Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Fethi Polat 1
Fethi Polat
farkmt2official 1
farkmt2official
BlackFullMoon 1
BlackFullMoon
mavzermete 1
mavzermete
Bvural41 1
Bvural41
Hikaye Ekle

Çocukta Özgüven Gelişimi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ProGamerS
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 225

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

İnsan yaşamı döllenme ile başlar, anne yumurtasına babadan gelen milyonlarca spermden birinin galip gelmesi ile zigot oluşur ve yeni bir canlı meydana gelir. Bireyler artık biyolojik olarak anne – baba kimliğine sahip olurlar. Toplum artık bu bireylere birtakım sorumluluklar yüklemeye başlar. Öyle ya artık sıradan bireyler değil, bu topluma yeni bir birey daha yetiştirecek kişilerdir. Dolayısıyla bir toplum baskısı hissedilir ve artık Kültürel anne – baba kimliğine sahip olunur. Toplumun yüklediği beklenti ve sorumluluk duygusu anne – baba’nın bir değişim yolu aramasına neden olur.

Daha anne karnındayken bebek ile ilgili kararlar verilmeye başlanır ve yeni davranış modelleri keşfedilir. Anne – baba artık kendileri için uygun rolü bulup biçimlendirmeye çalışır. Kimi zaman doğru olsa da bazen bu heyecana ve değişime kendini fazla kaptıran bireyler de yok değil.

Çocuk gelişimi konusunda son zamanlarda birçok kaynak kitap ve internet siteleri olmasına rağmen bazı bireyler hala kendi anne – babalarını ve çevredeki bireyleri örnek almaya çalışır, ancak unutulmamalıdır ki her çocuk farklı özelliklere sahiptir. Ve günümüzde özellikle büyük şehirlerde yaşam günden güne farklılıklar göstermektedir. Örneğin kendi çocukluğunuzu bir hatırlayın; evinizin önünde arkadaşlarınızla oynardınız değil mi? Anneniz sizi eve çağırana kadar özgürlüğün ve oyunun tadını çıkarırdınız. Peki bu gün aynısını ne kadar yapabilirsiniz? Maalesef beton yığınlarından fırsat bulup oynayacakları çok fazla alan yok.

Çocukta Özgüven Gelişimi,

Çocukta özgüven henüz dünyaya geldiği ilk günlerde gelişmeye başlar. Bir bebeğin dünyaya geldiğinde en temel ihtiyaçlarının başında DOKUNMA ihtiyacı gelir. Dokunma hayatta gelişen ilk duyudur. Sık sık dokunulmayan bebeklerin beyinlerinde sinir uçlarının daha az uyarıldığı bilimsel çalışmalar ile ortaya konulmuştur. Çocukluk dönemlerdeki nörokimyasal değişimlerin çoğu dokunma yoluyla uyarılmanın direk sonucudur.Bebek ilk doğduğunda çevresi ile simbiyotik bir ilişkisi içerisindedir. Henüz benlik kavramı yoktur ve ‘’biz’’ algısı vardır. Bebek kendine dokunmaya ve sınırlarını keşfetmeye başladığı dönemde (ilk 6 aydan sonra) ‘’ben’’ ve ‘’sen’’ kavramları oluşmaya başlar.

Bebek ihtiyaçları için yapabildiği tek şeyi yapar; ağlar, genellikle anne hemen sorununu algılamaya çalışır ve çözüm üretir. Öyle ya ihtiyaçları aslında çok fazla değildir. Ya gazı vardır, ya acıkmıştır ya da poposundaki ıslaklık onu rahatsız etmiştir. Anne bu problemlerden birinin varlığını hisseder ve hemen çözüm üretir. Ancak zaman zaman bebek tüm ihtiyaçları karşılanmış olsa da ağlamaya devam eder. Onu kucağınıza alıp sevdiğinizde susar, bıraktığınızda tekrar ağlamaya başlar. Bir türlü anlam verilemez bu duruma. Ancak bebeğiniz aslında yine bir ihtiyacını karşılıyordur o anda, Dokunulma ihtiyacını… Dokunmak sadece bebeklik döneminde değil çocukluk ve ergenliğe geçiş döneminde de özgüven gelişiminin temel taşıdır. Dokunmak, bedensel ve duygusal gelişim için son derece önemlidir. Öyle ki benlik algısı dokunma sonucu ortaya çıkan bir durumdur.

Bazı gelişi güzel söylemleri hepimiz duyarız ‘’her ağladığında yanına gitme, şımarmasın’’. Özellikle yaşamın ilk yılında bebek ‘’şımarma’’ kavramın farkında bile değildir. O sadece ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Bu nedenle özellikle ilk yıl bebeğinize ne kadar sık dokunursanız o kadar sağlıklı bir benlik kavramına sahip olacak, kendisinin değerli olduğuna, insanların ve hayatın güvenilir olduğuna inanacaktır. Bu da MUTLU bir bebek yetiştireceğiniz anlamını taşır.

Ben bu hatayı yaptım ve şımarmasın diye her ağladığında yanına gitmedim diyen anneler olabilir. Merak etmeyin geç kalmış sayılmazsınız. Bu zamanı telafi etmek elinizde. Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun ona dokunmaya, sarılmaya devam edin. Sarılarak taktir edin, ders çalışırken dokunarak güven verin, oyun oynarken dokunarak onu yüreklendirin. Özgüvenin temelini oluşturan ‘’Dokunma’’ çocuğunuzun size ve kendisine verdiği değeri büyütecektir. Sağlıklı ve doğru davranış biçimleri sergilemeye başlayacaklar, böylelikle çevrelerini kendilerine uygun sağlıklı düşünen bireylerden oluşturacaklardır.

Bir sonraki yazımda çocukluk ve ergenliğe geçiş sürecinde özgüven gelişimi ile ilgili faydalanabileceğiniz bilgiler vereceğim.

’’Birine yapacağınız en büyük iyilik; zenginliklerinizi onunla paylaşmak değil, ona kendisinde varolan zenginlikleri göstermektir.’’
Benjamin Disraelli

Bilindiği gibi BJK Kamu yararına bir dernektir. Sosyal sorumluluk bilinci Kulübümüzün bir anlayış biçimidir. Bu anlayış sadece BJK bünyesinde değil çevresindeki kurum ve kuruluşların hatta taraftarının da benimsediği bir anlayış biçimidir. Bu nedenle sportif bilgilendirmelerinin yanı sıra sosyal sorumluluk bilinci ile sizlerle bu yazıları paylaşan Haber1903 ailesine katkılarından dolayı şahsım adına teşekkür ederim.

Spor dolu günler diliyorum…
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst