- Katılım
- 25 Eki 2011
- Konular
- 293
- Mesajlar
- 999
- Reaksiyon Skoru
- 112
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 125
- TM Yaşı
- 14 Yıl 5 Ay 29 Gün
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Soru: Bir NBA takımı yöneticisi olduğunuzu düşünün. Bir seçme hakkınız olsaydı. Siz, 1998 Drafttında aşağıdaki oyunculardan hangisini öncelikli olarak seçerdiniz?.
Michael Olowakandi, Mike Bibby, Raef La Frentz, Antawn Jamison, Vince Carter.
Cevaplar: L.A.Clippers: Michael Olowakandi
Vancouver: Mike Bibby
Denver: Raef La Frentz
Toronto: Antawn Jamison
Golden State: Vince Carter. Fakat Golden State, Jamison karşılığında Carterı Torontoya verdi.
Sonuçlar: Denver: 2001 sezonu Batı Konferansı 11.si
L.A.Clippers: 2001 sezonu Batı Konferansı 12.si
Vancouver: 2001 sezonu Batı Konferansı 13.sü
Golden State: 2001 sezonu Batı Konferansı 14.sü, yani sonuncu!.
Toronto: 2001 sezonu Doğu Konferansı Yarı Finalisti!!..
Vince Carter, NBA Liginde geçen son 3,5 yıla, bir en iyi rookie oyuncu ödülü, bir slam dunk şampiyonluğu, 3 defa All-Star oylaması birinciliği, bir Olimpiyat altın madalyası sığdırmayı başardı.
1998 NBA Draftı, 24 Haziran 1998de Vancouverda yapılmıştı. 51 yıllık NBA tarihinde ilk defa bir Türk oyuncunun (Mirsad Türkcan, Houston Rockets tarafından 18. sırada draft edilmişti.) seçilmesi bakımından bizim için büyük değeri olan draftın, NBA ligine kazandırdığı en büyük yıldız ise, 5.sırada Golden State Warriors tarafından seçilen Vince Lamar Carterdı.
Draft gecesi 4. sırada seçilen üniversitedeki takım arkadaşı Antawn Jamison karşılığında Golden Stateden Toronto Raptorsa takas edilen Carter, Kanada takımının ve NBA liginin 2000li yıllardaki en büyük yıldızlarından biri olacağını, sezon sonunda 118 oydan 113ünü alarak kazandığı en iyi rookie oyuncusu ödülü ile gösterdi. Bir yıl sonra All-Star oylamasında 2 milyona yakın oyla ilk sırayı alan Carter, bir çok kişiye göre slam dunk yarışmaları tarihin en muhteşem performansı ile de smaç şampiyonluğuna ulaşmıştı. 2000 yazında Sidney Olimpiyatlarında -zor da olsa- altın madalya alan Dream Team IVün en skorer oyuncusu olan ve Fransa maçında Frederic Weisin üzerinden yaptığı smaç ile tüm dünyaya kendini tanıtan Carter, geçen sezon Torontoyu Doğu Konferansı yarı finaline kadar çıkarmayı başardı. Evet 3 yıl sonunda NBA liginin en başarılı 10 oyuncusundan biri The Prince, Air Canada, In-VINCE-able lakapları ile de tanınan Torontonun 15 numaralı oyuncusu Vince Lamar Carter, sizlere tanıtacağım NBA oyuncusu.
KONSER SALONUNDAN BASKETBOL ARENASINA
Vince Carter, 26 Ocak 1977de Florida Daytona Beachde doğdu. 9 yaşındayken katıldığı 12 yaş altı eyalet turnuvasında kısa boyuna ve küçük yaşına rağmen dikkatleri üzerine çeken Carter, 13 yaşındayken de ilk smacını yapıyordu. Fakat baba Harrynin Volusiada bando ve orkestra direktörü olması Carterı da müziğe itti. 7 farklı enstrümanla ilgilenen Carter, 1995 yılında Mainland Lisesini bitirdiğinde basketbol ve voleybolculuğunun yanında, davul ve saksafon çalarken, okul orkestrasında bariton solistlikte yapıyordu. Ama Carter, basketbol sahasında bir maçta 47 sayı başka bir maçta da 17 blok rakamlarını erişip, okulunu da 36 maçta 34 galibiyet ile eyalet şampiyonu yapınca tercihini basketbolden yana kullandı. (Tabi 1981 Draftı ile NBAe seçilen amcası Oliver Leenin de Carterın basketbolcü olmasında büyük katkıları vardı.)
Carter, lisedeki son yılında forvet mevkiinde, Ron Mercer ve Shareef Abdul-Rahimin ardından Amerikanın en iyi lise oyuncularından biri olarak gösterildi ve yılın en iyi ikinci beşine seçildi. 1995 yazında üniversite tercihini, iki yıldız oyuncusu Jerry Stackhouse ve Rasheed Wallaceı NBAe kaptıran ve yeni bir takım kurmayı amaçlayan ülkenin en iyi basketbol programlarından ve coachlarından (Dean Smith) birine sahip North Carolinadan yana kullandı. İki yıldızını kaybeden UNC üniversitesi yeni iki rookie oyuncu Vince Carter ve Antawn Jamison ile lige başladı. Guardlar Jeff McInnis ve Dante Calabria, pivot Serge Zwikker ile birlikte iyi bir uyum yakalayan bu genç oyunculardan Carter, ilk yılında 31 maçta forma giydi. İlk yılında hem guard hem de kısa forvet pozisyonlarında oynayan Carter, 19 kere ilk 5te sahaya çıkarken, 10 maçta skorda çift haneli sayıya ulaştı. Fakat maç başına sadece 18 dakika oyunda kalabildi ve 7.5 sayı, 3.8 ribaund, 1.3 asist ortalamaları ile ilk senesini tamamladı. Aynı yıl, USA Junior Basketbol takımının bir üyesi olarak, Atinada düzenlenen dünya şampiyonasında 7. olan takımda 8 maçta, 48 sayı, 32 ribaund, 11 asist ve 9 top çalma üreten Carter, tüm sezon boyunca açık sahada fast break organizasyonlarında Tar Heel seyircilerine inanılmaz hava hareketleri seyrettirmeyi başardı.
NCAALERDE İKİNCİ YIL VE İLK FINAL FOUR
Üniversitedeki ilk senesinde muhteşem smaçları ile büyük bir hayran kitlesi yaratan Carter, ikinci sezonunda büyük gelişme gösterdi. 1995-96 sezonunun ardından NBAe gitmeyi tercih eden McInnisin (Denver tarafından 2. tur 37. sırada draft edildi.) takımdan ayrılması, coach Smithin Carterın oyunda kaldığı süreyi maç başına 28 dakikaya çıkarmasına neden oldu. Bu fırsatı iyi değerlendiren Carter 13.0 sayı, 4.5 ribaund, 2.4 asist ve 1.4 top çalma ortalamaları ile NCAAler deki 2. sezonu tamamladı. Playofflar da, çeyrek finalde Lousville maçında 18 sayı üreterek, 15 sayı ile oynayan Jamison ile birlikte UNCyi 14. defa Final Foura sokmayı başaran Carter, yarı finalde Arizona potasına 8 sayısı smaçtan olmak üzere 21 sayı gönderse de 66-58lik yenilgiyi önleyemedi. Aynı yıl NBAde slam dunk şampiyonluğuna ulaşan Kobe Bryantın yarışma içerisinde yaptığı bir çok hareketi, NCAAde maç içinde rakip oyuncuların savunmalarına karşı yapan Carter, oynadığı süre ile orantılı olarak artan hava hareketleri ile sadece okulunun değil Amerikanın ve dünyanın hayranlıkla seyrettiği bir oyuncu olmuştu. Ama o sadece zıplama kabiliyeti ile anılmak istemiyordu. Chicago şehrinin yetiştirdiği en büyük smaç makinesi Ronnie Fields, gibi sadece smaçları ile tanınmak ve NBAe gidemeyip CBAde veya diğer küçük liglerde kaybolup gitmek istemiyordu. Bu sebeple de 2. senesinin yazını bol bol şut idamı yaparak geçirdi.
1997-98 sezonunda başarı grafiğini yükseltmeye devam eden Carter, %59 saha içi, %41 üç sayı yüzdeleri ile 15.6 sayı, 5.1 ribaund, 2.0 asist ortalamalarıyla 3. yılını tamamladı ve John Wooden All-Amerika takımına seçildi. Ayrıca normal sezonun ardından stres dolu NCAA Turnuvasında da harika maçlar çıkardı. İlk turda Navye 14 sayı, ikinci turda UNC Charlottea 24 sayı, 7 ribaund, sweet-16da Michigan Statee 20 sayı, 10 ribaund, elite-8de Conneticuta 12 sayı atan Carter, UNCyi ard arda 2.defa final foura taşıyan oyuncuların başındaydı. Final Four maçında Utah Üniversitesi karşısında, sezonun en değerli oyuncusu seçilen takım arkadaşı Jamisondan daha başarılı olan Carter, 65-59luk yenilgiye mani olamadı. Üniversite kariyerindeki son maçında sahanın en skorer oyuncusu olan Carter 21 sayı, 5 ribaund ve 3 blok ile NCAA kariyerine noktayı koydu.
1997-98 NCAA sezonunun ardından Maryland coachu Gary Williams, Carter için en iyi takım oyunu oynayan yıldız oyuncu nitelemesini yapıyordu.
Carter, NCAA Turnuvasında oldukça başarılı olup bir çok NBA menajerinin dikkatini çekince 4. seneyi beklemeden profesyonel olmaya karar verdi. Aslında 3 yıldır oynadığı oyunla bir çok menajer onu draftta seçilecek oyuncular arasına koymuştu ama Final Fourdaki oyunu değerini daha da arttırdı. Birde NBAde seyirci sayısının düşmesi, Michael Jordanın basketbolü bıraktıktan sonra yerine geçecek spektaküler ve örnek -üniversite tahsili almış, adı kavga, hırsızlık ve adi suçlara karışmamış- bir oyuncunun NBA tarafından hala lanse edilememesi, (Grant Hill, bu örnek oyuncuların başındayken sakatlıklar sebebi ile beklentileri ne yazık ki karşılayamadı.) Carterın yolunu biraz daha aralamıştı. Evet Carter, 3 yıl boyunca 103 maçta formasını giydiği ve 12.3 sayı, 5.1 ribaund, 2.0 asist, 1.1 top çalma, 0.8 blok ortalamaları ile oynadığı North Carolina Üniversitesine veda ederek 1998 NBA Draftına katıldı.
