- Katılım
- 31 Ağu 2010
- Konular
- 1,841
- Mesajlar
- 5,646
- Online süresi
- 47808s
- Reaksiyon Skoru
- 308
- Altın Konu
- 1
- Başarım Puanı
- 262
- TM Yaşı
- 15 Yıl 7 Ay 25 Gün
- MmoLira
- 623
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Dünyanın en köklü bilim topluluğu olarak kabul edilen İngiliz Royal Society tarafından hazırlanan bir rapor, bilimsel yayınlar alanında küresel alandaki dengelerin hızla değiştiğini ortaya koydu.
Bilimsel araştırma alanında, Türkiye ve İran gelişmekte olan ülkeler arasında en hızlı atılımlardan birini gösterirken, Çinin de yakın zamanda ABDyi geride bırakabileceği belirtildi.
Rapor, gelişmekte olan ekonomilerin, bilimin geleneksel süper güçleri için oluşturduğu tehdidi gözler önüne sererken, güçlü bilimsel temeli olmadığı kabul edilen İran, Tunus ve Türkiye gibi ülkelerin bilim alanında ilerleme kaydettiğine işaret etti.
Dün yayımlanan rapora göre, 2002-2007 yılları arasında, küresel alanda Ar-Ge harcamaları 790 milyar dolardan 1 trilyon 145 milyar dolara yükseldi. Araştırmacı sayısı ise 5.7 milyondan 7.1 milyona çıktı.
Oxford Üniversitesi Enerji Araştırmaları Direktörü ve Royal Society üyesi Chris Smith, küresel alanda bilimsel araştırmalara yapılan harcamanın, GSYİH çizgisinde yaklaşık yüzde 45 arttığını, gelişmekte olan ülkelerde ise bu rakamın yüzde 100ün üzerinde olduğunu belirtti. Aynı dönemde, bilimsel yayımlar yüzde 25 artış gösterdi.
TÜRKİYE VE İRAN YARIŞIYOR
Smith, bilimsel araştırmalarını artıran ülkelere verilebilecek örneklerden en iyisinin Türkiye olduğunu, İranın ise bilimsel araştırma yayımcılığı en hızlı artan ülke olduğunu belirtti.
Türkiye'nin, 1995 ile 2007 yılları arasındaki Ar-Ge harcamaları altı katına çıktı. Royal Societynin raporuna göre, Türkiyedeki araştırmacı sayısı da aynı dönemde yüzde 43 arttı. 2008 yılında yayımlanan bilimsel araştırmaların sayısı ise 1996ya göre dört kat artış gösterdi.
1996 yılında sadece 736 araştırmacının bulunduğu İranda, bu rakam 2008de 13 bin 238e yükseldi. İran hükümeti, Ar-Geye ayrılan bütçenin, 2030 itibariyle GSYİHnın yüzde 4ü olacağı sözü verdi. 2006 yılında, İranın bilimsel araştırmalara ayırdığı kaynak GSYİHnin sadece yüzde 0.59uydu.
1999 yılında bilimsel araştırmalara bütçesinden hiç pay ayırmayan Tunus'un ise bugün GSYİHsının yüzde 0.7sini bilime aktardığı belirtildi.
ÇİN ABDYİ GERİDE BIRAKACAK
Çin, dünya genelinde İngilizce yayımlanan bilimsel araştırmalar kapsamında, ABDnin ardından ikinciliğe yükseldi ve İngiltereyi üçüncülüğe itti. İngiltereyi Almanya, Japonya, Fransa ve Kanada takip ediyor.
Farklı ülkelerin bilimsel yayımlarını karşılaştırmak için, Royal Society, 1993-2003 ve 2004-2008 yılları arasında farklı dönemdeki yayımlara ait bilgi topladı. ABD, her iki dönemde de, bilim dünyasını fethetti ancak yayımları yüzde 26dan yüzde 21e geriledi. Çinin bilimsel yayımları ise yüzde 4.4ten yüzde 10.2ye çıktı.
Royal Society, 2011den sonra mevcut tablonun çok değişeceğini ve Çinin, 2020den önce ABDyi de geride bırakmasının beklendiğini belirtti. Smith, bu beklentinin 2013 kadar erken yaşanabileceğini söyledi.
Öte yandan, Brezilya, Hindistan ve Güney Kore, gelecek 10 yıl içinde Fransa ve Japonyayı geride bırakacak bir ilerleme gösteriyor.
KALİTE FARKI
Yayımlanan araştırmaların kalitesini belirlemek için, Royal Society, yayımlanan belgeler hakkında sonraki yıllarda diğer bilim insanları tarafından alıntı yapılıp yapılmadığını da araştırdı. 1999-2003 ve 2004-2008 yılları için ABD için bu oran sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 30 olarak tespit edildi. Ancak Çin için aynı oran yüzde 0 ile yüzde 4 arasında değişti.
