Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Hayatımızdan bu zamana kadar nice süper kahramanlar geldi geçti ve hala da geçmeye devam ediyor. Hepsi bizlere ayrı birer hikaye sundular, kendi farklı acılarını tanıttılar, süper güçlerini gösterdiler ve hayatın dramasının nasıl karşılanacağını öğrettiler. Hepsinin kendisine has yetenekleri vardı; Süpermen uçuyor, kurşun geçirmiyor ve gözlerinden lazer fırlatıyordu. Örümcek adam düz duvara tırmanıyor, yüzlerce metre atlayabiliyor ve örümcek hisleri sayesinde ölümden bile kaçabiliyordu. Keza X-Men kendi biyolojik yapılarından dolayı uçmaktan, elektromanyetik alan yaratmaya, ellerinden pençe çıkartıp, dokunduğunun hayat kaynağını çalmaya kadar pek çok özellik barındırıyordu içinde. Bütün bu süper kahramanların illa ki doğaüstü bir güçleri vardı. Özlerinde birer insan gibi yaşasalar da aslında tam anlamıyla insan olmadıklarını (kötü anlamda söylemiyorum) hepimiz biliyorduk her zaman.
Lakin içlerinden bir tanesi vardı ki o, diğerlerinden biraz farklıydı. Her şeyden önce onun hiçbir süper gücü yoktu. Alet edevat olmadan uçamıyor, doğrudan gelen kurşunlar tarafından yaralanıyordu. Temelinde o sadece bir insandı, bir ölümlü. Ancak maskesini takıp pelerinini giydikten sonra bir süper kahramandan daha da fazlasına dönüşüyordu, bir düşünceye.
Batmanle herkes gibi ben de küçük bir çocukken tanıştım. İlk tanışmam 1966da çevrilen o ucube şovla başlamıştı. O zaman daha küçük olduğum için aradaki saçmalığı tam anlamasam da bir gariplik olduğunu sezmiştim, zaten 1992de Warner Brosun yayımlamaya başladığı o çizgi film serisinden sonra yıllarca saçma sapan bir Batman izlediğimi fark ettim.
İşte o Warner Bros. arkasında bıraktığı büyük mirası bir kez daha eline aldı ve 2009 yılında bizleri yeniden Kara Şövalye ile tanıştırdı. Bir İngiliz firması olan Rocksteadynin ellerine teslim etti. Rocksteady ise bu büyük markayı aldı, yoğurdu, yoğurdu ve en sonunda gelmiş geçmiş en iyi Batman oyununu ortaya çıkardı. Arkham Asylumu ilk duyduğumda çok da heyecanlanmamıştım, sonuçta klasik bir aksiyon oyunu bekliyordum ancak daha ilk sahnede Jokerin peşinden yürürken resmen bütün hayatım değişmişti.
Şimdi Rocksteady işi kaldığı yerden devam ettirmek adına ikinci Batman oyununu hazırladı ve çok da iyi etti. Yazının gerisini özet olarak şimdiden söylemek gerekirse; Ellerine sağlık Rocksteady! Umarım hep bizimle olursun!
Lakin içlerinden bir tanesi vardı ki o, diğerlerinden biraz farklıydı. Her şeyden önce onun hiçbir süper gücü yoktu. Alet edevat olmadan uçamıyor, doğrudan gelen kurşunlar tarafından yaralanıyordu. Temelinde o sadece bir insandı, bir ölümlü. Ancak maskesini takıp pelerinini giydikten sonra bir süper kahramandan daha da fazlasına dönüşüyordu, bir düşünceye.
Batmanle herkes gibi ben de küçük bir çocukken tanıştım. İlk tanışmam 1966da çevrilen o ucube şovla başlamıştı. O zaman daha küçük olduğum için aradaki saçmalığı tam anlamasam da bir gariplik olduğunu sezmiştim, zaten 1992de Warner Brosun yayımlamaya başladığı o çizgi film serisinden sonra yıllarca saçma sapan bir Batman izlediğimi fark ettim.
İşte o Warner Bros. arkasında bıraktığı büyük mirası bir kez daha eline aldı ve 2009 yılında bizleri yeniden Kara Şövalye ile tanıştırdı. Bir İngiliz firması olan Rocksteadynin ellerine teslim etti. Rocksteady ise bu büyük markayı aldı, yoğurdu, yoğurdu ve en sonunda gelmiş geçmiş en iyi Batman oyununu ortaya çıkardı. Arkham Asylumu ilk duyduğumda çok da heyecanlanmamıştım, sonuçta klasik bir aksiyon oyunu bekliyordum ancak daha ilk sahnede Jokerin peşinden yürürken resmen bütün hayatım değişmişti.
Şimdi Rocksteady işi kaldığı yerden devam ettirmek adına ikinci Batman oyununu hazırladı ve çok da iyi etti. Yazının gerisini özet olarak şimdiden söylemek gerekirse; Ellerine sağlık Rocksteady! Umarım hep bizimle olursun!
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 220