1998-99 NBA SEZONUNUN EN DEĞERLİ ROOKİE OYUNCUSU
1998 NBA Draftında 5. sırada Golden State tarafından seçilen Carter, aynı gece 4. sırada Toronto tarafından draft edilen takım arkadaşı Jamisona karşılık Raptorsın yolunu tutuyordu. Fakat NBA komisyonu ile Oyuncular Komitesinin 1997-98 sezonun hemen ardından anlaşmazlığa düşmesi ile ortaya çıkan lokavt, Carterın NBA liginde oynayacağı ilk sezonu tehlikeye soktu. Önce sezon öncesi hazırlık kampları iptal edildi, ardından da Kasımın başında start alacağı belirtilen lig durduruldu. İki taraf arasındaki anlaşma ancak Ocak ayının sonunda sağlanabildi. (Hatırlarsanız Yunanistanda, 1998 Temmuz Ayında düzenlenen dünya şampiyonasına da NBA oyuncuları iştirak etmemiş ve Amerika Milli Takımı ancak 3. sırayı alabilmişti.) Ama Carter bu boşluktan istifade edip özel antrenörler eşliğinde bol bol çalıştı ve 5 Şubat 1999 günü Boston Celtics takımına karşı ilk NBA maçına çıktı. Maça ilk 5 başlayan Carter, ilk periyodunun 4 dakikasında bir jump shot ile NBA kariyerinin ilk sayısını kaydetti. İkinci periyodun 6 dakikasında ise ilk muhteşem turnikelerinden birine imzayı atıyordu. Ama beklenen hareketi maçın son periyoduna saklamıştı. Maçın bitimine 5:33 kala Charles Oakleyin pası ile jeneriklere geçecek ilk smacını Paul Pierceın üzerinden yaparken, Boston seyircisi bile bu hareketi ayakta alkışlıyordu. Bu ilk maçta 30 dakika oyunda kalıp 16 sayı, 3 ribaund, 2 asist ve 2 top çalma üreten Carter takımına 103-92lik galibiyeti getiriyordu. İki deplasman maçından sonra sezonun 3. maçında Toronto seyircisinin önünde çıkan Carter, 5i ikinci yarıda olmak üzere 6 smaç ile tam bir show gerçekleştirirken maçı da 22 sayı ile tamamladı. Ligin 7. maçında (yeni salonları Air Canadanın açılış maçı) ise 4ü ikinci periyotta olmak üzere 5 smaç ile Vancouvera karşı 27 sayı atmayı başardı. 25 Martta Houston karşısında 32 sayı ile ilk sezonunun en yüksek skoruna ulaşan Carter, Mart ve Nisanda ayın en iyi rookie oyuncusu, 22 Martta da haftanın oyuncusu seçildi. Regular sezonda 50 maçın 49unda sahaya ilk 5te çıkarken, 3 kez 30 sayı, 23 kez 20 sayı barajını geçmeyi başardı. Ayrıca 6 kere de double-double yaptı. Toronto 23 galibiyet, 27 mağlubiyet ile %46lık kazanma oranı ile bir takım rekoru kırarken ne yazık ki playofflara kalamadı.
Evet, Carter ilk senesinde jeneriklere geçen bir çok harekete imzasını atarken, maç başına ortalama 35 dakika oyunda kalarak 18.3 sayı, 5.7 ribaund, 3.0 asist, 1.54 blok ve 1.1 top çalma ortalamaları ile çaylaklar arasında sayıda ve blokta ilk sırayı alırken, sezonun en iyi rookie oyuncusu ödülüne de 118 oydan 113ünü -hem de üniversite de hep gölgesinde kaldığı takım arkadaşı Jamisonın önünde- alarak ulaştı. Carter bir çok inanılmaz hava hareketi ile NBA Actionların vazgeçilmez oyuncusu olmuş, NBAde aradığı kanı bulmuştu. Lokavt sırasında iade edilen sezonluk biletler, Torontonun salonu Air Canadada neredeyse yok satarken, deplasman maçlarında da Carterı izlemeye gelen seyirciler sayesinde NBAin izlenme oranı artıyordu.
2000 SLAM DUNK ŞAMPİYONLUĞU
Carter 1999-00 sezonuna fırtına gibi girdi. İlk 8 maçta 25.7 sayı ortalamasını tutturdu. Sezonun 10. maçında şampiyonluk adaylarından Lakersı deplasmanda 111-102 yendikleri maçta 34 sayı, 11 ribaund, 4 asist ile bir kez daha NBA seyircilerinin hayranlığını kazandı. Genelde Torontonun maçlarını hiç yayınlamayan ulusal kanallar, artık gelen yoğun istekleri karşılayabilmek için Carterın maçlarını yayınlamaya başlamışlardı. 14 Ocakta 115-110 galip geldikleri Milwaukee maçında 47 sayı ile ilk defa 40 sayı barajını geçen Carter, 13 Şubatta ki All-Star maçına kadar oynanan 47 maçta 24.5 sayı ortalamasını tutturdu. Oaklandda düzenlenecek All-Star maçı seçimlerinde bütün NBA yıldızlarını geçerek en fazla oyu alan Carter, maçtan bir gün evvel düzenlenen slam dunk yarışmasında da finalde kuzeni Tracy McGrady ve Steve Francisi geçerek şampiyonluğa ulaştı. İlk All-Star maçında sahaya ilk 5te çıkan Carter, smaç şampiyonasından enstantaneler sunduğu maçta 28 dakika oyunda kaldı ve 12 sayı üretti. All-Star maçından tam 2 hafta sonra 27 Şubatta Phoenixte 103-102 galip geldikleri maçta, 51 sayı ile kariyer rekorunu kırdı. Regular sezonda 25 kere 30 sayı, 63 kere de 20 sayı barajını geçti ve hiç bir maçta 10 sayının altına düşmedi. Ayrıca 9 kere double-double ve 10 Nisanda Clevelanda karşı 14 sayı, 11 ribaund ve 10 assist ile ilk triple-doubleını yaptı. Sezon sonunda ortalama 38 dakika sahada kalarak çoğu maçta hücum da sürüklediği takımında, %46.5 saha içi, % 40 üç sayı yüzdeleri ile 25.7 sayı, 5.8 ribaund, 3.9 asist, 1.34 top çalma ve 1.12 blok ortalamalarını tutturdu. Bu başarılı 82 maçlık regular sezon sonunda, Toronto 45 galibiyet 27 yenilgi ile Doğu Konferansında 6. sırayı alıp, play-offlara kalıyordu.
NBA kariyerinde ki ilk playoff maçını 23 Nisanda New Yorka karşı Madison Square Gardenda oynayan Carter 92-88 kaybettikleri maçta, 16 sayı ve 6 asist üretti. 2. maçta 27 sayı, 7 ribaund, 5 asistlik performansı 84-83lük yenilgiyi önleyemezken, Torontoda oynanan 3. maçta 15 sayı, 8 asist ve 7 ribaunda rağmen 87-80lik skorla sezona ilk turda veda etti.
Carter, başarıya doyamadığı 2000 yılının yazında, Sidneyde Dream Team IV ile Olimpiyat Altın madalyasını boynuna taktı. Shaq, Kobe, Duncan ve Iversondan yoksun bir kadro ile mücadele eden Amerikanın 8 maç sonunda 118 sayı ile en skorer oyuncusu olan Carter, yarı finalde zar zor 85-83 yendikleri Litvanya maçında 18 sayı ile en skorer oyuncu oldu. Fransa maçında Frederic Weisin üzerinden yaptığı smaç ise aylarca konuşuldu. Bir çok NBA yazarı tarafından gelmiş geçmiş en güzel basket olarak değerlendirilen bu smaçın yanı sıra bir çok muhteşem harekete de imza atan Carter, bu turnuva sayesinde tüm dünya tarafından tanınmaya başladı.
2001 NBA DOĞU YARI FİNALİ
Geçen sezon artan tecrübesi ile Toronto takımını regular sezonda bir klüp rekoru olan 47 galibiyete taşıyan Carter, maç başına 39 dakika oyunda kalarak %46 saha içi, %43 üç sayı yüzdeleri ile 27.5 sayı (lig 5.si), 5.3 ribaund, 3.9 asist, 1.54 top çalma ve 0.85 blok ortalamaları ile tamamladı. Bu ortalamalarla ligin en iyi ikinci takımına seçilen Carter, bir kez daha All-Star oylamasında en fazla oyu alarak Washingtondaki maçta Doğu takımının ilk 5 inde yer aldı. Maçı 16 sayı ile Iverson ve Bryanttan sonra en skorer oyuncu olarak tamamlayan Carter, sezon için de 4 kere 40, 31 kere de 30 sayı barajını geçerken, 18 Kasımda Milwaukee maçında 48 sayı ile sezonda kendisinin en yüksek skoruna ulaştı. Play Offlar da ilk turda New Yorka karşı 5 maçta 22.8 sayı, 7.2 ribaund ortalamaları ile oynarken son 2 maçta muhteşem oyunu ile ilk defa tur atlama sevincini yaşadı. Doğu Yarı Finalinde rakip Iversonlı Philadelphiaydı. Seri Iverson ile Carterın düellosu şeklinde geçerken, 1. maçta 35, 3. maçta 50 (13/9 üçlük), 6. maçta ise 39 sayı üretti. Fakat son maçta 20 sayı, 9 asist, 7 ribaund, 3 top çalma, 2 bloğu galibiyete yetmedi ve Toronto 2001 NBA ligine Doğu Yarı Finalinde elveda dedi. Gösterdiği performans ile bir çok eski NBA oyuncusu ile karşılaştırılmaya başlanan Carter, ligin genç yıldız oyuncularından biri olmuştu.
Ağustos Ayında 6 yıllığına 94 milyon $a takımı ile tekrardan anlaşan Carter, Hakeem Olajuwanın takıma katılması ile bir yıl evvelki başarıyı tekrarlayacaklarını ve hatta geçebileceklerini söylüyordu.
DOĞU KONFERANSINDA ZİRVE YARIŞI
Bu sezon Carter için çok iyi başlamadı. İlk maçta Orlando karşısında 11/2 saha içi, 3/0 üçlük ve 7/7 faul ile sadece 11 sayı üretti ve 114-85lik farklı mağlubiyeti önleyemedi. Daha sezonun ilk maçı Carterın artık sıkı savunmalarla karşılaşacağının bir belirtisiydi. Gerçektende şu ana kadar oynanan 43 maçta eski sezonlara göre daha sıkı savunulan Carter, düşen şut yüzdesine rağmen, artan asist ortalaması ile takımına 25 galibiyet getirmeyi başardı. 10 Kasımda Utahda 14/8 üçlük ile 43 sayı üreten Carter, 7 ve 9 Aralıkta ard arda Denver ve Phoenix maçlarında 42 sayı ile oynadı. Şu anda 25.6 ile sayı krallığında 5. sırada bulunan Carter, 10 Şubatta Philadelphiada düzenlenecek All-Star maçı oylamasında da 1.287.003 oyla bir kez daha ilk sırayı aldı.
Michael Jordan, NBA ligine geri döndü. Ama ne yazık ki eski hava hareketleri ile değil. Fakat Jordanın eski muhteşem smaçlarının, inanılmaz turnikelerinin, yakını ve belki de daha muhteşemleri, Torontonun 15 numaralı oyuncusu Vince Lamar Carter ile devam etmekte. Bryant, Iverson, Duncan, Pierce, Garnett, gibi ligin yeni nesil oyuncularının en başarılısı, henüz şampiyonluk veya bir MVP ödülü almamasından dolayı belki Carter değil ama, kim ne derse desin ligin en spektaküler, en ilgi çeken ve en çok izlemekten zevk alınan oyuncusu Vince Carter. Yakın gelecekte takıma katılacak tecrübeli (ama, Hakeem Olajuwan gibi -eskiden ne kadar başarılı olursa olsun- kariyerinin son yıllarını yaşayan bir oyuncu değil) ve daha yetenekli 1-2 oyuncu ile Toronto, NBA Finaline ulaşırsa bunda en büyük pay da Carterın olacaktır. O da böylelikle gerekli ödüllere ve hatta NBA Şampiyonluk yüzüğüne ulaşabilir. Aynı Jordanın ligde ilk 6 yıl bekledikten sonra Pippen, Grant gibi oyuncularla şampiyonluğa ulaştığı gibi
Michael Olowakandi, Mike Bibby, Raef La Frentz, Antawn Jamison, Vince Carter.
Cevaplar: L.A.Clippers: Michael Olowakandi
Vancouver: Mike Bibby
Denver: Raef La Frentz
Toronto: Antawn Jamison
Golden State: Vince Carter. Fakat Golden State, Jamison karşılığında Carterı Torontoya verdi.
Sonuçlar: Denver: 2001 sezonu Batı Konferansı 11.si
L.A.Clippers: 2001 sezonu Batı Konferansı 12.si
Vancouver: 2001 sezonu Batı Konferansı 13.sü
Golden State: 2001 sezonu Batı Konferansı 14.sü, yani sonuncu!.
Toronto: 2001 sezonu Doğu Konferansı Yarı Finalisti!!..
Vince Carter, NBA Liginde geçen son 3,5 yıla, bir en iyi rookie oyuncu ödülü, bir slam dunk şampiyonluğu, 3 defa All-Star oylaması birinciliği, bir Olimpiyat altın madalyası sığdırmayı başardı.
1998 NBA Draftı, 24 Haziran 1998de Vancouverda yapılmıştı. 51 yıllık NBA tarihinde ilk defa bir Türk oyuncunun (Mirsad Türkcan, Houston Rockets tarafından 18. sırada draft edilmişti.) seçilmesi bakımından bizim için büyük değeri olan draftın, NBA ligine kazandırdığı en büyük yıldız ise, 5.sırada Golden State Warriors tarafından seçilen Vince Lamar Carterdı.
Draft gecesi 4. sırada seçilen üniversitedeki takım arkadaşı Antawn Jamison karşılığında Golden Stateden Toronto Raptorsa takas edilen Carter, Kanada takımının ve NBA liginin 2000li yıllardaki en büyük yıldızlarından biri olacağını, sezon sonunda 118 oydan 113ünü alarak kazandığı en iyi rookie oyuncusu ödülü ile gösterdi. Bir yıl sonra All-Star oylamasında 2 milyona yakın oyla ilk sırayı alan Carter, bir çok kişiye göre slam dunk yarışmaları tarihin en muhteşem performansı ile de smaç şampiyonluğuna ulaşmıştı. 2000 yazında Sidney Olimpiyatlarında -zor da olsa- altın madalya alan Dream Team IVün en skorer oyuncusu olan ve Fransa maçında Frederic Weisin üzerinden yaptığı smaç ile tüm dünyaya kendini tanıtan Carter, geçen sezon Torontoyu Doğu Konferansı yarı finaline kadar çıkarmayı başardı. Evet 3 yıl sonunda NBA liginin en başarılı 10 oyuncusundan biri The Prince, Air Canada, In-VINCE-able lakapları ile de tanınan Torontonun 15 numaralı oyuncusu Vince Lamar Carter, sizlere tanıtacağım NBA oyuncusu.
KONSER SALONUNDAN BASKETBOL ARENASINA
Vince Carter, 26 Ocak 1977de Florida Daytona Beachde doğdu. 9 yaşındayken katıldığı 12 yaş altı eyalet turnuvasında kısa boyuna ve küçük yaşına rağmen dikkatleri üzerine çeken Carter, 13 yaşındayken de ilk smacını yapıyordu. Fakat baba Harrynin Volusiada bando ve orkestra direktörü olması Carterı da müziğe itti. 7 farklı enstrümanla ilgilenen Carter, 1995 yılında Mainland Lisesini bitirdiğinde basketbol ve voleybolculuğunun yanında, davul ve saksafon çalarken, okul orkestrasında bariton solistlikte yapıyordu. Ama Carter, basketbol sahasında bir maçta 47 sayı başka bir maçta da 17 blok rakamlarını erişip, okulunu da 36 maçta 34 galibiyet ile eyalet şampiyonu yapınca tercihini basketbolden yana kullandı. (Tabi 1981 Draftı ile NBAe seçilen amcası Oliver Leenin de Carterın basketbolcü olmasında büyük katkıları vardı.)
Carter, lisedeki son yılında forvet mevkiinde, Ron Mercer ve Shareef Abdul-Rahimin ardından Amerikanın en iyi lise oyuncularından biri olarak gösterildi ve yılın en iyi ikinci beşine seçildi. 1995 yazında üniversite tercihini, iki yıldız oyuncusu Jerry Stackhouse ve Rasheed Wallaceı NBAe kaptıran ve yeni bir takım kurmayı amaçlayan ülkenin en iyi basketbol programlarından ve coachlarından (Dean Smith) birine sahip North Carolinadan yana kullandı. İki yıldızını kaybeden UNC üniversitesi yeni iki rookie oyuncu Vince Carter ve Antawn Jamison ile lige başladı. Guardlar Jeff McInnis ve Dante Calabria, pivot Serge Zwikker ile birlikte iyi bir uyum yakalayan bu genç oyunculardan Carter, ilk yılında 31 maçta forma giydi. İlk yılında hem guard hem de kısa forvet pozisyonlarında oynayan Carter, 19 kere ilk 5te sahaya çıkarken, 10 maçta skorda çift haneli sayıya ulaştı. Fakat maç başına sadece 18 dakika oyunda kalabildi ve 7.5 sayı, 3.8 ribaund, 1.3 asist ortalamaları ile ilk senesini tamamladı. Aynı yıl, USA Junior Basketbol takımının bir üyesi olarak, Atinada düzenlenen dünya şampiyonasında 7. olan takımda 8 maçta, 48 sayı, 32 ribaund, 11 asist ve 9 top çalma üreten Carter, tüm sezon boyunca açık sahada fast break organizasyonlarında Tar Heel seyircilerine inanılmaz hava hareketleri seyrettirmeyi başardı.