Çinde, mühendislik alanında artış yaşanırken, Brezilyada biyo-enerji ve tarım ön plana çıkmaya başladı. Smith, araştırma tabanını geliştiren Çinin, nanoteknoloji gibi alanlarda birinci sıraya çıkabileceğini söyledi. Smith, Çinin bu alanda yatırım yaptığını ve dünyanın dört bir yanından bilim insanı getirttiğine değindi.
Bilimsel araştırma alanında, Türkiye ve İran gelişmekte olan ülkeler arasında en hızlı atılımlardan birini gösterirken, Çinin de yakın zamanda ABDyi geride bırakabileceği belirtildi.
Rapor, gelişmekte olan ekonomilerin, bilimin geleneksel süper güçleri için oluşturduğu tehdidi gözler önüne sererken, güçlü bilimsel temeli olmadığı kabul edilen İran, Tunus ve Türkiye gibi ülkelerin bilim alanında ilerleme kaydettiğine işaret etti.
Dün yayımlanan rapora göre, 2002-2007 yılları arasında, küresel alanda Ar-Ge harcamaları 790 milyar dolardan 1 trilyon 145 milyar dolara yükseldi. Araştırmacı sayısı ise 5.7 milyondan 7.1 milyona çıktı.
Oxford Üniversitesi Enerji Araştırmaları Direktörü ve Royal Society üyesi Chris Smith, küresel alanda bilimsel araştırmalara yapılan harcamanın, GSYİH çizgisinde yaklaşık yüzde 45 arttığını, gelişmekte olan ülkelerde ise bu rakamın yüzde 100ün üzerinde olduğunu belirtti. Aynı dönemde, bilimsel yayımlar yüzde 25 artış gösterdi.
TÜRKİYE VE İRAN YARIŞIYOR
Smith, bilimsel araştırmalarını artıran ülkelere verilebilecek örneklerden en iyisinin Türkiye olduğunu, İranın ise bilimsel araştırma yayımcılığı en hızlı artan ülke olduğunu belirtti.
Türkiye'nin, 1995 ile 2007 yılları arasındaki Ar-Ge harcamaları altı katına çıktı. Royal Societynin raporuna göre, Türkiyedeki araştırmacı sayısı da aynı dönemde yüzde 43 arttı. 2008 yılında yayımlanan bilimsel araştırmaların sayısı ise 1996ya göre dört kat artış gösterdi.
1996 yılında sadece 736 araştırmacının bulunduğu İranda, bu rakam 2008de 13 bin 238e yükseldi. İran hükümeti, Ar-Geye ayrılan bütçenin, 2030 itibariyle GSYİHnın yüzde 4ü olacağı sözü verdi. 2006 yılında, İranın bilimsel araştırmalara ayırdığı kaynak GSYİHnin sadece yüzde 0.59uydu.
1999 yılında bilimsel araştırmalara bütçesinden hiç pay ayırmayan Tunus'un ise bugün GSYİHsının yüzde 0.7sini bilime aktardığı belirtildi.
ÇİN ABDYİ GERİDE BIRAKACAK
Çin, dünya genelinde İngilizce yayımlanan bilimsel araştırmalar kapsamında, ABDnin ardından ikinciliğe yükseldi ve İngiltereyi üçüncülüğe itti. İngiltereyi Almanya, Japonya, Fransa ve Kanada takip ediyor.
Farklı ülkelerin bilimsel yayımlarını karşılaştırmak için, Royal Society, 1993-2003 ve 2004-2008 yılları arasında farklı dönemdeki yayımlara ait bilgi topladı. ABD, her iki dönemde de, bilim dünyasını fethetti ancak yayımları yüzde 26dan yüzde 21e geriledi. Çinin bilimsel yayımları ise yüzde 4.4ten yüzde 10.2ye çıktı.
Royal Society, 2011den sonra mevcut tablonun çok değişeceğini ve Çinin, 2020den önce ABDyi de geride bırakmasının beklendiğini belirtti. Smith, bu beklentinin 2013 kadar erken yaşanabileceğini söyledi.
Öte yandan, Brezilya, Hindistan ve Güney Kore, gelecek 10 yıl içinde Fransa ve Japonyayı geride bırakacak bir ilerleme gösteriyor.
KALİTE FARKI
Yayımlanan araştırmaların kalitesini belirlemek için, Royal Society, yayımlanan belgeler hakkında sonraki yıllarda diğer bilim insanları tarafından alıntı yapılıp yapılmadığını da araştırdı. 1999-2003 ve 2004-2008 yılları için ABD için bu oran sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 30 olarak tespit edildi. Ancak Çin için aynı oran yüzde 0 ile yüzde 4 arasında değişti.
Çinde, mühendislik alanında artış yaşanırken, Brezilyada biyo-enerji ve tarım ön plana çıkmaya başladı. Smith, araştırma tabanını geliştiren Çinin, nanoteknoloji gibi alanlarda birinci sıraya çıkabileceğini söyledi. Smith, Çinin bu alanda yatırım yaptığını ve dünyanın dört bir yanından bilim insanı getirttiğine değindi.


