Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Yazar Hakkında
1918′de Akşehirde doğdu. İlk ve orta tahsilini Akşehirde tamamladı. Konya Lisesini bitirdi (1936). İstanbul Üniversi*tesi Tıp, Hukuk, Edebiyat fakültelerine birkaç yıl devam etti. Fakat hiçbirini tamamlamadı. Oğlumuz hikayesiyle Cum*huriyet gazetesinin yarışmasında ikincilik kazandı. Böylece edebiyat dünyasında önemsenen bir yazar olmaya başladı. 26 Şubat 1994′te İstanbulda öldü. Sanat eserinde, İdeoloji*nin değil toplumun saf haliyle anlatımını yeğledi. Türk toplu*mu için önemli olayları ve dönemleri romanlaştırdı
Romanları:
Osmancık, Küçük Ağa, Dönemeçte, Yağmur Beklerken, Firavun İmanı, Gençliğim Eyvah, Dünyanın En Pis Sokağı.
Hikayeler:
Yarın Diye Bir Şey Yoktur. Fıkra ve denemeleri: Düşman Kazanmak Sa*natı, Politika Dışı.
Tiyatro: Ayakta Durmak İstiyorum, İbişin Rüyası,
Küçük Ağa Hakkında Bilgi
Küçük Ağa, Türk edebiyatında Millî Mücadele yıllarını konu alan önemli romanlardan biridir. Tarık Buğra, bu ro*manında dönemle ilgili diğer romanlardan farklı olarak konu*yu bir kasaba etrafında işlemiştir. Konuyu işlerken hazır kalıp lardan değil dönemin gerçeklerinden hareket etmesi romanı önemli kılan unsurlardandır. Roman, önce Küçük Ağa ve Küçük Ağa Ankarada diye iki cilt hâlinde basılmıştır. An*cak daha sonra bu iki cilt, tek kitap hâlinde toplanmıştır.
Küçük Ağa Kahramanları (Kişileri):
İstanbullu Hoca: Asıl adı Mehmet Resiftir. Çok iyi bir medrese eğitimi almıştır. Genç, bilgili ve vatanını çok seven biridir. Millî Mücadeleye katılınca Küçük Ağa adını alır. Millî Mücadelede din adamlarının oynadıkları rolü ortaya koyması bakımından da önemlidir.
Salih: Vücudunun sağ yanını Yemende bırakmıştır. Ak*şehire dönünce ilk önce Rumlarla dostluk kurar. Ancak on*ların planlarını anlayınca uyanır ve Millî Mücadeleye katılır. Küçük Ağanın en yakın arkadaşıdır.
Ali Emmi: Millî Mücadeledeki halkı temsil eder. Ağır başlı, arif ruhlu birisidir.
Ağır Ceza Reisi: Alçak gönüllü, halk üzerinde saygın*lık kazanmış birisidir. Yazarın babasından izler taşımaktadır.
Küçük Ağa Özeti:
I. Dünya Savaşı yıllarıdır. Osmanlı Devleti her yandan kan kaybetmektedir. Akşehir de Osmanlının bu yıkılışını ya*kından hissetmekte ve yaşamaktadır. Akşehirden Salih de Osmanlı ordusunda savaş vermiştir. Romanın başında sağ yanını katıldığı savaşlarda bırakarak köye gelir. Hemen her*kesten nefret eder. Eski arkadaşı Rum Niko ile samimi olur. Onun babasının meyhanesine devam eder. Akşehirliler, Rumların gerçek yüzünü bilmeyen, onlarla dostluk kuran Sa*lihe kızarlar. Ancak Salih bir akşam Rumların gizli toplantısını dinler ve Rumların yeni bir devlet kurmak istediklerini öğre*nir. Bunun üzerine bir uyanış yaşar. Silah talimleri yaparak Millî Mücadeleye katılmaya karar verir. Bu esnada köye İs*tanbuldan bir hoca gönderilmiştir.
Asıl adı Mehmet Reşit olan genç hoca, İstanbul Hükü*meti tarafından halkın hükümete güvenini sağlamak amacıy*la gönderilmiştir. Mehmet Reşit, genç, bilgili, çalışkan ve çok iyi konuşan biridir. Kısa zamanda halkın sevgisini kazanır ve İstanbullu Hoca diye anılmaya başlanır. Akşehirden Emine adlı bir genç kızla evlendirilir. İstanbullu Hoca, halka İstanbul Hükümetine inanmaları yönünde telkinde bulunur. Aynı dö*nemde gelişen Kuva-yı Millîye hareketine de karşı çıkar. Ku*va-yı Millîyeciler Hoca için vur emri çıkarırlar. İstanbullu Hoca, bir sabah Akşehiri terk ederek Çakırsaraylının grubu*na katılır. Daha sonra Kuva-yı Millîyecilerin yaptıklarının va*tanın kurtuluşu adına daha sağlıklı olduğunu düşünerek Ku*va-yı Millîyeye katılır. Kuva-yı Millîye içinde büyük başarılar gösterir. Kimliğini sakladığından Küçük Ağa adını alır.
