tatari bir bir
Kirim Rusya'da kalsin mi söyle
OI Moskof'tan varip öcüm alayim
Ya düsman içre helâk olam söyle.
Telgraf ve Litografya bu devirde icad edilmistir. Çocugu yoktu.
Sultan Dördüncü Mustafa
Babasi : Birinci Abdülhamid
Annesi : Ayse Saniye Perver Sultan
Dogumu : 8 Eylül 1779
Vefati . 16 Kasim 1808
Saltanati : 1807 - 1808 (1) sene
Dördüncü Mustafa Istanbul'da dogdu. Yetismesi ile annesi mesgul oldu. lyi bir tahsil yaptirdi. Diger padisahlar gibi o da hattatliga çalisti. Gayet güzel yazilari vardir. Osmanogullari içinde Besinci Murad'dan sonra en az padisahlik yapanlardan birisidir.Kabakçi Mustafa, Üçüncü Selim'in yenilesme hareketlerine karsi koyup mani olmak maksadi ile Üçüncü Selim'in de merhametinden istifade edince, Üçüncü Selim'i tahttan indirmisti Bunun üzerine âsiler tarafindan Dördüncü Mustafa padisah yapildi. Âsiler pek çok mühim mevkileri ellerine geçirdiler. ÜCüncü Selim tarafindan kurulmus olan Nizam-i Cedid'in ileri gelenleri Ruscuk'ta bulunan Alemdar Mustafa Pasa'nin yaninda toplandilar. Alemdar Mustafa Pasa büyük bir kuvvet halinde Istanbul'a gelerek âsileri temizledi ki, Üçüncü Selim'in sehid edildigi ögrenildi. Bunun üzerine Ikinci Mahmud'u tahta çikardi.Dördüncü Mustafa zamaninda Ruslarla savasa devam edildi.
Dördüncü Mustafa bir yil iki ay saltanatta kaldi. Ikinci Mahmud tahta çikinca Topkapi Sarayinin bir dairesinde oturmaya mecbur edildi. Bazi kimselerin Ikinci Mahmud'u indirip,Dördüncü Mustafa'yi tahta çikarmayi tasarlamalari üzerine, ulemadan fetva alinarak öldürüldü. Cenazesi babasi Birinci Abdülhamid'in Bahçekapisindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin)
Vapurun icadi bu zamanda olmustur.Emine Sultan isminde bir kiz çocugu vardi.
Sultan Ikinci Mahmud
Babasi : Birinci Abdülhamid
Annesi : Naksidil Valide Sultan
Dogumu : 20 Temmuz 1785
Vefatl : 30 Haziran 1839
Saltanati : 1808 - 1839 (31 ) sene
Ikinci Mahmud istanbul'da dogdu. Diger padisahlar gibi kuvvetli bir tahsil gördü. Tahta çiktiginda 23 yasinda idi. Üçüncü Selim'in, ögrenimine bizzat önem vererek yetistirdigi kiymetli bir sahsiyetti. Hattat, bestekâr ve sairdi.(Adli) mahlasayla siirler yazmistir. Cesur, temkinli, sabirli ve azimli bir tabiata sahipti.Dagilan Nizam-a Cedid askerinin yerine Sekbân-a Cedid askeri teskilâtini kurdu. Çok geçmeden âsiler ayaklaninca, bu ocaga kendiliginden dagitti.
1808'de ayaklanan âsiler, Alemdar Mustafa Pasa'yi öldürdüler. 1812'de Ruslarla Bükres Antlasmasi yapildi.1813 senesinde, Mekke ve Medine'de mukaddes yerlere hakaretlerde bulunan Vehhabiler temizlendiler. Osmanla Imparatorlugu yakilincaya kadar bir daha huzursuzluk çikaramayacak hale getirildiler.1821'de Yunan Ihtilâli oldu. Binlerce sivil halk öldürüldü.1826'da Yunan Ihtilâli bastirildi. Yeniçeri Ocagi, Seyhülislâmin fetvasi, ulemâ sinifi, asker ve halkin ayaklanmasi ile tamamen ortadan kaldirildi Bu olaya tarihçiler Vak'ay-i Hayriye diye isim verdiler. 1827'de Rus savasi yeniden basladi. 1829'da Edirne Anlasmasi yapildl. 1831 ve 1839'da Misir isyanlari oldu. 1839 senesinin Temmuz ayanda Ikinci Mahmud vefat etti. Hayati boyunca ugrasmas oldugu elim hadiselerin tesiriyle üzüntüden verem olmus ve bu hastaliktan vefat etmisti. Cenazesi Divanyolundaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin)Ikinci Mahmud her sahada çok genis çalismalarda bulundu. Bir çok yeni mektepler açti. Büyük binalar insa ettirdi. Istanbul'daki bütün büyük camilerin tamirini yaptirdi. Un kapani Köprüsü de onun zamaninda yapildi.Mekke-i Mükerreme'de bir medrese yaptirdi ve Mescid-i Aksa'yi da tamir ettirdi.Sümbülzâde Vehbi ve Keçecizâde Izzet Molla Efendi bu devirde vefat etmislerdir.
Erkek çocuklari : Abdülmecid, Abdülaziz,dört adet Ahmed isimli sehzade, Bayezid, Abdülhamid, Süleyman, Mehmed, Murad, Nizameddin, Mehmed, Abdullah; Osman.
Kiz çocuklari : Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Sali Sultan, Saliha Sultan,Ayse Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan,Adile Sultan.
Sultan Birinci Abdülmecid
Babasi . Ikinci Mahmud
Annesi . Bezmiâlem Valide Sultan
Dogumu : 25 Nisan 1823
Vefati . 25 Haziran 1861
Saltanati : 1839 - 1861 (21) sene
Abdülmecid Istanbul'da dünyaya geldi. Babasi ona iyi bir tahsil yaptirmak için çok titiz davrandi. Kendisi biraz zayifça idi. Çok zeki,terbiyeli, merhamet ve sefkatli bir kimseydi.Tâhta çiktiginda 16 yasindaydi. Yeni gelismeleri çok siki bir sekilde takip eder ve hemen Devlet-i Aliyyede tatbik edilmesini isterdi. Devrinde olan önemli olaylar :1839 senesinde Gülhane Hatti Hümayunu okundu. 1846'da Mustafa Resid Pasa Sadrazam oldu. Maarif alaninda pek çok ilerlemeler oldu. Bir çok meslek okullari açildi. 1848'de Macar isyani dolayisiyla Macaristan'dan çok sayida ilticalar oldu. Eflak ve Bogdan'da ihtiIali oldu. Mübarek yerler meselesi ortaya çikti.1853'de Rusya harbi basladi. Sinop baskini oldu. 1854'de Ruslar karada büyük kayiplar verdiler. Meshur Silistre müdafaasi yapildi 've Ruslar bozuldu. Yerköyü Muharebesi kazanildi. Fransa ve Ingiltere de Türkiye yaninda yer aldilar ve Kirim'a çikarma yapildi.1855'de Sivastopol alindi. Telgraf ve demiryolu hatlari yapildi. 1856'da Paris Anlasmasi yapildi. Ruslara karsi büyük menfaatler sagIandi.Abdülmecid Dolmabahçe Sarayi'ni yaptirdi
ve Ortaköy'deki Mecidiye Camiini insa ettirdi.25 Haziran 1861'de babasi gibi verem hastaligina tutularak vefat etti. Öldügünde 38 yasindaydi. Fatih'teki Sultan Selim Camii avlusundaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Hâfiz Ebü Said Sâhib (k.s.) Hazretleri bu devirde vefat etmistir.
Erkek çocuklari : Ahmed, Mehmed Burhaneddin, Bahaddin, Rüstü Mehmed, Seyfüddin, Osman, Ziyaeddin Mehmed, Abid Mehmed ,Abdüssamed Mehmed, Fuad Mehmed, Nureddin, Vamuk Mehmed, Abdülhamid, Mehmed Vahidüddin, Süleyman, Kemaleddin, Nizameddin,Mehmed Resad.
Kizlari : Bedihe, Behice, Samiye, Mediha, Refia, Sehime, Sabiha, Aliye, Fatma, Cemile, Seniha, Fehime, Mühibe, Mukbile, Münire, Naime, Neyyire, Behiye.
Sultan Abdulaziz Han
Otuz ikinci Osmanli padisahidir. Babasi Sultan II. Mahmud, annesi buyuk hayir ve hasenatlar sahibi Pertevniyal Sultandir.
1861 yilinda tahta geçti. Saltanat muddeti 14 senedir. Zeki ve hamleli bir padisahdi. Kendisine kuçuk yastan itibaren gayet itinali bir tahsil yaptirilmisti.
Onun saltanatina tekaddum eden gunlerde "Tanzimat Fermani" ile bati taklidçiligi yolu açilmis ve bu istikamette atilan adimlar, halkin ruhunda devlete karsi ilk kuskunluk tohumlarini filizlendirmeye baslamisti. Sultan II. Mahmud ve halefi Sultan Abdulmecid, bu yolda yurumus, ananevi ordu seklimiz olan yeniçeriligin ilgasindan cenazelerin bando-mizikayla kaldirilmasina kadar çesitli inkilab hareketleriyle devletin tebasina yabancilasmasi ve ahkam-i seriyyeden uzaklasmaya baslamasi çigirini açmislardi. Halk kuskun; rical, bati aleminin kaydettigi terakki karsisinda saskin ve mutereddiddi. Islamin dusmanlari ise, bati ile aramizda husule gelen mesafenin vebalini, muazzez Islama yuklemek için sinsi bir propaganda faaliyetine girismis bulunuyordu. O derecede ki, daha sonra sair Ziya Pasa bu keyfiyeti, su beyti ile en guzel bir surette ifade edecekti:
"Islam imis devlete pabend-i terakki,
Evvel yog idi isbu rivayet yeni çikti!.."
