Cannn6161 1
Cannn6161
onur akbaş 1
onur akbaş
PrimeAC 1
PrimeAC
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
romegames 1
romegames
Fethi Polat 1
Fethi Polat
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
kralhakan2009 1
kralhakan2009
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Biyolojik Terimler > A,B

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan turkmmo
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 602

turkmmo

Level 1
Gold Üye
Katılım
17 Eyl 2008
Konular
31,034
Mesajlar
0
Online süresi
5m 10s
Reaksiyon Skoru
208
Altın Konu
0
TM Yaşı
17 Yıl 8 Ay 27 Gün
Başarım Puanı
719
MmoLira
40
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

||| A |||
1)Absisyon Tabakası (): Yaprak sapının dip kısmında yer alan, birbiriyle gevşek olarak bağlantılı, ince duvarlı hücrelerden oluşan özel bir tabaka. Bu hücre tabakası, yaprağın bağlantısını zayıflatır ve yaprak dökümüne olanak verir.

2) Absorpsiyon (Eski Yunanca: Ab-den+sobere-emme): Bir maddenin deri ve sindirim kanalı mukozası tarafından alınması.

3) Absorpsiyon spektrumu (): Işığın bir maddeden geçerken emilen özel dalga boylarının enerji miktarı için bir ölçü. Her molekül kendine özgü bir absorpsiyon spektrumuna sahiptir.

4) Adaptasyon (Uyum): Bir canlının kendi çevresine uyması, uymayı gerçekleştiren olaylar, canlının çevresi içinde yaşamasına olanak veren özellik.

5) Adaptif Dallanma (): Bir atasal türden farklı habitatlarda yaşayan türlerin evrimleşmesi.

6) Adenin (Eski Yunanca: Aden-bez): Enerji iletiminde önemi olan nükleik asit ve nükleotidlerin adenozin tri fosfat (ATP), adenozin di fosfat (ADP), adenilik asit (AMP) bileşeni.

7) Adenozin Tri Fosfat (ATP): Adenin, riboz ve üç fosfat grubu içeren bir organik maddedir. Biyolojik sistemlerdeki enerji iletiminde birinci derecede önemlidir.

8) Adipoz (Latince: Adiposis-yağa ait): Yağın depolandığı doku ya da yağ.

9) Adventif Kök (Ek kök) (Latince: Ad-ya+Venire-gelmek): Normal olmayan bir yerden (gövdeden) çıkan kök.

10) Aerobik (Eski Yunanca: Aero-hava): Yalnız moleküler oksijen bulunduğu zaman gelişme ya da metabolizleme.

11) Afaziya (Eski Yunanca: A-yok+Phasis-konuşma): Beyin merkezlerinin hastalanması ya da zedelenmesi sonucu olarak bazı sembolleri (yazı ve söz olarak) tanıyamama durumu.

12) Aglütinasyon (Latince: Agglutinare-bir şeyi yapıştırmak): Bir sıvı içinde dağınık halde bulunan hücre ya da parçacıkların kümeleşmesi.

13) Agnata (Eski Yunanca: Anathos-çene): Çenesiz balıklar. Lampetra sp., Mirine sp. ve bir çok sonu gelmiş türü içeren omurgalı sınıfı.

14) Akondroplaziya (Eski Yunanca: A-değil+Chondros-kıkırdak+Plasscin-o): Yetersiz kemik oluşumuna ve cüceliğe neden olan kemik gelişim ve olgunlaşmasında kalıtsal bozukluk.

15) Akromegali (Eski Yunanca: Akron-kol ve bacaklar+Megalo-büyük): İskete kol ve bacaklar, burun, çene, el ve ayak parmaklarının fazla büyümesi. Hipofiz bezinden büyüme hormonun fazla salgılanması sonucu oluşabilir.

16) Akrozom (Eski Yunanca: Akron-kol ve bacaklar+Soma-vücut): Sperma hayvancığının baş bölgesini örten şapka gibi yapıdır.

17) Aksiyon Potansiyeli (): Faaliyette bulunan herhangi bir dokuda bir kas kasılırken ve salgı yaparken, sinirden impuls geçerken duyarlı bir aygıtla saptanabilen düşük güçte bir akım.

18) Akson (Eski Yunanca: Axon-dingil): Sinir impulsunu hücreden öteye götüren sinir lifi.

19) Aktif Taşıma (Active Transportion): Bir maddenin, enerji harcanmasını gerektiren bir işlemle hücre membranı aracılığıyla, yoğunluk farkına bağlı olarak içe ya da hücre dışına taşınması.

20) Aktin (): Kasta bulunan bir proteindir. Miyozinle birlikte kasın, kasılma ve gevşe mesini sağlar.

21) Alarm Renkliliği (): Bazı hayvanların yaşamlarını sürdürmek için gösterdikleri renk adaptasyonları. Predatörler, parlak, belirgin renkler taşıyan bu hayvanların zehirli ya da tatsız olduğunu sanarak onları yemekten çekinirler.

22) Alel (Eski Yunanca: Allelon-iki şeyden biri): Kromozomun belli bir yerinde (lokus) görülebilen, bir genin değişik formlarıdır.

23) Alerji (): Çevredeki bir maddeye karşı saman nezlesi, deri kızarması ya da astım biçiminde oluşan aşırı duyarlılık.

24) Algler (): Gelişme sırasında embriyo teşkil etmeyen ve iletim dokusundan yoksun olan ve klorofil içeren büyük bitki gruplarından biridir.

25) Allontois (Eski Yunanca: Allas-sosis+Eidos-şekil, biçim): Sürüngen, kuş ve memeli hayvanların embriyo örtülerinden biridir. Sindirim kanalının son kısmından gelişen ve embriyonik sidik kesesi ya da koryona giden ve çıkan kan damarlarının kaynağı olan kese.

26) Alveol (Latince: Alveus-içi boş): Torba biçiminde küçük boşluk ya da genişlemiş kısımdır.

27) Amensalizm (): Biri ötekinden olumsuz olarak etkilendiği halde ikincisinin birinci türün bulunmasından zarar görmemesi durumudur.

28) Aminoasit (): Bir amino (-NH2) grubu ile bir karboksil (-COOH) grubu içeren bir organik bileşiktir. Aminoasitler, proteinleri oluşturmak için peptid bağlarıyla zincir biçiminde birbirine bağlanabilir.

29) Amipsi Hareket (Eski Yunanca: Amoibe-değişme+Eidos-form): Bir hücrenin yalancı ayaklar yoluyla yaptığı hareket.

30) Amniyon (Eski Yunanca: Amnion-kuzu): Sürüngen, kuş ve memeli hayvanların embriyo örtülerinden biridir. Embriyo etrafında su dolu kesedir.

31) Anabolizma (Eski Yunanca: Anamole-atma): Enerji depolama, yani hücresel madde yapımını ve büyümeyi sağlamak üzere basit moleküllerin karmaşık molekülleri oluşturmasına neden olan kimyasal reaksiyonlar.

32) Anaerobik (Eski Yunanca: An-yok+Aero-hava+Bios-yaşam): Yalnız moleküler oksijenin yokluğunda gelişme ya da metabolizleme.

33) Anafaz (Eski Yunanca: Ana-yukarı, geri, tekrar+Phasis-evre): Mitoz ya da mayoz hücre bölünmesinde metafazı izleyen ve kromozomların kutuplara doğru çekilmeye başladığı evre.

34) Anaflaksis (Eski Yunanca: Ana-yukarı, geri, tekrar+Phylaksis-k): Organizmanın yabancı protein ya da başka maddelere karşı normalin üstünde aşırı reaksiyonu.

35) Analog (Eski Yunanca: Analogos-orana göre): Görünüş ve işlerde benzer fakat köken bakımından farklı.

36) Androjen (Eski Yunanca: Andros-insan+Gennan-üretmek): Testesteron ya da öteki erkek eşey hormonlarından biri gibi erkek özelliğini veren herhangi bir maddedir.

37) Angiospermler (Eski Yunanca: Angeion-damar+Sperma-tohum): Gerçek çiçekli trakeo fitler, çiçek ve meyvaya sahip, tohumları kapalı bir ovaryum içinde bulunan bitkilerdir.

38) Anhidrobağlar (Eski Yunanca: Anhydros-susuz): İki molekül arasında su çıkması yoluyla oluşan bağlardır. Örneğin, bir molekülden OH-, ötekinden H+ iyonu çıkarak.

39) Anter (Eski Yunanca: Antheros-çiçeklenme): Çiçekli bir bitkide erkek organlardan biri, için de haploid spor ya da polen taneciklerinin oluştuğu polen keselerini (mikrospo rangium) içeren stamen kısmıdır.

40) Anteridyum (Latince: Antera-çiçekten yapılan ilaç+Eski Yunanca): Çiçeksiz bitkilerde spermlerin oluştuğu erkek organdır.

41) Anterozoid (): Mantarlarda hareketli eşeysel hücre.

42) Antibiotikler (Eski Yunanca: Anti-karşıt+Bios-yaşam): Mikro organizmalar tarafından meydana getirilen ve seyreltik çözelti halinde bakterilerin ve başka mikroorganizmaların gelişmesini engelleme, ya da onları tahrip etme yeteneğine sahip maddelerdir. İnsan, hayvan ve bitki hastalıklarının tedavisinde geniş ölçüde kullanılmıştır.

43) Antidiüretik Hormon (Eski Yunanca: Anti-karşıt+Diuretikus-sidik meydana): Böbrek borucuklarında suyun geri emilmesini denetleyen ve hipofizin arka lobundan salgılanan hormondur.

44) Antijen (Eski Yunanca: Anti-karşıt+Gennan-meydana getirmek): Bir organizmada özgül antikorların yapılmasını başlatan protein ya da protein+polisakkarit bileşiminde bir yabancı maddedir.

45) Antikor (Antibody): Kan ya da dokularda bulunan bazı yabancı maddelere karşı tepki olarak oluşturulan proteindir.

46) Antimetabolitler (Eski Yunanca: Anti-karşıt+Metabollein-değiştirmek): Normal fizyolojik işlev için gereksinen maddelere sıkı yapısal benzerlik gösteren maddeler, esas metabolitin kullanılmasını engelleyerek ya da onun yerini alarak etkisini gösterir.

47) Antitoksin (Eski Yunanca: Anti-karşıt+Toxicon-zehir): Bakteri tarafından salınan toksine (genellikle protein) karşı meydana getirilen bir antikor. (Antibody)

48) Antosiyanin (Eski Yunanca: Antho-çiçek+Kyanos-mavi): Kırmızı, mor ve mavi çiçeklerde ki bir renk maddesidir. Hidrolize olunca antosiyonidin ve şeker meydana getiren glikozitler oluşur.

49) Anyon (Eski Yunanca: Ana-yukarı+İon-giden): Negatif yük taşıyan iyon.

50) Apikal Meristem (Latince: Apex-tepe+Eski Yunanca: Merizein-taksim e): Kök ya da gövde ucunda bulunan farklılaşmamış embriyonik doku.

51) Apoenzim (Eski Yunanca: Apo-den+En-içinde+Zyme-maya): Enzimin protein kısmıdır. Tam işlevsel enzim haline gelmek için özgül bir koenzime gereksinim duyar.

52) Arkegonyum (Eski Yunanca: Arche-başlangıç+Gonos-döl): Çiçeksiz bitkilerde yumurtanın oluştuğu dişi organ.

53) Arkenteron (Eski Yunanca: Arche-başlangıç+Enteron-bağırsak): Gastrulanın ortasında endodermle sarılı boşluk, ilk bağırsak.

54) Arter (): Kanı yürekten vücudun çeşitli bölgelerine götüren kalın esnek duvarlı damar.

55) Arteriol (Eski Yunanca: Arteria-atardamar): Kılcal damarın ucundaki küçük atardamar.

56) Artropod (Eski Yunanca: Artrhon-eklem+Pous-bacak): Böcek ya da krustase gibi eklembacaklı bir omurgasız hayvan.

57) Asetilkolin (): Organik bir baz olan kolinin asetik asitle esteridir. Normal olarak sinirlerin ucundan salgılanır. Sinir impulsunun sinapstan geçişini sağlar.

58) Asidozis (): Vücuttan baz kaybı ya da asit birikmesiyle beliren patalojik durumdur. Yüksek hidrojen yoğunluğuyla belirlenir. (Düşük pH)

59) Asit (Latince: Acidus-ekşi): Molekül ya da iyonlar su içinde hidrojen iyonlarını (proton) veren bir maddedir. Asitler ekşi bir tada sahiptir, mavi turnusol kağıdını kırmızıya çevirir ve bazlarla birleşerek tuzları oluşturur.

60) Askospor (Eski Yunanca: Askos-torba+Sporos-tohum): Özel bir spor muhafazası içinde bulunan, genellikle sekiz spordan oluşan dizi.

61) Ateliozis (Eski Yunanca: Ateleia-tam olamama): Hipofizle ilgili cücelik.

62) Atom (): Elementin kimyasal özelliğine sahip en küçük parçasıdır. Proton, nötron ve çekirdeğin çevresinde özgül bir yörünge üzerinde dönen elektronlardan oluşmuştur.

63) Atom Yörüngesi (): Atom çekirdeği etrafında bir elektronun izlediği yol.

64) Atreziya (Eski Yunanca: A-yok+Tresis-delik): Normal vücut deliği, geçit ya da boşluğunun yokluğu ya da kapalılığı.

65) Atriyum (Eski Yunanca: Atrion-salon, hol): Bir başka yapı ya da organa geçme olanağını veren odacık. Venadan kanı alan ve karıncığa pompalayan yürek odacığı.

66) Avikularya (Latince: Avicula-kuş): Kuş başına benzeyen Briyoza kolonisinin bir üyesi.

||| B |||

1) Bakteri (Latince: Bacterion): Küçük bir hücreli mikroorganizmadır.

2) Bakteriyofaj (Latince: Bacterion-küçük çubuk+Eski Yunanca: Phage): Bakteri hücresine giren ve öldürebilen virüs.

3) Basil (Latince: Bacillum-küçük memur): Çubuk biçimindeki bakteridir.

4) Basımlama (Imprinting): Yumurtadan yeni çıkmış bir kuş yavrusunun ya da yeni doğmuş bir memeli yavrusunun ilk birkaç saat içinde bir objeyle kuvvetli bir sosyal ilişki kurarak çabuk öğrenme biçimidir.

5) Baz (): Suda çözündüğü zaman hidroksil iyonu veren bileşiktir. Kırmızı turnusolu maviye dönüştürür.

6) Bazal Metabolizma Hızı (): Besin alınmaması ve hareketsizlik koşulunda, vücudu canlı tutmak için gerekli olan enerji tüketimidir.

7) Bazidiyum (Eski Yunanca: Bazis-temel): Yüksek mantarların topuz biçiminde olan ve spor üreten organıdır.

8) Bentos (Eski Yunanca: Benthos-deniz dibi): Göl ya da denizin dip fauna ve florası.

9) Besin Zinciri (): En son enerji kaynağı olan bitkiden enerjiyi ileten organizmaların dizisidir. Bu dizideki her fert kendisinden bir öncekini yer ve kendinden bir sonraki tarafından yenir.

10) Biküspid (Latince: Bi-iki+Cuspis-uç): İki sivri uç ya da kapakçığa sahip olma.

11) Binomial Nomenklatür (İkili adlandırma): Organizmaları cins ve tür adından oluşan iki isimle adlandırma sistemidir.