Küçük Ağa katıldığı Çerkeş Ethem ve kardeşlerinin de güvenini kazanır. Çerkeş Ethemle beraber Kuva-yı Milliye adına mücadele ederler. Ancak daha sonra Çerkeş Ethemin Kuva-yı Millîye için zararlı olmaya başladığını görünce, çeşit*li hilelerle, Çerkeş Ethemi engeller. Küçük Ağa, Çerkeş Et*hemin kardeşi Tevfik Beyden izin alarak Salihi Akşehire gönderir. Amacı, Çerkeş Ethemin Kuva-yı Millîye için zararlı olacak düşüncelerini Kuva-yı Millîyenin temsilcisi Haydar Beye iletmektir. Salih ayrıca, Küçük Ağanın yeni doğan oğ*lu Mehmetten ve eşi Emineden de haber getirecektir.
Romanın ikinci cildi mahiyetinde olan Küçük Ağa Anka*rada, Salihin Akşehire gelmesiyle başlar.
Şubat ortasında Akşehire gelen Salih, Ali Emminin has*ta olduğunu görür. Onunla ilgilenir. Bu arada İstanbullu Ho-canın eşi Eminenin, Hocanın öldüğüne dair haber gelmesi sebebiyle başka biriyle evlendirildiğini öğrenir. Çok üzülür ve Akşehiri terk eder.
Diğer yandan Küçük Ağa, Çerkeş Ethemin Kuva-yı Mil*lîyeye vereceği zararları yok etmeye çalışır. Bunun için Çer*keş Ethemin kuvvetlerini ikiye böler. Küçük Ağanın bunu başarmasıyla Çerkeş Ethem tehlikesi ortadan kalkmış olur.
Küçük Ağa bin kadar askeri ile Ankaraya gider. Haydar Bey, Ankarada Küçük Ağayı Mehmet Akif ve Hasan Basri Beylerle tanıştırır. Küçük Ağa burada Millî Mücadelenin An*kara boyutunu görür.
Küçük Ağa, Salihle görüşemeyince Akşehire girmeye karar verir. Akşehire gelen Küçük Ağa, eşi Eminenin baş*kasıyla evlendiğini öğrenir. Bu sebeple İstanbullu Hoca hüviyetini saklamaya çalışır. Oğlu Mehmetle dost olur. Bu arada uzun zamandır hasta olan Emine vefat eder. Eminenin toprağa verildiği akşam Küçük Ağa, Ankaraya hareket eder.
1918′de Akşehirde doğdu. İlk ve orta tahsilini Akşehirde tamamladı. Konya Lisesini bitirdi (1936). İstanbul Üniversi*tesi Tıp, Hukuk, Edebiyat fakültelerine birkaç yıl devam etti. Fakat hiçbirini tamamlamadı. Oğlumuz hikayesiyle Cum*huriyet gazetesinin yarışmasında ikincilik kazandı. Böylece edebiyat dünyasında önemsenen bir yazar olmaya başladı. 26 Şubat 1994′te İstanbulda öldü. Sanat eserinde, İdeoloji*nin değil toplumun saf haliyle anlatımını yeğledi. Türk toplu*mu için önemli olayları ve dönemleri romanlaştırdı
Romanları:
Osmancık, Küçük Ağa, Dönemeçte, Yağmur Beklerken, Firavun İmanı, Gençliğim Eyvah, Dünyanın En Pis Sokağı.
Hikayeler:
Yarın Diye Bir Şey Yoktur. Fıkra ve denemeleri: Düşman Kazanmak Sa*natı, Politika Dışı.
Tiyatro: Ayakta Durmak İstiyorum, İbişin Rüyası,
Küçük Ağa Hakkında Bilgi
Küçük Ağa, Türk edebiyatında Millî Mücadele yıllarını konu alan önemli romanlardan biridir. Tarık Buğra, bu ro*manında dönemle ilgili diğer romanlardan farklı olarak konu*yu bir kasaba etrafında işlemiştir. Konuyu işlerken hazır kalıp lardan değil dönemin gerçeklerinden hareket etmesi romanı önemli kılan unsurlardandır. Roman, önce Küçük Ağa ve Küçük Ağa Ankarada diye iki cilt hâlinde basılmıştır. An*cak daha sonra bu iki cilt, tek kitap hâlinde toplanmıştır.
Küçük Ağa Kahramanları (Kişileri):
İstanbullu Hoca: Asıl adı Mehmet Resiftir. Çok iyi bir medrese eğitimi almıştır. Genç, bilgili ve vatanını çok seven biridir. Millî Mücadeleye katılınca Küçük Ağa adını alır. Millî Mücadelede din adamlarının oynadıkları rolü ortaya koyması bakımından da önemlidir.
Salih: Vücudunun sağ yanını Yemende bırakmıştır. Ak*şehire dönünce ilk önce Rumlarla dostluk kurar. Ancak on*ların planlarını anlayınca uyanır ve Millî Mücadeleye katılır. Küçük Ağanın en yakın arkadaşıdır.
Ali Emmi: Millî Mücadeledeki halkı temsil eder. Ağır başlı, arif ruhlu birisidir.
Ağır Ceza Reisi: Alçak gönüllü, halk üzerinde saygın*lık kazanmış birisidir. Yazarın babasından izler taşımaktadır.
Küçük Ağa Özeti:
I. Dünya Savaşı yıllarıdır. Osmanlı Devleti her yandan kan kaybetmektedir. Akşehir de Osmanlının bu yıkılışını ya*kından hissetmekte ve yaşamaktadır. Akşehirden Salih de Osmanlı ordusunda savaş vermiştir. Romanın başında sağ yanını katıldığı savaşlarda bırakarak köye gelir. Hemen her*kesten nefret eder. Eski arkadaşı Rum Niko ile samimi olur. Onun babasının meyhanesine devam eder. Akşehirliler, Rumların gerçek yüzünü bilmeyen, onlarla dostluk kuran Sa*lihe kızarlar. Ancak Salih bir akşam Rumların gizli toplantısını dinler ve Rumların yeni bir devlet kurmak istediklerini öğre*nir. Bunun üzerine bir uyanış yaşar. Silah talimleri yaparak Millî Mücadeleye katılmaya karar verir. Bu esnada köye İs*tanbuldan bir hoca gönderilmiştir.
Asıl adı Mehmet Reşit olan genç hoca, İstanbul Hükü*meti tarafından halkın hükümete güvenini sağlamak amacıy*la gönderilmiştir. Mehmet Reşit, genç, bilgili, çalışkan ve çok iyi konuşan biridir. Kısa zamanda halkın sevgisini kazanır ve İstanbullu Hoca diye anılmaya başlanır. Akşehirden Emine adlı bir genç kızla evlendirilir. İstanbullu Hoca, halka İstanbul Hükümetine inanmaları yönünde telkinde bulunur. Aynı dö*nemde gelişen Kuva-yı Millîye hareketine de karşı çıkar. Ku*va-yı Millîyeciler Hoca için vur emri çıkarırlar. İstanbullu Hoca, bir sabah Akşehiri terk ederek Çakırsaraylının grubu*na katılır. Daha sonra Kuva-yı Millîyecilerin yaptıklarının va*tanın kurtuluşu adına daha sağlıklı olduğunu düşünerek Ku*va-yı Millîyeye katılır. Kuva-yı Millîye içinde büyük başarılar gösterir. Kimliğini sakladığından Küçük Ağa adını alır.
Küçük Ağa katıldığı Çerkeş Ethem ve kardeşlerinin de güvenini kazanır. Çerkeş Ethemle beraber Kuva-yı Milliye adına mücadele ederler. Ancak daha sonra Çerkeş Ethemin Kuva-yı Millîye için zararlı olmaya başladığını görünce, çeşit*li hilelerle, Çerkeş Ethemi engeller. Küçük Ağa, Çerkeş Et*hemin kardeşi Tevfik Beyden izin alarak Salihi Akşehire gönderir. Amacı, Çerkeş Ethemin Kuva-yı Millîye için zararlı olacak düşüncelerini Kuva-yı Millîyenin temsilcisi Haydar Beye iletmektir. Salih ayrıca, Küçük Ağanın yeni doğan oğ*lu Mehmetten ve eşi Emineden de haber getirecektir.
Romanın ikinci cildi mahiyetinde olan Küçük Ağa Anka*rada, Salihin Akşehire gelmesiyle başlar.
Şubat ortasında Akşehire gelen Salih, Ali Emminin has*ta olduğunu görür. Onunla ilgilenir. Bu arada İstanbullu Ho-canın eşi Eminenin, Hocanın öldüğüne dair haber gelmesi sebebiyle başka biriyle evlendirildiğini öğrenir. Çok üzülür ve Akşehiri terk eder.
Diğer yandan Küçük Ağa, Çerkeş Ethemin Kuva-yı Mil*lîyeye vereceği zararları yok etmeye çalışır. Bunun için Çer*keş Ethemin kuvvetlerini ikiye böler. Küçük Ağanın bunu başarmasıyla Çerkeş Ethem tehlikesi ortadan kalkmış olur.
Küçük Ağa bin kadar askeri ile Ankaraya gider. Haydar Bey, Ankarada Küçük Ağayı Mehmet Akif ve Hasan Basri Beylerle tanıştırır. Küçük Ağa burada Millî Mücadelenin An*kara boyutunu görür.
Küçük Ağa, Salihle görüşemeyince Akşehire girmeye karar verir. Akşehire gelen Küçük Ağa, eşi Eminenin baş*kasıyla evlendiğini öğrenir. Bu sebeple İstanbullu Hoca hüviyetini saklamaya çalışır. Oğlu Mehmetle dost olur. Bu arada uzun zamandır hasta olan Emine vefat eder. Eminenin toprağa verildiği akşam Küçük Ağa, Ankaraya hareket eder.