- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 13 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Tibet Ölüler Kitabı, insan ruhunun ölüm olayından tekrar doğmasına dek içinde bulunacağı koşulları ve geçireceği bilinç hallerini ayrıntılı bir biçimde açıklayan ve ruha ölüm sonrasında geçirebileceği haller konusunda rehberlik yapan bir Tibet kitabına Batıda verilen addır.
Şamanizm'de de bulunan üç alem kavramının Tibet Lamaizm'indeki tasviri. Üst kısımda semavi alem, alt kısımda ise yeraltı da denilen öte-alem temsil edilmiştir.
Kitabın içeriği
Kitabın Tibet dilindeki adı Bardo Thödoldur. Bu ad, bar, do, thos ve grol sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle oluşmuştur (Bar-doi-thos-grol) ve duyarak aracı hallerden kurtuluş anlamına gelir. Bu kitap adının anlamından da anlaşılacağı gibi, ölmekte olan kimseye öte-alemde yardımcı olması amacıyla, huzurunda okunacak biçimde düzenlenmiştir. Bu kitaptaki bilgilere göre, kişinin imajinasyonunu, niyet, düşünce ve duygularını denetleyebilme yeteneğini henüz yeryüzündeyken kazanabilmiş olması kendisine ölüm sonrası yaşamında son derece yararlı olur ve bedeninin terk eden herkesin geçireceği ilk zor aşamaları kolayca atlatmasını sağlar. Dolayısıyla, Tibet tradisyonuna göre bu yeteneği henüz yeryüzündeyken kazanabilmiş olan kimselere bu kitabın okunmasına gerek kalmamıştır. O alemde karşılaşacağı olaylar kişinin kendi zihinsel faaliyetinin ürünleri olacağından, zihnini denetleyebilen kişi, haliyle, o olayları da denetleyebilmiş olur.
Bardo bilinç halleri
Aslında, sözcük anlamıyla ara hal anlamına gelen Bardo terimi Batıda ilk zamanlar yanlış anlaşıldığı gibi, öte-alem anlamına gelmez; ruhun içinde bulunduğu bilinç hallerini belirtir. Ölüm denilen bedenin terk edilmesi olayından hem önce (inisiyasyonlarda inisiyatik ölüm ya da cehenneme iniş deneyiminde, trans ve meditasyon çalışmalarında), hem sonra yaşanabilecek bu ara haller konusu Tibet Ölüler Kitabının yanı sıra, Budizmin Vajrayana ekolünde, naro chödrug öğretisinde de çok önem verilmiş bir konudur. Bu öğretide ve Ölüler Kitabında aracı haller 6 grupta ele alınır:
1-Kyenay Bardo: Doğum öncesinde, anne karnındayken içinde bulunulan bilinç hali. Buna cenin hali de denir.
2- Milam Bardo: Rüya sırasındaki bilinç hali.
3-Tingezin Bardo: Meditasyon sırasındaki bilinç hali. Kimileri bu bilinç halinin adındaki tingezin teriminin Türkçe olup, Tibet tradisyonuna şamanik bir teknik ya da din olan Bon ya da Bön aracılığıyla sokulmuş olduğunu düşünmektedir.
4-Chikai Bardo: Ölüm anındaki bilinç hali.
5-Chönyid Bardo: Ölüm sonrasındaki bilinç hali.
6-Sidpa Bardo: Yüksek realiteye ulaşıldığındaki bilinç hali.
Lamaizm
Tibet Budizmi Tibet ve Moğolistanda halkın büyük çoğunluğunun inandığı bir inanç sistemidir. Kimi yerlerde Lamaizm olarak da adlandırılmaktadır.
Tibetçede bulunan La-ma (= üstün) den doğan bu kelime, aynı zamanda bir unvan olarak ta kullanılmaktadır. Kırgızlarda, Kalmuklarda ve çeşitli Türk kavimlerinde de rastlanan Lamaizm, Tibette 7.yy.dan önce mevcut olan şamanik özellikli Bon ya da Bön dininin Budizm ile karışmasından oluşmuştur. Bon tradisyonuna göre ilk kralları gökten inmişti. Po adını taşıyan rahiplerinin gerçek şamanlardan hiçbir farkı yoktu.
Tibete Budizm, M.S. 5. yüzyılda girmiş ve 7. yüzyılda Tibet Kralı Srongtsen Campo tarafından yaygın hâle getirilmiştir. Sekizinci yüzyılda ilk defa, Tibet budistleri kurumsal bir yapı kazanmıştır. Bugünkü kırmızı şapkalı Tibet rahipleri, bu ilk yapının devamıdır. Lamaizmin tatbik edilen şeklinde, Budist kitaplarının okunup öğrenilmesi, ahlâkî öğütler, nefisle mücadele ve tefekkür önemli yer tutar.
On birinci yüzyılda bir Hintli Budist olan Atisa ve 14. yüzyılda Çinli Tsong-ka-pa, çeşitli reformlar yaparak, taraftarlarının sarı şapka giydiği bir inanç ortaya çıkardılar.
Lamaizmde ibâdet şekli, Hıristiyanlığın tesiri altında kalmıştır. Büyük dînî lider olan Lamanın ölümünden 18 ay sonra onun rûhunun geçtiği kabul edilen bir genç seçilerek yetiştirilir. Lamaizm, 13. yüzyıldan beri önem kazanmasına rağmen, tesiri 17. yüzyılda görülmüştür. Tibet ve Moğolistanın bir bölümünde, bu inanç topluma hâkim olmuş, idârî sistem olarak hâkimiyetini devam ettirmiştir. 1950de Çin komünistlerinin Tibeti işgâli ve büyük Lamalardan Dalai Lamanın 1959da Hindistana kaçmasıyla, bu tür idâre son bulmuştur.
Şamanizm'de de bulunan üç alem kavramının Tibet Lamaizm'indeki tasviri. Üst kısımda semavi alem, alt kısımda ise yeraltı da denilen öte-alem temsil edilmiştir.
Kitabın içeriği
Kitabın Tibet dilindeki adı Bardo Thödoldur. Bu ad, bar, do, thos ve grol sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle oluşmuştur (Bar-doi-thos-grol) ve duyarak aracı hallerden kurtuluş anlamına gelir. Bu kitap adının anlamından da anlaşılacağı gibi, ölmekte olan kimseye öte-alemde yardımcı olması amacıyla, huzurunda okunacak biçimde düzenlenmiştir. Bu kitaptaki bilgilere göre, kişinin imajinasyonunu, niyet, düşünce ve duygularını denetleyebilme yeteneğini henüz yeryüzündeyken kazanabilmiş olması kendisine ölüm sonrası yaşamında son derece yararlı olur ve bedeninin terk eden herkesin geçireceği ilk zor aşamaları kolayca atlatmasını sağlar. Dolayısıyla, Tibet tradisyonuna göre bu yeteneği henüz yeryüzündeyken kazanabilmiş olan kimselere bu kitabın okunmasına gerek kalmamıştır. O alemde karşılaşacağı olaylar kişinin kendi zihinsel faaliyetinin ürünleri olacağından, zihnini denetleyebilen kişi, haliyle, o olayları da denetleyebilmiş olur.
Bardo bilinç halleri
Aslında, sözcük anlamıyla ara hal anlamına gelen Bardo terimi Batıda ilk zamanlar yanlış anlaşıldığı gibi, öte-alem anlamına gelmez; ruhun içinde bulunduğu bilinç hallerini belirtir. Ölüm denilen bedenin terk edilmesi olayından hem önce (inisiyasyonlarda inisiyatik ölüm ya da cehenneme iniş deneyiminde, trans ve meditasyon çalışmalarında), hem sonra yaşanabilecek bu ara haller konusu Tibet Ölüler Kitabının yanı sıra, Budizmin Vajrayana ekolünde, naro chödrug öğretisinde de çok önem verilmiş bir konudur. Bu öğretide ve Ölüler Kitabında aracı haller 6 grupta ele alınır:
1-Kyenay Bardo: Doğum öncesinde, anne karnındayken içinde bulunulan bilinç hali. Buna cenin hali de denir.
2- Milam Bardo: Rüya sırasındaki bilinç hali.
3-Tingezin Bardo: Meditasyon sırasındaki bilinç hali. Kimileri bu bilinç halinin adındaki tingezin teriminin Türkçe olup, Tibet tradisyonuna şamanik bir teknik ya da din olan Bon ya da Bön aracılığıyla sokulmuş olduğunu düşünmektedir.
4-Chikai Bardo: Ölüm anındaki bilinç hali.
5-Chönyid Bardo: Ölüm sonrasındaki bilinç hali.
6-Sidpa Bardo: Yüksek realiteye ulaşıldığındaki bilinç hali.
Lamaizm
Tibet Budizmi Tibet ve Moğolistanda halkın büyük çoğunluğunun inandığı bir inanç sistemidir. Kimi yerlerde Lamaizm olarak da adlandırılmaktadır.
Tibetçede bulunan La-ma (= üstün) den doğan bu kelime, aynı zamanda bir unvan olarak ta kullanılmaktadır. Kırgızlarda, Kalmuklarda ve çeşitli Türk kavimlerinde de rastlanan Lamaizm, Tibette 7.yy.dan önce mevcut olan şamanik özellikli Bon ya da Bön dininin Budizm ile karışmasından oluşmuştur. Bon tradisyonuna göre ilk kralları gökten inmişti. Po adını taşıyan rahiplerinin gerçek şamanlardan hiçbir farkı yoktu.
Tibete Budizm, M.S. 5. yüzyılda girmiş ve 7. yüzyılda Tibet Kralı Srongtsen Campo tarafından yaygın hâle getirilmiştir. Sekizinci yüzyılda ilk defa, Tibet budistleri kurumsal bir yapı kazanmıştır. Bugünkü kırmızı şapkalı Tibet rahipleri, bu ilk yapının devamıdır. Lamaizmin tatbik edilen şeklinde, Budist kitaplarının okunup öğrenilmesi, ahlâkî öğütler, nefisle mücadele ve tefekkür önemli yer tutar.
On birinci yüzyılda bir Hintli Budist olan Atisa ve 14. yüzyılda Çinli Tsong-ka-pa, çeşitli reformlar yaparak, taraftarlarının sarı şapka giydiği bir inanç ortaya çıkardılar.
Lamaizmde ibâdet şekli, Hıristiyanlığın tesiri altında kalmıştır. Büyük dînî lider olan Lamanın ölümünden 18 ay sonra onun rûhunun geçtiği kabul edilen bir genç seçilerek yetiştirilir. Lamaizm, 13. yüzyıldan beri önem kazanmasına rağmen, tesiri 17. yüzyılda görülmüştür. Tibet ve Moğolistanın bir bölümünde, bu inanç topluma hâkim olmuş, idârî sistem olarak hâkimiyetini devam ettirmiştir. 1950de Çin komünistlerinin Tibeti işgâli ve büyük Lamalardan Dalai Lamanın 1959da Hindistana kaçmasıyla, bu tür idâre son bulmuştur.