12) Birefrigens (Latince: Bi-iki+Refringere-kırmak): Bir maddenin çözelti halinde ışığı farklı konumda değişik olarak kırma özelliği.

13) Birim Zar (): Birçok hücre organelinde bulunan zar yapısı tipi. İki tarafta protein moleküllerinin oluşturduğu tabakalar, bunların arasında sandviç biçiminde lipid ve öteki moleküllerin yer aldığı zar yapısı.

14) Biyoessey (Eski Yunanca: Bios-yaşam+Assay-deneme): Biyolojik etken bir maddenin etkinliğini, canlı organizma üzerinde göstererek saptama.

15) Biyolojik Oksidasyon (): Mitokondrideki elektron ileticisi aracılığıyla bir atom ya da molekülden elektron alınması olayıdır.

16) Biyolojik Saat (): Bir bitki ve hayvanın dış ve iç faaliyetinin, çevresinin düzenli çevrimsel değişmesine uyması.

17) Biyolüminesens (Eski Yunanca: Bios-yaşam+Latince: Lümen-ışık): Bir hücre ya da hücredeki enzim sistemi tarafından ışık çıkarılması.

18) Biyom (Eski Yunanca: Bios-yaşam+Ome-kitle): İklim, fiziksel ve biyolojik çevre etmenlerinin karmaşık etkileşimi sonucunda oluşan ve kolayca belirlenen büyük kommünite.

19) Biyomas (): Belli bir habitatta bulunan organizmaların toplam ağırlığı.

20) Biyosfer (): Yeryüzünde canlı organizmalar tarafından işgal edilen hava, toprak ve su katlarının tümüdür.

21) Biyotik Potansiyel (): Tüm çevre koşulları optimum yaş dağılımı kararlı olan bir populasyonda doğuştan artış gücü.

22) Blastosöl (Eski Yunanca: Blasios-tohum+Koilos-oyuk, boşluk): Döllenmiş yumurtanın oluşturduğu hücre kümesi ortasında içi sıvı dolu boşluk. (Blastula evresi)

23) Blastula (Eski Yunanca: Blastos-tohum): Döllenmiş yumurta hücresinin bölünmesiyle oluşan ortası sıvı ile dolu bir hücre tabakasından ibaret küresel yapı.

24) Bowman Kapsülü (Sör William BOWMAN; 19.yüzyıl İngiliz hekimi): Her böbrek borucuğunun ucunda kılcal damar yumağını (glomerulus) saran hücrelerin oluşturduğu çift duvarlı kese.

25) Brakifalanji (Eski Yunanca: Brachys-kısa+Log-kütük): Bir ya da daha fazla parmağın kısa oluşu.

26) Brakilidaktili (Eski Yunanca: Brachys-kısa+Dactylos-parmak): El ve ayak parmaklarının anormal kısalığı.

27) Brakipoda (Latince: Brachium-kol): İki kabuğa ve içte, üzerinde kirpikli tentakülleri bulunan, iki kıvrımlı kola sahip deniz organizmalarının dahil olduğu filum.

28) Brakisefal (Eski Yunanca: Brachys-kısa+Kephale-boş): Dar kafatasına sahip olan, yuvarlak kafalı, kafatası indeksi 80 ya da daha fazla olan.

29) Brankiyal (Eski Yunanca: Branchion-solungaç): Solungaç bölgesine ait.

30) Briyofitler (Eski Yunanca: Brios-yosun+Phyton-bitki): Bitkiler dünyasında kara yosunları ve ciğer otlarının bulunduğu filum.

31) Briyoza (Eski Yunanca: Brios-yosun+Zoe-yaşam): Yosun hayvancıkları. Kayalar üzerinde yosunu andıran dallı, güzel görünüşlü bir hayvan türünün kolonisi.

32) Brown Hareketi (Robert BROWN 19.yüzyıl botanikçisi): Bir çözelti ya da süs pansiyon içinde küçük parçacıklarının, su moleküllerine çarpmasından ileri gelen hareketti

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst