Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Seylan adasında Müslümanların Adammala, Adem Dağı adını verdikleri, Portekizlilerin de Picoli Adama dedikleri çok meşhur bir dağ mevcuttur.
İnsanoğlunun atasının cennetten inişi sırasında ilk defa buraya basmış olduğu rivayet edilir. Kocaman bir sağ ayak izi kayanın zirvesinde hep görülmektedir. Bu izin büyüklüğü için batılı bir seyyah, Beş ayak üç parmak uzunluğunda ve iki ayak beş parmak ile iki ayak parmağı genişliğinde az derince bir çukur demektedir. İslami rivayetlerde Hz.Ademe atfedilen devasa boy ile orantılı olmuş olsa gerek. Çünkü bu rivayetlere göre Hz.Ademin boyu o zaman o halde idi ki, başı göğe değiyor ve diğer ile denize basıyordu. Anadoluda da birçok yerde dev mezarları bulunmaktadır.
Cortez Meksika'da dev kemiklerini bulmuştu
İstanbulda Beykozda Yuşa Tepesinde bulunan bir mezarda, Yuşa Hazretleri adlı bir evliyanın yattığına inanılmaktadır. Mezar, 17 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindedir. Eğer açılıp incelenirse içinden dev bir iskeletin çıkması çok doğaldır. Kadadokya bölgesinde, yani Nevşehir, Kırşehir ve Göreme civarında bu tür dev evliya mezarları vardır. Ayrıca mitolojisinin devleri olan Titanları da unutmamak gerekir. M.Ö. 440da yaşayan Empadokles Sicilya adasında devlerin yaşadığından söz eder. 14. yüzyılda yazar Boccacio, yine Sicilyada bir mağarada bulunan 10 metrelik bir dev iskeletinden söz ediyordu. 1577de İsviçrede 6 m.lik iskelet bulundu. Yine 1500lerde Meksika fatihi Cortez, İspanya Kralına Meksikadan getirdiği dev kemiklerini göstermişti.
Bir diğer kaşif, ünlü Macellan, 1520de iki devle karşılaştı, başının onun beline geldiği söylüyordu. Keşifler çağında daha birçok ünlü gezgin, devlerden söz ettiler. 19702lerde bir Alman bilim adamı 350000 yıl önce dev bir insan ırkının yaşadığını ve bilimsel açıdan bunun yakında kanıtlanacağını söylüyordu.
Greklerde, İskandinavlarda, Mayalarda ve İnkalarda ilk yaratılan ırkın, devler ırkı olduğuna ilişkin ortak bir inanç vardır. Meksika Tolteklerinin kozmogonik inançlarında bir dizi depremden sonra nesilleri yeryüzünden silinmiş olan Kinamet Devlerinden söz edilmektedir. Kuzey Cermen efsanelerinden Edalarda Niflheim(1) ve Buzul Devlerinin kuzeyde olduğu kabul edilir. Edalarda, Hymirin ataları olduğu, Devler Soyunun Asesten (İskandinav iyilik tanrılarından) daha eski bir geçmişe sahip olarak görünmeleri ile Hindularda Asuralar ile Devalardan daha eski kabul edilmeleri arasında bir ilişkisellik vardır. Bir yoruma göre, Devler soyunun bir kadınla birleşmesinden, semavi Asesin doğmasıyla yarı-tanrısal bir çağ başlamış ve bunlar Devlerle savaşa tutuşarak önce onları yenmişler, daha sonraları, savaşçı olmaktan ziyade barışçı olan kutsal soy Wanenlerle birleşen Devler tarafından mağlup edilmişlerdi.
Devlerden söz eden önemli kaynaklardan biri de Tevrattır. Eski Ahidin Tekvin bölümünde, Yeryüzünde Nefilim (Devler) vardı, bunlar eski zamandan (Atlantisliler) zorbalar, şöhretli adamlardı denmektedir. Tevratta ismi geçen Filistinli (Gittitli) dev Golyatın boyu 2,74 m. idi. Golyat Gath isimli bir Filistin şehrinden geliyordu. Tevratta Golyattan başka, Bashan kralı Ogdan da söz edilir. Ogun boyu ise 3,96 m. idi. Og, bir devler ırkı olan Rafaitlerin sonuncusu idi. Tevrattaki referanslar onun Rafa kökenli bir grup devden biri olduğundan söz eder. Ammonitler bu halka Zamzummim diyorlardı ki, bu çabuk ve anlaşılmaz söz anlamındaydı. Gerçekten de devlerin konuşmaları diğer insanlar tarafından anlaşılmıyordu. Tevrattaki Rafait kelimesi de ölüm, güçsüzlük ve ölümün çaresizliği anlamına gelmekteydi.
Olmek heykeli
Orta Amerikada bir zamanlar yaşamış olan Olmekler de zenci devlerdi. Olmekler, diğer bir dev grubu olan Tiwanakanlar ile birlikte Perudaki devasa yapılarda kullanılan köle devlerdi. Tevratta Refaitlerden başka bir grup devden daha söz edilir ki, bunlar da Anakimlerdi.(2) Anakimler Rafaitler gibi, Kenan ülkesinin dağlık ülkesinin dağlık bölgesinde yaşıyorlardı. Tevrattaki ifadelerden anlaşıldığına göre, M.Ö. 1300 yıllarında devlerin nesli tükenmişti. Heredot, diyotorus Sicilus, Homeros, Pliny, Plutarch ve Philostratus gibi antik tarihçileri, çağlar önce ölmüş olan devlerden bazılarının iskeletlerini bizzat görmüş olduklarından söz etmişlerdi.