NCAALERDE İKİNCİ YIL VE İLK FINAL FOUR
Üniversitedeki ilk senesinde muhteşem smaçları ile büyük bir hayran kitlesi yaratan Carter, ikinci sezonunda büyük gelişme gösterdi. 1995-96 sezonunun ardından NBAe gitmeyi tercih eden McInnisin (Denver tarafından 2. tur 37. sırada draft edildi.) takımdan ayrılması, coach Smithin Carterın oyunda kaldığı süreyi maç başına 28 dakikaya çıkarmasına neden oldu. Bu fırsatı iyi değerlendiren Carter 13.0 sayı, 4.5 ribaund, 2.4 asist ve 1.4 top çalma ortalamaları ile NCAAler deki 2. sezonu tamamladı. Playofflar da, çeyrek finalde Lousville maçında 18 sayı üreterek, 15 sayı ile oynayan Jamison ile birlikte UNCyi 14. defa Final Foura sokmayı başaran Carter, yarı finalde Arizona potasına 8 sayısı smaçtan olmak üzere 21 sayı gönderse de 66-58lik yenilgiyi önleyemedi. Aynı yıl NBAde slam dunk şampiyonluğuna ulaşan Kobe Bryantın yarışma içerisinde yaptığı bir çok hareketi, NCAAde maç içinde rakip oyuncuların savunmalarına karşı yapan Carter, oynadığı süre ile orantılı olarak artan hava hareketleri ile sadece okulunun değil Amerikanın ve dünyanın hayranlıkla seyrettiği bir oyuncu olmuştu. Ama o sadece zıplama kabiliyeti ile anılmak istemiyordu. Chicago şehrinin yetiştirdiği en büyük smaç makinesi Ronnie Fields, gibi sadece smaçları ile tanınmak ve NBAe gidemeyip CBAde veya diğer küçük liglerde kaybolup gitmek istemiyordu. Bu sebeple de 2. senesinin yazını bol bol şut idamı yaparak geçirdi.
1997-98 sezonunda başarı grafiğini yükseltmeye devam eden Carter, %59 saha içi, %41 üç sayı yüzdeleri ile 15.6 sayı, 5.1 ribaund, 2.0 asist ortalamalarıyla 3. yılını tamamladı ve John Wooden All-Amerika takımına seçildi. Ayrıca normal sezonun ardından stres dolu NCAA Turnuvasında da harika maçlar çıkardı. İlk turda Navye 14 sayı, ikinci turda UNC Charlottea 24 sayı, 7 ribaund, sweet-16da Michigan Statee 20 sayı, 10 ribaund, elite-8de Conneticuta 12 sayı atan Carter, UNCyi ard arda 2.defa final foura taşıyan oyuncuların başındaydı. Final Four maçında Utah Üniversitesi karşısında, sezonun en değerli oyuncusu seçilen takım arkadaşı Jamisondan daha başarılı olan Carter, 65-59luk yenilgiye mani olamadı. Üniversite kariyerindeki son maçında sahanın en skorer oyuncusu olan Carter 21 sayı, 5 ribaund ve 3 blok ile NCAA kariyerine noktayı koydu.
1997-98 NCAA sezonunun ardından Maryland coachu Gary Williams, Carter için en iyi takım oyunu oynayan yıldız oyuncu nitelemesini yapıyordu.
Carter, NCAA Turnuvasında oldukça başarılı olup bir çok NBA menajerinin dikkatini çekince 4. seneyi beklemeden profesyonel olmaya karar verdi. Aslında 3 yıldır oynadığı oyunla bir çok menajer onu draftta seçilecek oyuncular arasına koymuştu ama Final Fourdaki oyunu değerini daha da arttırdı. Birde NBAde seyirci sayısının düşmesi, Michael Jordanın basketbolü bıraktıktan sonra yerine geçecek spektaküler ve örnek -üniversite tahsili almış, adı kavga, hırsızlık ve adi suçlara karışmamış- bir oyuncunun NBA tarafından hala lanse edilememesi, (Grant Hill, bu örnek oyuncuların başındayken sakatlıklar sebebi ile beklentileri ne yazık ki karşılayamadı.) Carterın yolunu biraz daha aralamıştı. Evet Carter, 3 yıl boyunca 103 maçta formasını giydiği ve 12.3 sayı, 5.1 ribaund, 2.0 asist, 1.1 top çalma, 0.8 blok ortalamaları ile oynadığı North Carolina Üniversitesine veda ederek 1998 NBA Draftına katıldı.
1998-99 NBA SEZONUNUN EN DEĞERLİ ROOKİE OYUNCUSU
1998 NBA Draftında 5. sırada Golden State tarafından seçilen Carter, aynı gece 4. sırada Toronto tarafından draft edilen takım arkadaşı Jamisona karşılık Raptorsın yolunu tutuyordu. Fakat NBA komisyonu ile Oyuncular Komitesinin 1997-98 sezonun hemen ardından anlaşmazlığa düşmesi ile ortaya çıkan lokavt, Carterın NBA liginde oynayacağı ilk sezonu tehlikeye soktu. Önce sezon öncesi hazırlık kampları iptal edildi, ardından da Kasımın başında start alacağı belirtilen lig durduruldu. İki taraf arasındaki anlaşma ancak Ocak ayının sonunda sağlanabildi. (Hatırlarsanız Yunanistanda, 1998 Temmuz Ayında düzenlenen dünya şampiyonasına da NBA oyuncuları iştirak etmemiş ve Amerika Milli Takımı ancak 3. sırayı alabilmişti.) Ama Carter bu boşluktan istifade edip özel antrenörler eşliğinde bol bol çalıştı ve 5 Şubat 1999 günü Boston Celtics takımına karşı ilk NBA maçına çıktı. Maça ilk 5 başlayan Carter, ilk periyodunun 4 dakikasında bir jump shot ile NBA kariyerinin ilk sayısını kaydetti. İkinci periyodun 6 dakikasında ise ilk muhteşem turnikelerinden birine imzayı atıyordu. Ama beklenen hareketi maçın son periyoduna saklamıştı. Maçın bitimine 5:33 kala Charles Oakleyin pası ile jeneriklere geçecek ilk smacını Paul Pierceın üzerinden yaparken, Boston seyircisi bile bu hareketi ayakta alkışlıyordu. Bu ilk maçta 30 dakika oyunda kalıp 16 sayı, 3 ribaund, 2 asist ve 2 top çalma üreten Carter takımına 103-92lik galibiyeti getiriyordu. İki deplasman maçından sonra sezonun 3. maçında Toronto seyircisinin önünde çıkan Carter, 5i ikinci yarıda olmak üzere 6 smaç ile tam bir show gerçekleştirirken maçı da 22 sayı ile tamamladı. Ligin 7. maçında (yeni salonları Air Canadanın açılış maçı) ise 4ü ikinci periyotta olmak üzere 5 smaç ile Vancouvera karşı 27 sayı atmayı başardı. 25 Martta Houston karşısında 32 sayı ile ilk sezonunun en yüksek skoruna ulaşan Carter, Mart ve Nisanda ayın en iyi rookie oyuncusu, 22 Martta da haftanın oyuncusu seçildi. Regular sezonda 50 maçın 49unda sahaya ilk 5te çıkarken, 3 kez 30 sayı, 23 kez 20 sayı barajını geçmeyi başardı. Ayrıca 6 kere de double-double yaptı. Toronto 23 galibiyet, 27 mağlubiyet ile %46lık kazanma oranı ile bir takım rekoru kırarken ne yazık ki playofflara kalamadı.
Evet, Carter ilk senesinde jeneriklere geçen bir çok harekete imzasını atarken, maç başına ortalama 35 dakika oyunda kalarak 18.3 sayı, 5.7 ribaund, 3.0 asist, 1.54 blok ve 1.1 top çalma ortalamaları ile çaylaklar arasında sayıda ve blokta ilk sırayı alırken, sezonun en iyi rookie oyuncusu ödülüne de 118 oydan 113ünü -hem de üniversite de hep gölgesinde kaldığı takım arkadaşı Jamisonın önünde- alarak ulaştı. Carter bir çok inanılmaz hava hareketi ile NBA Actionların vazgeçilmez oyuncusu olmuş, NBAde aradığı kanı bulmuştu. Lokavt sırasında iade edilen sezonluk biletler, Torontonun salonu Air Canadada neredeyse yok satarken, deplasman maçlarında da Carterı izlemeye gelen seyirciler sayesinde NBAin izlenme oranı artıyordu.
2000 SLAM DUNK ŞAMPİYONLUĞU
Carter 1999-00 sezonuna fırtına gibi girdi. İlk 8 maçta 25.7 sayı ortalamasını tutturdu. Sezonun 10. maçında şampiyonluk adaylarından Lakersı deplasmanda 111-102 yendikleri maçta 34 sayı, 11 ribaund, 4 asist ile bir kez daha NBA seyircilerinin hayranlığını kazandı. Genelde Torontonun maçlarını hiç yayınlamayan ulusal kanallar, artık gelen yoğun istekleri karşılayabilmek için Carterın maçlarını yayınlamaya başlamışlardı. 14 Ocakta 115-110 galip geldikleri Milwaukee maçında 47 sayı ile ilk defa 40 sayı barajını geçen Carter, 13 Şubatta ki All-Star maçına kadar oynanan 47 maçta 24.5 sayı ortalamasını tutturdu. Oaklandda düzenlenecek All-Star maçı seçimlerinde bütün NBA yıldızlarını geçerek en fazla oyu alan Carter, maçtan bir gün evvel düzenlenen slam dunk yarışmasında da finalde kuzeni Tracy McGrady ve Steve Francisi geçerek şampiyonluğa ulaştı. İlk All-Star maçında sahaya ilk 5te çıkan Carter, smaç şampiyonasından enstantaneler sunduğu maçta 28 dakika oyunda kaldı ve 12 sayı üretti. All-Star maçından tam 2 hafta sonra 27 Şubatta Phoenixte 103-102 galip geldikleri maçta, 51 sayı ile kariyer rekorunu kırdı. Regular sezonda 25 kere 30 sayı, 63 kere de 20 sayı barajını geçti ve hiç bir maçta 10 sayının altına düşmedi. Ayrıca 9 kere double-double ve 10 Nisanda Clevelanda karşı 14 sayı, 11 ribaund ve 10 assist ile ilk triple-doubleını yaptı. Sezon sonunda ortalama 38 dakika sahada kalarak çoğu maçta hücum da sürüklediği takımında, %46.5 saha içi, % 40 üç sayı yüzdeleri ile 25.7 sayı, 5.8 ribaund, 3.9 asist, 1.34 top çalma ve 1.12 blok ortalamalarını tutturdu. Bu başarılı 82 maçlık regular sezon sonunda, Toronto 45 galibiyet 27 yenilgi ile Doğu Konferansında 6. sırayı alıp, play-offlara kalıyordu.
NBA kariyerinde ki ilk playoff maçını 23 Nisanda New Yorka karşı Madison Square Gardenda oynayan Carter 92-88 kaybettikleri maçta, 16 sayı ve 6 asist üretti. 2. maçta 27 sayı, 7 ribaund, 5 asistlik performansı 84-83lük yenilgiyi önleyemezken, Torontoda oynanan 3. maçta 15 sayı, 8 asist ve 7 ribaunda rağmen 87-80lik skorla sezona ilk turda veda etti.
