HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Ege'deki en eski uygarlık olarak bilinen minos'un başkentinde 1900 yılında bulunmuştur.
m.ö. 1400'e ege'yi istila eden akalar tarafından istila ve talan edilmiş olsa da günümüze kadar gelebilmiş en heybetli saraylardandır.
KNOSSOS, İlk Çağda Giritte bulunan ünlü bir uygarlık merkezi. Kairato Vadisinde, adayı kuzeyden güneye doğru ikiye bölen yolun üzerinde kurulmuştu. Kentin ortasında Knossos Sarayı bulunmaktaydı. Saray, büyük bir iç avluyu çevreleyen yüzlerce oda ve koridordan oluşuyordu. Sarayın yakınlarında soyluların konakları ve onların arkasında tüccar, sanatkâr, gemici ve işçilerin oturdukları mahalleler sıralanırdı. Evler genellikle bitişik düzendeydi; kent çevresinde sur yoktu. MÖ 2200 yıllarında kurulan kent, MÖ 1700 ve MÖ 1600 dolaylarında iki deprem geçirdi; MÖ 1400 yıllarında Akaların saldırıları sonucu büyük çapta hasar gördü ve her seferinde yeniden onarıldı. MS 4. yüzyıla dek varlığını koruyabildi.
knossos sarayındaki duvar resmi
Theseus ve Minotauros
Atinalı Apollodorosa göre Theseus, Atinanın eski bir kralıydı. Babası ölümlü kral Aigeus ise de, biyolojik babasının Tanrı Poseidon olduğu iddia edilmiştir.
Theseusun hikâyesinin ana konusu bir gencin çeşitli güçlüklerle başederek ergenliğe erişmesidir. Yunan mitolojisinde çok rastlanıldığı üzere erkekliğe giden yol gurur, ironi ve hüzünle kaplıdır.
Theseusun Troizen köyünde doğumundan sonra Aigeus, yeğenleri Pallasoğullarının intikamından korktuğu için çocuğunu Atinaya götürmemişti. Troizenden ayrılırken, büyük bir kayanın altına kılıcını ve sandaletlerini gizlemiş ve karısı Aithraya çocuğu bu nesneleri kayanın altından tek başına çıkartacak kadar büyüyene ve güçlenene kadar köyde tutmasını söylemişti. Ancak bu işi başardıktan sonra Theseusun Atinaya babasının yanına gitmeye izni olacaktı.
Theseus on altı yaşına geldiğinde güçlü kuvvetli bir delikanlı oldu. Atinaya gitmeye karar verdi. Aithra onun deniz yoluyla gitmesini istiyorsa da, Theseus haydutlar, yolkesenler ve vahşi hayvanlarla dolu tehlikeli kara yolunu seçti.
Beklenildiği gibi yol boyunca pek çok tehlikeyle karşılaştı ve hepsinin üstesinden geldi. Büyük gücünü ve kurnazlığını kullanan Theseus, başka kahramanlıkların yanı sıra Periphatesi öldürüp onun gürzünü elinden aldı, eşkıya Skironu yenerek denize attı, kötü yürekli Prokrustesi öldürdü, Crommionun vahşi dişi domuzunu imha etti.
Theseus, Minotaurosa bu göz kamaştırıcı labirentin ortasında öldürücü darbeyi vurmaya hazırlanıyor. Salzburg yakınlarında bir Roma villasından mozaik, 400 yılları civarı. (Sağda) İÖ yaklaşık 500-413 yıllarına ait Knossostan gümüş bir sikkede koşan Minatauros, efsane ile süregelen ilişkiyi gösteriyor.
m.ö. 1400'e ege'yi istila eden akalar tarafından istila ve talan edilmiş olsa da günümüze kadar gelebilmiş en heybetli saraylardandır.
KNOSSOS, İlk Çağda Giritte bulunan ünlü bir uygarlık merkezi. Kairato Vadisinde, adayı kuzeyden güneye doğru ikiye bölen yolun üzerinde kurulmuştu. Kentin ortasında Knossos Sarayı bulunmaktaydı. Saray, büyük bir iç avluyu çevreleyen yüzlerce oda ve koridordan oluşuyordu. Sarayın yakınlarında soyluların konakları ve onların arkasında tüccar, sanatkâr, gemici ve işçilerin oturdukları mahalleler sıralanırdı. Evler genellikle bitişik düzendeydi; kent çevresinde sur yoktu. MÖ 2200 yıllarında kurulan kent, MÖ 1700 ve MÖ 1600 dolaylarında iki deprem geçirdi; MÖ 1400 yıllarında Akaların saldırıları sonucu büyük çapta hasar gördü ve her seferinde yeniden onarıldı. MS 4. yüzyıla dek varlığını koruyabildi.
knossos sarayındaki duvar resmi
Theseus ve Minotauros
Atinalı Apollodorosa göre Theseus, Atinanın eski bir kralıydı. Babası ölümlü kral Aigeus ise de, biyolojik babasının Tanrı Poseidon olduğu iddia edilmiştir.
Theseusun hikâyesinin ana konusu bir gencin çeşitli güçlüklerle başederek ergenliğe erişmesidir. Yunan mitolojisinde çok rastlanıldığı üzere erkekliğe giden yol gurur, ironi ve hüzünle kaplıdır.
Theseusun Troizen köyünde doğumundan sonra Aigeus, yeğenleri Pallasoğullarının intikamından korktuğu için çocuğunu Atinaya götürmemişti. Troizenden ayrılırken, büyük bir kayanın altına kılıcını ve sandaletlerini gizlemiş ve karısı Aithraya çocuğu bu nesneleri kayanın altından tek başına çıkartacak kadar büyüyene ve güçlenene kadar köyde tutmasını söylemişti. Ancak bu işi başardıktan sonra Theseusun Atinaya babasının yanına gitmeye izni olacaktı.
Theseus on altı yaşına geldiğinde güçlü kuvvetli bir delikanlı oldu. Atinaya gitmeye karar verdi. Aithra onun deniz yoluyla gitmesini istiyorsa da, Theseus haydutlar, yolkesenler ve vahşi hayvanlarla dolu tehlikeli kara yolunu seçti.
Beklenildiği gibi yol boyunca pek çok tehlikeyle karşılaştı ve hepsinin üstesinden geldi. Büyük gücünü ve kurnazlığını kullanan Theseus, başka kahramanlıkların yanı sıra Periphatesi öldürüp onun gürzünü elinden aldı, eşkıya Skironu yenerek denize attı, kötü yürekli Prokrustesi öldürdü, Crommionun vahşi dişi domuzunu imha etti.
Theseus, Minotaurosa bu göz kamaştırıcı labirentin ortasında öldürücü darbeyi vurmaya hazırlanıyor. Salzburg yakınlarında bir Roma villasından mozaik, 400 yılları civarı. (Sağda) İÖ yaklaşık 500-413 yıllarına ait Knossostan gümüş bir sikkede koşan Minatauros, efsane ile süregelen ilişkiyi gösteriyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 25
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 68
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 27