Halbuki Avrupadaki terakki, hiristiyanligin veya ona dayanan usul, erkan ve kulturun mahsulu degildi. Bu keyfiyet, Amerikanin kesfi ve buradan buyuk bir bakir servet elde edilmesi, buharli geminin icadiyla Afrikanin guneyindeki Umidburnundan dolasilmasi ve bu suretle baharat, ipekli kumaslar gibi uzak sark mallarinin batiya intikaliyle ticaret yollarinin degismis bulunmasi ve bunun neticesinde Avrupada bir "sanayi inkilab"i vucuda gelmesi gibi busbutun baska ve sirf iktisadi olan sebeplerin eseriydi. Hal boyleyken, dusmanlarimiz iki alem arasindaki farki, yanlis bir tevil, tefsir ve telkin ile bizi kendi orijinal (nevi sahsina munhasir) dunya gorusumuzden, ictimai nizamimizdan ve pur-islami olan hayat uslubumuzdan uzaklastirmaya basladilar. Bu yanlis yolu, bize kasden dogru gosterip terakki için yegane çare imis gibi telkin ettiler. Bu telkin, basta devrin pasalari olmak uzere padisahlari bile tesiri altina alacak bir sumul kazandi.
Diger taraftan 1826 yilinda yeniçeriligin ilgasiyla ananevi ordu nizami bozuldugundan iki yil sonra Ruslarin onbes bin kisi gibi cuzi bir kuvvetle Edirneye sarkabilmeleri, 1829 yilinda Yunanistanin kurulusu emr-i vakisi ile karsilasilmasi, 1832de bir Osmanli valisi Kavalali Mehmed Ali Pasanin ordusunun Kutahyaya kadar gelebilmesi ve asirlardan beri maglubiyet gormemis bir devletin bu durum karsisinda Rusyadan yardim istemek mecburiyetinde kalmasi, milli gururu rencide etmis, vicdanlar rahatsiz olmustu.
II. Mahmud, devrinin gailelerinden teessure kapilmis, verem olmustu. Ciliz, hastalikli ve bati kasisinda aciz bir padisahdi. Halefi Sultan Abdulmecid de ayni bati taklidçiligi yolunda yurumustu. Bunlarin arkasindan gelen Sultan Abdulaziz ise, cesur, hamleli, fikren ve ruhen saglam bir padisah olarak halkin ruhunda birikmis olan melali (huznu), kisa zamanda surura çevirmis, eski futuhat devirlerinin avdet edecegi umidlerinin belirmesine sebep olmustu. Pehlivan yapili vucudu da bu hissi takviye ediyordu. Gerçekten guresi tesvik eden, dusmanlarina karsi harbi goze almaktan çekinmeyen, bu maksadla ordu ve donanmayi dunyanin en ileri seviyesine çikarmaya çalisan Sultan Abdulazizin devri, Tanzimatla baslayan yilginliktan milletçe silkinip dogrulma temayullerinin bir baslangici olmustu. Onun faaliyetlerinin ana hedefi Tanzimatla açilmis bulunan batililasma hareketlerini akamete ugratarak, kendi milli ve dini huviyetine sadik kalmak ve bu yolda ilerlemekti. Lakin kendisine tekaddum eden yillarda bu kendinden kaçis, o hadde vasil olmustu ki, Napolyon Code-civili (Kod Sivil) denilen Fransiz medeni kanunu aynen tercume edilip alinarak, musluman tebaya tatbik edilmesi gibi temayuller belirmisti. Sultan Abdulaziz, bu cinayet derecesinde vahim olan hareketi, devrinin buyuk alimi olan Ahmed Cevdet Pasa ile elele vererek Islam hukukundan yapilmis bir medeni kanun demek olan Mecelle-yi Ahkam-i Adliyyeyi kisaca "Mecelle" denilen buyuk kanun metnini ortaya çikararak onlemistir. Zamaninin butun silahlarini en iyi bir sekilde kullanmayi ogrenmis olan Sultan Abdulaziz, dedesi Yavuz Sultan Selim Han gibi olmaya çalisiyordu.
Sultan Abdulmecid Hanin olumu uzerine 1861de tahta çikmisti. Osmanli Devletinin durumu son derece karisik idi. Mali sikinti son haddindeydi. Karadagda çikan isyan, Sirplarla savasa yol açabilecek durumda idi. Avrupa devletleri bu hali firsat bilerek, aracilik tekliflerini arttiriyorlardi. Zira Sultanin Tanzimattan vaz geçmesinden endise duyuyorlardi.
Bu durumu fark eden Sultan, hemen bir hatt-i humayun çikardi. Fermanda soyle deniyordu:
"Devletin maddi gucunun artirilmasi ve halkin hayat seviyesinin yukseltilmesinden baska maksadimiz yoktur. Devlet malinin telef edilmemesi ve israfdan korunmasi sarttir. Muslim ve gayr-i muslim ayird etmeksizin memleketimizde yasayan herkes, dinimizin emirleri çerçevesinde adaletle yonetilecek ve hepsi adalet onunde esit muamele gorecektir.
Yuce devletimizin istiklalinin devam etmesi ve halkin refah içinde yasamasi, en buyuk gayemizdir. Cenab-i Hakk, Peyygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- hurmetine cumlemizi muvaffak eylesin!"
Bu fermanla birlikte mevcud hukumetin de yerinde birakilmasi, batili devletlerin Tanzimatla alakali endiselerini nisbeten ortadan kaldirdi.
Sultan, israfa karsi, kendinden ve saraydan baslayarak tedbirler aldi. Devletin mali durumunu duzeltmeye basladi.
Sultan Abdulaziz, butun dunyanin alakasini celbetmis bulunuyordu. Bundan dolayi, Fransa ve Ingiltereye davet edildi. 1867de Dolmabahçe onunden Sultaniye yatina binerek yola çikti. Boylece Osmanli tarihinde yabanci ulkelere seyahat eden ilk padisah oldu.
Koca Sultan, Pariste buyuk bir torenle III. Napolyon tarafindan karsilandi. Serefine verilen yemekte yanina oturan III. Napolyonun:
"Ekselans Hazretleri! Girit için en guzel çozum yolu olarak, adanin Yunanistana terkini dusunseniz!.." demesi uzerine Sultan celallendi. O diplomatik munasebetlerde zaaf gosterecek bir padisah degildi. Bundan dolayi, bu kendisini yoklama mahiyetindeki suale su cevabi verdi:
"Ekselans! Osmanli Devleti, yirmiyedi sene Girit için kan doktu. Her karis topragini sehid kanlari ile suladi. Ordumda tek bir asker, donanmamda tek bir sandal kalana kadar ecdad mirasini korumak mecburiyetindeyim..."
Beklenmiyen bu siddet karsisinda III. Napolyon, ozur dilemek zorunda kaldi.
Sultan, Ingiltere ve Fransa seyahatinden Istanbula muhtesem ve gayet basarili diplomatik zaferlerle donmustu.
Istanbulda da halkin coskun tezahurati ile karsilandi. Zira millet, Onda yukselis devri padisahlarinin temayul ve dirayetini goruyor ve yeni zaferlerle devletin, bir kere daha silkinip sahlanacagini umuyordu.
Sultan Abdulaziz, ecdadin devri ile kendi devri arasindaki kudret ve ihtisam farkini su sozleri ile ne guzel ifade etmistir:
"Atalarimiz batiya at sirtinda futuhat için giderlerdi. Bizler ise, simdi tren ve vapurla, ancak diplomatik seyahat için gidebiliyoruz!"
Abdulaziz Han, gayet dindarane ve intizamli bir hayat suren durust bir insandi. Hayati boyunca su yerine zemzem içecek kadar takva sahibi idi. Hatta Avrupaya seyahate gittigi zaman, abdest suyunu beraberinde goturdugu rivayet edilir. Muntazaman namaz kilar ve çok çok Kuran-i Kerim okurdu. Caniyane bir surette katledildigi zaman odasindaki kuçuk masanin uzerinde "Sure-i Yusuf" açik oldugu halde bir Kuran-i Kerim bulunmustu. Onun mubarek kanlarinin bulastigi bu Kuran-i Kerim, elan Topkapi Sarayinda muhafaza edilmektedir.
Birgun hasta yataginda baygin ve sararmis bir vaziyette yatarken Sultan Abdulazize:
"Medine-i Munevvere mucavirlerinden bir dilekçe var!" denildiginde yaverlerine:
"Derhal beni ayaga kaldiriniz! Harameynden gelen talebleri ayakta dinleyeyim! Allah Rasulune komsu olanlarin talebleri, boyle ayak uzatilarak edebe mugayir bir sekilde dinlenmez!.." diyerek Medineye ve Hazret-i Peygambere olan muhabbetini guzel bir surette izhar etmistir.
Her Medine-i Munevvere postasi geldiginde abdest tazeler, mektuplari «Bunlarda Medine-i Munevverenin tozu var!» diye opup alnina goturur, ondan sonra baskatibe uzatir ve «Aç, oku!» derdi.
Yukarida arzedildigi gibi Abdulaziz Han tahta çiktigi zaman, batililarca adeta buyulenmis ve onlarin siyasi emellerine tabi bir hale gelmis bulunan ve kendilerine Jon Turk (Genç Turk) denilen insanlar elinde devletin içten çokertilme faaliyetinin had safhaya ulasdigi bir devredir. Bunlar -ekseriyetle- Fransada tahsil gormus ve orada hususi bir sekilde misyonerler tarafindan sinsice yetistirilmis, Istanbula kalbleri Fransiz, uniformalari Osmanli olarak donmus kimselerdi. Sanki devletin içinde garbin yeniçerileri olmuslardi. Memleket, disdan maddi istilaya ugrarken, içten de manevi bir tahribata maruzdu. Tanzimat Fermani ile misyonerlik faaliyetleri artmis, basta Ermeniler olmak uzere hiristiyan azinliklar ustundeki tahrikler çogalmisti. Mesela Harput bolgesinde altmisiki misyoner merkezi açilmis, yirmibir kilise yapilmisti. Kadin misyoner Maria A. West, "Romance of Mission"adli kitabinda:
"Ermenilerin ruhuna girdik.. Hayatlarinda ihtilal yaptik!.." demektedir.
Lisan ogretmek gayesi ile Anadolunun her tarafinda, aslinda birer misyonerlik karargahi olan birçok mektebler açilmisti. Bu faaliyetlerin en yogun goruldugu yabanci okullar arasinda Gaziantepdeki Antep, Merzifondaki Anadolu ve Istanbuldaki Robert Koleji basta gelir. Bazilarina ise, hiç Turk talebe alinmamistir. Okul muduriyetlerine papazlar tayin edilmistir.
Memleket bir kultur erozyonu ile karsi karsiya gelmisti. Abdulmecid Han devrinden kalan bu çokuntu, Abdulaziz Hanin direnmeleri ile asgariye inmis, neticede bu mukavemet, Onun sehadet kanlarina burunmesine vesile olmustur.
Sultan Abdulaziz Han, gayet ileri goruslu bir padisahdi. Belgrad, Istanbul, Bagdad ve Kahireyi elimizde bulundurmadikça cihan siyasetinde buyuk bir rol oynayamayacagimizi soylerdi. Bu gorus, bilahare Almanlarin emperyalist temayullerinin uyandigi sirada getirdikleri "yedi B" formulune benzemektedir. Almanlar, buyuk devlet olabilmek için Berlinden Bombaya kadar "B" harfi ile baslayan yedi buyuk merkezin ele geçirilmesi luzumundan bahsetmislerdir.
Sultan Abdulaziz Hanin siyasi emelleri içinde Turkistan bile vardi. Oraya el atmis, Iran ve Turkistanda Turk unsurlar için Turkçe egitim yapan mekteblerin açilmasina amil olmustur.
Donanmasinin Kizildenizdeki bolumu, Endonezyayi tenkile (ezmeye) giden Ingiliz donanmasinin onunu kesmis, Onu geri donmeye mecbur birakmisti. Gerçekten de denizcilige o kadar ehemmiyet vermisti ki, Onun zamaninda Fransiz gemilerinin Haliç tersanesinde muvaffakiyetle tamirinden dolayi III. Napolyon bir tesekkur mektubu gondermisti.
Bu durum, Osmanlinin hasta adam diye ifadelendirildigi bir devirde bile gosterdigi kudret ve muvaffakiyetin sahane bir misalidir. O boylece hala "devlet-i ebed-muddet" diye yad olunmaya layik bir devlet oldugunu gostermisti.
Sultan Abdulazizin saltanat yillarinda, otuz sene muddetle Ruslara karsi sanli bir mucadele vermis ve nihayet teslim olmak zorunda kalmis bulunan Seyh Samil Hazretleri, hacc için Çardan izin almis ve Istanbulu ziyarete gelmisti. Sultan, sarayda birçok hazirliklar yaptirmis, butun Istanbulu buyuk bir sevinç kaplamisti. Herkes sahile toplanmisti. Rus vapuru Dolmabahçe onunde demirlediginde, Sultan Abdulazizin saltanat kayiklari, Imam Samili ve aile efradini saraya getirdiler. Abdulaziz Han, Onu sarayin kapisinda karsiladi ve buyuk bir hurmetle:
"Babam kabrinden kalksaydi, ancak bu kadar sevinebilirdim!" diyerek bir çok iltifatlarda bulundu.
HAINANE BIR SUIKAST
Çesitli vesilelerle su-i halleri gorulmus, once azledilmis, sonra tekrar kendilerine mevki verilmis olan dort kisi; Huseyin Avni Pasa, Mithat Pasa, Mutercim Rusdu Pasa ile Hayrullah Efendi, padisaha ihtilal hazirligi yapiyorlardi.