İnsanoğlunun atasının cennetten inişi sırasında ilk defa buraya basmış olduğu rivayet edilir. Kocaman bir sağ ayak izi kayanın zirvesinde hep görülmektedir. Bu izin büyüklüğü için batılı bir seyyah, Beş ayak üç parmak uzunluğunda ve iki ayak beş parmak ile iki ayak parmağı genişliğinde az derince bir çukur demektedir. İslami rivayetlerde Hz.Ademe atfedilen devasa boy ile orantılı olmuş olsa gerek. Çünkü bu rivayetlere göre Hz.Ademin boyu o zaman o halde idi ki, başı göğe değiyor ve diğer ile denize basıyordu. Anadoluda da birçok yerde dev mezarları bulunmaktadır.
Cortez Meksika'da dev kemiklerini bulmuştu
İstanbulda Beykozda Yuşa Tepesinde bulunan bir mezarda, Yuşa Hazretleri adlı bir evliyanın yattığına inanılmaktadır. Mezar, 17 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindedir. Eğer açılıp incelenirse içinden dev bir iskeletin çıkması çok doğaldır. Kadadokya bölgesinde, yani Nevşehir, Kırşehir ve Göreme civarında bu tür dev evliya mezarları vardır. Ayrıca mitolojisinin devleri olan Titanları da unutmamak gerekir. M.Ö. 440da yaşayan Empadokles Sicilya adasında devlerin yaşadığından söz eder. 14. yüzyılda yazar Boccacio, yine Sicilyada bir mağarada bulunan 10 metrelik bir dev iskeletinden söz ediyordu. 1577de İsviçrede 6 m.lik iskelet bulundu. Yine 1500lerde Meksika fatihi Cortez, İspanya Kralına Meksikadan getirdiği dev kemiklerini göstermişti.
Bir diğer kaşif, ünlü Macellan, 1520de iki devle karşılaştı, başının onun beline geldiği söylüyordu. Keşifler çağında daha birçok ünlü gezgin, devlerden söz ettiler. 19702lerde bir Alman bilim adamı 350000 yıl önce dev bir insan ırkının yaşadığını ve bilimsel açıdan bunun yakında kanıtlanacağını söylüyordu.
Greklerde, İskandinavlarda, Mayalarda ve İnkalarda ilk yaratılan ırkın, devler ırkı olduğuna ilişkin ortak bir inanç vardır. Meksika Tolteklerinin kozmogonik inançlarında bir dizi depremden sonra nesilleri yeryüzünden silinmiş olan Kinamet Devlerinden söz edilmektedir. Kuzey Cermen efsanelerinden Edalarda Niflheim(1) ve Buzul Devlerinin kuzeyde olduğu kabul edilir. Edalarda, Hymirin ataları olduğu, Devler Soyunun Asesten (İskandinav iyilik tanrılarından) daha eski bir geçmişe sahip olarak görünmeleri ile Hindularda Asuralar ile Devalardan daha eski kabul edilmeleri arasında bir ilişkisellik vardır. Bir yoruma göre, Devler soyunun bir kadınla birleşmesinden, semavi Asesin doğmasıyla yarı-tanrısal bir çağ başlamış ve bunlar Devlerle savaşa tutuşarak önce onları yenmişler, daha sonraları, savaşçı olmaktan ziyade barışçı olan kutsal soy Wanenlerle birleşen Devler tarafından mağlup edilmişlerdi.
Devlerden söz eden önemli kaynaklardan biri de Tevrattır. Eski Ahidin Tekvin bölümünde, Yeryüzünde Nefilim (Devler) vardı, bunlar eski zamandan (Atlantisliler) zorbalar, şöhretli adamlardı denmektedir. Tevratta ismi geçen Filistinli (Gittitli) dev Golyatın boyu 2,74 m. idi. Golyat Gath isimli bir Filistin şehrinden geliyordu. Tevratta Golyattan başka, Bashan kralı Ogdan da söz edilir. Ogun boyu ise 3,96 m. idi. Og, bir devler ırkı olan Rafaitlerin sonuncusu idi. Tevrattaki referanslar onun Rafa kökenli bir grup devden biri olduğundan söz eder. Ammonitler bu halka Zamzummim diyorlardı ki, bu çabuk ve anlaşılmaz söz anlamındaydı. Gerçekten de devlerin konuşmaları diğer insanlar tarafından anlaşılmıyordu. Tevrattaki Rafait kelimesi de ölüm, güçsüzlük ve ölümün çaresizliği anlamına gelmekteydi.
Olmek heykeli
Orta Amerikada bir zamanlar yaşamış olan Olmekler de zenci devlerdi. Olmekler, diğer bir dev grubu olan Tiwanakanlar ile birlikte Perudaki devasa yapılarda kullanılan köle devlerdi. Tevratta Refaitlerden başka bir grup devden daha söz edilir ki, bunlar da Anakimlerdi.(2) Anakimler Rafaitler gibi, Kenan ülkesinin dağlık ülkesinin dağlık bölgesinde yaşıyorlardı. Tevrattaki ifadelerden anlaşıldığına göre, M.Ö. 1300 yıllarında devlerin nesli tükenmişti. Heredot, diyotorus Sicilus, Homeros, Pliny, Plutarch ve Philostratus gibi antik tarihçileri, çağlar önce ölmüş olan devlerden bazılarının iskeletlerini bizzat görmüş olduklarından söz etmişlerdi.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 44
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 32