Carter, başarıya doyamadığı 2000 yılının yazında, Sidneyde Dream Team IV ile Olimpiyat Altın madalyasını boynuna taktı. Shaq, Kobe, Duncan ve Iversondan yoksun bir kadro ile mücadele eden Amerikanın 8 maç sonunda 118 sayı ile en skorer oyuncusu olan Carter, yarı finalde zar zor 85-83 yendikleri Litvanya maçında 18 sayı ile en skorer oyuncu oldu. Fransa maçında Frederic Weisin üzerinden yaptığı smaç ise aylarca konuşuldu. Bir çok NBA yazarı tarafından gelmiş geçmiş en güzel basket olarak değerlendirilen bu smaçın yanı sıra bir çok muhteşem harekete de imza atan Carter, bu turnuva sayesinde tüm dünya tarafından tanınmaya başladı.
2001 NBA DOĞU YARI FİNALİ
Geçen sezon artan tecrübesi ile Toronto takımını regular sezonda bir klüp rekoru olan 47 galibiyete taşıyan Carter, maç başına 39 dakika oyunda kalarak %46 saha içi, %43 üç sayı yüzdeleri ile 27.5 sayı (lig 5.si), 5.3 ribaund, 3.9 asist, 1.54 top çalma ve 0.85 blok ortalamaları ile tamamladı. Bu ortalamalarla ligin en iyi ikinci takımına seçilen Carter, bir kez daha All-Star oylamasında en fazla oyu alarak Washingtondaki maçta Doğu takımının ilk 5 inde yer aldı. Maçı 16 sayı ile Iverson ve Bryanttan sonra en skorer oyuncu olarak tamamlayan Carter, sezon için de 4 kere 40, 31 kere de 30 sayı barajını geçerken, 18 Kasımda Milwaukee maçında 48 sayı ile sezonda kendisinin en yüksek skoruna ulaştı. Play Offlar da ilk turda New Yorka karşı 5 maçta 22.8 sayı, 7.2 ribaund ortalamaları ile oynarken son 2 maçta muhteşem oyunu ile ilk defa tur atlama sevincini yaşadı. Doğu Yarı Finalinde rakip Iversonlı Philadelphiaydı. Seri Iverson ile Carterın düellosu şeklinde geçerken, 1. maçta 35, 3. maçta 50 (13/9 üçlük), 6. maçta ise 39 sayı üretti. Fakat son maçta 20 sayı, 9 asist, 7 ribaund, 3 top çalma, 2 bloğu galibiyete yetmedi ve Toronto 2001 NBA ligine Doğu Yarı Finalinde elveda dedi. Gösterdiği performans ile bir çok eski NBA oyuncusu ile karşılaştırılmaya başlanan Carter, ligin genç yıldız oyuncularından biri olmuştu.
Ağustos Ayında 6 yıllığına 94 milyon $a takımı ile tekrardan anlaşan Carter, Hakeem Olajuwanın takıma katılması ile bir yıl evvelki başarıyı tekrarlayacaklarını ve hatta geçebileceklerini söylüyordu.
DOĞU KONFERANSINDA ZİRVE YARIŞI
Bu sezon Carter için çok iyi başlamadı. İlk maçta Orlando karşısında 11/2 saha içi, 3/0 üçlük ve 7/7 faul ile sadece 11 sayı üretti ve 114-85lik farklı mağlubiyeti önleyemedi. Daha sezonun ilk maçı Carterın artık sıkı savunmalarla karşılaşacağının bir belirtisiydi. Gerçektende şu ana kadar oynanan 43 maçta eski sezonlara göre daha sıkı savunulan Carter, düşen şut yüzdesine rağmen, artan asist ortalaması ile takımına 25 galibiyet getirmeyi başardı. 10 Kasımda Utahda 14/8 üçlük ile 43 sayı üreten Carter, 7 ve 9 Aralıkta ard arda Denver ve Phoenix maçlarında 42 sayı ile oynadı. Şu anda 25.6 ile sayı krallığında 5. sırada bulunan Carter, 10 Şubatta Philadelphiada düzenlenecek All-Star maçı oylamasında da 1.287.003 oyla bir kez daha ilk sırayı aldı.
Michael Jordan, NBA ligine geri döndü. Ama ne yazık ki eski hava hareketleri ile değil. Fakat Jordanın eski muhteşem smaçlarının, inanılmaz turnikelerinin, yakını ve belki de daha muhteşemleri, Torontonun 15 numaralı oyuncusu Vince Lamar Carter ile devam etmekte. Bryant, Iverson, Duncan, Pierce, Garnett, gibi ligin yeni nesil oyuncularının en başarılısı, henüz şampiyonluk veya bir MVP ödülü almamasından dolayı belki Carter değil ama, kim ne derse desin ligin en spektaküler, en ilgi çeken ve en çok izlemekten zevk alınan oyuncusu Vince Carter. Yakın gelecekte takıma katılacak tecrübeli (ama, Hakeem Olajuwan gibi -eskiden ne kadar başarılı olursa olsun- kariyerinin son yıllarını yaşayan bir oyuncu değil) ve daha yetenekli 1-2 oyuncu ile Toronto, NBA Finaline ulaşırsa bunda en büyük pay da Carterın olacaktır. O da böylelikle gerekli ödüllere ve hatta NBA Şampiyonluk yüzüğüne ulaşabilir. Aynı Jordanın ligde ilk 6 yıl bekledikten sonra Pippen, Grant gibi oyuncularla şampiyonluğa ulaştığı gibi