Huseyin Avni Pasa, 1871de gorevinden azledilip rutbeleri sokulerek Ispartaya gonderilmisti. Daha sonra da Mahmud Nedim Pasa tarafindan seraskerlikten de azledilmisti. Yapmak istediklerini «Kinim dinimdir!» diyerek ifade eden Huseyin Avni Pasa, Sultanin hal edilmesi yaninda Onu oldurmegi de dusunuyordu.
Mithat Pasa ise, siyasi ve din kulturunden mahrum olarak yetismisti. Yanlis kararlarindan ve yolsuzluklarindan oturu sadrazamliktan azledilmisti. Hayal-perest olan Mithat Pasanin, birgun içki masasinda Osmanli hanedanini ortadan kaldirip sultan olacagini iddia ederek:
"Bunda ne var ki?! Al-i Osman olacagina biraz da Al-i Mithat olsun!.." dedigi rivayet olunmaktadir.
Mutercim Rusdu Pasa, iki sefer sadarete, uç defa da seraskerlige getirilmesine ragmen su-i halinden dolayi azledilmisti. O da menfaatinin kesilmesi sebebi ile padisaha kin baglamisti.
Hayrullah Efendiye gelince, Rusdu Pasanin himayesi ile getirildigi Seyhulislamlik makamindan bir ay gibi kisa bir zamanda azledilmesi, onun da padisaha karsi kin baglamasina sebeb olmustu.
Bu dortlu çete grubu, talebeleri kiskirtarak numayis yaptilar. Padisah, kan dokulmemesi için yine bunlari is basina geçirdi. Boylece ihtilalciler, istedikleri yere ulastilar. Is padisahi hal etmege kaldi.
Ihtilal sabahi, Darus-seade Agasi Cevher Aga, padisahi uyandirmaga cesaret edemedi. Pertevniyal Valide Sultani uyandirdi. O da Sultan Abdulaziz Hani uyandirdi. Yeni padisahin culus toplari atiliyordu. Abdulaziz Han annesine:
"Bunlar beni III. Selime mi dondurecekler? Ben bunu kimlerin yaptigini biliyorum..." diyerek ihtilalcileri saydi. Sonra dilinden:
"Ben bu felaketi, otuz-kirk defa ruyamda gordum.. Takdir-i ilahi boyle imis!" ifadeleri dokuldu.
Sultan Abdulaziz Han, sagnak yagmuru altinda kayiklarla Topkapi Sarayina goturuldu. Sahsi serveti, hanimlarin kulaklarindaki kupelere kadar ihtilalciler tarafindan yagmalandi. III. Selimin odasina goturuldu. Abdulaziz Han:
"Beni amcam gibi burada bitirmek istiyorlar!" dedi.
Uç gun kuru tahta uzerinde aç ve susuz olarak birakildi. Islak elbiselerinin degistirilmesine dahi izin verilmedi.
Daha sonra kendisi için ayrilan odaya geçirildi. Fakat Sultan Abdulaziz, V. Murada mektup yazarak Besiktastaki Feriyye Sarayina naklini istedi. Arzusu yerine getirilerek Feriyye Sarayina nakledildi.
Huseyin Avni Pasa, pehlivanlardan uç kisiyi Feriyye Sarayinda mahsus bahçivanlikla vazifelendirdi. 4 Haziran 1876 sabah sularinda odasina girdiler. Abdulaziz Han, bir muddet onlara karsi koydu. Cinayete intihar susu vermek için Onun bileklerinin damarlarini kesen zorbalar, hiçbir sey yokmus gibi gizlice islerinin basina donduler.
Valide Sultan, oglunun kanlar içinde yerde yattigini gorunce aglamaya basladi. Tertipledigi katlin neticesini almak için Huseyin Avni Pasa, saraya geldi. Yarali Sultani saray karakolunun kahve ocagina goturulmesini emretti. Henuz can çekisen Sultana doktor mudahelesini geciktirdi. Mazlum Sultan, caniler çetesi Huseyin Avni, Mithat ve Rusdu Pasalarin gozleri onunde sehiden vefat etti.. Rahmetullahi Aleyh!..
Sultan Abdulaziz Hanin hunharca katli uzerine kizkardesi Adile Sultanin yureginden su izdirapli misralar dokulmustur:
Cihan matem tutup kan aglasin Abdulaziz Hana
Meded Allah, mubarek cismi boyandi kizil kana!..
Nasil hemsiresi bu Adile yanmaz o hakana,
Ki kiydi bunca zalimler karindas-i cihan-bana...
Hazret-i Peygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz:
"Halis insan, buyuk bir tehlike uzerindedir!" buyurmuslardir.
Sultan Abdulazizin feci bir surette ortadan kaldirilmasi da, bu hadis-i serifte isaret edilen tehlike sebebiyle olmustur. Ancak bu olus, Onun sahsindan ziyade milletin kaderiyle alakali bir ilahi takdirden baska turlu izah olunamaz. Zira Sultan Abdulazizin feci katli, milli tarihimizin en onemli bir donum noktasi olmustur.
Gerçekten Ondan sonra felaketlerin onu alinamamis, çokus, Sultan Abdulhamidin dirayetli siyasetiyle bir muddet geciktirilmisse de, nihayet bu azametli devletin yikilmasi ve ulkemizde Islamin gariblik doneminin baslamasi onlenememistir.
Besinci Sultan Murad
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi : sevk efzâ Kadin Efendi
Dogumu : 21 Eylül 1840
Vefoti . 29 Agustos 1904
Saltanati : 1876'da (93) gün
Besinci Murad da Istanbul'da dogdu. Degerli âlimler tarafindan yetistirildi. Siir ve Nesir üzerinde çalismalar yapti.Tahta çiktiginda 35 yasinda idi. Sultan Abdülaziz'i tahttan indirenler onu padisah yaptilar. Tahta çiktigi zaman akli muvazenesi tamamen bozuldu. Dünyanin en mütehassis doktorlarina teslim edilmesine ragmen iyilesemedi. Zamaninda Osmanli Tarihinin en büyük cinayeti islenmistir. Hüseyin Avni Pasa, Mithat Pasa ve kafadarlari, bir baska ihtilâl olur da Sultan Abdülazizi tekrar tahta çikarirlar korkusu ile Sultani hapsettikleri Feriye Sarayinda hunharca sehid ettiler.Bu hadiseden 11 gün sonra, Binbasi Çerkez Hasan Olayi oldu. Bir kabine toplantisinda Sultan Abdülaziz'in kayinbiraderi olan Binbasi Hasan Bey, Hüseyin Avni'yi, Hariciye Naziri Rasit Pasa'yi ve bir de subayi öldürdü.Böylece Hüseyin Avni'den enistesinin intikamini almis oldu.Devlet bu devrede Rüstü Pasa tarafindan idare edilmekteydi. Bu sirada ise devletin en büyük felâketi olan Osmanli - Rus Harbi basamak üzereydi. Besinci Murad Abdülaziz ile beraber Avrupa seyahatine çikmis ve bilhassa Fransa'yi yakindan tanir hale gelmisti. Mükemmel bir Fransizca biliyordu. Müsikisinasti. Fakat bütün bu meziyetleri tahta çiktiginda bir ise yaramadi. Akli muvazenesi bozuldugu için, devletin ileri gelenleri onu tahttan indirmek mecburiyetinde kaldilar. Hayatinin sonuna kadar Çiragan Sarayinda oturdu. Bir müddet sonra akli tamamen düzeldi. Hayati çiragan Sarayinda geçti. Yine bu sarayda 64 yasinda iken vefat etti. Yeni Camii yanindaki türbeye gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Erkek Cocuklari : Mehmed Selahaddin.
Kiz Cocuklari: Fehime Sultan, Fatma Sultan, Hadice Sultan.
I. ABDULHAMID HAN
II. Abdülhamid (Osmanlıca: عبد الحميد ثانی `Abdül-Hamīd-i sânî- d. 21 Eylül 1842 ö. 10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesidir.
Sultan Abdülmecid'in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan ölünce, bakımını Abdülmecid'in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi, Abdülhamid'i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamid'in eğitimiyle de yakından ilgilendi. 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamid'i de beraberinde götürdü.
Amcası Abdülaziz'in 1876'da tahttan indirilmesi ve şüpheli koşullarda ölümü, ağabeyi V. Murat'ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı'na hapsedilmesi olaylarına tanık oldu. 31 Ağustos 1876'da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü Eyüp'te kılıç kuşandı.Ağabeyinin yerine tahta geçirildikten sonra, her iki saltanat değişiminin mimarı olan Mithat Paşa'yı sadrazam yaptı.
33 yıl padişahlık yaptıktan sonra 27 Nisan 1909'da tahttan indirildi. 3 yıl Selanik'teki Alatini Köşkü'nde ev hapsinde tutulduktan sonra 1912'de İstanbul'daki Beylerbeyi Sarayı'na getirildi. 10 Şubat 1918'de İstanbul'da vefat etti. Mezarı, büyük babası için Divanyolu'nda yaptırılmış Sultan II. Mahmut Türbesi'nde bulunmaktadır.
Sultan Mehmed Resad
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi : Gülcemal Kadin Efendi
Dogumu : 2 Kasim 1844
Vefati : 3 Temmuz 1918
Saltanati : 1909 - 1918 (9) sene
Besinci Mehmed Resad Istanbul'da dogdu.Orta boylu, mavi gözlü ve beyaz tenli idi. Siirle de mesgul oldu. Fakirlere ve hastalara çok yardim ederdi. Tarih kitaplarini okumaktan zevk alirdi. Çok kuvvetli bir hafizaya sahipti.Babasi onun tahsiline cok ehemmiyet verdi.Daha ziyade sark ilimleri ile mesgul oldu.Sultan Devrinde idareye hiç tesiri olmuyordu.Daha ziyade devlet pasalarin ellerindeydi. Mesrutiyet ilân edilmis ve Meclis-i Mebusan karari müessir olarak bulunuyordu.Bu devirde 1910 senesinde Arnavutluk isyani bastirildi. 1912'de Balkan Harbi basladi.1914'de Almanlarin safinda, Birinci Dünya Savasina girildi. 1915'de Müttefikler hemen bütün taarruzlari durdurdu. Ingilizler ve Fransizlar Çanakkale'de 130.000 ölü verdiler.1916'da Çanakkale'yi geçemiyeceklerini anlayan Ingiliz ve Fransiz kuvvetleri çekildiler.1917'de yapdan antlasma ile Rusya, Kars,Batum ve Ardahan'dan çekildi. 1918 senesinin Temmuz ayinda Besinci Mehmed Resad vefat etti. Vefatinda 73 yasini geçiyordu. Eyüp Sultan'daki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)
Erkek çocuklan : Mehmed Necmeddin,Mehmed Ziyaeddin, Ömer Hilmi.
Kiz çocugu olmamistir.
Sultan Mehmed Vahiduddin (Vahdettin)
Babasi : Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülistü Kadin Efendi
Dogumu : 2 Subat 1861
Vefati : 15 Mays 1926
Saltanati : 1918 - 1922 (4) sene
Mehmed Vahidüddin de Istanbul'da dogmustur. Orta boylu, zayü fakat kuvvetli bir vücudu vardi. Kiymetli ulema tarafindan iyi bir tahsil yaptirildi.Tahta çiktiginda Osmanli Devleti en kötü günlerini yasiyordu. Birinci Dünya Savasinda kendi cephelerimizde gâlip gelmemize ragmen yenik çikmistik. En agir sartlari ihtiva eden Mondros ve Sevr anlasmalari yapildi. Devletin tamamen elden çiktigini gören padisahin yüksek seviyede bir gizli toplanti yaparak zamaninin kabiliyetli subaylarina, Anadolu'ya geçip milleti istilâcilara karsi ayaklandirip teslim olmamalarini tavsiye ettigi söylenir. Anadolu'da Milli kiyam harekâti oldu. Milli Meclis tesekkül etti. Yeni meclis Padisahligi kaldirarak, Cumhuriyet idaresini kabul etti. Zaten Istanbul isgal altinda idi.Padisahin elinde ne bir kuvvet ve ne de bir selâhiyet vardi. Padisahligin kaldirilmasi ve Osmanli Hanedanina yapilan tenkitlerin son hadde varmasiyla Istanbul'dan, dolayisiyle Türkiye'den ayrildi. 641 senelik Osmanli Hanedaninin son üyesi, son padisahi ve müslümanlarin yüzüncü halifesinin bu ayrilisinda sene 1922 idi. Avrupa'nin bir çok yerlerine ugradi. Pek çok yerden oturma teklifi aldi. Fakat hiç kimsenin gizli gayesine alet olmadi. Nihayet Italya'nin San Remo sehrinde oturmaya karar verdi. Vefatina kadar orada kaldi. Hayati maddi sikintilar içinde geçti. 15 Mayis 1926 tarihinde vefat etti. Cenazesi Türkiye'den istenmedigi için Türkiye'ye getirilemedi. Borçlari bulundugundan tabutuna haciz kondu. Suriye Devlet Baskani cenazeye sahip çikti ve tabutu Suriye'ye getirtti. Sam'da Sultan Selim Camii avlusuna defnedildi. Vefatinda 65 yasinda idi. Defnedildigi mezarlik 1965 senesinde park haline getirildi. Simdi mezarinin da kat'i olarak nerede oldugu belli degildir. (Allah rahmet eylesin). Son padisahin Seyhülislamlari: Musa Kazim Efendi, Dagistanli Ömer Hulusi Efendi, Hayderi Zâde ibrahim Efendi, Mustafa Sabri Efendi, Dürri Zade Abdullah Efendi, Medeni Mehmed Nuri Efendi.
Sadrazamlari : Talat Pasa, Izzet Pasa, Ahmed Tevfik Pasa,Damad Ferid Pasa, Ali Riza Pasa, Hulusi Salih Pasa ve Tevfik Pasa.
Erkek çocuklari: Mehmed Ertugrul Efendi.
Kiz çocuklari: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan,Fatma Ulviye Sultan.
- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 485


